
Echeveria 'Hanaikada'
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Echeveria 'Hanaikada'
- İsim Kökeni
- Echeveria “Hanaikada” ismi Japonca’da çiçeklerle kaplı su yüzeyi anlamına gelir ve bu isim bitkinin pastel tonlu, romantik renk paletini oldukça iyi yansıtır.
- Familya
- Crassulaceae
- Çiçek Renkleri
- Turuncu, Pembe
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Echeveria ‘Hanaikada’, Japon kökenli kültivarlar arasında yer alan, renk geçişleri ve kompakt rozet formu ile öne çıkan zarif bir türdür. Melezlendiği Echeveria türleri bilinmemektedir. “Hanaikada” ismi Japonca’da çiçeklerle kaplı su yüzeyi anlamına gelir ve bu isim bitkinin pastel tonlu, romantik renk paletini oldukça iyi yansıtır. Uygun koşullarda yetiştirildiğinde hem form hem de renk performansı açısından koleksiyon değeri yüksek bir Echeveria’dır. Rozet yapısı genellikle orta boyutlu ve oldukça simetriktir. Yapraklar merkezden dışa doğru sık spiral dizilim gösterir. Kompakt büyüme eğilimi sayesinde rozet merkezi dolu ve dengeli görünür. Işık yetersizliğinde yaprak araları açılabilir; bu nedenle form korunumu doğrudan aydınlatma seviyesi ile ilişkilidir. Yaprak formu geniş, hafif oval ve uç kısmı nazikçe sivridir. Bazı örneklerde uçta minik bir mukron belirgindir. Yaprak yüzeyi mat ve hafif pudramsıdır. Bu farina tabakası bitkinin su kaybını azaltmaya yardımcı olur ve aynı zamanda pastel görünümü güçlendirir. Yapraklara dokunmak bu tabakada kalıcı iz bırakabileceğinden temas minimumda tutulmalıdır.
Temel zemin rengi açık mavi-yeşil veya soluk mint tonlarındadır. Yüksek ışık ve serin hava koşullarında yaprak kenarlarında pembe, mercan ya da hafif lila tonları belirginleşir. Bazen yaprak uçlarında daha yoğun renk birikimi görülebilir. Bu pigment değişimi stres kaynaklı olup sağlıklı bir adaptasyon tepkisidir. Düşük ışıkta ise bu renkler solabilir ve bitki daha düz yeşil tonlara dönebilir. Yaprak kalınlığı orta seviyededir. Etli yapı su depolama kapasitesinin yeterli olduğunu gösterir. Dış yapraklar yatay konumlanırken merkez yapraklar daha dik açıyla büyür. Sağlıklı bir bireyde yapraklar sık dizilir ve rozet merkezi dolgun görünür.
Işık ihtiyacı yüksektir. Gün boyunca parlak ışık alması rozetin kompakt kalmasını ve kenar pigmentasyonunun artmasını sağlar. İç mekânda yetiştirilecekse en aydınlık pencere önü tercih edilmelidir. Yetersiz ışıkta etiolasyon görülebilir. Dış mekâna alınacaksa ani tam güneşe maruz bırakılmamalı, kademeli adaptasyon uygulanmalıdır. Özellikle yaz aylarında ani yoğun güneş yaprak yanıklarına neden olabilir. Toprak seçimi yüksek drenaj sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış geçirgen karışımlar tercih edilmelidir. Su tutucu ağır topraklar kök çürümesine yol açabilir. Hızlı kuruyan ve havadar bir ortam kök sağlığı için kritiktir. Toprak tamamen kuruduğunda sulama yapılmalıdır. Yüzey kuruluğu yeterli değildir; alt katmanların da kuru olduğundan emin olunmalıdır. Sulama sırasında rozet merkezine su dolmamasına dikkat edilmelidir. Yaprak aralarında su kalması mantari risk oluşturabilir. Fazla su mutlaka saksı altından tahliye edilmelidir.
Saksı seçimi drenaj delikli olmalıdır. Toprak saksı kullanımı nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Çok büyük saksılar toprağın uzun süre nemli kalmasına neden olacağından tercih edilmemelidir. Gübreleme yalnızca ilkbaharda ve düşük dozda yapılmalıdır. Dengeli içerikli sukulent besinleri tercih edilmelidir. Aşırı azot uygulaması yaprak dokusunun yumuşamasına ve renk kaybına neden olabilir.
Çoğaltma genellikle yaprak çeliği veya yan rozet ayırma yöntemi ile gerçekleştirilir. Sağlıklı bir yaprak dikkatlice ayrılır, kesik yüzey kurutulur ve geçirgen karışım üzerine yerleştirilir. Köklenme sürecinde aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Çiçeklenme döneminde rozet merkezinden ince bir çiçek sapı çıkar. Sap üzerinde küçük, çan formunda çiçekler oluşur. Çiçekler pembe veya turuncu tonlarındadır. Çiçeklenme tamamlandıktan sonra sap kesilebilir.








