Conophytum lithopsoides 'kennedyi'

Conophytum lithopsoides 'kennedyi'

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Conophytum lithopsoides 'kennedyi'
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Pembe
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Conophytum lithopsoides kennedyi, Aizoaceae familyasında yer alan, küçük boyutlu, yarı saydam görünümlü yaprak dokusu ve mor-pembe çiçekleriyle tanınan özel bir Conophytum formudur. Conophytum lithopsoides türünün genel yapısını taşır; bitkinin görünen kısmı, karşılıklı iki etli yaprağın büyük ölçüde birleşmesiyle oluşan kompakt başlardan meydana gelir. Bu yapı, bitkinin suyu yaprak dokusunda depolamasını sağlar ve kurak dönemlere uyumunu destekler. Conophytum lithopsoides kennedyi, çoğunlukla alçak, yuvarlak ve küçük başlar halinde gelişir. Uygun koşullarda zamanla yeni başlar oluşturarak sıkı fakat kontrollü kümeler meydana getirebilir. Bu formun bakımında esas hedef, bitkinin doğal ritmini korumak, yaprakların dolgun ve sağlıklı kalmasını sağlamak ve özellikle sulama dönemlerini doğru belirlemektir.

Conophytum lithopsoides kennedyi yaprak özellikleri bakımından oldukça dikkat çekici bir görünüme sahiptir. Başlar genellikle küçük, etli, yuvarlağa yakın veya hafif kalp biçimli yapıdadır. Her baş dışarıdan tek bir minyatür gövde gibi görünse de, aslında birleşmiş iki yapraktan oluşur. Üst kısımda iki yaprağın birleşim hattını gösteren kısa ve dar bir yarık bulunur. Yeni yaprak oluşumu ve çiçeklenme bu açıklıktan gerçekleşir. Yaprak rengi çoğunlukla canlı yeşil, açık yeşil, sarımsı yeşil veya hafif saydam yeşil tonlarında görülebilir. Bazı örneklerde yüzey üzerinde ince noktasal dokular ya da daha açık renkli küçük benekler fark edilebilir. Bu benekli ve yarı saydam görünüm, türün lithopsoides grubuna özgü taş benzeri yapısını güçlendirir. Sağlıklı bitkilerde başlar kısa, dolgun, diri ve yüzeye yakın durur.

Conophytum lithopsoides kennedyi, ana tür olan Conophytum lithopsoides ile aynı temel büyüme düzenini paylaşır; ancak daha canlı yeşil, daha parlak ve daha yarı saydam baş yapısıyla ayırt edilebilir. Ana türde kahverengimsi, morumsu veya daha koyu tonlara yaklaşan renklenmeler görülebilirken, kennedyi formunda yeşil tonlar daha belirgin olabilir. Ayrıca çiçek rengi çoğunlukla pembe, mor-pembe veya fuşya tonlarına yakın canlı bir görünüm sergiler. Bu renkli çiçekler, küçük yeşil başların üzerinde belirgin bir kontrast oluşturur. Bakım ihtiyaçları ana türle büyük ölçüde benzerdir; ancak yaprak dokusunun hassas yapısı nedeniyle sert güneş, fazla su ve ağır toprak koşullarına karşı dikkatli olunmalıdır.

Bu formun gelişim döngüsü yıl boyunca sabit değildir. Conophytum lithopsoides kennedyi, serin dönemde aktif büyüyen ve sıcak yaz döneminde dinlenmeye çekilen sukulentler arasında değerlendirilir. Sonbaharda bitki yeniden gelişime başlar. Bu dönemde kök sistemi daha etkin çalışır, yeni yaprak çifti güçlenir ve uygun koşullarda çiçeklenme görülebilir. Kış aylarında büyüme yavaş fakat devam eden bir süreçtir. İlkbaharın ilerleyen kısmında gelişim hızı azalır ve bitki yaz dinlenmesine hazırlanır. Dinlenme döneminde eski yaprak dokusu kuruyarak içeride gelişen yeni yaprak çiftini çevreleyen ince bir dış tabaka oluşturur. Bu dış kılıf, bitkinin doğal yenilenme sürecinin parçasıdır. Bu aşamada bitkinin hafif büzüşmesi, dış yüzeyin kuruması veya eski yaprak kalıntılarının görülmesi olağan kabul edilir.

Işık ihtiyacı bakımından Conophytum lithopsoides kennedyi parlak fakat kontrollü aydınlık ister. Yeterli ışık alan bitkiler daha kompakt gelişir, yaprak rengi daha canlı kalır ve çiçeklenme ihtimali artar. Ancak sıcak yaz döneminde uzun süreli doğrudan güneş, küçük ve etli yaprak dokusunda yüzey hasarına neden olabilir. İç mekânda yetiştirilecekse gün boyunca aydınlık kalan bir pencere önü tercih edilmelidir. Sabah güneşi alan konumlar bu form için daha dengeli sonuç verir. Güney veya batı cephede bakılacaksa yaz aylarında ışığın filtrelenmesi gerekir. Dış mekânda yetiştirilecek bitkiler için hava akımı bulunan, sabah güneşi alan ve günün en sıcak saatlerinde korunan bir alan uygundur. Düşük ışıkta başlar gevşeyebilir, yeşil tonlar soluklaşabilir ve çiçeklenme zayıflayabilir.

