Cussonia arenicola

Cussonia arenicola

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Cussonia arenicola Strey
Familya
Araliaceae
Çiçek Renkleri
Pembe, Beyaz
Kökeni
Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Cussonia arenicola, Araliaceae familyasına bağlı, kumlu kıyı arazilerine uyum sağlamış çok yıllık bir çalı türüdür. Doğal olarak Güney Mozambik ile Güney Afrika’nın KwaZulu-Natal bölgesinde yetişir. Başlıca yaşam alanları kıyı kumulları ve kıyıdan daha içeride bulunan kum ormanlarıdır. Tür adındaki “arenicola” ifadesi kumluk alanlarda yaşayan anlamına gelir ve bitkinin doğal yayılışındaki belirgin toprak tercihini tanımlar.

Cussonia arenicola doğal ortamında çoğunlukla 1–2 metre boylanan, az dallanan ve genellikle tek gövdeli gelişen bir yapı gösterir. Gövde yaklaşık 1–2 santimetre kalınlığındadır. Genç gövdelerin kabuğu düzgün yüzeyli, yeşilimsi veya gri renklidir. Bitkinin gövdesi ince görünmesine rağmen toprak altında oldukça gelişmiş, etli ve yumrulu bir kök sistemi bulunur.

Yumrulu kökler küresel, yumurtamsı veya ters konik biçimde olabilir. Tek bir yumru yaklaşık 14 santimetre genişliğe ve 25 santimetre uzunluğa ulaşabilir. Aynı ana kök üzerinde aralıklı şekilde birden fazla yumrulu bölüm gelişmesi de mümkündür. Bu dokular, yağışlı dönemlerde alınan su ve besinlerin depolanmasını sağlar. Bununla birlikte etli kök yapısı, sürekli ıslak kalan ve hava almayan topraklarda zarar görmeye yatkındır.

Cussonia arenicola yaprakları dalların ve gövdenin uç bölümünde toplanır. Uzun yaprak sapları sayesinde yapraklar gövdenin çevresine yayılan geniş bir görünüm kazanır. Yaprak sapı yaklaşık 25 santimetreye kadar uzayabilir. Tek bir yaprağın bütünü yaklaşık 20 santimetre çapında olabilir.

Yapraklar iki kez bileşik yapıdadır. İlk ayrım merkezî bir noktadan ışınsal biçimde gerçekleşir. Bir yaprakta çoğunlukla 4–7 ana yaprak bölümü bulunur; bazı örneklerde bu sayı 12’ye ulaşabilir. Ana bölümlerin uzunluğu yaklaşık 6–18 santimetre arasında değişir. Her bölüm daha küçük yaprakçıklara ayrılarak bitkiye parçalı ve katmanlı bir yaprak görünümü kazandırır.

Yaprakçıklar ters yumurtamsı, ters mızraksı veya üst kısmı genişleyen köşeli biçimlerde gelişebilir. Yaklaşık 9 santimetre uzunluğa ve 2–4 santimetre genişliğe ulaşabilir. Yaprakçık kenarları belirgin biçimde dişlidir. Uç kısımları sivri veya kısa bir çıkıntıyla sonlanır. Yaprakların üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi ise daha donuk ve açık yeşildir.

Cussonia arenicola yapraklarını çevresel koşullara göre kısmen veya tamamen dökebilir. Sıcaklığın düşmesi, toprağın uzun süre kuru kalması veya bitkinin dinlenme dönemine girmesi yaprak kaybına neden olabilir. Yapraklarını döken bitkilerde su tüketimi belirgin biçimde azalır. Bu dönemde aktif gelişim dönemindeki sulama düzeninin sürdürülmesi, yumrulu kök çevresinde fazla nem oluşmasına yol açabilir.

