Cynanchum

Cynanchum

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Cynanchum
Familya
Apocynaceae
Çiçek Renkleri
Yeşil, Pembe, Beyaz
Kökeni
Akdeniz Havzası
Karşılaşılabilirlik
Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Hakkında

Cynanchum, Apocynaceae familyasında yer alan, farklı iklim bölgelerine uyum sağlamış çok yıllık bitkilerden oluşan geniş bir cinstir. Cins içinde ince gövdeleriyle çevresindeki desteklere dolanan yapraklı türler, toprak altında rizom veya yumru geliştiren geofitler ve fotosentezi büyük ölçüde gövdeleriyle gerçekleştiren yapraksız sukulentler bulunur. Bu çeşitlilik nedeniyle Cynanchum bakımı için bütün türlere uygulanabilecek tek bir sulama veya toprak düzeni yoktur. Bitkinin yapraklı ya da yapraksız olması, kök yapısı ve doğal büyüme dönemi bakım koşullarını belirleyen başlıca özelliklerdir.

Cynanchum türlerinin önemli bir bölümü ince, uzun ve sarılıcı gövdeler meydana getirir. Bu sürgünler yakınındaki dallara, tellere veya diğer desteklere dolanarak ilerleyebilir. Bazı türlerde gövde tabanı zamanla odunsulaşırken yeni sürgünler esnek yapısını korur. Kurak bölgelere uyum sağlamış sukulent türlerde ise gövdeler yeşil, silindirik ve etlidir. Bu grupta yapraklar çok küçüktür, kısa sürede dökülebilir veya olgun bitkide tamamen fark edilmeyecek ölçüde indirgenmiş olabilir. Yeşil gövdeler hem fotosentez yapar hem de belirli miktarda su depolar. Yapraklı Cynanchum türlerinde yapraklar çoğunlukla gövde üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde sıralanır. Yaprak ayası türe göre dar, oval, mızraksı, yumurtamsı veya kalp biçiminde olabilir. Yaprak yüzeyi düz ya da hafif tüylü, dokusu ince veya derimsi yapı gösterebilir. Sarılıcı türlerin yaprakları yeterli ışık altında daha sık aralıklarla ve dengeli büyür. Düşük ışıkta boğum araları uzar, yeni yapraklar küçülebilir ve gövdeler ışık kaynağına doğru zayıf biçimde yönelir.

Yapraksız Cynanchum türlerinde belirgin yaprak oluşmaması bakım hatası değildir. Bu bitkilerin sağlık durumu gövdelerin rengi ve dokusu üzerinden değerlendirilmelidir. Sağlıklı gövdeler diri, yeşil ve türün doğal kalınlığına uygun görünür. Sürgünlerin aşırı incelerek uzaması ışık yetersizliğine işaret edebilir. Gövde tabanında başlayan koyulaşma ve yumuşama ise çoğunlukla toprağın uzun süre ıslak kalmasıyla bağlantılıdır. Cynanchum bakımı için ışık isteği türün doğal yaşam biçimine göre düzenlenmelidir. Yapraksız ve sukulent gövdeli türler genellikle yüksek aydınlıkta daha dengeli gelişir. Bu bitkiler sabah veya akşam güneşinden yararlanabilir. Daha önce gölgede tutulmuş örnekler doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalı, ışık miktarı aşamalı biçimde artırılmalıdır. Ani geçişler gövde yüzeyinde sarı, açık kahverengi veya kuru yanık alanları oluşturabilir.

Belirgin yaprakları bulunan sarılıcı türler de aydınlık ortam ister; ancak orman kenarı veya çalılık kökenli bazı türlerde filtrelenmiş güneş daha uygun olabilir. İç mekânda yetiştirilen Cynanchum pencereye yakın konumlandırılmalıdır. Pencereden uzak, yalnızca oda aydınlığı alan noktalar özellikle çiçek oluşumu için yeterli olmayabilir. Bitkinin bir tarafı sürekli ışığa dönüyorsa saksı belirli aralıklarla çevrilebilir. Çiçek tomurcuklarının geliştiği dönemde konumun sık değiştirilmemesi daha dengeli bir gelişim sağlar. Cynanchum toprağının yapısı da tür grubuna göre ayarlanmalıdır. Sukulent ve yapraksız gövdeli türlerde hızlı kuruyan, mineral oranı yüksek karışımlar kullanılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanan topraklara ponza, iri perlit veya lav kırığı eklenmesi drenajı ve kök çevresindeki hava hareketini artırabilir. İnce torf oranı yüksek, sulamadan sonra uzun süre ıslak kalan karışımlar etli kök ve gövde tabanında bozulma riskini yükseltir.

