
Conophytum angelicae ssp. tetragonum
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Conophytum angelicae ssp. tetragonum
- Familya
- Aizoaceae
- Çiçek Renkleri
- Kırmızı
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Conophytum angelicae ssp. tetragonum, Aizoaceae familyasına bağlı, çok küçük yapılı ve kompakt gelişen bir Conophytum angelicae alt türüdür. Bitki, çoğu Conophytum’da olduğu gibi iki etli yaprağın birleşmesiyle oluşan minyatür gövde çiftleri meydana getirir. Bu gövdeler su depolayan, kısa boylu ve taş benzeri bir yapıdadır. Alt tür adındaki “tetragonum” ifadesi, gövde formunda daha köşeli, dörtgenimsi veya belirgin yüzey hatları taşıyan bir görünüme işaret eder. Conophytum angelicae ssp. tetragonum bakımı yapılırken en önemli konu, bitkinin aktif büyüme ve dinlenme dönemlerinin doğru takip edilmesidir. Bu bitki yıl boyunca aynı sıklıkta sulanmaz.
Conophytum angelicae ssp. tetragonum’un gövdeleri küçük, etli, basık veya hafif köşeli görünümlü olabilir. Gövde yüzeyi düz, hafif pütürlü, çizgili ya da yarı saydam dokulu görünebilir. Renkler yetiştirme koşullarına göre açık yeşil, sarımsı yeşil, gri-yeşil, zeytin yeşili veya hafif kahverengimsi tonlara yaklaşabilir. Güçlü fakat kontrollü ışık altında gövde daha sıkı kalır ve rengi daha karakteristik hale gelir. Sağlıklı bir bitki dolgun, diri ve kompakt görünür. Gövdenin aşırı şişmesi, saydamlaşması, tabandan yumuşaması veya çökmesi genellikle fazla sulama ve kök bozulmasıyla bağlantılıdır.
Conophytum angelicae ssp. tetragonum parlak ışık ister; ancak küçük gövde yapısı nedeniyle sert güneşe karşı dikkatli olunmalıdır. İç mekânda en uygun yer, bol aydınlık alan bir pencere önüdür. Sabah güneşi veya günün daha yumuşak saatlerindeki direkt ışık bitkinin formunu korumasına yardımcı olur. Öğle saatlerinde cam arkasından gelen yoğun güneş, özellikle sıcak dönemlerde gövde yüzeyinde yanık lekelerine neden olabilir. Işık yetersiz olduğunda gövde gevşer, uzar ve doğal kompakt görünümünü kaybedebilir. Işık seviyesi artırılacaksa bu geçiş yavaş yapılmalıdır.
Toprak karışımı çok geçirgen, mineral ağırlıklı ve hızlı kuruyan yapıda olmalıdır. Conophytum angelicae ssp. tetragonum küçük kök sistemine sahip olduğu için kök çevresinde uzun süre nem kalması risklidir. Kaktüs ve sukulent toprağı temel karışım olarak kullanılabilir; ancak tek başına fazla organik kalıyorsa ponza, lav taşı, iri perlit, dere kumu, küçük çakıl veya benzeri mineral malzemelerle desteklenmelidir. Amaç, sulama sonrası suyun hızlı süzülmesi ve kök çevresinin kısa sürede havalanmasıdır. Torf oranı yüksek, sıkışan ve geç kuruyan karışımlar bu alt tür için uygun değildir. Saksıda mutlaka drenaj deliği bulunmalıdır.
Sulama mevsime göre ayarlanmalıdır. Conophytum angelicae ssp. tetragonum sulama düzeninde aktif büyüme döneminde toprak tamamen kuruduktan sonra az ve kontrollü sulama yapılabilir. Sulama sırasında su kök bölgesine ulaşmalı, fazla su saksı altından dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında su bekletilmemelidir. Dinlenme döneminde sulama büyük ölçüde azaltılmalı, bitki kuruya yakın tutulmalıdır. Eski yapraklar buruşup kılıf haline gelirken bitki susuz kalmış gibi görünebilir; fakat bu doğal yenilenme sürecidir. Bu aşamada verilen gereksiz su, içte gelişen yeni gövdeye zarar verebilir.