Conophytum lithopsoides kennedyi için toprak karışımı mineral ağırlıklı, gevşek ve hızlı kuruyan yapıda olmalıdır. Bu form, suyu uzun süre tutan yoğun organik karışımlarda sağlıklı gelişmez. Küçük kök sistemi, sulama sonrası kısa süre nemden yararlanmalı ve ardından yeniden hava alabilmelidir. Pomza, lav taşı, iri dere kumu, perlit ve ince çakıl gibi mineral malzemeler karışımda kullanılabilir. Hazır kaktüs ve sukulent toprağı tercih edilecekse, tek başına kullanılmamalı; mineral içerikle daha geçirgen hale getirilmelidir. Toprakta amaç suyu uzun süre saklamak değil, sulama sonrasında kök çevresini kısa süre nemlendirip daha sonra hızla kurumasını sağlamaktır. Geç kuruyan ve sıkışan topraklar, bu türde yaprak dokusunun zayıflamasına ve kök sağlığının bozulmasına yol açabilir.

Saksı seçimi yapılırken bitkinin küçük yapısı dikkate alınmalıdır. Conophytum lithopsoides kennedyi büyük ve derin saksılara ihtiyaç duymaz. Kök hacmine göre fazla büyük kaplar, gereğinden fazla toprak içerdiği için kuruma süresini uzatır. Bu durum özellikle serin dönemlerde kök çevresinde istenmeyen nem birikimine neden olabilir. Drenaj deliği bulunan saksılar kullanılmalıdır. Toprak saksı, karışımın daha kontrollü kurumasına yardımcı olduğu için uygun bir seçenektir. Bitki zamanla kümelenme gösterirse, çok derin olmayan fakat ölçülü genişlik sağlayan bir saksıya alınabilir. Saksı değişimi sık yapılmamalıdır. Toprak yapısı bozulduğunda, kök çevresi sıkıştığında veya bitki mevcut alanı doldurduğunda yeni karışıma alınması yeterlidir. Saksı değişimi sonrasında sulama dikkatli başlatılmalıdır.

Sulama düzeni Conophytum lithopsoides kennedyi bakımında en hassas konulardan biridir. Sulama sabit gün aralıklarına göre değil, bitkinin aktif büyüme dönemi ve toprağın tamamen kuruma durumuna göre yapılmalıdır. Sonbahar ve kış döneminde bitki aktifken, karışım tüm katmanlarıyla kuruduktan sonra ölçülü sulama uygulanabilir. Sulama sırasında kök bölgesi dengeli şekilde nemlenmeli, fazla su saksıdan dışarı akmalıdır. Bir sonraki sulama için yalnızca yüzeyin kuru olması yeterli değildir; alt katmanların da kurumuş olması gerekir. Yaz dinlenmesi sırasında sulama belirgin şekilde azaltılmalıdır. Eski yaprak kılıfı yeni yaprakları sararken fazla su verilmesi, bitkinin doğal yenilenme düzenini bozabilir. Bu dönemde hafif büzüşme, matlaşma ve dış tabakada kuruma normaldir.

Conophytum lithopsoides kennedyi çiçekleri, küçük yaprak başlarının üst kısmındaki dar yarıktan çıkan ince saplar üzerinde açar. Çiçek rengi canlı pembe, mor-pembe, lila veya fuşya tonlarında görülür. Taç yapraklar ince, uzun ve ışınsal dizilimlidir. Bazı örneklerde çiçeğin iç kısmı daha açık, dışa doğru uzanan taç yapraklar ise daha canlı renkte olabilir. Tomurcuklar açılmadan önce mor ya da pembe tonlu küçük bir yapı şeklinde belirir. Çiçeklenme genellikle aktif büyüme döneminde gerçekleşir. Düzenli çiçeklenme için yeterli ışık, sağlıklı kök sistemi, geçirgen toprak ve yaz dinlenmesinin bozulmadan tamamlanması gerekir. Düşük ışık, ağır toprak ve fazla sulama çiçeklenme performansını azaltabilir.

Conophytum lithopsoides kennedyi çoğaltılması genellikle olgun kümelerin bölünmesiyle yapılır. Bitki birden fazla baş oluşturduğunda, aktif gelişim dönemine yakın bir zamanda dikkatlice ayrılabilir. Ayrılan her parçanın sağlıklı kök bağlantısına sahip olması gerekir. Kökü zayıf parçalar dikimden sonra hemen yoğun sulanmamalıdır. Bölme işlemi sonrasında bitkinin yeni ortama uyum sağlaması beklenmelidir. Tohumla üretim de mümkündür; ancak bu yöntem daha yavaş ilerler ve fide döneminde daha kontrollü bakım ister. Genç fideler küçük yapılı olduğu için nem, sıcaklık ve ışık dengesi dikkatli yönetilmelidir. Çoğaltma sırasında temiz, mineral ağırlıklı ve hızlı kuruyan karışımlar tercih edilmelidir.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır.  Conophytum lithopsoides kennedyi yoğun besin isteyen bir form değildir. Yüksek azotlu gübreler başların gereğinden fazla yumuşamasına, kompakt yapının bozulmasına ve doğal gelişim dengesinin zayıflamasına neden olabilir. Sadece sukulentler için üretilmiş besin ve gübreler kullanılmalıdır.

Instagram'da Takip Et
@insukuland