
Cyphostemma currorii
- Aile Ağacı
- Yaygın İsmi
- Cobas Tree
- Bilimsel İsmi
- Cyphostemma currorii (Hook.f.) Desc.
- Diğer İsimleri
- Cissus currorii, Vitis currorii
- Familya
- Vitaceae
- Çiçek Renkleri
- Yeşil, Beyaz
- Kökeni
- Angola
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Cyphostemma currorii, Vitaceae familyasında yer alan, kalın ve su depolayabilen gövdesiyle kurak iklim koşullarına uyum sağlamış çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal yayılışı Güneybatı Angola ile Kuzeybatı ve Batı-Orta Namibya’yı kapsar. Kurak çalılık alanlarda, taşlık yamaçlarda ve sıcak kayalık çıkıntılarda gelişir. Eski kaynaklarda Cissus currorii ve Vitis currorii adlarıyla da bulunabilir. Bitki sıcak dönemde yapraklanarak büyür, yağışın azalması ve sıcaklıkların düşmesiyle yapraklarını dökerek dinlenmeye geçebilir. Saksıda yetiştirildiğinde bu mevsimsel gelişim düzenine uygun bir sulama programı uygulanmalıdır.
Cyphostemma currorii kalın gövdeli bir çalı veya küçük ağaç biçiminde gelişir. Doğal ortamında çoğunlukla 1–3 metre arasında boylanır; uygun koşullarda 6 metreyi aşan, daha iri örnekler de meydana gelebilir. Gövde zaman içinde genişleyerek belirgin bir depo organına dönüşür. Bitkinin gövde dokusunda biriktirdiği su, uzun süre yağış almayan dönemlerde yaşamını sürdürebilmesini sağlar. Genç bitkilerde gövde daha ince ve düzgün görünürken yaş ilerledikçe kalınlaşır, düzensiz bir biçim kazanır ve güçlü dallar oluşturur. Gövde yüzeyi sarımsı, turuncuya yakın, krem veya açık kahverengi tonlarında olabilir. Dış kabuk ince ve kâğıdı andıran tabakalar hâlinde ayrılarak alttaki yeşilimsi ya da daha açık renkli dokuyu ortaya çıkarabilir. Bu kuru kabuk dökülmesi türün doğal özelliklerinden biridir. Gövde üzerinde sert ve kuru durumda bulunan kabuk parçaları zorla çıkarılmamalıdır. Kabuk altında kalan canlı dokunun zarar görmesi su kaybını artırabilir ve gövdeyi dış etkilere karşı savunmasız bırakabilir.
Sağlıklı Cyphostemma currorii gövdesi sert ve sıkı olmalıdır. Dinlenme döneminde gövdede sınırlı bir hacim azalması görülebilir. Buna karşılık tabandan başlayan koyulaşma, kolayca içeri çöken yumuşak alanlar, ıslak görünüm veya kötü koku kök ve gövde dokularında bozulmaya işaret edebilir. Kalın gövdenin su depolayabilmesi, bitkinin sık sulanması gerektiği anlamına gelmez. Toprak uzun süre ıslak kaldığında su depolayan dokular zarar görebilir. Cyphostemma currorii yaprakları kalın dalların uçlarına yakın bölümlerde gelişir. Yapraklar uzun bir sapın ucunda bulunan üç yaprakçıktan oluşur. Orta yaprakçık çoğunlukla yanlardakilerden daha büyük gelişir. Yaprakçıklar geniş, etli ve parlak yeşil renktedir. Yüzeylerinde ince tüyler bulunabilir ve bu yapı yapraklara kadifemsi bir görünüm kazandırır. Yaprak kenarları düz değildir; düzensiz aralıklarla sıralanan belirgin dişler taşır.
