
Cynanchum acutum
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Cynanchum acutum L.
- Familya
- Apocynaceae
- Çiçek Renkleri
- Pembe, Beyaz
- Kökeni
- Akdeniz Havzası
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Cynanchum acutum, Apocynaceae familyasına ait, çok yıllık ve sarılıcı gelişim gösteren bir bitki türüdür. Doğal yayılışı Akdeniz Havzası’ndan Orta Asya, Sibirya ve Kuzey Çin’e kadar uzanan geniş bir bölgeyi kapsar. Türkiye’de de doğal olarak bulunan tür, toprak altında gelişen rizomları sayesinde uygun koşullar oluştuğunda yeniden sürgün verebilir. Cynanchum acutum bakımı, yapraksız ve etli gövdeli bazı Cynanchum türlerinden farklıdır. Bu bitki belirgin yapraklara sahiptir ve büyüme döneminde tamamen kurak koşullar yerine düzenli fakat kontrollü nem ister.
Cynanchum acutum ince, uzayan ve çevresindeki yapılara dolanarak ilerleyen gövdeler oluşturur. Genç sürgünler hafif tüylü olabilirken olgunlaştıkça daha düzgün bir yüzey kazanabilir. Gövdeler kendi başına dik durabilecek kadar sert değildir. Bu nedenle saksıda yetiştirildiğinde çubuk, halka veya kafes biçiminde bir destek sağlanmalıdır. Destek bulunmadığında sürgünler birbirine karışabilir ve saksının çevresine doğru yayılabilir.
Bitkinin toprak altındaki rizomları yalnızca besin depolamakla kalmaz, yeni sürgünlerin oluşmasına da katkı sağlar. Rizom parçaları uygun ortamda yeniden gelişebildiğinden saksı değişimi sırasında kök sistemi dikkatli biçimde incelenmelidir. Kontrolsüz biçimde ayrılan kök ve rizom parçaları başka saksılara karıştırılmamalıdır. Cynanchum acutum güçlü gelişim gösterdiğinde bulunduğu kabı kısa sürede doldurabilir.
Cynanchum acutum yaprakları gövde üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde dizilir. Yapraklar genellikle geniş yumurtamsı veya kalp biçimindedir. Yaprak tabanında yuvarlak loblar, uç bölümünde ise belirgin bir sivrilme görülür. Kenarlar dişsiz ve düzgündür. Yaprak boyutları bitkinin yaşına, aldığı ışığa ve su miktarına bağlı olarak değişebilir. Yeterli ışık alan sağlıklı örneklerde yapraklar orta veya koyu yeşil renkte gelişir.
Düşük ışık koşullarında yapraklar arasındaki gövde mesafesi uzayabilir. Yeni yapraklar küçülebilir ve sürgünler ışık kaynağına doğru yönelerek zayıf bir yapı oluşturabilir. Yaprakların aniden sararması ise yalnızca ışık eksikliğiyle ilişkili değildir. Uzun süre ıslak kalan toprak, köklerin saksıyı tamamen doldurması, ani sıcaklık değişimleri veya düzensiz sulama da yaprak kaybına yol açabilir.
Cynanchum acutum için aydınlık ve doğrudan güneş alabilen bir konum tercih edilmelidir. Bitki tam güneş ile aydınlık yarı gölge arasındaki koşullarda gelişebilir. Sabah veya akşam güneşi alan bir yer, özellikle saksıda yetiştirilen genç bitkiler için uygundur. Günün en sıcak saatlerinde yoğun güneşe maruz kalan yapraklarda renk açılması ve kuru lekeler oluşabilir.
Gölgeli bir ortamda yetiştirilen bitki doğrudan güçlü güneşe hemen çıkarılmamalıdır. Güneşlenme süresi birkaç hafta içinde kademeli olarak artırılmalıdır. İç mekânda bakım yapılacaksa bitki pencereye yakın tutulmalı ve sürgünlerin tamamının ışık alması sağlanmalıdır. Pencereden uzak bir noktada bulunan bitkide destek verilse bile gövdeler ince ve dayanıksız gelişebilir.
