
Cyphostemma juttae
- Aile Ağacı
- Yaygın İsmi
- Basterkobas, Bastard Cobas, Tree Grape, Namibian Grape, Droog-My-Keel, Wild Grape
- Bilimsel İsmi
- Cyphostemma juttae (Dinter & Gilg) Desc.
- Familya
- Vitaceae
- Çiçek Renkleri
- Yeşil, Sarı
- Kökeni
- Namibya
- Karşılaşılabilirlik
- Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Cyphostemma juttae, Vitaceae familyasında yer alan, belirgin biçimde kalınlaşan gövdesi ve mevsimsel yaprak gelişimiyle tanınan çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal yayılışı Namibya’nın kuzeybatı ve kuzey-orta kesimleriyle sınırlıdır. Çöl ve kurak çalılık koşullarına uyum sağlayan bitki, suyu etli gövdesinde ve yapraklarında depolayabilir. Yaz döneminde büyüme gösterirken serin ve kurak kış aylarında yapraklarını dökerek dinlenmeye geçmesi, bakım düzeninin mevsime göre değiştirilmesini gerekli kılar.
Cyphostemma juttae yavaş gelişen, zamanla kalın ve geniş bir gövde meydana getiren sukulent bir çalıdır. Doğal ortamında yaklaşık 2 metre yüksekliğe ulaşabilir. Gövde genç dönemde sarımsı yeşil tonlarda görülürken bitkinin yaşı ilerledikçe daha kalın ve düzensiz bir yapı kazanır. Gövdenin yüzeyinde beyaz veya krem renkli, ince ve kâğıdı andıran kabuk tabakaları oluşur. Bu tabakalar zamanla aşağı doğru sarkarak parçalar hâlinde ayrılabilir.
Kuru ve sert kabuk parçalarının gövdeden ayrılması hastalık belirtisi değildir. Açık renkli kabuk, yoğun güneş ışığının bir bölümünü yansıtarak gövdenin aşırı ısınmasını sınırlandırır. Kabuk elle soyulmamalı ve henüz ayrılmamış tabakalar gövdeden zorla çıkarılmamalıdır. Gövde yüzeyinde yumuşama, ıslak görünüm, koyulaşma veya kötü koku bulunmadığı sürece doğal kabuk dökülmesine müdahale edilmemelidir.
Bitkinin kaudeks olarak değerlendirilen kalın gövde bölümü su depolayabilen etli dokulardan oluşur. Bu yapı kurak dönemlerde bitkinin yaşamını sürdürmesini sağlar. Bununla birlikte gövdenin su depolama kapasitesi, sık sulamaya ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez. Köklerin ve gövde tabanının uzun süre ıslak kalması kalın dokularda geri dönüşü zor kayıplara yol açabilir. Sağlıklı gövde dokusu sert ve sıkı olmalıdır.
Cyphostemma juttae yaprakları büyük, parlak ve etli yapıdadır. Yaprak ayası genellikle geniş yumurtamsı biçimde gelişir. Yaprak uçları sivrilebilir, kenarlarında ise belirgin dişler bulunur. Kalın yaprak dokusu büyüme döneminde belirli miktarda su depolayabilir. Yeni açılan yapraklar daha açık yeşil ve yumuşak bir görünüm sergilerken olgunlaştıkça koyulaşır, kalınlaşır ve daha parlak bir yüzey kazanır.
Yapraklar çoğunlukla kalın dalların uçlarına yakın bölümlerde gelişir. Yeterli ışık alan bitkilerde yaprak sapları daha dengeli, yaprak ayaları ise daha kalın oluşur. Işık azaldığında yeni yapraklar küçülebilir, saplar gereğinden fazla uzayabilir ve dallar ışık kaynağına doğru yönelmeye başlayabilir. Yaprakların zayıf ve ince gelişmesi yalnızca besin eksikliğiyle ilişkilendirilmemeli, öncelikle ışık koşulları değerlendirilmelidir.
