
Deuterocohnia
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Deuterocohnia
- Familya
- Bromeliaceae
- Çiçek Renkleri
- Sarı, Yeşil
- Kökeni
- Arjantin ve Bolivya
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Deuterocohnia, Bromeliaceae familyasına bağlı, çok yıllık ve kurak koşullara uyum sağlamış sukulent yapılı bitkilerden oluşan bir cinstir. Güncel sınıflandırmaya göre cins içinde 16 kabul edilmiş tür bulunur. Daha önce Abromeitiella adı altında sınıflandırılan küçük rozetli türler de günümüzde Deuterocohnia cinsine dâhil edilmektedir. Doğal yayılış alanı Güney Amerika’nın kurak ve yarı kurak bölgelerini kapsar; kuzeybatı Arjantin, Bolivya, Peru, Paraguay, Brezilya’nın batı-orta kesimleri ve Şili’nin kuzeyinde farklı Deuterocohnia türlerine rastlanır. Türler çoğunlukla kayalık yamaçlarda, taş çatlaklarında, yüksek rakımlı kurak arazilerde ve suyun toprakta uzun süre kalmadığı alanlarda gelişir.
Deuterocohnia türlerinin gelişim biçimi cins içinde farklılık gösterebilir. Daha önce Abromeitiella cinsinde değerlendirilen türler, çok sayıda küçük rozet oluşturarak zamanla sık ve yastık biçiminde kümeler meydana getirir. Her rozet birkaç santimetre genişliğinde kalabilir; ancak sürekli yeni sürgün oluşması sonucunda bitkinin tamamı yıllar içinde geniş bir kütleye dönüşebilir. Diğer Deuterocohnia türleri ise daha büyük rozetler ve belirgin uzunluktaki çiçek sapları geliştirebilir. Bu nedenle Deuterocohnia bakımı düzenlenirken yetiştirilen türün küçük kümeli mi yoksa büyük rozetli mi olduğu dikkate alınmalıdır.
Deuterocohnia yaprakları genellikle sert, kalın ve rozet merkezinden dışarı doğru sıralanan bir yapıdadır. Yaprakların biçimi türlere göre kısa üçgensiden uzun ve dar forma kadar değişebilir. Uç bölümleri çoğunlukla oldukça sivridir. Yaprak kenarlarında küçük ya da belirgin dişler bulunabilir. Bu sert kenarlar ve sivri uçlar nedeniyle bitkiye müdahale edilirken yaprakların cildi çizebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Yaprakların üst yüzeyi yeşil, koyu yeşil veya ışık koşullarına bağlı olarak bronzlaşmış tonlarda görülebilir. Alt yüzeyde bulunan açık renkli mikroskobik pullar, yapraklara gri veya gümüşümsü bir görünüm kazandırabilir. Bu pullar, doğal yaşam alanındaki sis ve havadaki nemden yararlanılmasına yardımcı olan yapılardır.
Deuterocohnia, birçok tropikal bromeliadın aksine yaprak merkezinde sürekli su biriktiren belirgin bir depo oluşturmaz. Bu nedenle sulama suyunu rozetlerin içinde bekletmek yerine doğrudan toprağa vermek gerekir. Özellikle serin havalarda yaprak aralarında kalan su, hava dolaşımı yetersizse çürüme riskini artırabilir. Sağlıklı yapraklar sert, sıkı ve doğal rengini koruyan bir görünüm taşır. Uzun süren susuzlukta yapraklar içe kapanabilir, uçlardan kurumaya başlayabilir veya rozet hacmi küçülebilir. Yaprak diplerinde yumuşama, kahverengileşme ve rozetin kolayca yerinden ayrılması ise çoğunlukla aşırı sulama ya da kök çürümesiyle ilişkilidir.