Cussonia arenicola bakımında yüksek aydınlık sağlanmalıdır. Bitki doğrudan güneş alan veya günün sıcak saatlerinde hafifçe filtrelenen güçlü ışık altında yetiştirilebilir. İç mekânda bakıldığında gün içerisinde birkaç saat güneş alan aydınlık bir pencere önü tercih edilmelidir. Pencereden uzak, yalnızca genel oda ışığı alan konumlar uzun süreli gelişim için yeterli değildir.

Işık yetersiz kaldığında gövde normalden fazla uzayabilir, yeni yaprak sapları zayıflayabilir ve yaprak bölümleri seyrek gelişebilir. Gövdenin ışığa doğru eğilmesi de aydınlık seviyesinin düşük olduğunu gösterebilir. Bitkinin her yönünün dengeli gelişebilmesi için saksı belirli aralıklarla çevrilebilir.

Uzun süre düşük ışıkta kalan Cussonia arenicola doğrudan yoğun yaz güneşine çıkarılmamalıdır. İlk aşamada sabah güneşi veya parlak filtrelenmiş ışık sağlanmalı, doğrudan güneş alma süresi kademeli olarak artırılmalıdır. Ani ışık değişimi yapraklarda soluk, sarı veya kahverengi hasarlı alanların oluşmasına neden olabilir.

Cussonia arenicola sıcak ve ılıman koşullarda aktif büyüme gösterir. Tropikal ve subtropikal kökenli olduğu için dona karşı korunmalıdır. Uzun süreli düşük sıcaklıklar yaprak dökümüne, genç sürgünlerde gerilemeye ve kök faaliyetinin yavaşlamasına neden olabilir. Kış boyunca bitkinin aydınlık, yağıştan korunan ve hava dolaşımı bulunan bir ortamda tutulması gerekir.

Cussonia arenicola toprağı gevşek, kumlu ve hızlı drenaj sağlayan yapıda hazırlanmalıdır. Doğal ortamının kumlu olması, saksının yalnızca ince kumla doldurulması gerektiği anlamına gelmez. İnce kum tek başına kullanıldığında sıkışabilir ve kök çevresindeki hava boşluklarını azaltabilir. Karışımda iri taneli kum, ponza, lav taşı veya perlit gibi mineral bileşenlerle sınırlı miktarda kaliteli bitki toprağı birlikte kullanılabilir. Hazırlanan karışım sulama sırasında suyu kök bölgesine ulaştırmalı, ardından fazla nemi kısa sürede dışarı atmalıdır. Tamamen organik, yoğun torf içeren ve kuruduktan sonra sertleşen topraklar uygun değildir. Köklerin hem suya hem de oksijene ulaşabilmesi için karışımın gözenekli yapısını koruması gerekir.

Saksı seçiminde bitkinin yumrulu kökleri dikkate alınmalıdır. Köklerin sıkışmadan gelişebileceği kadar derin, ancak mevcut kök hacminden gereğinden fazla geniş olmayan bir saksı kullanılmalıdır. Aşırı büyük saksılarda köklerin ulaşmadığı toprak bölümleri daha geç kurur. Bu durum özellikle serin ve düşük ışıklı dönemlerde sulama kontrolünü zorlaştırır. Saksının altında yeterli büyüklükte drenaj delikleri bulunmalıdır. Saksı tabağında veya dış saksı içerisinde biriken su bekletilmemelidir. Gözenekli toprak saksılar karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Plastik saksı kullanıldığında toprağın orta ve alt bölümlerindeki nem daha dikkatli takip edilmelidir.

Cussonia arenicola sulaması büyüme dönemine göre düzenlenmelidir. Bitki yeni yapraklar ve sürgünler oluştururken toprağın büyük bölümü kuruduğunda kapsamlı sulama yapılabilir. Verilen su kök kütlesinin tamamına ulaşmalı ve fazlası drenaj deliklerinden çıkmalıdır. Sulamalar arasında karışımın belirgin ölçüde kurumasına izin verilmelidir. Aktif olarak yaprak geliştiren bitki uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Tür kumlu alanlara uyumlu olsa da doğal yaşam ortamında kökleri dönemsel yağışlardan ve kum içerisindeki kısa süreli nemden yararlanır. Buna karşılık toprağın sürekli ıslak tutulması da uygun değildir. Sulama zamanı sabit bir takvimle değil, toprağın kuruma durumuna göre belirlenmelidir.

