
Cyphostemma oleraceum
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Cyphostemma oleraceum (Bolus) J.J.M.van der Merwe
- Diğer İsimleri
- Cissus oleraceus
- Familya
- Vitaceae
- Çiçek Renkleri
- Yeşil, Pembe
- Kökeni
- Güney Afrika
- Karşılaşılabilirlik
- Çok Nadir
Cyphostemma oleraceum, Vitaceae familyasında yer alan, kalınlaşabilen gövde tabanı ve uzun sürgünleriyle gelişen çok yıllık bir bitki türüdür. Doğal yayılışı Güney Afrika’nın kuzeydoğusundaki Limpopo ve Mpumalanga bölgeleriyle sınırlıdır. Eski botanik kaynaklarında Cissus oleraceus adıyla da geçer. Sıcak mevsimde belirgin biçimde büyüyen bitki, serin ve kurak dönemlerde gelişimini yavaşlatabilir ve yapraklarının bir bölümünü kaybedebilir. Saksı bakımında bu mevsimsel değişim izlenmeli, sulama bitkinin aktif olup olmadığına göre düzenlenmelidir.
Bitki kalınlaşmış bir kök ve gövde tabanından çıkan güçlü, uzun ve yatık sürgünler meydana getirir. Genç gövdeler başlangıçta daha dik gelişebilse de uzadıkça saksının çevresine yayılır veya aşağı doğru sarkar. Uygun koşullarda sürgünler yaklaşık 2 metre uzunluğa ulaşabilir. Bitki bazı kaynaklarda tırmanıcı çalı olarak tanımlansa da dalları her zaman kendi başına dik durmaz. Saksıda yetiştirilen örneklere halka, kafes veya çubuk biçiminde bir destek verilebilir. Destek kullanılmadığında gövdeler saksının çevresinde ilerleyerek birbirine karışabilir.
Cyphostemma oleraceum yaprakları, aynı cinsteki bileşik yapraklı türlerden belirgin biçimde farklıdır. Yapraklar tek parçalı, büyük, kalın ve etli yapıdadır. Genel görünüşleri yuvarlağa yakın olup genişlikleri uzunluklarına yaklaşabilir. Olgun yaprakların boyutları uygun koşullarda 20 santimetrenin üzerine çıkabilir. Soluk mavi-yeşil veya grimsi yeşil renk, bitkinin ayırt edici özelliklerinden biridir. Yaprak kenarlarında düzenli ya da hafif düzensiz dişler bulunur.
Yaprak sapları oldukça kısa olabilir ve bu nedenle yapraklar gövdeye neredeyse doğrudan bağlanmış gibi görünür. Yaprak ayaları gövde boyunca daha dik bir açıyla durabilir. Etli yaprak dokusu büyüme döneminde su depolanmasına yardımcı olur. Bitkinin tür adı, yapraklarının lahana benzeri geniş ve etli görünümüyle ilişkilidir. Yeni çıkan yapraklar başlangıçta daha yumuşak ve açık renkliyken geliştikçe kalınlaşır ve karakteristik mavi-yeşil tonunu kazanır.
Yaprakların küçülmesi, sürgünler arasındaki mesafenin açılması ve gövdelerin ışığa doğru uzaması genellikle yetersiz aydınlıkla ilişkilidir. Yaprak renginin bir miktar soluk olması türün doğal özelliği olabilir; ancak yeni gelişimin sarı ve güçsüz olması köklerin durumu, toprak yapısı ve ışık seviyesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Serin dönemde yaprakların sararıp dökülmesi, gövde ve kök tabanı sertliğini koruduğu sürece doğal dinlenme sürecinin parçası olabilir.
Cyphostemma oleraceum bakımı için yüksek aydınlık sağlayan bir konum tercih edilmelidir. Bitki güçlü ışık altında daha sıkı gövdeler ve kalın yapraklar geliştirir. Sabah güneşi veya öğleden sonraki daha düşük şiddetli güneşten yararlanabilir. Uzun süre kapalı ortamda ya da gölgede kalmış bir bitki doğrudan yoğun yaz güneşine çıkarılmamalıdır. Güneşlenme süresi birkaç hafta içinde kademeli biçimde artırılmalıdır.
Ani güneş değişimi özellikle yeni yapraklarda soluk, sarımsı veya kuru kahverengi alanlar oluşturabilir. Cam arkasından gelen öğle güneşi de yaprak sıcaklığını kısa sürede yükseltebilir. İç mekânda yetiştirilecek bitki pencereye mümkün olduğunca yakın tutulmalıdır. Yalnızca genel oda ışığı alan uzak noktalar, uzun vadede sağlıklı ve dengeli gelişim için yeterli değildir.
