
Dasylirion leiophyllum
- Aile Ağacı
- Yaygın İsmi
- Smooth Sotol
- Bilimsel İsmi
- Dasylirion leiophyllum Engelm. ex Trel.
- Diğer İsimleri
- Dasylirion stewartii, Dasylirion heteracanthium
- Familya
- Asparagaceae
- Çiçek Renkleri
- Yeşil, Beyaz
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Dasylirion leiophyllum, Asparagaceae familyasında yer alan, yoğun yaprak rozeti oluşturan, her dem yeşil ve uzun ömürlü bir bitki türüdür. Doğal yayılışı Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney New Mexico ve Batı Teksas bölgelerinden Meksika’nın Chihuahua ve Coahuila eyaletlerine kadar uzanır. Çöl çalılıklarında, kurak otlaklarda, taşlı yamaçlarda ve çoğunlukla kireç taşı içeren geçirgen zeminlerde gelişir. Doğal ortamında kalıcı yüzey suyunun bulunduğu alanlardan çok, yağışın kısa sürede uzaklaştığı sıcak ve açık arazilerde görülür. Dasylirion leiophyllum bakımında güçlü ışık, hava geçirgen toprak ve sulamalar arasında belirgin bir kuruma süresi sağlanmalıdır.
Bitki gençken gövdesiz veya toprağa yakın duran yoğun bir yaprak kümesi görünümündedir. Yaşı ilerledikçe rozetin altında kısa, dik ya da hafif yatık bir gövde oluşabilir. Gövdenin belirginleşmesi yavaş gerçekleşir. Eski yapraklar kuruduktan sonra bir süre gövde çevresinde kalabilir ve aşağı doğru sarkan yoğun bir tabaka meydana getirebilir. Tamamen kuruyan yapraklar temizlenebilir; ancak canlı yapraklara ve rozetin merkezindeki büyüme noktasına zarar verilmemelidir.
Dasylirion leiophyllum yaprakları rozet merkezinden çevreye doğru yayılan uzun, dar ve şerit biçimli bir yapı gösterir. Olgun yapraklar çoğunlukla 60–110 santimetre uzunluğa ulaşabilir. Yaprak genişliği bitkinin yaşına ve yetişme koşullarına göre değişmekle birlikte yaklaşık 2–3 santimetreye çıkabilir. Çok sayıdaki yaprağın düzenli biçimde çevreye yayılması, sık ve küresel görünümlü bir rozet oluşturur.
Yaprak rengi çoğunlukla canlı veya koyu yeşildir. Yüzey genellikle düzgün, tüysüz ve hafif parlaktır. Mavimsi, yoğun mumsu bir tabaka çoğu örnekte belirgin değildir. Bu özellik, türün gri veya mavi yapraklı bazı Dasylirion türlerinden ayrılmasına yardımcı olur. Yeterli ışık alan bitkilerde yapraklar sıkı ve dengeli gelişirken düşük ışık koşullarında daha uzun, gevşek ve zayıf bir yapı oluşabilir.
Yaprak kenarlarında sert ve keskin dişler bulunur. Dasylirion leiophyllum türünü benzerlerinden ayıran önemli özelliklerden biri, bu dişlerin büyük bölümünün yaprak ucuna doğru değil, geriye ve yaprak tabanına doğru yönelmesidir. Dişlerin rengi genç yapraklarda sarımsı veya açık kahverengi olabilir; zamanla kırmızımsı kahverengi ve daha koyu tonlara dönebilir. Bitkinin taşınması, saksısının değiştirilmesi veya kurumuş yapraklarının temizlenmesi sırasında kalın eldiven kullanılmalıdır.
Yaprak uçları her zaman sert ve tek parçalı bir sivrilikle sonlanmaz. Olgun yaprakların uç bölümünde liflere ayrılma ve püsküllü bir görünüm oluşabilir. Kuru ve açık renkli uç lifleri yaprağın doğal yapısının bir parçasıdır. Buna karşılık kahverengileşmenin yaprak boyunca ilerlemesi; uzun süreli susuzluk, kök hasarı, aşırı tuz birikimi veya sıcak ve kuru hava akımıyla ilişkili olabilir.
Dasylirion leiophyllum bakımı için doğrudan güneş alan bir konum uygundur. Sağlıklı rozet gelişimi için bitkinin gün içinde birkaç saat doğrudan ışık alması gerekir. İç mekânda yetiştirildiğinde güneş alan geniş bir pencerenin hemen yakını tercih edilmelidir. Pencereden uzak noktalardaki genel oda aydınlığı, uzun vadede yaprakların doğal biçimini koruması için yeterli olmayabilir.