Deuterocohnia bakımı için yüksek aydınlık sağlayan bir konum tercih edilmelidir. Güçlü ışık, rozetlerin sık ve dengeli gelişmesini destekler. Yetersiz ışık alan bitkilerde yapraklar normalden uzun ve zayıf gelişebilir, rozetler gevşeyebilir ve yeni sürgünlerin arasındaki boşluk artabilir. Açık havada sabah güneşi veya günün birkaç saatinde doğrudan güneş alan bir yer uygundur. Güneşe alışmış bitkiler daha uzun süre doğrudan ışık altında tutulabilir. Ancak kapalı ortamda ya da gölgede yetişmiş bir Deuterocohnia, kuvvetli yaz güneşine aniden çıkarılmamalıdır. Işık miktarı kademeli olarak artırılmadığında yaprak yüzeyinde açık renkli yanık alanları oluşabilir. Çok sıcak bölgelerde öğle saatlerindeki yoğun güneşten koruma sağlanabilir.
İç mekânda yetiştirilen Deuterocohnia için güney, güneydoğu veya güneybatı yönüne bakan aydınlık bir pencere önü kullanılabilir. Pencere ile bitki arasında ışığı önemli ölçüde azaltan kalın perde bulunmamalıdır. Saksının yalnızca tek tarafı ışık alıyorsa bitki belirli aralıklarla çevrilebilir. Bununla birlikte rozetlerin doğal yönelimi sık sık değiştirilmemeli ve bitki her gün farklı konuma taşınmamalıdır. Uzun süre sıcak fakat düşük ışıklı ortamda kalan bitkiler doğal sıkılığını kaybedebilir. Deuterocohnia yavaş büyüdüğü için ışık yetersizliğinin oluşturduğu biçim bozukluklarının düzelmesi uzun sürebilir.
Deuterocohnia toprağı mineral oranı yüksek, gevşek ve hızlı drenaj sağlayan yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış toprak karışımları kullanılabilir; ancak yoğun torf içeren ürünler tek başına uygun değildir. Karışıma ponza, perlit, lav taşı, iri taneli kum veya benzer mineral bileşenler eklenerek hava geçirgenliği artırılabilir. Toprak sulandığında suyu kısa sürede aşağı geçirmeli, kuruduğunda sertleşerek köklerin çevresini havasız bırakmamalıdır. Aşırı organik ve su tutan karışımlar, özellikle rozetlerin altında nemin uzun süre kalmasına ve kök kaybına yol açabilir. Cinsin doğal olarak kayalık ve kurak alanlarda gelişmesi, drenaj gereksiniminin temel nedenidir.
Saksının tabanında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Kök miktarına göre gereğinden büyük bir saksı kullanılması, karışımın uzun süre nemli kalmasına neden olabilir. Küçük ve kümelenen türler için çok derin olmayan, genişliği uygun saksılar kullanılabilir. Bu türlerde yeni rozetler yatay yönde çoğaldığı için saksının yüzey alanı derinliğinden daha önemlidir. Büyük rozetli türlerde ise kök yapısına ve bitkinin ağırlığına uygun, dengeli bir saksı seçilmelidir. Toprak saksılar nemin duvarlardan buharlaşmasına yardımcı olurken plastik ve sırlı saksılar toprağı daha uzun süre nemli tutabilir. Saksı malzemesi değiştiğinde sulama aralığı da karışımın yeni kuruma hızına göre düzenlenmelidir.
Deuterocohnia sulamasında sabit bir takvim kullanılmamalıdır. İlkbahar ve yaz döneminde bitki aktif gelişim gösterirken toprak büyük ölçüde kuruduğunda kapsamlı sulama yapılabilir. Su toprağın her bölümüne ulaşmalı ve fazlası drenaj deliklerinden dışarı çıkmalıdır. Bir sonraki sulama öncesinde karışımın yeniden kuruması beklenmelidir. Az miktarda fakat sık verilen su, kök çevresinin sürekli nemli kalmasına neden olduğu için uygun değildir. Deuterocohnia kuraklığa dayanıklı olmakla birlikte aktif büyüme döneminde aylar boyunca tamamen susuz bırakılmamalıdır. Uzun süreli susuzluk yeni rozet oluşumunu yavaşlatabilir ve yaprak uçlarında kalıcı kurumalar meydana getirebilir. Yazın su ihtiyacı kışa göre daha yüksektir; ancak toprağın kuruma hızı her sulamadan önce kontrol edilmelidir.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesiyle sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kışın serin koşullarda tutulan bitkinin toprağı kuruya yakın bırakılmalı ve rozetlerin arasında su bekletilmemelidir. Deuterocohnia türleri bromeliadlar arasında düşük sıcaklıklara daha dayanıklı üyeler içerse de soğuk toleransı türlere göre değişir. Bu nedenle türü kesin olarak bilinmeyen saksı bitkilerinin uzun süreli dondan korunması gerekir. Soğukla birlikte oluşan sürekli toprak nemi, kuru soğuktan daha ciddi kök ve rozet kayıplarına yol açabilir. Kışın aydınlık, hava dolaşımı bulunan ve yağıştan korunan bir konum sağlanmalıdır.