Saksı yalnızca tek yönden ışık alıyorsa belirli aralıklarla çevrilebilir. Bu işlem sürgünlerin aynı tarafa doğru uzamasını sınırlandırır. Bununla birlikte yeni yaprakların açıldığı veya çiçek tomurcuklarının oluştuğu dönemde bitkinin konumu sık sık değiştirilmemelidir. Ani ortam değişiklikleri genç yaprakların gelişimini yavaşlatabilir.
Cyphostemma oleraceum toprağı, sulama suyunu kök çevresinde uzun süre biriktirmeyen, gevşek ve hava geçirgen yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanan karışımlar kullanılabilir. Ponza, lav kırığı, iri perlit veya benzeri mineral malzemeler eklenerek toprağın geçirgenliği artırılabilir. İnce torfun fazla olduğu karışımlar sulama sonrasında uzun süre nemli kalabileceğinden tek başına kullanılmamalıdır.
Bitki aktif dönemde büyük ve etli yapraklar geliştirdiği için toprak karışımında sınırlı miktarda organik madde bulunabilir. Tamamen mineral ve çok hızlı kuruyan bir ortam, sıcak büyüme döneminde su dengesinin korunmasını zorlaştırabilir. Organik bölüm ile mineral malzemeler dengelenmeli, karışım kuruduğunda sert bir kütle hâline gelmemelidir. Sulama suyu saksının yalnızca kenarlarından akıp gitmemeli, kök topunun tamamına ulaşmalıdır.
Cyphostemma oleraceum sulaması sabit bir haftalık programa göre yapılmamalıdır. İlkbahar ve yaz döneminde yeni sürgünler ile yapraklar gelişirken toprağın büyük bölümü kuruduktan sonra su verilmelidir. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir. Saksının orta ve alt katmanlarında devam eden nem de kontrol edilmelidir. Alt bölümlerde hâlâ belirgin nem varsa sulama ertelenmelidir.
Su verildiğinde karışımın tamamı ıslatılmalı ve fazlasının saksının tabanındaki deliklerden çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Her birkaç günde bir az miktarda su vermek, toprağın yalnızca üst kısmını nemlendirirken alt bölümlerde düzensiz bir nem dağılımı oluşturabilir. Toprak yeterince kuruduktan sonra kapsamlı biçimde sulamak köklerin saksı içinde daha dengeli gelişmesini sağlar.
Bitki geniş yapraklarını koruduğu ve aktif olarak yeni sürgün verdiği dönemde uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Etli yaprakların diriliğini kaybetmesi, kenarlarının hafifçe içe kıvrılması ve sürgün uçlarının büyümeyi durdurması su ihtiyacını gösterebilir. Buna rağmen sulama yapılmadan önce toprak kontrol edilmelidir. Islak toprakta bulunan bir bitkide yaprakların gevşemesi, fazla nem nedeniyle işlevini kaybeden köklerden kaynaklanabilir.
Sonbaharda sıcaklık azaldığında ve yeni büyüme yavaşladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Yapraklarını büyük ölçüde kaybetmiş bir Cyphostemma oleraceum, yapraklı dönemdeki sıklıkta sulanmamalıdır. Dinlenme sürecinde köklerin sürekli ıslak bırakılması, kalınlaşmış gövde tabanında ve köklerde yumuşamaya neden olabilir. Serin ortamda bulunan yapraksız bitkinin toprağı kuruya yakın tutulmalıdır.
Gövde tabanında hafif bir büzülme görülmesi her zaman acil sulama gerektiği anlamına gelmez. Sağlıklı doku sıkı ve sert yapısını korur. Gövde tabanı yumuşamış, koyulaşmış veya ıslak görünüyorsa sulama durdurulmalı ve kökler kontrol edilmelidir. Zarar görmüş kökler temiz bir kesiciyle alınmalı, kesilen yüzeylerin kurumasına izin verilmelidir.
Cyphostemma oleraceum için tabanında yeterli sayıda drenaj deliği bulunan bir saksı kullanılmalıdır. Kök hacminden çok daha büyük kaplarda kalan fazla toprak geç kurur ve özellikle dinlenme döneminde kök çevresindeki nemi artırır. Saksı, kalınlaşan kök gövdesine gelişme alanı sağlayacak kadar geniş olmalı; ancak gereksiz miktarda toprak içermemelidir.
Uzayan sürgünlerin ağırlığı zamanla saksının dengesini bozabilir. Bu nedenle tabanı geniş ve devrilmeye karşı dayanıklı bir kap tercih edilebilir. Sarkıcı gelişim isteniyorsa sürgünlerin sıkışmadan aşağı uzanabileceği bir konum sağlanmalıdır. Tırmanıcı gelişim için destek kullanılacaksa destek saksı değişimi sırasında yerleştirilmeli, daha sonra köklere zarar verecek şekilde toprağa zorlanmamalıdır.
