
Echeveria cuspidata var. zaragozae
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Echeveria cuspidata var. zaragozae
- Diğer İsimleri
- Echeveria cuspidata var. gemmula
- İsim Kökeni
- Echeveria zaragozae tür adı, "Zaragoza" anlamına gelir ve bu türün ortaya çıktığı Meksika'nın Nuevo León kentindeki Zaragoza şehrine atıfta bulunur.
- Familya
- Crassulaceae
- Çiçek Renkleri
- Kırmızı, Turuncu, Pembe
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Echeveria cuspidata var. zaragozae, Crassulaceae familyasına ait, Echeveria cuspidata türünün varyetesi olarak tanımlanan kompakt rozetli bir sukulenttir. Bu varyete, türün genel özelliklerini taşımakla birlikte daha belirgin sivri yaprak uçları ve ışığa bağlı olarak yoğunlaşan kenar renklenmesi ile ayırt edilir. Bitki çoğunlukla simetrik ve yere yakın bir rozet oluşturur. Gövde kısa ve kalındır; genç bireylerde yapraklar gövdeyi tamamen kaplar. Zamanla alt yaprakların kuruması ile kısa bir gövde kısmı görünür hâle gelebilir.
(Echeveria cuspidata türünün bir başka varyetesi olan Echeveria cuspidata var. gemmula sukulentin yayılışı Echeveria cuspidata var. zaragozae' e göre sadece 100 metre (330 fit) uzaklıktadır ve bu iki varyete arasında gözle görülmeyecek kadar farklılıklar mevcuttur. Bu nedenle, Echeveria cuspidata var. gemmula, 2017 yılında Echeveria cuspidata var. zaragozae'nin bir diğer ismi olarak kabul edilmiştir.)
Yapraklar kalın, sert dokulu ve üçgensi-mızraksı formdadır. Uç kısımlar belirgin şekilde sivridir ve bu özellik bitkiye karakteristik görünüm kazandırır. Yaprak yüzeyi genellikle hafif mumsu bir tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka, su kaybını azaltmaya yardımcı olur ve yaprağa mat bir görünüm verir. Renk tonları açık gri-yeşilden mavimsi yeşile kadar değişebilir. Güçlü ışık altında yaprak uçları ve kenarlarında kırmızı ya da koyu pembe tonlar oluşabilir. Bu renklenme, ışık yoğunluğuna bağlı pigment artışından kaynaklanır. Yaprak yüzeyine sürekli temas edilmesi mumsu tabakanın zarar görmesine neden olabilir. Echeveria cuspidata var. zaragozae yüksek aydınlık ister. İç mekânda yetiştirilecekse doğrudan gün ışığı alan bir pencere önü tercih edilmelidir. Gün boyu güçlü ve dolaylı ışık, rozetin kompakt ve sık kalmasını sağlar. Yetersiz ışıkta yaprak araları açılır ve bitki uzama eğilimi gösterir. Dış mekânda bakılacaksa yaz aylarında ani ve yakıcı öğle güneşine maruz bırakılmamalıdır. Güneşe alıştırma süreci kademeli yapılmalıdır.
Toprak seçimi drenaj kapasitesi yüksek olacak şekilde yapılmalıdır. Sukulent ve kaktüsler için hazırlanmış mineral ağırlıklı karışımlar uygundur. Su tutma kapasitesi yüksek ağır topraklar kök çürümesine neden olabilir. Sulama prensibi, saksı içindeki karışım tamamen kuruduktan sonra su vermektir. Yalnız yüzey değil, alt katmanların da kuruduğundan emin olunmalıdır. Sulama sırasında rozet merkezine su birikmemesi sağlanmalıdır. Sürekli nemli kalan yaprak dipleri mantari problemlere zemin hazırlayabilir. Saksı seçiminde drenaj deliği önemlidir. Toprak saksı kullanımı, karışımın daha hızlı kurumasına katkı sağlar. Saksı çapı kök sistemiyle orantılı seçilmelidir. Gereğinden büyük saksılar, toprakta uzun süre nem kalmasına yol açabilir. Bu durum çürüme riskini artırır. Saksı değişimi genellikle ilkbaharda yapılmalıdır.
Çoğaltma yaprak çeliği ve yan sürgün ayırma yöntemleriyle mümkündür. Sağlıklı ve dolgun bir yaprak gövdeden dikkatlice ayrılır. Kesik yüzey birkaç gün kurutulduktan sonra geçirgen karışım üzerine yerleştirilir. Köklenme sürecinde aşırı sulama yapılmaz. Yan sürgünler ana bitkiden ayrılarak benzer şekilde köklendirilebilir. Gübreleme yalnızca aktif büyüme döneminde ve düşük dozda uygulanmalıdır. İlkbaharda sukulentlere uygun dengeli içerikli bir besin kullanılabilir. Yüksek azotlu gübreler yaprak dokusunun zayıflamasına neden olabilir. Çiçeklenme genellikle ilkbahar sonu ile yaz başında gerçekleşir. Rozet merkezinden yükselen ince ve uzun bir çiçek sapı üzerinde çan biçimli çiçekler oluşur. Çiçekler çoğunlukla sarı, turuncu veya pembe tonlardadır. Çiçeklenme, yeterli ışık ve sağlıklı gelişim ile ilişkilidir. Çiçek sapı kuruduktan sonra dipten kesilebilir.