Yeni açılan yapraklar başlangıçta açık yeşil, yumuşak ve daha yoğun tüylü olabilir. Gelişim ilerledikçe yaprak dokusu kalınlaşır ve rengi koyulaşır. Etli yapraklar büyüme döneminde belirli miktarda su depolayabilir. Bununla birlikte geniş yaprak yüzeyi sıcak günlerde su tüketimini artırır. Bitki aktif büyürken toprağın uzun süre tamamen kuru bırakılması yaprakların diriliğini kaybetmesine ve genç sürgünlerin gelişiminin yavaşlamasına neden olabilir. Cyphostemma currorii yılın tamamında yapraklı kalmayabilir. Doğal ortamında yapraklar yağışların başlamasıyla oluşur ve kurak mevsim yaklaştığında dökülür. Saksıda yetiştirilen örneklerde günlerin kısalması, sıcaklığın azalması veya sulamanın düşürülmesi yaprak dökümünü başlatabilir. Yaprakların kademeli biçimde sararıp dökülmesi, gövde ve kökler sağlam olduğu sürece doğal dinlenme sürecinin bir parçasıdır. Yapraksız bitkiye yaz dönemindeki sıklıkta su verilmemelidir.
Cyphostemma currorii bakımı için yüksek aydınlık sağlayan bir konum seçilmelidir. Tür doğal ortamında açık ve güneşli kayalık alanlarda geliştiğinden doğrudan güneşe uyum sağlayabilir. Sabah güneşi veya öğleden sonraki daha düşük şiddetli güneş, yaprakların kalın ve sürgünlerin güçlü gelişmesini destekler. Güneşe alışmış olgun bitkiler daha uzun süre doğrudan ışık alabilir. Uzun süre iç mekânda veya gölgede yetiştirilmiş bir bitki doğrudan yoğun yaz güneşine çıkarılmamalıdır. Güneşlenme süresi birkaç hafta içinde aşamalı olarak artırılmalıdır. Ani ışık değişimi özellikle yeni yapraklarda açık renkli, sarı veya kahverengi kuru alanlar oluşturabilir. Cam arkasından gelen güçlü öğle güneşi de yaprak sıcaklığını kısa sürede yükseltebilir. Sıcak yaz günlerinde hava dolaşımı zayıfsa öğle saatlerinde hafif koruma sağlanabilir.
İç mekânda yetiştirilen Cyphostemma currorii, güneş alan geniş bir pencerenin yakınına yerleştirilmelidir. Pencereden uzak alanlardaki genel oda aydınlığı uzun vadeli gelişim için yeterli değildir. Yetersiz ışıkta yeni dallar ince ve uzun gelişebilir, yaprak sapları gereğinden fazla uzayabilir ve yaprakçıklar normalden küçük kalabilir. Saksının yalnızca bir tarafı ışık alıyorsa bitki belirli aralıklarla çevrilerek tek yönlü gelişim sınırlandırılabilir. Bitkinin gövdesi güçlü güneşe dayanabilse de saksı ve kök bölgesinin kontrolsüz biçimde aşırı ısınması önlenmelidir. Koyu renkli kaplar yazın doğrudan güneş altında kök bölgesinde yüksek sıcaklık oluşturabilir. Bu durum özellikle genç ve ince köklere sahip bitkilerde su kaybını hızlandırabilir. Yaprakların yeterli ışık alması sağlanırken saksının hava hareketi bulunan bir yerde tutulması gerekir.
Cyphostemma currorii toprağı gevşek, iri yapılı ve suyu kısa sürede uzaklaştırabilen özellikte olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış karışımlar kullanılabilir. Toprağa ponza, lav kırığı, iri perlit veya benzeri mineral malzemelerin eklenmesi drenajı ve kök çevresindeki hava kapasitesini artırır. Sulamadan sonra çamurlaşan, sıkışan ve uzun süre ıslak kalan karışımlar kalın kökler için uygun değildir. Toprağın tamamen mineral maddelerden oluşması gerekmez. Cyphostemma currorii aktif dönemde büyük yapraklar ve yeni dallar geliştirdiği için sınırlı miktarda su ve besin tutabilen organik bir bölüme ihtiyaç duyar. Organik içerik ile mineral drenaj malzemeleri dengeli kullanılmalıdır. Karışım kuruduğunda sert bir kütle hâline gelmemeli ve sulama suyunu tamamen reddetmemelidir. Su yalnızca saksının kenarlarından akıp gidiyorsa kök topunun orta bölümü yeterince ıslanmıyor olabilir.
