Cyphostemma hardyi

Cyphostemma hardyi

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Cyphostemma hardyi Retief
Familya
Vitaceae
Çiçek Renkleri
Beyaz
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Cyphostemma hardyi, Vitaceae familyasında yer alan, yumrulu kök gövdesi ve kalınlaşmış gövde tabanıyla tanınan çok yıllık bir sukulent türüdür. Güney Afrika’nın Limpopo bölgesindeki Batı Waterberg Dağları’na özgüdür. Doğal yaşam alanında kayalık yamaçlarda, büyük kaya parçalarının arasında ve ağaçların sağladığı kısmi koruma altında gelişir. Kurak mevsimlere uyum sağlayan bitki, su ve besin maddelerini yumrulu kök gövdesinde depolar. Saksıda yetiştirildiğinde mevsimsel gelişim düzeninin korunması, köklerin uzun süre ıslak bırakılmaması ve yeterli ışık sağlanması temel bakım koşullarını oluşturur.

Bitki yaklaşık 50 santimetreye kadar boylanabilen sukulent bir alt çalı biçiminde gelişir. Gövde silindirik, kalın ve zaman zaman dallanmış yapıdadır. Alt bölümde oluşan yumrulu kök gövde yaş ilerledikçe belirginleşir ve uygun koşullarda yaklaşık 15 santimetre çapa ulaşabilir. Genç dallar uzun, beyaz renkli tüylerle kaplıdır. Bu tüyler yeni sürgünlerde daha yoğun görülürken gövde olgunlaştıkça azalabilir. Yaşlı gövdelerde kahverengi kabuk oluşur ve kabuk zamanla açık kahverengi ince şeritler hâlinde ayrılabilir. Sert ve kuru kabuk dökülmesi türün doğal gelişim özelliklerinden biridir.

Cyphostemma hardyi yaprakları gövde üzerinde sarmal biçimde sıralanır. Yapraklar tek parçalı olabileceği gibi üç, daha seyrek olarak beş yaprakçıktan oluşan bileşik bir yapı da gösterebilir. Yaprakçıklar uzun, dar ve ters yumurtamsı biçimdedir. Uçları yuvarlak veya düzleşmiş, kenarları dişli yapıdadır. Yaprak kenarlarında kırmızımsı bir renklenme görülebilir. Gri-yeşil yaprak yüzeyi, aynı yöne doğru uzanan yoğun beyaz tüylerle kaplıdır. Bu tüylenme, bitkinin sıcak ve kurak koşullarda yaprak yüzeyinden gerçekleşen su kaybını sınırlandırmasına yardımcı olur.

Olgun yapraklar uzun olmalarına rağmen oldukça dar gelişebilir. Yaprak sapı bazı örneklerde belirginken bazı yapraklar gövdeye sapsız şekilde bağlanabilir. Yaprak tabanında bulunan mızraksı kulakçıklar da yoğun tüylerle örtülüdür. Bitkinin kış dinlenmesi sırasında yapraklar sarararak dökülür ve gövde üzerinde belirgin yaprak izleri bırakır. Bu mevsimsel yaprak kaybı, gövde ve kök gövde sertliğini koruduğu sürece bakım hatası olarak değerlendirilmemelidir.

Cyphostemma hardyi bakımı için güçlü fakat dengeli ışık sağlayan bir konum seçilmelidir. Doğal ortamında kayaların arasında ve ağaçların koruması altında yetişmesi, türün gün boyunca kesintisiz yakıcı güneş yerine aydınlık ve kısmen filtrelenmiş koşullara uyumlu olduğunu gösterir. Sabah güneşi veya öğleden sonraki daha düşük şiddetli güneş, sık ve sağlam sürgün gelişimini destekler. Yaz aylarında cam arkasından gelen yoğun öğle güneşi özellikle genç, tüylü yapraklarda kuruma ve renk açılmasına yol açabilir.

Uzun süre gölgede kalan bir bitki doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. Güneşlenme süresi birkaç hafta içinde aşamalı olarak artırılmalıdır. Işığın yetersiz olduğu koşullarda yeni gövde bölümleri incelerek uzayabilir, yapraklar arasındaki mesafe açılabilir ve tüylenme daha seyrek görünebilir. İç mekânda yetiştirilen bitki pencereye yakın tutulmalı, yalnızca genel oda aydınlığı alan uzak bir köşeye yerleştirilmemelidir.

Toprak karışımı iri taneli, gevşek ve suyu hızlı süzdürebilen bir yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanan karışımlar ponza, lav kırığı veya iri perlit gibi mineral bileşenlerle desteklenebilir. Doğal ortamındaki taşlı ve çakıllı zeminler dikkate alındığında mineral oranı yüksek bir karışım köklerin hava almasını kolaylaştırır. Bununla birlikte aktif büyüme döneminde yaprak geliştiren bitkinin sınırlı miktarda nem ve besin tutabilen organik bir bölüme de ihtiyacı vardır.