Yapraklı ve hızlı büyüyen sarılıcı türler, sukulent formlara göre bir miktar daha fazla organik madde içeren topraklarda yetiştirilebilir. Genel amaçlı saksı toprağı; perlit, ponza veya iri yapılı başka bir drenaj malzemesiyle gevşetilebilir. Karışım suyu köklerin kullanabileceği süre boyunca tutmalı, ancak çamurlaşmamalı ve havasız hâle gelmemelidir. Ağır bahçe toprağının tek başına kullanılması, saksı içinde sıkışarak suyun düzensiz dağılmasına neden olabilir. Sulama düzeni belirlenirken bitkinin yalnızca Cynanchum cinsine ait olması yeterli bir ölçüt değildir. Yapraksız sukulent türlerde saksı karışımının büyük bölümünün kuruması beklenmelidir. Aktif büyüme sırasında toprak belirgin biçimde kuruduğunda kapsamlı bir sulama yapılabilir. Su karışımın tamamına ulaşmalı ve fazlası saksının altından dışarı çıkmalıdır. Bir sonraki sulama, alt katmanlardaki nem azalmadan gerçekleştirilmemelidir.

Yapraklı Cynanchum türleri büyüme döneminde daha düzenli su tüketebilir. Bu grupta toprağın haftalar boyunca tamamen kuru kalması yaprakların gevşemesine ve genç sürgünlerin kurumasına yol açabilir. Toprağın üst kısmı kuruduğunda alt bölümlerdeki nem kontrol edilmeli, karışımın büyük bölümü kurumuşsa sulama yapılmalıdır. Kök çevresinin sürekli ıslak bırakılması yine uygun değildir. Yapraklı türlerin daha fazla su istemesi, drenajsız veya devamlı nemli toprakta yetiştirilebilecekleri anlamına gelmez. Sık aralıklarla yalnızca az miktarda su vermek yerine, gerektiğinde saksı toprağının tamamını ıslatan bir sulama uygulanmalıdır. Yüzeysel sulama köklerin yalnızca toprağın üst bölümünde yoğunlaşmasına neden olabilir. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Drenaj deliği bulunmayan dekoratif kaplarda kök çevresindeki fazla su kontrol edilemediği için doğrudan dikim yapılmamalıdır.

Cynanchum türlerinde büyüme ve dinlenme dönemleri aynı zamana denk gelmeyebilir. Tropikal ve mevsimsel kuraklık yaşayan bölgelerden gelen türler sıcak dönemde veya yağışlı mevsime karşılık gelen süreçte aktifleşebilir. Ilıman iklim kökenli rizomlu türler ise kışın toprak üstü gelişimini azaltabilir veya tamamen kaybedebilir. Bu nedenle yalnızca takvim aylarına bakılarak sulama yapılmamalıdır. Yeni sürgün, yaprak ve kök gelişimi bitkinin aktif olduğunu gösterirken büyümenin durması su tüketiminin azaldığına işaret eder. Serin koşullarda bulunan yapraksız sukulent türlerde sulama önemli ölçüde azaltılmalıdır. Düşük sıcaklık ile ıslak toprağın birlikte devam etmesi kök kaybına neden olabilir. Yapraklarını dökerek dinlenmeye geçen rizomlu türlerde de toprak yaz dönemindeki sıklıkta sulanmamalıdır. Rizomların tamamen kuruyarak zarar görmesi önlenmeli, fakat karışım sürekli nemli tutulmamalıdır.

Saksı seçilirken kök sisteminin yapısı dikkate alınmalıdır. İnce ve sınırlı köklere sahip sukulent türler, mevcut kök hacminden çok daha büyük saksılara alınmamalıdır. Kullanılmayan fazla toprak geç kuruyarak kök çevresindeki nem süresini uzatır. Rizomlu ve yumrulu Cynanchum türlerinde köklerin yatay veya derin yönde gelişebileceği yeterli alan sağlanmalıdır. Bununla birlikte büyük kap seçimi yine kontrollü yapılmalı ve karışımın kuruma süresi izlenmelidir. Sarılıcı türlerin gövdeleri için çubuk, halka veya kafes biçiminde destek kullanılabilir. Sarkıcı gelişen yapraksız türler ise askılı saksıda ya da sürgünlerin serbestçe aşağı uzanabileceği yüksek bir konumda yetiştirilebilir. Gövdeler birbirine aşırı dolanmışsa hava ve ışık almayan kuru bölümler temizlenebilir. Budamada kullanılan kesici aletler temiz ve keskin olmalıdır.