Sulama belirli gün aralıklarına göre değil, bitkinin gelişim durumu ve toprağın kuruma hızı dikkate alınarak yapılmalıdır. İlkbaharda veya sıcak dönemin başlangıcında yeni tomurcuklar belirginleştiğinde su miktarı kademeli biçimde artırılabilir. Yapraklı büyüme döneminde saksı karışımının büyük bölümü kuruduğunda sulama yapılmalıdır. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir; saksının orta ve alt katmanlarındaki nem de kontrol edilmelidir. Su verildiğinde toprağın tamamı ıslatılmalı ve fazlasının tabandaki drenaj deliklerinden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Sık aralıklarla yalnızca az miktarda su vermek toprağın bazı bölümlerini sürekli nemli bırakabilir ve köklerin yüzeye yakın gelişmesine neden olabilir. Karışım yeterince kuruduktan sonra kapsamlı bir sulama yapılması daha dengeli kök gelişimini destekler.
Bitki aktif olarak yaprak ve sürgün oluştururken haftalar boyunca tamamen susuz bırakılmamalıdır. Yaprakların gevşemesi, kenarlarının içe doğru kıvrılması veya genç sürgünlerin büyümeyi durdurması su ihtiyacını gösterebilir. Bununla birlikte bu belirtiler görüldüğünde doğrudan sulama yapılmamalı, önce toprağın nem düzeyi değerlendirilmelidir. Toprak hâlâ ıslakken yapraklar gevşiyorsa kökler fazla nem nedeniyle su alamıyor olabilir. Sonbaharda yapraklar sararmaya ve yeni büyüme yavaşlamaya başladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Yapraklarını tamamen kaybetmiş Cyphostemma currorii, özellikle serin koşullarda kuruya yakın tutulmalıdır. Dinlenme döneminde gövdede depolanan su bitkinin temel gereksinimlerini karşılar. Yapraksız dönemde sık sulama yapılması kök ve gövde tabanı kayıplarının başlıca nedenlerinden biridir.
Dinlenme sırasında gövdede hafif bir büzülme oluşabilir. Sınırlı hacim kaybı her zaman acil sulama gerektiğini göstermez. Gövde sertliğini koruyorsa dinlenme düzeni sürdürülmelidir. Gövde yumuşak hâle gelmişse toprak kontrol edilmelidir. Nemli toprakla birlikte görülen yumuşama çoğunlukla susuzluktan değil, köklerin zarar görmesinden kaynaklanır. Cyphostemma currorii için tabanında geniş ve açık drenaj delikleri bulunan bir saksı kullanılmalıdır. Kök hacminden çok daha büyük bir kap, fazla miktarda toprağın geç kurumasına yol açar. Saksı köklerin gelişmesine yeterli alan sağlamalı, ancak gereksiz toprak hacmi içermemelidir. Gövdenin ağırlığı arttıkça devrilme riski oluşabileceğinden geniş tabanlı ve dengeli bir kap tercih edilmelidir.
Genç bitkilerde gövde tabanı görünür hâle getirilmek amacıyla bitki her saksı değişiminde yukarı kaldırılmamalıdır. Daha önce toprak altında gelişmiş köklerin ve gövde dokularının aniden açığa çıkarılması besleyici köklerin kurumasına yol açabilir. Bitki önceki dikim derinliğine yakın bir seviyede yerleştirilmeli, gövde tabanı sürekli ıslak kalacak kadar derine gömülmemelidir. Saksı değişimi köklerin mevcut kabı doldurduğu, toprak yapısının bozulduğu veya karışımın sulama sonrasında normalden uzun süre nemli kaldığı zamanlarda yapılabilir. İşlem için aktif gelişimin başlayacağı sıcak dönem tercih edilebilir. Eski toprak köklerden sert biçimde çekilmemeli, kolayca ayrılan kısımlar dikkatlice temizlenmelidir. Zedelenen kökleri bulunan bitkiye hemen fazla miktarda su verilmemelidir.
