Rhodiola

Rhodiola

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Rhodiola
Familya
Crassulaceae
Çiçek Renkleri
Sarı, Beyaz, Pembe, Kırmızı
Kökeni
Kuzey Yarımküre
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Rhodiola, Crassulaceae familyasında yer alan ve çoğunlukla Kuzey Yarımküre’nin soğuk ve yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak gelişen çok yıllık sukulent karakterli bitki grubudur. Bu cins içerisinde en bilinen türlerden biri Rhodiola rosea olsa da, farklı coğrafyalarda yayılım gösteren çok sayıda Rhodiola türü bulunmaktadır. Rhodiola türleri doğal ortamlarında kayalık yamaçlarda, mineral bakımından zayıf fakat yüksek drenajlı topraklarda gelişim gösterir. Gövde yapısı çoğunlukla kısa ve sık gelişimlidir. Bazı türlerde rizom yapısı belirgin şekilde kalınlaşabilir. Bu yapı, bitkinin kuraklık ve düşük sıcaklık gibi zorlu çevre koşullarına dayanıklılık göstermesine yardımcı olur. Rhodiola türleri kompakt gelişim eğilimindedir ve sürgünler genellikle dipten kümeler halinde çıkar.

Rhodiola yaprakları etli ve su depolayıcı özellik taşır. Yaprak dizilimi çoğu türde gövde boyunca karşılıklı ya da sarmal şekilde görülebilir. Yaprak formu türlere göre değişiklik gösterebilir; oval, spatula biçimli veya hafif sivri uçlu yapılar görülebilmektedir. Yaprak yüzeyi genellikle düz ve parlaktır. Bazı türlerde mumsu tabaka oluşabilir. Renk tonları açık yeşilden mavi-yeşile kadar değişebilir. Güçlü ışık altında yaprak kenarlarında kırmızımsı veya bronz tonlar oluşabilir. Yaprak dokusu fazla nem koşullarında yumuşamaya yatkındır. Özellikle hava sirkülasyonunun zayıf olduğu ortamlarda uzun süre nemli kalan yapraklar  gibi problemlere açık hale gelebilir.

Rhodiola türleri yüksek aydınlık isteyen bitkiler arasında yer alır. Gün içerisinde uzun süre güçlü ışık alması, gövde yapısının sık kalmasına yardımcı olur. Yetersiz ışık koşullarında sürgün araları uzayabilir ve bitki kompakt formunu kaybedebilir. İç mekânda yetiştirilecek Rhodiola türleri için en aydınlık pencere önü tercih edilmelidir. Açık alanda yetiştiricilikte sabah güneşi ve yoğun aydınlık gelişimi destekler. Çok sert yaz sıcaklıklarında uzun süreli yakıcı öğle güneşi bazı türlerde yaprak stresine neden olabilir. Bu nedenle özellikle sıcak iklimlerde hava akışı güçlü alanlar tercih edilmelidir.

Rhodiola yetiştiriciliğinde toprak seçimi büyük önem taşır. Doğal yaşam alanlarında geçirgen ve mineral ağırlıklı karışımlarda geliştiği için, yoğun organik madde içeren ağır topraklardan kaçınılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış hızlı drenaj sağlayan karışımlar kullanılabilir. Karışım içerisinde pomza, perlit, iri dere kumu veya mineral içerikli bileşenlerin bulunması kök bölgesindeki hava dolaşımını artırabilir. Uzun süre nem tutan toprak yapıları kök çürümesi riskini yükseltir. Özellikle düşük sıcaklık dönemlerinde ıslak kalan kökler hızlı şekilde zarar görebilir.

Sulama uygulamasında temel yaklaşım, toprağın tamamen kurumasını beklemektir. Sadece üst yüzeyin değil, saksının alt kısmındaki karışımın da kuru olması önemlidir. Rhodiola türleri kısa süreli kuraklığa dayanabilir ancak sürekli nemli kalan ortamlar kök sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sulama sırasında suyun yaprak diplerinde uzun süre kalmaması gerekir. Özellikle sık yapraklı türlerde gövde merkezinde biriken su mantari problemlere neden olabilir. Kış döneminde gelişim yavaşladığında sulama sıklığı azaltılmalıdır.

Rhodiola için drenaj delikli saksılar tercih edilmelidir. Toprak saksı kullanılması, karışımın daha hızlı hava almasına ve nemin daha kısa sürede uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Saksı boyutu kök yapısına uygun seçilmelidir. Gereğinden büyük saksılar toprağın uzun süre ıslak kalmasına neden olabilir. Bu durum kök çürümesi riskini artırır. Saksı değişimi sırasında köklerde zarar oluşmamasına dikkat edilmelidir.

Rhodiola türleri çoğunlukla kök ayırma, sürgün ayırma ve tohum yöntemiyle çoğaltılabilir. Kümelenerek gelişen türlerde dip sürgünleri ayrılarak yeni bitkiler elde edilebilir. Rizom yapısına sahip türlerde kök bölünmesi yöntemi de uygulanabilir. Çoğaltma işlemleri sırasında kesilen bölgelerin kısa süre kuruması beklenebilir. Yeni dikilen parçalar köklenme tamamlanana kadar aşırı sulanmamalıdır.

Gübreleme yalnızca ilkbahar döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Fazla besin uygulamaları gövde ve yaprak dokusunun normalden daha yumuşak gelişmesine neden olabilir. Bu durum çürüme ve hastalık riskini artırabilir. Kullanılacak ürünlerin sukulent ve kaktüsler için uygun içerikte olması önemlidir. Özellikle yüksek azotlu gübrelerden kaçınılmalıdır.

Rhodiola çiçekleri türlere bağlı olarak sarı, krem, beyaz, pembe veya kırmızı tonlarda görülebilir. Çiçekler genellikle gövde uçlarında kümeler halinde oluşur. Bazı türlerde yıldız biçimli küçük çiçek yapısı belirgindir. Çiçeklenme dönemi çoğunlukla ilkbahar sonu ile yaz başlangıcı arasında gerçekleşir. Yeterli ışık alan ve sağlıklı gelişen bitkilerde çiçeklenme daha düzenli olabilir. Tohum oluşumu sonrasında bazı sürgünlerde büyüme yavaşlayabilir. Çiçek saplarının kuruma döneminde bitki üzerinde uzun süre bırakılması hava dolaşımını azaltabileceği için kontrollü budama yapılabilir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland