
Conophytum violaciflorum
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Conophytum violaciflorum Schick & Tischer
- Diğer İsimleri
- Conophytum anjametae, Conophytum geometricum
- Familya
- Aizoaceae
- Çiçek Renkleri
- Pembe, Mor
- Kökeni
- Güney Afrika
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Conophytum violaciflorum, Aizoaceae familyasına bağlı, küçük ve sık kümelenen başları ile mor-pembe tonlardaki çiçekleri sayesinde dikkat çeken bir Conophytum türüdür. Tür adındaki “violaciflorum” ifadesi, çiçek rengindeki menekşe, mor ya da eflatun tonlara gönderme yapar. Bu tür, özellikle çiçeklenme döneminde küçük gövdelerinin arasından yükselen canlı renkli çiçekleriyle oldukça dekoratif bir görünüm kazanır.
Conophytum violaciflorum’un görünen gövdesi, iki etli yaprağın birleşmesiyle oluşur. Başlar çoğunlukla küçük, yuvarlak-oval, kısa ve çift loblu yapıdadır. Üst bölümde iki yaprağın birleşme hattını gösteren kısa bir yarık bulunur. Bu yarık bazı bireylerde ince bir çizgi gibi görünürken, bazı örneklerde daha belirgin ve hafif çökük olabilir. Yeni yaprak gelişimi ve çiçeklenme bu merkez bölümden gerçekleşir. Bu türün başları genellikle gri-yeşil, açık yeşil, mavimsi yeşil veya mat zeytin yeşili tonlarında görülür. Yüzeyde ince koyu noktalar, hafif beneklenmeler ve bazı örneklerde daha silik çizgisel desenler bulunabilir. Gövde yapısı parlak ve aşırı şişkin değil, daha sakin ve kompakt bir görünümdedir. Işık, mevsim ve su durumu gövde renginde küçük farklılıklar oluşturabilir.
Conophytum violaciflorum zamanla çok başlı kümeler meydana getirir. Genç bitkiler birkaç baştan oluşurken, olgun örneklerde saksı yüzeyini kaplayan sıkı koloniler gelişebilir. Görsellerde de görüldüğü gibi başlar birbirine yakın durur ve aralarda kurumuş eski yaprak kılıfları bulunabilir. Bu kılıflar bitkinin doğal yenilenme sürecinin parçasıdır ve her zaman bakım hatası olarak değerlendirilmemelidir.
Çiçekleri türün en dikkat çekici özelliğidir. Conophytum violaciflorum genellikle pembe, mor, eflatun veya menekşe tonlarında çiçekler açar. Çiçekler ince taç yapraklı, yıldızsı ve gövdelere oranla oldukça belirgindir. Çiçek sapları başların merkezinden yükselir ve küçük gövdelerin üzerinde zarif bir kontrast oluşturur. Olgun ve sağlıklı kümelerde aynı dönemde çok sayıda çiçek görülebilir.
Çiçeklenme çoğunlukla aktif büyüme dönemiyle bağlantılıdır. Bitki yaz dinlenmesini sağlıklı geçirmişse ve sonbaharda doğru şekilde sulanmaya başlanmışsa tomurcuk oluşturma ihtimali artar. Yetersiz ışık, yaz döneminde fazla sulama veya ağır toprak kullanımı çiçeklenmeyi zayıflatabilir. Tomurcuk oluşumu başladıktan sonra bitkinin yeri sık değiştirilmemeli ve kök bölgesi rahatsız edilmemelidir.
Conophytum violaciflorum serin dönemde aktif büyüyen bir türdür. Büyüme dönemi genellikle sonbaharda başlar. Hava sıcaklıkları düştükçe kök sistemi yeniden aktifleşir, başlar daha diri görünür ve yeni gelişim başlar. Kış boyunca büyüme yavaş ama düzenli şekilde devam edebilir. İlkbaharın ilerleyen dönemlerinde bitki yavaşlamaya başlar ve yaz dinlenmesine hazırlanır.
Yaz ayları bu tür için dinlenme dönemidir. Bu süreçte başlar daha kuru, mat veya hafif büzüşmüş görünebilir. Eski yaprak çifti kuruyarak yeni başları saran ince ve kâğıtsı bir kılıfa dönüşür. Bu durum Conophytum türlerinde normaldir. Eski kılıflar tamamen kuruyup gevşemeden temizlenmemelidir. Erken müdahale, alttaki taze dokulara zarar verebilir.