Sonbaharda büyüme yavaşladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Yapraklarını döken veya serin ortamda dinlenen bitkiye çok sınırlı su verilmelidir. Yaprak bulunmadığı dönemde yoğun sulama yapılması, su tüketimi azalan yumrulu köklerde doku kaybına neden olabilir. Yeni yaprak oluşumu başladığında sulamalar yeniden aşamalı biçimde artırılabilir. 

Köklerde hasar oluşmuşsa bitki yeni karışıma dikildikten hemen sonra sulanmamalıdır. Kesilen yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir. Dikim sırasında yumrulu kök bütünüyle yüzeyin üzerine çıkarılmamalıdır. Doğal gelişiminde yumrular çoğunlukla toprak altında bulunur. Kök boğazının derine gömülmemesi ve gövde tabanında su birikmemesi yeterlidir. Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Dengeli içerikli veya sukulentler için hazırlanmış bir bitki besini seyreltilerek kullanılabilir. Fazla azot, gövdenin hızla uzamasına ve zayıf sürgünlerin oluşmasına neden olabilir. Yapraklarını dökmüş, kökleri zarar görmüş veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre verilmemelidir.

Cussonia arenicola çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Taze ve olgun meyvelerden çıkarılan tohumların çimlenme başarısı, uzun süre depolanan tohumlara göre daha yüksek olabilir. Meyvenin etli dış bölümü tamamen temizlenmeli ve tohumlar geçirgen bir ekim karışımına yerleştirilmelidir. Çimlenme döneminde karışım hafif nemli tutulmalı, ancak sürekli suya doygun bırakılmamalıdır. Sıcak ve aydınlık koşullar sağlanmalı, yeni fideler doğrudan yakıcı güneşten korunmalıdır. Fideler geliştikçe hava dolaşımı artırılmalı ve sulamalar arasındaki kuruma süresi kademeli biçimde uzatılmalıdır. Yumrulu kök gelişmeye başladıktan sonra saksı değişimlerinde kök dokusunun zarar görmemesine dikkat edilmelidir.

Cussonia arenicola çiçekleri küçük, beyaz veya pembe renktedir. Tek tek çiçekler belirgin büyüklükte değildir. Çiçekler gövdenin tepe bölümünde oluşan, şemsiye benzeri geniş bir çiçek kurulunda bir araya gelir. Bu yapıda çoğunlukla 8–15 adet silindirik çiçek salkımı bulunur; sayı bazı bitkilerde 5–23 arasında değişebilir.

Her silindirik salkım yaklaşık 3–9 santimetre uzunluğa ulaşır. Çiçekler salkım ekseni üzerinde gevşek sarmal biçimde sıralanır. Her çiçekte beş taç yaprak ve beş erkek organ bulunur. Çiçeklenme çoğunlukla yeterli olgunluğa ulaşmış, güçlü ışık alan ve sağlıklı kök sistemine sahip bitkilerde görülür. Saksıda yetiştirilen genç örneklerin çiçek oluşturması uzun sürebilir. Tozlaşmanın ardından yaklaşık 4 milimetre uzunluğunda, fıçı biçimli ve etli meyveler gelişir. Meyveler olgunlaştığında leylak, morumsu veya eflatun tonlarına döner. Her meyvede çoğunlukla bir veya iki tohum bulunur. Küresel ya da küreye yakın biçimdeki tohumlar yaklaşık 3 milimetre uzunluğundadır ve taze halde çoğaltma amacıyla kullanılabilir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland