
Dasylirion quadrangulatum
- Aile Ağacı
- Yaygın İsmi
- Toothless Desert Spoon, Mexican Grass Tree
- Bilimsel İsmi
- Dasylirion quadrangulatum S.Watson
- Diğer İsimleri
- Dasylirion longissimum
- Familya
- Asparagaceae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Dasylirion quadrangulatum, Asparagaceae familyasına ait, uzun ömürlü ve her dem yeşil bir bitki türüdür. Doğal olarak Meksika’nın kuzeydoğusundaki kurak ve yarı kurak bölgelerde yetişir. Taşlı yamaçlar, kireç taşı ağırlıklı zeminler, mevsimsel olarak kuruyan su yolları ve açık çalılık alanlar türün doğal yaşam ortamları arasındadır. Bu koşullar, bitkinin güçlü ışığa, düzensiz yağışlara ve suyun kök çevresinden hızla uzaklaştığı topraklara uyum sağlamasına neden olmuştur. Dasylirion quadrangulatum bakımında yoğun aydınlık, geçirgen toprak ve sulamalar arasında yeterli kuruma süresi sağlanmalıdır.
Genç Dasylirion quadrangulatum bitkileri, toprağa yakın konumlanan yoğun ve küresel bir yaprak rozeti oluşturur. Bitkinin yaşı ilerledikçe rozetin altında sağlam ve odunsu bir gövde belirginleşir. Gövde gelişimi oldukça yavaştır. Saksıda yetiştirilen örneklerin uzun yıllar boyunca kısa gövdeli kalması normaldir. Doğal ortamındaki yaşlı bitkiler birkaç metreye ulaşabilen güçlü gövdeler geliştirebilse de kap içindeki büyüme daha sınırlı gerçekleşir.
Gövde çoğunlukla dik, kalın ve dallanmadan gelişir. Alt yapraklar yaşlandıkça kurur ve bir süre gövdenin çevresinde kalabilir. Kurumuş yaprak tabanları zamanla gövde üzerinde lifli ve düzensiz bir yüzey meydana getirir. Tamamen kuruyan dış yapraklar temizlenebilir; ancak henüz yeşil olan yapraklar kesilmemeli ve yaprak tabanları gövdeden zorla çekilmemelidir. Bu işlem canlı gövde dokusuna ve rozet merkezine zarar verebilir.
Dasylirion quadrangulatum yaprakları çok dar, uzun, sert ve çizgisel yapıdadır. Rozetin merkezinden çok sayıda yaprağın çevreye doğru yayılması, sık ve küresel bir görünüm oluşturur. Yapraklar yaşlarına ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak yaklaşık bir metreye veya daha fazla uzunluğa ulaşabilir. Buna karşılık genişlikleri oldukça sınırlıdır. İnce yapraklar uzaktan bakıldığında sert çim yapraklarını veya kalın telleri andırabilir.
Tür adındaki “quadrangulatum” ifadesi, yaprakların enine kesitinin yuvarlak veya tamamen düz olmamasıyla ilişkilidir. Yapraklar dört köşeli ya da dört yüzeyli bir kesite yaklaşan yapı gösterebilir. Bu özellik özellikle olgun ve sağlıklı yapraklarda daha belirgin biçimde fark edilir. Yaprakların üst ve alt yüzeyleri arasında keskin geçişlerin bulunması, bitkiyi düz ve şerit biçimli yapraklara sahip Dasylirion türlerinden ayırır.
Yaprak rengi çoğunlukla açık yeşil, griye çalan yeşil veya orta yeşildir. Yüzey düzgün ve serttir. Bazı bitkilerde hafif mat bir görünüm oluşsa da Dasylirion glaucophyllum gibi yoğun mavi ve pudramsı yaprakları olan türlerdeki kadar belirgin bir mumsu tabaka görülmez. Yaprak rengi ışık şiddetine, bitkinin yaşına ve yetiştirme ortamına göre değişebilir.
Dasylirion quadrangulatum yapraklarının en önemli özelliklerinden biri, kenarlarda belirgin kanca veya testere dişlerinin bulunmamasıdır. Dasylirion cinsindeki birçok tür keskin kenar dişlerine sahipken bu türün yaprak kenarları çoğunlukla düzgün veya çok ince pürüzlüdür. Bu nedenle bazı kaynaklarda dişsiz Dasylirion olarak tanımlanır. Kenarlarında büyük dikenler bulunmamasına rağmen yaprak uçları ince, sert ve sivri olabilir. Bitkinin taşınması sırasında gözlerin ve yüzün yaprak uçlarından korunması gerekir.
Yeni yapraklar rozetin merkezinden dik biçimde çıkar. Geliştikçe dışa doğru açılır ve yaşlandıklarında hafifçe aşağı eğilebilir. Sağlıklı bir rozetin merkezindeki yapraklar sıkı, sert ve düzgün renklidir. Merkez yapraklarının yumuşaması, koyulaşması veya kolayca yerinden çıkması büyüme noktasında nem kaynaklı bir bozulmaya işaret edebilir. Böyle bir durumda sulama durdurulmalı ve rozetin merkezi kuru tutulmalıdır.
Dasylirion quadrangulatum bakımı için doğrudan güneş alan bir konum tercih edilmelidir. Güçlü ışık, yaprakların daha sert, sık ve dengeli gelişmesini sağlar. Yeterince güneş alan bitkiler küresel rozet biçimini daha iyi korur. Işık yetersiz olduğunda yeni yapraklar gereğinden fazla uzayabilir, incelerek gevşeyebilir ve rozet bir ışık kaynağına doğru eğilmeye başlayabilir.
İç mekânda yetiştirilen bitki güneş alan geniş bir pencerenin hemen yakınına yerleştirilmelidir. Pencereden uzak noktalardaki genel oda aydınlığı uzun vadeli gelişim için yeterli değildir. Gün içinde doğrudan güneş almayan kapalı alanlarda yapay yetiştirme ışığı gerekebilir. Saksı yalnızca bir yönden ışık alıyorsa birkaç haftada bir çevrilebilir. Bitkinin yönünün her sulamada değiştirilmesi yerine daha uzun aralıklarla kontrollü dönüş yapılması rozet gelişiminin dengelenmesini sağlar.
Gölgeli ortamda yetişmiş bir Dasylirion quadrangulatum yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalıdır. Bitki önce güçlü dolaylı ışığa alınmalı, daha sonra doğrudan güneş aldığı süre kademeli olarak artırılmalıdır. Ani ışık değişimleri yaprak yüzeylerinde soluk sarı, beyazımsı veya açık kahverengi yanık bölgeleri oluşturabilir. Özellikle rozet merkezindeki yeni yapraklar, olgun dış yapraklardan daha hassastır.
Yaprakların güneş alması gerekli olsa da saksının aşırı ısınması önlenmelidir. Siyah veya koyu renkli kaplar yaz aylarında doğrudan güneş altında kök bölgesinin sıcaklığını hızla yükseltebilir. Saksının hava hareketi bulunan bir yerde tutulması ve çok küçük kaplarda köklerin sıkışmasına izin verilmemesi gerekir. Yüksek sıcaklık ile tamamen kurumuş küçük bir saksının bir araya gelmesi ince köklerde hızlı su kaybına neden olabilir.
Dasylirion quadrangulatum toprağı gevşek, iri taneli ve hızlı drenaj sağlayan yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış karışımlar kullanılabilir. Ponza, lav kırığı, iri perlit, çakıl veya yıkanmış iri kum gibi mineral malzemeler karışımın hava kapasitesini artırır. Toprak sulamadan sonra çamurlaşmamalı ve köklerin çevresinde günlerce yoğun ıslaklık oluşturmamalıdır.