Cynanchum acutum toprağı, kök çevresinde yeterli nemi koruyabilen ancak fazla suyu biriktirmeyen bir yapıda olmalıdır. Tür, tamamen mineral ve çok hızlı kuruyan sukulent karışımlarından ziyade organik madde ile drenaj malzemesinin dengelendiği topraklarda daha düzenli gelişir. Genel amaçlı kaliteli bir saksı toprağına perlit, ponza veya iri taneli kum eklenebilir.
Karışımın sulama sonrasında sıkışmaması ve köklere hava ulaşmasına izin vermesi gerekir. Ağır bahçe toprağının tek başına kullanılması uygun değildir. Saksı içinde sertleşen toprak, hem suyun eşit dağılmasını engeller hem de rizomların gelişebileceği alanı sınırlar. Bununla birlikte yalnızca iri mineral malzemelerden oluşan ve birkaç gün içinde tamamen kuruyan karışımlar da bitkinin yapraklı büyüme döneminde su dengesini bozabilir.
Cynanchum acutum sulamasında toprağın bütünüyle ve uzun süre kuruması beklenmemelidir. İlkbahar ve yaz aylarında yeni sürgünler ile yapraklar gelişirken, karışımın üst bölümü kuruduğunda toprak kontrol edilmelidir. Alt katmanlarda hafif nem devam ediyorsa sulama birkaç gün ertelenebilir. Toprağın büyük bölümü kuruduğunda ise saksı tamamen sulanmalıdır.
Her sulamada suyun kök topunun tamamına ulaşması ve saksı altındaki deliklerden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Tabakta biriken su bekletilmemelidir. Az miktarda ve sık su vermek toprağın yalnızca üst kısmını nemlendirebilir. Bu durum köklerin yüzeye yakın gelişmesine ve saksının alt bölümünün düzensiz biçimde kurumasına neden olabilir.
Cynanchum acutum, büyüme döneminde bazı sukulent Cynanchum türlerinden daha fazla su tüketir. Buna rağmen sürekli suya doygun toprak uygun değildir. Yaprakların canlılığını kaybetmesi her zaman susuzluk belirtisi olarak değerlendirilmemelidir. Toprak ıslakken yapraklar gevşiyorsa köklerin durumu incelenmelidir. Kök fonksiyonunun bozulduğu bir bitki, nemli toprakta bulunmasına rağmen su alamayabilir.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesi ve yeni büyümenin azalmasıyla sulama aralıkları uzatılmalıdır. Soğuk dönemde yaprak kaybı veya sürgünlerde gerileme görülebilir. Bitkinin gelişimi durmuşsa toprak yaz aylarındaki sıklıkta sulanmamalıdır. Rizomların tamamen susuz kalmasına izin verilmemeli, ancak düşük sıcaklıkta sürekli ıslak toprak oluşturulmamalıdır.
Cynanchum acutum için drenaj delikleri açık olan bir saksı kullanılmalıdır. Saksının kök ve rizom sistemine gelişme alanı sağlaması gerekir; ancak mevcut kök kütlesinden çok daha büyük bir kap tercih edilmemelidir. Fazla toprak hacmi, özellikle serin dönemlerde kuruma süresini gereğinden fazla uzatabilir.
Rizomların yatay yönde ilerleyebilmesi nedeniyle orta derinlikte ve yeterli genişlikte bir saksı uygundur. Çok dar kaplarda rizomlar kısa sürede saksı kenarlarına ulaşabilir. Saksı değişimi, kökler drenaj deliklerinden çıktığında, toprak geçirgenliğini kaybettiğinde veya büyüme belirgin biçimde yavaşladığında yapılabilir.
Saksı değişimi sırasında sağlam rizomlar gereksiz yere kesilmemelidir. Ayrılması gereken bölümlerde temiz bir kesici kullanılmalıdır. Hasar alan köklerin toparlanabilmesi için işlemden hemen sonra toprağın aşırı ıslatılmasından kaçınılmalıdır. Yeni saksıya geçirilen bitki doğrudan yoğun güneşe konulmamalı, birkaç gün dengeli ışık altında tutulmalıdır.
Cynanchum acutum geniş bir doğal yayılışa sahip olduğu için farklı sıcaklık koşullarına uyum gösterebilir. Bununla birlikte saksıda bulunan kökler açık alandaki köklere göre soğuktan daha hızlı etkilenir. Uzun süreli don koşullarında kap korunaklı bir yere alınmalıdır. Soğuk hava ile ıslak toprağın aynı dönemde bir araya gelmesi rizomların zarar görme riskini yükseltir.