Saksı değişimi her yıl yapılmak zorunda değildir. Kökler mevcut kabı doldurduğunda, toprak yapısı bozulduğunda veya sulama sonrasında karışım normalden daha geç kurumaya başladığında saksı yenilenebilir. İşlem sırasında kalınlaşmış kök ve gövde tabanı zorlanmamalıdır. Eski toprak sert biçimde çekilerek tamamen temizlenmemeli, yalnızca kolayca ayrılan bölümler uzaklaştırılmalıdır.
Kök gövdeyi daha görünür hâle getirmek amacıyla bitki her saksı değişiminde yükseltilmemelidir. Daha önce toprağın altında gelişmiş dokuların bir anda açığa çıkarılması ince besleyici köklerin kurumasına neden olabilir. Özellikle genç bitkiler önceki dikim derinliğine yakın bir seviyede tutulmalıdır. Kökleri zarar gören bitkiye saksı değişiminden hemen sonra fazla miktarda su verilmemelidir.
Cyphostemma oleraceum sıcak mevsimde daha düzenli gelişir. Bitki düşük sıcaklıklarla birlikte ıslak toprağa karşı hassastır ve dondan korunmalıdır. Kışın serin bir alanda tutuluyorsa sulama belirgin biçimde azaltılmalıdır. Saksıda bulunan kökler açık topraktaki örneklere göre sıcaklık değişimlerinden daha hızlı etkilenir.
İç mekânda yaprak ve sürgünlerin soğuk pencere camına temas etmesi önlenmelidir. Bitki doğrudan klima veya kalorifer çıkışının karşısına da yerleştirilmemelidir. Sert sıcak hava akımları yapraklardan hızlı su kaybına yol açarken havasız ortamlar toprağın kurumasını geciktirebilir. Hafif ve düzenli hava hareketi yeterlidir.
Yüksek hava nemi oluşturulmasına gerek yoktur. Yapraklara rutin olarak su püskürtülmesi tavsiye edilmez. Kalın yaprakların üzerinde veya gövde birleşimlerinde kalan su kapalı ortamda geç kuruyabilir. Sulama doğrudan toprak yüzeyine yapılmalıdır. Yapraklarda biriken toz, yumuşak ve kuru bir bezle bastırmadan temizlenebilir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış dengeli bir besin seyreltilerek uygulanabilir. Yüksek azot içeren yoğun ürünler sürgünlerin hızlı fakat zayıf uzamasına ve yaprak dokusunun gereğinden fazla yumuşamasına neden olabilir. Bitki yapraksızken, kök sorunu yaşarken veya yeni saksıya alınmışken gübre verilmemelidir.
Cyphostemma oleraceum tohum ve gövde çeliğiyle çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirilen örnekler kalınlaşmış kök ve gövde tabanını daha doğal bir gelişim süreci içinde oluşturabilir. Ekim için temiz, geçirgen ve fazla suyu tutmayan bir karışım kullanılmalıdır. Tohum kabuğu sert olabileceği için çimlenme yavaş ve düzensiz gerçekleşebilir. Ekim ortamı tamamen kurutulmamalı, ancak devamlı ıslak da bırakılmamalıdır.
Genç fideler başlangıçta yoğun öğle güneşinden korunmalıdır. İlk yapraklar geliştikten sonra ışık miktarı aşamalı biçimde artırılabilir. Küçük kök sistemine sahip fideler gereğinden büyük kaplara dikilmemelidir. Saksı ölçüsü köklerin büyümesine paralel biçimde artırılmalıdır.
Çelikle çoğaltmada sağlıklı ve aktif gelişen bir sürgün seçilmelidir. Kesilen bölümün yüzeyi köklendirme karışımına yerleştirilmeden önce kısa süre kurutulabilir. Mineral oranı yüksek, hafif nemli bir ortam köklenme için kullanılabilir. Kökler oluşmadan yapılan yoğun sulama çeliğin alt bölümünde yumuşamaya yol açabilir. Çelikten yetişen bitkilerin gövde tabanı, tohumdan gelişen örneklerden daha farklı biçimlenebilir.
Cyphostemma oleraceum çiçekleri yaprak koltuklarında oluşan çiçek kurulları üzerinde gelişir. Çiçek sapları kırmızımsı tonlar taşıyabilir. Tek tek çiçekler yaklaşık 3 milimetre uzunluğunda, küçük ve dört taç yapraklıdır. Çiçek rengi çoğunlukla sarımsı veya yeşilimsi sarıdır; bazı örneklerde pembemsi tonlar görülebilir. Taç yapraklar açıldıktan sonra aşağı doğru kıvrılır ve kısa süre içinde dökülebilir.
Çiçeklerin küçük olması nedeniyle çiçeklenme, büyük yapraklar kadar belirgin görünmeyebilir. Tomurcuk oluşumu için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve aktif dönemde kök sağlığının korunması gerekir. Yetersiz ışık, sürekli ıslak toprak ve fazla azot kullanımı çiçek oluşumunu sınırlayabilir.