Cyphostemma juttae kış döneminde yapraklarını dökebilen bir türdür. Sonbaharda sıcaklıkların düşmesi ve günlerin kısalmasıyla yapraklarda sararma başlayabilir. Yaprakların giderek dökülmesi ve yeni büyümenin durması doğal dinlenme sürecinin bir parçasıdır. Gövde sertliğini koruyor ve kök bölgesinde yumuşama bulunmuyorsa mevsimsel yaprak kaybı bakım hatası olarak değerlendirilmemelidir.
Cyphostemma juttae bakımı için yüksek aydınlık sağlayan bir konum tercih edilmelidir. Tür doğrudan güneşe uyum gösterebilir ve güçlü ışık altında daha sıkı bir gövde yapısı geliştirir. Sabah güneşi veya öğleden sonraki daha düşük şiddetli güneş, özellikle saksıda yetiştirilen genç bitkiler için uygundur. Gün boyunca yeterli ışık alamayan bitkilerde dallar uzayabilir ve yapraklar arasındaki mesafe artabilir.
Gölgeli ortamda yetiştirilen bir Cyphostemma juttae doğrudan yoğun güneşe aniden çıkarılmamalıdır. Güneşlenme süresi birkaç hafta içinde kademeli biçimde artırılmalıdır. Ani geçişler yapraklarda açık renkli, kuru ve kahverengiye dönen yanık alanları oluşturabilir. Yeni gelişen yapraklar, olgun yapraklara göre güçlü güneşe karşı daha hassastır.
İç mekânda yetiştirilecek bitki, güneş alan geniş bir pencerenin yakınına konumlandırılmalıdır. Pencereden uzak alanlarda bulunan genel oda aydınlığı uzun vadede yeterli olmayabilir. Saksının yalnızca bir tarafı ışık alıyorsa bitki belirli aralıklarla çevrilebilir. Bu işlem gövde ve yaprakların tek yöne doğru gelişmesini sınırlandırır. Yeni yaprakların açıldığı dönemde bitkinin konumu sürekli değiştirilmemelidir.
Gövdenin güçlü güneşe uyumlu olması, saksının kontrolsüz biçimde ısınabileceği anlamına gelmez. Koyu renkli kaplar yazın doğrudan güneş altında kök bölgesindeki sıcaklığı hızla yükseltebilir. Yaprakların yeterli ışık alması sağlanırken saksının ve köklerin aşırı ısınması önlenmelidir. Özellikle küçük saksılarda bulunan genç kökler sıcaklık değişimlerinden daha hızlı etkilenir.
Cyphostemma juttae toprağı gevşek, hava geçirgen ve suyu hızlı süzdürebilen bir yapıda olmalıdır. Kumlu veya tınlı özellik taşıyan geçirgen karışımlar kullanılabilir. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanan topraklara ponza, iri perlit veya lav kırığı eklenmesi kök çevresindeki hava oranını artırabilir. İnce torfun yüksek oranda bulunduğu karışımlar sulama sonrasında uzun süre nemli kalabileceğinden tek başına kullanılmamalıdır.
Toprak yalnızca hızlı kuruyan mineral maddelerden oluşmak zorunda değildir. Bitki aktif dönemde büyük yapraklar geliştirdiği için sınırlı miktarda su ve besin tutabilen organik bir bölüme de ihtiyaç duyar. Organik madde ile mineral drenaj bileşenleri dengeli tutulmalıdır. Karışım zamanla sıkışmamalı ve sulama suyunun köklerin tamamına ulaşmasına izin vermelidir.
Cyphostemma juttae sulaması bitkinin büyüme durumuna göre düzenlenmelidir. Yeni yaprakların ve dalların geliştiği sıcak dönemde, toprak karışımının büyük bölümü kuruduktan sonra su verilmelidir. Saksının yalnızca üst yüzeyinin kuru görünmesi yeterli değildir. Orta ve alt katmanlarda devam eden nem de kontrol edilmelidir. Karışımın alt bölümü hâlâ belirgin biçimde nemliyse sulama ertelenmelidir.
