
Echeveria 'Derenceana'
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Echeveria 'Derenceana'
- Familya
- Crassulaceae
- Çiçek Renkleri
- Pembe, Turuncu
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Echeveria ‘Derenceana’, Crassulaceae familyasına bağlı, kompakt rozet formu ve yumuşak pastel tonları ile dikkat çeken bir sukulent türüdür. Melezlendiği Echeveria türleri bilinmemektedir. Bitki, merkezden dışa doğru spiral biçimde dizilen yaprakları sayesinde oldukça dengeli ve simetrik bir görünüm oluşturur. Sağlıklı gelişim gösteren bireylerde rozet yapısı sıkı, dolgun ve kapalıdır; yapraklar arasında boşluk bulunmaz. Işık koşulları yetersiz olduğunda ise rozet gevşemeye başlar, yaprak araları açılır ve gövde uzaması görülebilir. Bu nedenle estetik formun korunmasında aydınlatma düzeyi belirleyici rol oynar. Yapraklar kalın, etli ve su depolama kapasitesi yüksek dokudadır. Form olarak geniş tabanlı, uca doğru daralan ve hafif sivrilen bir yapı gösterir. Uç kısmı bazı örneklerde küçük ve keskin bir çıkıntı ile sonlanabilir. Yaprak yüzeyi mat ve hafif pudramsı görünür. Bu pudramsı etki, farina adı verilen doğal mumsu tabakadan kaynaklanır. Farina, bitkinin su kaybını azaltmasına ve yoğun ışık altında yüzey koruması sağlamasına yardımcı olur. Yapraklara temas edildiğinde bu tabaka zarar görebilir ve yüzeyde kalıcı izler oluşabilir. Bu nedenle bitki mümkün olduğunca yapraklarından tutulmamalıdır.
Renk yapısı genellikle açık mavi-yeşil, soluk adaçayı ya da griye çalan pastel tonlardadır. Yeterli ışık ve özellikle serin hava koşullarında yaprak kenarlarında ince bir pembe veya kırmızımsı çerçeve belirginleşebilir. Bu kenar pigmentasyonu ışık yoğunluğu ile doğru orantılıdır. Düşük ışıkta kenar rengi zayıflar ve bitki daha düz yeşil bir tona döner. Renk geçişleri genellikle yaprak kenarlarından başlayarak dış halkada daha belirgin hâle gelir. Merkezdeki genç yapraklar daha açık ve daha yumuşak tonlarda olabilir. Echeveria ‘Derenceana’ yüksek aydınlık ihtiyacı gösterir. Gün boyunca parlak ve güçlü ışık alması, rozetin kompakt kalmasını ve kenar pigmentasyonunun gelişmesini destekler. İç mekânda yetiştirilecekse en aydınlık pencere önü tercih edilmelidir. Işık yetersizliği etiolasyona neden olur; bu durum gövdenin uzaması ve yaprak aralarının açılması ile kendini gösterir. Dış mekânda yetiştirilecekse ani ve yoğun güneş maruziyetinden kaçınılmalı, özellikle yaz aylarında bitki kademeli olarak güneşe alıştırılmalıdır. Ani öğle güneşi yaprak yüzeyinde yanıklara yol açabilir.
Toprak seçimi drenaj kapasitesi yüksek olacak şekilde yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış geçirgen karışımlar tercih edilmelidir. Ağır ve su tutucu topraklar kök bölgesinde nemin uzun süre kalmasına neden olur ve bu durum çürüme riskini artırır. Hızlı kuruyan ve hava geçirgenliği yüksek bir ortam, sağlıklı kök gelişimi açısından önemlidir. Saksı içindeki toprak tamamen kuruduğunda sulama yapılmalıdır. Yalnızca yüzeyin kuruması yeterli değildir; alt katmanların da kuru olduğundan emin olunmalıdır. Sulama sırasında rozet merkezine su dolmamasına dikkat edilmelidir. Yaprak aralarında biriken su mantari problemlere zemin hazırlayabilir. Fazla su mutlaka saksı altındaki drenaj deliğinden tahliye edilmelidir.
Saksı seçimi kök hacmine uygun olmalıdır. Gereğinden büyük saksılar toprağın daha uzun süre nemli kalmasına neden olur. Drenaj deliği bulunan saksılar kullanılmalı ve mümkünse toprak saksı tercih edilmelidir. Bu, nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olur. Çoğaltma genellikle yaprak çeliği veya yan rozet ayırma yöntemiyle yapılır. Sağlıklı bir yaprak dipten dikkatlice ayrılır ve kesik yüzey birkaç gün kurutulduktan sonra geçirgen karışım üzerine yerleştirilir. Köklendirme sürecinde aşırı sulama yapılmamalıdır. Çiçeklenme döneminde rozet merkezinden ince bir çiçek sapı yükselir. Sap üzerinde küçük, çan formunda çiçekler oluşur. Çiçekler pembe ya da turuncu tonlardadır. Çiçeklenme tamamlandıktan sonra sap kesilerek bitkinin enerjisinin yeniden vejetatif büyümeye yönlendirilmesi sağlanabilir.