Cyphostemma currorii sıcak dönemde gelişir ve uzun süreli dona karşı korunmalıdır. Olgun örnekler kısa süreli serinliğe dayanabilse de saksıdaki kökler düşük sıcaklıklardan açık alandaki bitkilere göre daha hızlı etkilenir. Soğuk hava ile ıslak toprağın aynı dönemde devam etmesi kök kaybı riskini yükseltir. Kışın bitki korunaklı, aydınlık ve kuruya yakın bir konumda tutulmalıdır. İç mekânda bitki soğuk pencere camına temas ettirilmemeli, klima veya kalorifer çıkışının doğrudan karşısına yerleştirilmemelidir. Sürekli sıcak hava akımı yapraklardan hızlı su kaybına yol açabilir. Havasız ortam ise toprağın kurumasını geciktirir. Bitkinin bulunduğu alanda düzenli fakat sert olmayan hava hareketi sağlanmalıdır.
Cyphostemma currorii yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz. Yapraklara ve gövdeye düzenli olarak su püskürtülmesi gerekli değildir. Kadifemsi yaprak yüzeyinde kalan suyun kuruması zaman alabilir. Sulama doğrudan toprağa yapılmalı, yaprak kümelerinin ve gövde birleşimlerinin uzun süre ıslak kalması önlenmelidir. Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış dengeli bir bitki besini kullanılabilir. Yüksek azot içeren yoğun uygulamalar dalların hızlı fakat zayıf gelişmesine ve yaprak dokusunun gereğinden fazla yumuşamasına neden olabilir. Bitki yapraksızken, kök sorunu yaşarken veya kısa süre önce saksı değişimi yapılmışken gübre verilmemelidir.
Cyphostemma currorii tohum ve gövde çeliğiyle çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirilen örnekler türün karakteristik kalın gövde yapısını daha doğal ve düzenli biçimde geliştirir. Tohum kabuğu sert olduğundan çimlenme yavaş ve düzensiz gerçekleşebilir. Ekim için temiz, hava geçirgen ve fazla suyu tutmayan bir karışım kullanılmalıdır. Çimlenme süresince ortam tamamen kurutulmamalı, ancak sürekli ıslak da bırakılmamalıdır. Genç fideler ilk gelişim döneminde yakıcı öğle güneşinden korunmalıdır. Yapraklar ve gövde güçlendikçe doğrudan ışık süresi kademeli olarak artırılabilir. Küçük kök sistemine sahip fideler gereğinden büyük saksılara alınmamalıdır. Fazla toprak hacmi genç köklerin çevresinde uzun süre nem kalmasına neden olabilir.
Gövde çeliğiyle çoğaltmada sağlıklı ve olgun bir dal kullanılmalıdır. Kesilen yüzey birkaç gün boyunca doğrudan güneş almayan, havadar bir yerde kurutulmalıdır. Ardından çelik mineral oranı yüksek bir köklendirme karışımına yerleştirilebilir. Kökler oluşmadan önce fazla su verilmesi kesim yüzeyinde yumuşamaya neden olabilir. Çelikten gelişen bitkilerin gövde biçimi, tohumdan yetiştirilen örneklerden daha farklı olabilir. Cyphostemma currorii çiçekleri yaprakların oluştuğu sıcak büyüme döneminde gelişir. Küçük çiçekler uzun sapların ucunda meydana gelen, genişçe dallanmış çiçek kurulları üzerinde toplanır. Çiçekler krem, sarımsı yeşil veya yeşilimsi tonlardadır. Tek tek çiçekler küçük olduğu için çiçeklenme, kalın gövde ve büyük yapraklar kadar belirgin görünmeyebilir.
Çiçek tomurcuklarının oluşabilmesi için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve kök sisteminin sağlıklı kalması gerekir. Yetersiz ışık, fazla azot kullanımı ve sürekli ıslak toprak çiçek gelişimini sınırlayabilir. Çiçeklenmeyi artırmak amacıyla sulama sıklığının yükseltilmesi uygun değildir. Tozlaşmanın ardından kümeler hâlinde üzümü andıran etli meyveler oluşur. Başlangıçta yeşil olan meyveler olgunlaştıkça parlak kırmızı renge döner. Meyveler ve diğer bitki dokuları ağız ile boğazda güçlü tahrişe neden olabilen oksalat bileşikleri içerebilir. Bu nedenle meyveler tüketilmemeli, çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği bir konumda tutulmalıdır.