Sulama sırasında saksı toprağının tamamı ıslatılmalı ve fazla suyun tabandaki deliklerden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Her birkaç günde bir az miktarda su vermek yerine, toprak yeterince kuruduğunda kapsamlı bir sulama yapılmalıdır. Yüzeysel sulama köklerin yalnızca toprağın üst bölümünde yoğunlaşmasına neden olabilir.
Bitki yapraklı ve aktif durumdayken uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Geniş yaprak yüzeyi, sıcak dönemlerde su tüketiminin artmasına yol açar. Yaprakların diriliğini kaybetmesi, kenarlarının kıvrılması ve yeni gelişimin durması su ihtiyacına işaret edebilir. Bununla birlikte bu belirtiler görüldüğünde doğrudan sulama yapılmamalı, önce toprağın nemi kontrol edilmelidir.
Toprak ıslak olduğu hâlde yapraklar gevşek görünüyorsa sorun susuzluk yerine köklerin fazla nem nedeniyle görevini yerine getirememesi olabilir. Böyle bir durumda yeniden su vermek köklerdeki hasarı artırabilir. Saksı karışımının kurumasına izin verilmeli ve gövde tabanı kontrol edilmelidir. Sorun ilerlemişse bitki saksıdan çıkarılarak yumuşamış veya koyulaşmış kökler temizlenmelidir.
Yaprakların sonbaharda sararmaya başlamasıyla birlikte sulama sıklığı kademeli olarak azaltılmalıdır. Yapraklarını tamamen kaybetmiş Cyphostemma juttae, dinlenme dönemine geçmiş kabul edilir. Bu süreçte bitki aktif büyüme dönemindeki sıklıkta sulanmamalıdır. Serin kış koşullarında toprak kuruya yakın tutulmalı ve gövde tabanında devamlı nem oluşmasına izin verilmemelidir.
Dinlenme sırasında gövdede hafif bir büzülme oluşabilir. Sınırlı hacim kaybı her zaman acil sulama gerektiğini göstermez. Gövde sertliğini koruduğu sürece bitkinin dinlenme düzeni sürdürülmelidir. Gövde belirgin biçimde yumuşamışsa toprağın durumu kontrol edilmelidir. Nemli toprakla birlikte görülen yumuşama çoğunlukla fazla suyla ilişkilidir.
Bitkinin saksısında geniş ve açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Kök sisteminden çok daha büyük bir kap kullanılması, fazla toprak hacminin geç kurumasına neden olur. Saksı köklerin gelişmesine olanak tanıyacak kadar geniş olmalı, ancak gereksiz miktarda karışım içermemelidir. Kalın gövdenin ağırlığı nedeniyle tabanı dengeli ve devrilmeye karşı dayanıklı bir kap tercih edilmelidir.
Gövde tabanı toprağa gereğinden fazla gömülmemelidir. Daha önce toprağın altında gelişmiş kök veya gövde kısımları bir anda tamamen açığa çıkarılmamalıdır. Kaudeksi görünür hâle getirmek amacıyla bitkinin her saksı değişiminde yükseltilmesi ince besleyici köklerin kurumasına neden olabilir. Bitki önceki dikim seviyesine yakın bir derinlikte yerleştirilmelidir.
Saksı değişimi toprağın sıkıştığı, köklerin drenaj deliklerinden çıktığı veya mevcut kabın gövdeyi taşıyamadığı dönemlerde yapılabilir. İşlem aktif büyüme başlamadan kısa süre önce ya da yeni gelişimin ilk aşamasında gerçekleştirilebilir. Eski toprak köklerden sert biçimde çekilmemeli, yalnızca gevşek bölümler dikkatlice uzaklaştırılmalıdır. Zarar gören kökleri bulunan bitki hemen bol miktarda sulanmamalıdır.
Cyphostemma juttae sıcak dönemde büyüyen ve şiddetli dona karşı korunması gereken bir türdür. Kısa süreli serinliğe dayanabilse de saksıda bulunan kökler düşük sıcaklıklardan daha hızlı etkilenir. Soğuk hava ile ıslak toprağın aynı dönemde devam etmesi kök kaybı riskini yükseltir. Kışın bitki korunaklı, aydınlık ve kuru bir konumda tutulmalıdır.