Yüksek oranda ince torf içeren karışımlar tek başına uygun değildir. Torf yoğun topraklar sulamadan sonra uzun süre nemli kalabilir ve kuruduğunda suyu içine almayan sert bir kütleye dönüşebilir. Karışımda sınırlı miktarda organik bölüm bulunabilir; ancak mineral bileşenlerin oranı toprağın sıkışmasını engelleyecek düzeyde olmalıdır.
Saksının altına yalnızca taş yerleştirilmesi drenaj sorununu çözmez. Köklerin bulunduğu bütün toprak katmanlarının geçirgen olması gerekir. Ağır bir toprağın altına eklenen çakıl, üst bölümde tutulan suyun kök çevresinden uzaklaşmasını sağlamaz. Etkili drenaj; uygun toprak karışımı, açık saksı delikleri ve doğru sulama düzeninin birlikte uygulanmasıyla elde edilir.
Dasylirion quadrangulatum sulaması belirli günlere bağlı bir programla yapılmamalıdır. Sulama aralığı ortam sıcaklığına, ışık miktarına, saksının büyüklüğüne ve karışımın kuruma hızına göre değişir. İlkbahar ve yaz aylarında yeni yapraklar gelişirken toprak büyük ölçüde kuruduktan sonra sulama yapılabilir. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir. Saksının orta ve alt katmanlarında devam eden nem de kontrol edilmelidir.
Su verildiğinde kök topunun tamamı ıslatılmalı ve fazlasının drenaj deliklerinden çıkmasına izin verilmelidir. Saksı tabağında su bırakılmamalıdır. Her birkaç günde bir küçük miktarda su vermek, toprağın üst bölümünü sürekli nemli tutarken derindeki köklere yeterli su ulaşmamasına neden olabilir. Toprak kuruduktan sonra kapsamlı bir sulama uygulanması daha dengeli kök gelişimini destekler.
Tür uzun süreli kuraklığa dayanabilir; ancak aktif büyüme döneminde aylar boyunca tamamen susuz bırakılması gelişimi yavaşlatır. Uzun süre kuru kalan bitkilerde yeni yaprak oluşumu azalabilir ve yaprak uçlarında kuruma görülebilir. Buna karşılık toprağın sürekli nemli tutulması çok daha ciddi bir risktir. Havasız kalan kökler zarar gördüğünde yapraklar toprak ıslak olmasına rağmen canlılığını kaybedebilir.
Sulama doğrudan toprak yüzeyine yapılmalıdır. Suyun rozetin merkezine dökülmesi ve genç yaprakların arasında birikmesi önlenmelidir. Merkezde uzun süre kalan nem, tek büyüme noktasında doku kaybına yol açabilir. Açık alanda yağmura maruz kalan bitkiler, güçlü hava dolaşımı ve geçirgen toprak sayesinde daha hızlı kurur. Kapalı alanda ise yaprak aralarındaki su daha uzun süre kalabileceğinden sulama daha dikkatli yapılmalıdır.
Sonbaharda sıcaklıkların azalmasıyla yeni yaprak gelişimi yavaşlar. Bu dönemde sulamalar arasındaki süre uzatılmalıdır. Kışın serin ortamda tutulan Dasylirion quadrangulatum çok az su tüketir. Toprağın yaz dönemindeki sıklıkla ıslatılması kök ve gövde tabanında çürümeye neden olabilir. Özellikle düşük sıcaklık ile uzun süreli toprak neminin aynı anda devam etmesi önlenmelidir.
Kışın sıcak ve güneşli bir iç mekânda bulunan bitkinin gelişimi tamamen durmayabilir. Bu koşullarda toprak aylar boyunca kupkuru bırakılmamalıdır. Sulama yaz aylarına göre daha seyrek yapılmalı ve her uygulama öncesinde saksının alt kısımları kontrol edilmelidir. Sulama kararı mevsim adına göre değil, toprağın gerçek nem düzeyine göre verilmelidir.
Dasylirion quadrangulatum için tabanında geniş drenaj delikleri bulunan bir saksı seçilmelidir. Kök kütlesinden çok daha büyük kaplar, fazla toprağın uzun süre nemli kalmasına yol açar. Saksı köklere gelişme alanı sağlayacak kadar geniş olmalı; ancak bitkinin boyutuna göre gereksiz toprak hacmi içermemelidir.
Rozet genişledikçe ve gövde yükseldikçe bitkinin ağırlık merkezi değişir. Bu nedenle kolay devrilmeyen, ağır ve geniş tabanlı bir kap tercih edilebilir. Sırsız toprak saksılar karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olur. Plastik veya sırlı kaplarda nem daha uzun süre korunabileceğinden sulama aralıkları buna göre ayarlanmalıdır.
Saksı değişiminin her yıl yapılması gerekmez. Kökler kabı doldurduğunda, toprak fiziksel yapısını kaybettiğinde veya sulamadan sonra normalden uzun süre nemli kalmaya başladığında değişim yapılabilir. Bitki yapraklarından tutularak çekilmemelidir. Gövde tabanı ve kök topu desteklenerek dikkatlice çıkarılmalıdır.
Eski toprağın tamamı sağlam köklerden zorla ayrılmamalıdır. Kolayca dökülen ve yapısını kaybetmiş bölümler temizlenebilir. Koyu renkli, yumuşamış veya içi boşalmış kökler steril bir kesiciyle uzaklaştırılmalıdır. Köklerde kesim yapılmışsa bitki yeni saksıya dikildikten hemen sonra bol miktarda sulanmamalıdır. Kesik yüzeylerin kuruması için kısa süre beklenmesi çürüme riskini azaltır.
Dasylirion quadrangulatum kurak dağlık alanlara uyumlu olması nedeniyle belirli ölçüde serinliğe dayanabilir. Bununla birlikte saksıda yetiştirilen bitkilerin kökleri açık topraktaki örneklere göre düşük sıcaklıklardan daha hızlı etkilenir. Yerleşmiş ve kuru toprakta bulunan bitkiler kısa süreli hafif donlara, nemli toprakta bulunanlardan daha dayanıklıdır. Uzun süreli don ve kış boyunca devam eden yoğun yağıştan korunmalıdır.
Soğuk bölgelerde saksı kış boyunca aydınlık, havadar ve yağmur almayan bir yerde tutulabilir. Bitki doğrudan kalorifer veya klima çıkışının karşısına yerleştirilmemelidir. Sürekli sıcak hava akımı yaprak uçlarının hızlı kurumasına neden olabilir. Havasız ve nemli ortam ise toprak kurumasını geciktirir. Düzenli fakat sert olmayan hava hareketi yeterlidir.
Dasylirion quadrangulatum düşük hava nemine uyumludur. Yapraklara düzenli biçimde su püskürtülmesine ihtiyaç duymaz. Püskürtme uygulamaları rozet merkezinde gereksiz nem birikmesine yol açabilir. Yapraklardaki toz, kuru ve yumuşak bir fırçayla temizlenebilir. Yaprak uçları sivri olduğu için temizlik sırasında yüzün bitkiye yaklaştırılmaması gerekir.
Gübreleme yalnızca aktif gelişimin görüldüğü ilkbahar ve yaz dönemlerinde yapılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış, azot oranı düşük bir bitki besini seyreltilerek kullanılabilir. Dasylirion quadrangulatum yavaş büyüyen bir türdür ve yüksek dozlu gübreyle hızlı gelişmeye zorlanmamalıdır. Fazla azot yaprakların gereğinden uzun, yumuşak ve gevşek oluşmasına neden olabilir.
Yeni saksıya alınmış, kökleri zarar görmüş veya büyümesi durmuş bitkilere gübre verilmemelidir. Bitki besini tamamen kuru toprağa uygulanmamalı ve serin dönemde gübreleme durdurulmalıdır. Toprak yüzeyinde beyaz tuz tabakası oluşması, gübre veya sert sulama suyundan kaynaklanan mineral birikimini gösterebilir. Böyle bir durumda besleme kesilmeli ve sonraki sulamalarda suyun saksıdan tamamen süzülmesi sağlanmalıdır.
Dasylirion quadrangulatum düzenli budama gerektirmez. Yalnızca tamamen kurumuş, kırılmış veya geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmüş dış yapraklar temizlenebilir. Yeşil yaprakların kesilmesi bitkinin fotosentez alanını azaltır ve küresel rozet formunu bozar. Kurumuş yaprakların alınması sırasında canlı gövde yüzeyi kesilmemelidir.
Rozetin merkezindeki genç yapraklar bitkinin tek büyüme noktasından çıkar. Bu bölümün kesilmesi, ezilmesi veya uzun süre ıslak bırakılması ciddi hasara neden olabilir. Sağlıklı merkez yaprakları sıkı biçimde bağlıdır. Merkez yapraklarının kolayca çekilerek ayrılması, büyüme noktasındaki dokuların zarar gördüğünü gösterebilir. Bu durumda su verilmemeli, bitki kuru ve havadar bir alanda tutulmalıdır.
Dasylirion quadrangulatum çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Dasylirion cinsinde erkek ve dişi çiçekler genellikle ayrı bitkiler üzerinde meydana gelir. Bu nedenle canlı tohum oluşması için aynı dönemde çiçek açan erkek ve dişi bireylerin bulunması gerekir. Tek bir bitkinin çiçek açması her zaman tohum elde edilebileceği anlamına gelmez.
Tohumlar temiz, hava geçirgen ve suyu biriktirmeyen bir karışıma ekilmelidir. Çimlenme süresince ortam hafif nemli tutulmalı, ancak sürekli ıslak bırakılmamalıdır. Yüksek nem ve yetersiz hava hareketi genç köklerde mantari problemlere neden olabilir. Fideler yetişkin bitkilere göre uzun süreli kuraklığa daha hassastır; buna rağmen küçük saksıları sürekli nemli tutulmamalıdır.
Genç bitkiler önce güçlü dolaylı ışıkta yetiştirilmeli, doğrudan güneşe kademeli olarak alıştırılmalıdır. Küçük kök sistemine sahip fidelerin gereğinden büyük kaplara alınması toprağın geç kurumasına neden olabilir. Saksı ölçüsü kök gelişimiyle birlikte aşamalı biçimde artırılmalıdır. Yoğun gübre veya sık sulama, gövdenin daha hızlı oluşmasını sağlamaz.
Olgun Dasylirion quadrangulatum bitkileri rozetin merkezinden çok uzun, dik ve ince bir çiçek kurulu çıkarabilir. Çiçek sapı yapraklı bölümün birkaç katı yüksekliğe ulaşır. Çok sayıdaki küçük çiçek sapın üst bölümü boyunca yoğun biçimde sıralanır. Çiçeklerin rengi çoğunlukla krem, sarı veya yeşilimsi sarıdır. Çan veya küçük yıldız biçiminde açılan çiçekler tek tek belirgin olmasa da uzun çiçek kurulu üzerinde toplu bir görünüm oluşturur.
Çiçeklenme, yeterli olgunluğa ulaşmış sağlıklı bitkilerde sıcak büyüme döneminde gerçekleşir. Güçlü ışık, sağlıklı kök sistemi ve dengeli beslenme çiçek oluşumunu destekler. Çiçeklenmeyi hızlandırmak amacıyla sulama veya gübre miktarının artırılması uygun değildir. Bitkinin doğal olgunluğa ulaşması uzun yıllar sürebilir.