Saksı değişimi her yıl zorunlu değildir. Köklerin kabı doldurması, toprağın sıkışması, drenajın zayıflaması veya sulama sonrasında karışımın normalden uzun süre ıslak kalması saksı değişimi gerektirebilir. Etli kökler, rizomlar ve yumrular işlem sırasında kolayca zarar görebileceğinden eski toprak sert biçimde sökülmemelidir. Hasar alan kökleri bulunan sukulent türler yeni saksıya geçirildikten hemen sonra yoğun biçimde sulanmamalıdır. Cynanchum türlerinin sıcaklık dayanımı geniş ölçüde değişir. Tropikal ve Madagaskar kökenli sukulent türler dona karşı korunmalı, soğuk pencere camına temas ettirilmemelidir. Ilıman bölgelerde doğal olarak yetişen bazı yapraklı ve rizomlu türler daha düşük sıcaklıklara dayanabilir. Ancak saksıda bulunan kökler açık topraktaki köklere göre sıcaklık değişimlerinden daha hızlı etkilenir. Türün soğuğa dayanıklı olduğuna ilişkin kesin bilgi bulunmadığında don riski altında bırakılmaması gerekir.

Yüksek hava nemi çoğu sukulent Cynanchum türü için gerekli değildir. Gövdelere sürekli su püskürtülmesi, yoğun dallar arasında su birikmesine yol açabilir. Yapraklı tropikal türler orta düzeyde ortam neminden yararlanabilse de kök bölgesinin ıslak tutulmasıyla hava nemi birbirine karıştırılmamalıdır. Bitkinin bulunduğu alanda düzenli hava hareketi sağlanmalı; saksı doğrudan klima, kalorifer veya sert hava akımının karşısına yerleştirilmemelidir. Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulent Cynanchum türlerinde kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış düşük azotlu ürünler kullanılabilir. Yapraklı sarılıcı türlerde dengeli içerikli bir bitki besini tercih edilebilir. Yüksek dozlu uygulamalar kök çevresinde tuz birikimine ve sürgünlerin zayıf biçimde uzamasına neden olabilir. Yeni toprağa alınmış, kökleri zarar görmüş veya gelişimi durmuş bitkilere gübre verilmemelidir.

Cynanchum türleri gövde çeliği, rizom ayrımı veya tohumla çoğaltılabilir. Uygun yöntem bitkinin gelişim biçimine göre seçilmelidir. Sukulent gövdeli türlerde sağlıklı bir sürgün kesildikten sonra kesik yüzeyin kuruması beklenmelidir. Çelik daha sonra mineral oranı yüksek bir karışıma yerleştirilir. Kök oluşmadan önce toprağın sürekli ıslak tutulması çeliğin alt bölümünde yumuşamaya neden olabilir. Rizomlu türlerde üzerinde kök ve sağlıklı büyüme noktası bulunan parçalar saksı değişimi sırasında ayrılabilir. Bölünen parçalar gereğinden büyük kaplara dikilmemeli ve ilk dönemde suya doygun bırakılmamalıdır. Tohumla çoğaltmada taze tohumlar kullanılmalı, ekim ortamı çimlenme boyunca hafif nemli tutulmalıdır. Çok küçük fideler doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır.

Cynanchum çiçekleri türlere göre biçim, renk ve büyüklük bakımından belirgin farklılıklar gösterir. Çiçekler çoğunlukla yaprak koltuklarından veya gövde boğumlarından çıkan tekli ya da çok çiçekli kümeler üzerinde gelişir. Beş parçalı taç yaprakların merkezinde Apocynaceae familyasına özgü korona yapısı bulunur. Renkler beyaz, krem, yeşil, sarı, pembe, mor veya bordo tonlarında olabilir. Bazı türlerde taç yapraklar düz ve geriye kıvrılan yapıdayken bazılarında çan, yıldız veya sığ tabak biçiminde açılır.

Instagram'da Takip Et
@insukuland