Işık ihtiyacı bakımından Conophytum violaciflorum parlak fakat yakıcı olmayan aydınlık ister. Sabah güneşi alan konumlar bu tür için uygundur. İç mekânda yetiştirilecekse doğu cepheli pencere önü veya gün boyunca güçlü dolaylı ışık alan bir alan tercih edilmelidir. Güney ve batı cephelerde yaz aylarında öğle güneşi filtrelenmelidir. Dış mekânda yetiştirilecekse hava akımı olan, sabah güneşi alan ve günün en sıcak saatlerinde korunaklı kalan yerler daha güvenlidir.
Yetersiz ışıkta başlar gevşeyebilir, uzayabilir ve doğal kompakt formunu kaybedebilir. Çiçeklenme de zayıflayabilir. Buna karşılık çok sert güneş, özellikle sıcak havalarda gövde yüzeyinde renk solması, yanık izleri veya doku bozulması oluşturabilir. Bu nedenle bitki güçlü ışık almalı, ancak yaz sıcaklarında doğrudan ve yakıcı güneş altında bırakılmamalıdır.
Toprak karışımı mineral ağırlıklı, havadar ve hızlı kuruyan yapıda olmalıdır. Conophytum violaciflorum küçük köklü bir türdür ve uzun süre nemli kalan karışımlarda sağlıklı gelişmez. Pomza, lav taşı, zeolit, iri dere kumu, ince çakıl ve az miktarda geçirgen sukulent toprağı kullanılabilir. Torf oranı yüksek, sıkışan ve geç kuruyan karışımlar bu tür için uygun değildir.
Saksı seçimi yapılırken bitkinin küçük kök hacmi dikkate alınmalıdır. Conophytum violaciflorum derin ve büyük saksılara ihtiyaç duymaz. Gereğinden büyük kaplarda fazla toprak bulunduğu için sulama sonrası kuruma süresi uzar. Bu da kök çevresinde fazla nem kalmasına yol açabilir. Küçük, drenaj delikli ve çok derin olmayan saksılar tercih edilmelidir. Kümelenme arttığında, derinlikten çok yüzey alanı sağlayan kaplar daha kullanışlı olur.
Sulama bu türde çok kontrollü yapılmalıdır. Conophytum violaciflorum sabit gün aralıklarına göre sulanmamalıdır. Aktif büyüme döneminde, toprak tamamen kuruduktan sonra ölçülü şekilde su verilmelidir. Sonbahar ve kış aylarında yapılan sulamalarda amaç toprağı sürekli nemli tutmak değil, köklerin ihtiyaç duyduğu nemi kısa süreli olarak sağlamaktır. Saksı altında su bekletilmemelidir.
İlkbaharın sonlarına doğru sulama azaltılmalıdır. Yaz dinlenmesi başladığında su çok sınırlı tutulmalıdır. Bu dönemde başların hafif büzüşmesi normaldir. Bitkiyi yaz boyunca sürekli dolgun tutmaya çalışmak doğru değildir. Sıcak havada yapılan fazla sulama kök kaybına, gövde yumuşamasına ve bitkinin genel sağlığının bozulmasına neden olabilir. Yaz aylarında kuru tarafta kalmak bu tür için daha güvenli bir yaklaşımdır.
Çiçeklenme döneminde sulama düzeni ani şekilde değiştirilmemelidir. Tomurcuk görülmesi, bitkinin daha fazla su istediği anlamına gelmez. Toprak tamamen kurumadan yeniden sulama yapılmamalıdır. Solan çiçekler tamamen kuruduktan sonra dikkatlice temizlenebilir. Ancak merkez yarık zorlanmamalıdır; çünkü bu bölge hem çiçeklenme hem de yeni yaprak gelişimi için hassastır.
Conophytum violaciflorum çoğaltılması genellikle olgun kümelerin bölünmesiyle yapılır. Bitki yeterli sayıda baş oluşturduğunda, aktif büyüme dönemine yakın bir zamanda dikkatlice ayrılabilir. Ayrılan parçaların sağlıklı kök bağlantısı taşıması önemlidir. Bölme işleminden sonra hemen yoğun sulama yapılmamalıdır. Zedelenmiş dokuların kuruması ve bitkinin yeni ortamına uyum sağlaması beklenmelidir. Tohumla üretim de mümkündür; ancak yavaş ilerleyen bir yöntemdir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Conophytum violaciflorum yoğun besin isteyen bir tür değildir. Fazla gübreleme başların doğal sıkı yapısını bozabilir, dokuları yumuşatabilir ve bitkinin mevsimsel ritmini olumsuz etkileyebilir. Sadece sukulentler için üretilmiş besin ve gübreler kullanılmalıdır. Dinlenme döneminde gübre verilmemelidir.