Bitki kapalı ortamda yetiştiriliyorsa düzenli hava hareketi sağlanmalıdır. Sürekli kapalı, sıcak ve havasız alanlarda yaprakların alt yüzeyleri zararlılar açısından kontrol edilmelidir. Yapraklara rutin biçimde su püskürtülmesine ihtiyaç duymaz. Islatılan yaprakların uzun süre kurumaması doku bozulmalarına neden olabilir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Dengeli içerikli bir sıvı bitki besini seyreltilerek kullanılabilir. Cynanchum acutum yapraklı ve hızlı gelişen bir tür olsa da yüksek azotlu ürünlerin yoğun uygulanması uygun değildir. Fazla azot, gövdelerin gereğinden hızlı uzamasına ve daha zayıf gelişmesine yol açabilir.
Gübre kuru köklere uygulanmamalıdır. Bitki susuz kalmışsa önce yalnızca suyla sulanmalı, besin uygulaması sonraki sulamaya bırakılmalıdır. Kış döneminde yaprak ve sürgün gelişimi durmuşsa gübre verilmemelidir. Düzenli saksı değişimi yapılan bitkilerde yeni toprağın içerdiği besinler başlangıç dönemi için yeterli olabilir.
Cynanchum acutum rizom ayrımı, gövde çeliği ve tohumla çoğaltılabilir. Rizomla çoğaltmada üzerinde sağlıklı bir büyüme noktası ve kök bulunan bölüm ana bitkiden ayrılır. Ayrılan parçanın boyutuna uygun bir saksı kullanılmalı ve rizom çok derine gömülmemelidir. İlk dönemde toprak hafif nemli tutulmalı, suya doygun bırakılmamalıdır.
Gövde çeliğiyle üretimde sağlıklı ve hastalık belirtisi göstermeyen bir sürgün seçilmelidir. Alt yapraklar çıkarıldıktan sonra çelik geçirgen bir köklendirme karışımına yerleştirilebilir. Köklenme sürecinde doğrudan öğle güneşinden kaçınılmalı ve toprak tamamen çamurlaşacak kadar sulanmamalıdır.
Cynanchum acutum çiçekleri yaprak koltuklarından çıkan saplı kümeler üzerinde oluşur. Küçük çiçekler çoğunlukla pembe, açık pembe, pembemsi beyaz veya soluk mor tonlarındadır. Beş parçalı taç yapraklar geriye doğru açılabilir ve merkezde Apocynaceae familyasına özgü korona yapısı bulunur. Tek tek çiçekler küçük olmakla birlikte aynı çiçek kurulunda çok sayıda tomurcuk gelişebilir. Çiçeklenme için sürgünlerin yeterince olgunlaşması ve bitkinin güçlü ışık alması gerekir. Yoğun gölgede yetişen, sürekli budanan veya aşırı azotla hızlı büyümeye yönlendirilen örneklerde çiçek oluşumu azalabilir. Solan çiçeklerin ardından tozlaşma gerçekleşirse uzun ve dar folikül meyveler meydana gelir. Meyveler olgunlaştığında açılır ve beyaz, ipeksi tüyler taşıyan çok sayıda tohum serbest kalır.
Tohumların çevredeki saksılara yayılması istenmiyorsa meyveler açılmadan önce alınmalıdır. Tür hem tohumla hem de rizomlarıyla güçlü biçimde çoğalabildiği için gelişimi düzenli olarak kontrol edilmelidir. Saksı değişiminden kalan kök ve rizom parçaları başka yetiştirme karışımlarına eklenmemelidir. Bitkinin gövde ve yaprakları kesildiğinde beyaz renkli özsu çıkabilir. Bu sıvının cilt, göz ve ağızla temasından kaçınılmalıdır. Budama ve çoğaltma işlemlerinde eldiven kullanılmalı, kullanılan kesici aletler işlem sonrasında temizlenmelidir. Bitki çocukların ve evcil hayvanların ulaşamayacağı bir yerde bulundurulmalıdır.