İç mekânda saksı soğuk pencere camına temas ettirilmemeli, klima veya kalorifer çıkışının doğrudan karşısına yerleştirilmemelidir. Sürekli sıcak hava akımı yapraklarda hızlı su kaybına neden olabilir. Havasız bir ortam ise toprağın kurumasını geciktirir. Düzenli fakat sert olmayan hava hareketi bitkinin bulunduğu alan için yeterlidir.
Cyphostemma juttae yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz. Yapraklara ve gövdeye rutin olarak su püskürtülmesi gerekli değildir. Yaprakların üzerinde kalan su, hava dolaşımının zayıf olduğu ortamlarda geç kuruyabilir. Sulama doğrudan toprağa uygulanmalı ve gövde tabanının sürekli ıslatılmasından kaçınılmalıdır. Parlak yapraklarda biriken toz, yumuşak ve kuru bir bezle dikkatlice alınabilir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış dengeli bir besin seyreltilerek kullanılabilir. Fazla azot yeni dalların hızlı fakat zayıf gelişmesine ve yaprak dokusunun gereğinden fazla yumuşamasına neden olabilir. Bitki yapraksızken, kök sorunu yaşarken veya kısa süre önce saksı değişimi yapılmışken gübre verilmemelidir.
Cyphostemma juttae tohum ve gövde çeliğiyle çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirilen bitkiler karakteristik kalın gövde yapısını daha doğal bir gelişim süreci içinde meydana getirir. Tohumların çimlenmesi uzun sürebilir. Ekim için temiz, geçirgen ve fazla suyu biriktirmeyen bir karışım kullanılmalıdır. Çimlenme boyunca ortam tamamen kurutulmamalı, ancak sürekli ıslak da bırakılmamalıdır.
Genç fideler ilk gelişim döneminde yoğun öğle güneşinden korunmalıdır. Yapraklar ve gövde güçlendikçe güneşlenme süresi artırılabilir. Küçük kök sistemine sahip fideler büyük saksılara dikilmemelidir. Fazla toprak hacmi genç köklerin çevresinde uzun süre nem kalmasına neden olabilir. Saksı boyutu kök gelişimine paralel olarak aşamalı biçimde büyütülmelidir.
Çelikle çoğaltmada sağlıklı ve olgun bir gövde bölümü kullanılabilir. Kesim yüzeyi geçirgen bir karışıma yerleştirilmeden önce kurutulmalıdır. Çeliklerin köklendirilmesi iri yapılı kum veya mineral oranı yüksek bir ortamda gerçekleştirilebilir. Kökler oluşmadan önce fazla su verilmesi kesim yüzeyinde yumuşamaya yol açabilir. Çelikten gelişen bitkilerin gövde biçimi, tohumdan yetişen örneklerden farklı olabilir.
Cyphostemma juttae çiçekleri ilkbahar ve yaz başlangıcında oluşabilen dallanmış çiçek kurulları üzerinde gelişir. Tek tek çiçekler küçük ve beyaz ya da krem tonlarındadır. Çiçekler yapraklar kadar belirgin bir büyüklüğe sahip değildir. Çiçeklenmenin gerçekleşmesi için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, aktif dönemde güçlü ışık alması ve kök sisteminin sağlıklı kalması gerekir.
Düşük ışıkta yetiştirilen veya yüksek azotla hızlı büyümeye yönlendirilen bitkilerde çiçek oluşumu sınırlı kalabilir. Büyüme döneminde uzun süre tamamen susuz bırakılmak da tomurcukların gelişimini durdurabilir. Buna karşılık çiçeklenmeyi artırmak amacıyla sulama sıklığının yükseltilmesi uygun değildir. Köklerin sağlıklı kalması çiçek oluşumundan önce değerlendirilmelidir.