Yoğun torf içeren, sulamadan sonra sıkışan ve uzun süre ıslak kalan topraklar kullanılmamalıdır. Yumrulu kök gövde su depolayabildiği için sürekli nemli koşullara ihtiyaç duymaz. Kök çevresinde hava hareketinin azalması, kalın dokularda yumuşama ve kayıplara neden olabilir. Karışım kuruduğunda suyu tamamen reddedecek kadar sertleşmemeli; sulama suyu saksının yalnızca kenarlarından akmadan kök bölgesinin tamamına ulaşabilmelidir.

Sulama düzeni bitkinin aktif büyüme ve dinlenme dönemlerine göre değiştirilmelidir. İlkbaharda yeni tomurcuklar ve yapraklar görülmeye başladığında su miktarı kademeli biçimde artırılabilir. Büyüme döneminde saksı karışımının büyük bölümü kuruduktan sonra sulama yapılmalıdır. Toprağın yalnızca yüzeyi değil, orta ve alt katmanları da kontrol edilmelidir. Alt bölümlerde belirgin nem devam ediyorsa sulama ertelenmelidir.

Su verildiğinde toprağın tamamı ıslatılmalı ve fazlasının drenaj deliklerinden dışarı çıkmasına izin verilmelidir. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Sık aralıklarla az miktarda su vermek, toprağın bazı bölümlerinin devamlı nemli kalmasına neden olabilir. Daha dengeli bir kök yapısı için toprak yeterince kuruduktan sonra kapsamlı sulama uygulanmalıdır.

Cyphostemma hardyi yapraklı ve aktif durumdayken uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Yaprakların gevşemesi ve genç sürgünlerin gelişiminin durması su ihtiyacına işaret edebilir. Ancak toprak ıslakken yapraklarda gevşeme görülüyorsa yeniden sulama yapılmamalıdır. Bu görünüm, fazla nem nedeniyle zarar gören köklerin su alamamasından kaynaklanabilir. Böyle bir durumda kök sistemi ve yumrulu tabanın sertliği kontrol edilmelidir.

Sonbaharda büyüme yavaşlayıp yapraklar sararmaya başladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kışın yapraklarını tamamen kaybeden bitki dinlenme dönemine girer. Bu süreçte su tüketimi oldukça azalır ve toprak kuruya yakın tutulmalıdır. Serin ortamda sık sulanan yapraksız bitkilerde kök gövde yumuşayabilir. Dinlenme sırasında gövde tabanında hafif bir hacim kaybı görülmesi doğrudan yoğun sulama yapılmasını gerektirmez.

Saksının altında yeterli büyüklükte drenaj delikleri bulunmalıdır. Yumrulu kök sisteminin gelişebilmesi için yeterli derinlik sağlanmalı, ancak kök hacminden çok daha büyük bir kap kullanılmamalıdır. Fazla toprak hacmi kuruma süresini uzatır ve özellikle dinlenme döneminde kök çevresinde gereksiz nem oluşturur. Kalın gövdenin ağırlığı nedeniyle devrilmeye karşı dengeli, tabanı geniş bir saksı tercih edilebilir.

Genç Cyphostemma hardyi bitkilerinde yumrulu kök gövdenin tamamı açığa çıkarılmamalıdır. Kaudeks görünümünü belirginleştirmek amacıyla bitkinin her saksı değişiminde yükseltilmesi, besleyici köklerin kurumasına ve gelişimin yavaşlamasına yol açabilir. Kök gövde olgunlaştıkça üst bölümü kademeli biçimde görünür hâle getirilebilir. Bitki önceki dikim seviyesine yakın bir derinlikte tutulmalıdır.

Saksı değişimi toprağın geçirgenliğini kaybettiği, köklerin kabı doldurduğu veya yumrulu tabanın saksıya göre büyüdüğü dönemlerde yapılabilir. İşlem için aktif büyümenin başlamasından hemen önceki dönem uygundur. Kökler eski topraktan sert biçimde çekilmemeli, gevşek karışım dikkatlice uzaklaştırılmalıdır. Zedelenen kökleri bulunan bitkiye hemen bol su verilmemeli, kesik yüzeylerin toparlanması için kısa bir süre beklenmelidir.

Cyphostemma hardyi sıcak mevsimde gelişim gösterir ve düşük sıcaklıklarla birlikte ıslak toprağa karşı hassastır. Bitki don olaylarından korunmalıdır. Kışın serin bir yerde dinlendiriliyorsa saksı karışımı kuru tutulmalıdır. İç mekânda soğuk pencere camına temas eden gövde ve dallar zarar görebilir. Saksı aynı zamanda kalorifer veya klima çıkışının doğrudan karşısına yerleştirilmemelidir.

Bitki yapraklarına düzenli olarak su püskürtülmesine ihtiyaç duymaz. Yoğun tüylü yaprak yüzeyinde kalan suyun kuruması uzun sürebilir. Sulama doğrudan toprağa uygulanmalı ve yaprakların sürekli ıslak kalması önlenmelidir. Kapalı ortamda hafif hava hareketi sağlanması toprağın dengeli biçimde kurumasına yardımcı olur.

Instagram'da Takip Et
@insukuland