Conophytum angelicae ssp. tetragonum eski yaprak çiftini tüketerek yenilenir. Dıştaki eski yaprak zamanla incelir, kurur ve bitkinin çevresinde koruyucu bir kılıf gibi kalabilir. Bu görüntü hastalık ya da bakım hatası olmak zorunda değildir. Eski kılıf tamamen kurumadan koparılmamalıdır. Erken müdahale, alttaki yeni ve hassas gövdenin zarar görmesine neden olabilir. Bu süreçte sulama aceleye getirilmemelidir. Bitkinin doğal döngüsü tamamlandığında eski kılıf daha kolay ayrılır veya olduğu yerde kalabilir.
Sıcaklık açısından serin, aydınlık ve havadar koşullar daha dengelidir. Conophytum angelicae ssp. tetragonum aşırı sıcak, nemli ve havasız ortamlarda zorlanabilir. Yazın dinlenme eğilimi gösterdiği dönemde sulama azaltılmalı ve bitki büyümeye zorlanmamalıdır. Serin dönemlerde aktif gelişim daha belirgin olabilir. Don olaylarından korunmalıdır. İç mekânda kalorifer yakını, kapalı fanus, havasız raf veya nemin uzun süre kaldığı alanlar uygun değildir. İyi hava dolaşımı, hem gövde yüzeyinin kuru kalmasına hem de kök sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Conophytum angelicae ssp. tetragonum çiçekleri küçük gövde yapısına göre oldukça dikkat çekici olabilir. Çiçekler genellikle iki yaprak arasındaki yarıktan çıkar. Renkleri turuncu, kırmızımsı turuncu tonlaradadır. Çiçeklenme için doğru mevsimsel bakım, yeterli ışık, sağlıklı kök sistemi ve dinlenme döneminin düzgün geçirilmesi önemlidir. Çiçeklenme başladığında sulama artırılmamalıdır. Tomurcuk veya çiçek oluşumu, toprağın sürekli nemli tutulması gerektiği anlamına gelmez.
Gübreleme çok düşük seviyede tutulmalıdır. Conophytum angelicae ssp. tetragonum gübreleme işlemi yalnızca aktif büyüme döneminde, seyrek ve düşük dozda yapılmalıdır. Küçük gövdeli Conophytum türleri yoğun besin istemez. Fazla gübre gövdelerin gereğinden fazla şişmesine, doğal kompakt formun bozulmasına ve dokuların hassaslaşmasına neden olabilir. Düşük azotlu, kaktüs ve sukulentlere uygun bir gübre kullanılacaksa önerilen dozun çok altında verilmelidir. Dinlenme döneminde, eski yapraklar kururken, yeni saksıya alınmış veya kök sorunu olan bitkilerde gübreleme yapılmamalıdır.
Saksı küçük, sığ ve drenajlı olmalıdır. Conophytum angelicae ssp. tetragonum için derin ve büyük saksılar gerekli değildir. Fazla büyük saksıda toprak geç kurur ve bu durum çürüme riskini artırır. Kök hacmine uygun küçük bir kap daha güvenlidir. Toprak saksı, fazla nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Saksı değişimi sık yapılmamalıdır. Gerekli olduğunda aktif büyüme döneminin başı tercih edilmeli, işlemden sonra bitki hemen sulanmamalıdır. Kökler ince ve hassas olduğu için saksı değişiminde sert müdahaleden kaçınılmalıdır.
Conophytum angelicae ssp. tetragonum üretimi tohumla veya kümelenmiş bitkilerde dikkatli ayırma yöntemiyle yapılabilir. Tohumla üretim yavaş ilerler; ancak sağlıklı çoğaltma için uygundur. Tohumlar mineral ağırlıklı, hafif ve steril bir karışımın yüzeyine yakın ekilmelidir. Çimlenme döneminde ortam hafif nemli tutulabilir, fakat havasız ve aşırı ıslak bırakılmamalıdır. Küçük fideler fazla neme karşı hassastır. Kümelenmiş bitkiler ayrılacaksa her parçada sağlıklı kök bağlantısı bulunmalıdır. Ayırma işleminden sonra bitki hemen sulanmamalı, zarar gören dokuların kuruması beklenmelidir.









