Cussonia

Cussonia

Aile Ağacı
Yaygın İsmi
Mountain Cabbage Tree
Bilimsel İsmi
Cussonia
Familya
Araliaceae
Çiçek Renkleri
Yeşil
Kökeni
Afrika
Karşılaşılabilirlik
Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Hakkında

Cussonia, Araliaceae familyasında yer alan, çoğunlukla kalın gövdeli ağaç ve çalı türlerinden oluşan bir bitki cinsidir. Cinsin doğal yayılış alanı Afrika’nın tropikal ve güney bölgeleri başta olmak üzere farklı iklim kuşaklarını kapsar. Bu nedenle Cussonia bakımı sırasında yetiştirilen türün doğal ortamı dikkate alınmalıdır. Cussonia paniculata gibi kurak bölge türleri uzun süreli susuzluğa daha dayanıklıyken, Cussonia spicata gibi daha nemli bölgelerde gelişen türler büyüme döneminde toprağın tamamen ve uzun süre kuru kalmasına karşı daha hassas olabilir.

Cussonia türlerinde gövde genellikle kalın, belirgin ve seyrek dallanmış yapıdadır. Bazı türlerde gövde tabanı ile kökler genç dönemden itibaren genişleyerek su ve besin depolayabilen bir yapı meydana getirir. Dalların uç bölümlerinde yoğunlaşan yapraklar, bitkinin kendine özgü gelişim biçimini oluşturur. Büyüme noktalarının zarar görmesi yeni dalların oluşum düzenini etkileyebileceğinden tepe sürgünleri korunmalıdır.

Cussonia yaprakları çoğunlukla uzun bir yaprak sapının ucunda gelişen bileşik yapıdadır. Yaprakçıklar merkezî bir noktadan el parmakları gibi çevreye açılabilir. Bazı türlerde bileşik yapraklar ikinci kez bölünerek daha parçalı bir görünüm kazanır. Yaprakçıkların şekli dar, uzun, oval, parçalı veya derin girintili olabilir. Renkleri türe ve yetişme koşullarına bağlı olarak parlak yeşilden mavi-yeşil ve grimsi yeşile kadar değişebilir. Yaprakların sürgün uçlarında yuvarlak kümeler hâlinde toplanması Cussonia cinsinin belirgin özelliklerinden biridir.

Cussonia bakımı için güçlü ve dengeli ışık sağlanmalıdır. Kurak ve açık alanlarda yetişen türler doğrudan güneşi tolere edebilir. Daha nemli orman bölgelerinden gelen türler ise özellikle genç dönemde filtrelenmiş ışıkta daha kontrollü gelişebilir. İç mekânda yetiştirilen bitki, gün boyunca aydınlık kalan ve mümkünse sabah veya akşam güneşi alan bir pencerenin yakınına yerleştirilmelidir. Düşük ışık koşullarında yaprak sapları uzayabilir, yeni yapraklar küçülebilir ve dallar arasındaki mesafe artabilir.

Daha önce gölgeli bir alanda tutulan Cussonia doğrudan yoğun güneşe bir anda çıkarılmamalıdır. Işık miktarı birkaç hafta içinde aşamalı olarak artırılmalıdır. Özellikle cam arkasından gelen güçlü öğle güneşi, ortama alışmamış yapraklarda açık renkli veya kuru lekelerin oluşmasına yol açabilir.

Toprak karışımı, sulama sonrasında fazla suyu kısa sürede uzaklaştırabilecek yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanan geçirgen karışımlar, kurak bölge kökenli Cussonia türlerinde kullanılabilir. Daha fazla nem isteyen türlerde ise organik madde oranı bir miktar artırılabilir; ancak karışımın sıkışmasına ve havasız kalmasına izin verilmemelidir. Ponza, iri perlit, lav kırığı veya benzeri mineral bileşenler kök çevresindeki hava hareketini destekleyebilir.

Sulama sıklığı yalnızca bitkinin adına göre değil; türüne, saksı büyüklüğüne, sıcaklığa, ışık miktarına ve kullanılan toprak karışımına göre belirlenmelidir. Üstten yapılan yüzey kontrolü tek başına yeterli değildir. Saksının orta ve alt bölümlerindeki nem de değerlendirilmelidir. Kurak iklime uyumlu Cussonia türlerinde toprak büyük ölçüde kuruduktan sonra sulama yapılmalıdır. Daha nemli ortamları tercih eden türlerde ise büyüme döneminde kök topunun tamamen kuruyarak sertleşmesine izin verilmemelidir.