Gübreleme yalnızca ilkbaharda, yeni rozet ve yaprak gelişiminin başladığı dönemde yapılmalıdır. Sukulentler veya bromeliadlar için hazırlanmış düşük azotlu bir besin, üretici tarafından önerilen dozdan daha seyreltilmiş biçimde bir kez uygulanabilir. Fazla gübre, yaprakların hızlı fakat zayıf gelişmesine ve rozetlerin doğal sıkılığını kaybetmesine neden olabilir. Deuterocohnia türleri yavaş büyüdüğü ve doğal olarak besin bakımından sınırlı zeminlere uyum sağladığı için yoğun besleme gerektirmez. Yeni toprağa alınmış, kökleri zarar görmüş veya çürüme belirtisi taşıyan bitkilere gübre verilmemelidir.
Deuterocohnia çoğaltma işlemi en kolay köklü rozetlerin ayrılmasıyla gerçekleştirilir. Geniş bir kümenin kenarında gelişen rozet grubu, mümkünse bir miktar kökle birlikte ana bitkiden ayrılmalıdır. Ayrılan bölüm geçirgen ve kuruya yakın bir karışıma yerleştirildikten sonra hemen yoğun biçimde sulanmamalıdır. Kök yaralarının kuruması için kısa süre beklendikten sonra sınırlı sulama yapılabilir. Kök taşımayan rozetler de uygun koşullarda kök oluşturabilir; ancak bu bölümlerde çürüme riski daha yüksektir. Tohumla çoğaltma mümkündür fakat bitkilerin yavaş gelişmesi nedeniyle bölme yöntemi daha sık kullanılır.
Deuterocohnia çiçekleri türlere göre farklı büyüklük ve renklerde gelişir. Çiçekler genellikle dar, tüp biçimli ve üç taç yapraklıdır. En sık sarı, sarı-yeşil ve yeşil tonları görülür; bazı türlerde turuncu, kırmızı veya şarap rengi çiçekler oluşabilir. Küçük rozetli türlerde çiçekler kısa saplar üzerinde yaprakların arasından çıkar. Büyük rozetli türlerde ise uzun, dallanan ve zamanla odunsulaşabilen çiçek sapları gelişebilir. Bazı Deuterocohnia türlerinin aynı çiçek sapı üzerinden birden fazla yıl yeniden çiçek oluşturabilmesi, cinsin dikkat çekici botanik özelliklerinden biridir. Ayrıca çiçeklenen rozet, birçok bromeliadda görüldüğü şekilde çiçeklenmenin hemen ardından zorunlu olarak ölmez ve gelişimini sürdürebilir.
Deuterocohnia genel olarak yavaş büyüyen ve bakım hatalarına belirtileri gecikmeli tepki verebilen bir bitkidir. En yaygın sorunlar aşırı sulama, drenajı yetersiz toprak ve düşük ışık nedeniyle ortaya çıkar. Rozetlerin sık yapısı unlu bitlerin yaprak diplerinde saklanmasını kolaylaştırabilir. Bitki düzenli olarak kontrol edilmeli; beyaz, pamuksu oluşumlar, yapışkan salgılar veya rozet merkezinde olağan dışı yumuşama görüldüğünde müdahale edilmelidir. Sağlıklı bir Deuterocohnia yetiştirmek için güçlü ışık, mineral ağırlıklı geçirgen toprak, drenaj delikli saksı, toprağın kurumasına izin veren sulama düzeni ve kışın azaltılan nem birlikte uygulanmalıdır.