Sulama sırasında toprağın her bölgesine su ulaşması sağlanmalı ve fazla su saksının altındaki deliklerden dışarı akmalıdır. Saksı tabağında kalan su kısa sürede boşaltılmalıdır. Sık aralıklarla az miktarda su vermek, toprağın yalnızca üst bölümünü ıslatarak köklerin düzensiz gelişmesine neden olabilir. Soğuk aylarda büyüme yavaşladığında su tüketimi azalır. Bu dönemde aynı sulama düzenini sürdürmek köklerin zarar görme riskini yükseltir.

Cussonia için kullanılan saksının tabanında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Saksı ölçüsü mevcut kök sisteminden çok daha geniş seçilmemelidir. Büyük miktarda kullanılmayan toprak, sulamadan sonra uzun süre nemli kalabilir. Kalın ve etli köklere sahip türlerde derinliği yeterli bir saksı kullanılması kök gelişimini destekler. Saksı değişimi, kökler mevcut alanı doldurduğunda veya toprak geçirgenliğini kaybettiğinde yapılmalıdır.

Cussonia türlerinin sıcaklık toleransı birbirinden farklıdır. Tropikal kökenli türler düşük sıcaklıklardan daha hızlı etkilenirken, Güney Afrika’nın yüksek ve kurak bölgelerinde yetişen bazı türler kısa süreli serinliğe daha dayanıklıdır. Saksıda yetiştirilen bitkilerin kökleri açık alandaki örneklere göre sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkilenir. Bu nedenle bitki don olaylarından korunmalı, soğuk havalarda ıslak toprakta bırakılmamalıdır. İç mekânda kalorifer, klima veya sürekli hava akımı oluşturan cihazların hemen yanına yerleştirilmemelidir.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Dengeli içerikli sıvı bir bitki besini veya sukulentler için hazırlanmış bir ürün seyreltilerek uygulanabilir. Gübre kuru toprağa verilmemeli, köklerin zarar görmemesi için uygulama öncesinde toprak hafifçe nemlendirilmelidir. Aşırı azot kullanımı yaprak ve sürgün gelişimini hızlandırırken gövdenin zayıf ve dayanıksız kalmasına neden olabilir. Dinlenme döneminde yeni büyüme görülmüyorsa gübreleme durdurulmalıdır.

Cussonia çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumların taze olması çimlenme başarısı açısından önemlidir. Ekim için hava geçirgen, temiz ve suyu tutmadan nemli kalabilen bir karışım kullanılmalıdır. Çimlenme süresince ortam tamamen kurutulmamalı, sürekli ıslak da bırakılmamalıdır. Fideler kalın kökler geliştirmeye başladığında köklerin kıvrılmasını önleyecek derinlikte kaplara aktarılabilir. Bazı türler gövde çeliğiyle çoğaltılabilse de çelikten elde edilen bitkiler, tohumdan yetiştirilen örneklerde görülen kalın gövde tabanını aynı ölçüde geliştirmeyebilir.

Cussonia çiçekleri genellikle küçük, gösterişsiz ve yeşilimsi ya da sarımsı yeşil tonlardadır. Çiçekler tek başına değil, dalların uçlarında oluşan başak, salkım veya dallanmış çiçek kurulları üzerinde bir araya gelir. Çiçeklenme biçimi türlere göre farklılık gösterir. Cussonia spicata uzun ve parmak benzeri çiçek başakları meydana getirirken, bazı türlerde daha kısa ve yoğun çiçek kümeleri oluşur. Çiçeklenmenin ardından küçük, etli ve dut benzeri meyveler gelişebilir. Meyveler olgunlaşma sırasında yeşilden mor, koyu bordo veya siyaha yakın renklere dönebilir.

Yaprak dökülmesi Cussonia türlerinde her zaman bir bakım hatasına işaret etmez. Bazı türler kuraklık, düşük sıcaklık veya mevsimsel dinlenme sırasında yapraklarının bir bölümünü kaybedebilir. Bununla birlikte yaprakların yumuşaması, gövde tabanında kararma ve toprakta uzun süre devam eden ıslaklık aşırı sulamaya bağlı kök sorunlarını gösterebilir. Soluk ve küçük yapraklar ise yetersiz ışık, köklerin saksıyı doldurması veya besin dengesizliğiyle ilişkili olabilir.

Cussonia bakımında sağlıklı gelişimin temelini uygun ışık, türe göre düzenlenmiş sulama ve geçirgen toprak oluşturur. Bitkinin doğal yaşam alanına uygun sıcaklık sağlanması, köklerin uzun süre ıslak bırakılmaması ve büyüme döneminin doğru izlenmesi yaprak, gövde ve kök gelişiminin dengeli biçimde sürdürülmesine yardımcı olur.

Instagram'da Takip Et
@insukuland