Yetersiz ışıkta yeni yapraklar normalden ince ve uzun gelişebilir. Rozet merkezi ışık kaynağına doğru eğilebilir ve yapraklar arasındaki düzen bozulabilir. Bitkinin yalnızca bir tarafı ışık alıyorsa saksı belirli aralıklarla çevrilebilir. Ancak rozetin yönü sürekli değiştirilmemeli ve yeni yaprakların çıktığı merkez bölüm fiziksel baskıya maruz bırakılmamalıdır.
Uzun süre gölgede veya kapalı ortamda tutulan Dasylirion leiophyllum doğrudan yoğun yaz güneşine bir anda çıkarılmamalıdır. Önce aydınlık gölgeye alınmalı, ardından doğrudan güneş aldığı süre aşamalı olarak artırılmalıdır. Ani ışık değişimi yaprak yüzeyinde sarı, soluk veya açık kahverengi yanık alanlarının oluşmasına neden olabilir. Yeni gelişen merkez yaprakları, tamamen olgunlaşmış dış yapraklara göre yoğun güneşe karşı daha hassastır.
Toprak karışımı köklerin hava almasını sağlamalı ve sulama sonrasında fazla suyu kısa sürede uzaklaştırmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış geçirgen karışımlar kullanılabilir. Ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri taneli kum eklenmesi toprağın drenaj kapasitesini artırabilir. Yüksek oranda ince torf içeren ve sulamadan sonra uzun süre ıslak kalan karışımlar uygun değildir.
Saksının dibine yalnızca çakıl veya taş yerleştirmek yeterli drenaj sağlamaz. Toprağın bütün katmanlarının geçirgen olması gerekir. Ağır bir karışımın altına eklenen taş tabakası, köklerin bulunduğu bölümdeki fazla nemi ortadan kaldırmaz. Drenaj, uygun toprak bileşimi ve saksının tabanındaki açık deliklerle birlikte sağlanmalıdır.
Toprak tamamen mineral malzemelerden oluşmak zorunda değildir. Aktif büyüme sırasında köklerin yararlanabileceği sınırlı miktarda nem ve besin tutan organik bir bölüm bulunabilir. Bununla birlikte organik içeriğin karışımı sıkıştırmaması ve kuruma süresini gereğinden fazla uzatmaması gerekir. Toprak kuruduğunda suyu kabul etmeyen sert bir kütleye dönüşüyorsa fiziksel yapısını kaybetmiş olabilir.
Dasylirion leiophyllum sulaması sabit bir haftalık programa göre yapılmamalıdır. Sulama zamanı toprağın kuruma derecesine, sıcaklığa, ışık miktarına, saksı hacmine ve bitkinin gelişim hızına göre belirlenmelidir. İlkbahar ve yaz aylarında yeni yapraklar oluşurken toprak karışımının büyük bölümü kuruduğunda su verilebilir. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir; saksının orta ve alt kısımlarındaki nem de kontrol edilmelidir.
Sulama yapıldığında kök topunun tamamına su ulaşması sağlanmalı ve fazlası drenaj deliklerinden dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Sık aralıklarla az miktarda su vermek, toprağın üst bölümünü devamlı nemli bırakırken derindeki köklerin yeterince su alamamasına neden olabilir. Karışım kuruduktan sonra kapsamlı biçimde sulamak daha dengeli bir kök yapısını destekler.
Dasylirion leiophyllum kuraklığa dayanıklıdır; ancak aktif büyüme döneminde aylar boyunca tamamen susuz bırakılması sağlıklı gelişimi sınırlandırabilir. Uzun süreli kuruluk yeni yaprak oluşumunu yavaşlatabilir ve yaprak uçlarındaki kurumayı artırabilir. Buna karşılık bitkinin daha hızlı büyümesini sağlamak amacıyla toprağın sürekli nemli tutulması daha ciddi kök sorunlarına yol açabilir.
Sulama sırasında su rozetin merkezine dökülmemelidir. Yeni yaprakların çıktığı büyüme noktasında uzun süre kalan nem, merkez dokuların yumuşamasına ve çürümesine neden olabilir. Su doğrudan toprağa uygulanmalı, yaprak diplerinin kısa sürede kuruması sağlanmalıdır. Açık alanda yağmur alan bitkilerde güçlü hava dolaşımı ve geçirgen toprak, rozet içinde kalan nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olur.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesi ve yeni yaprak gelişiminin yavaşlamasıyla sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kışın serin koşullarda tutulan Dasylirion leiophyllum çok daha az su tüketir. Bu dönemde toprağın yaz aylarındaki sıklıkta sulanması, kök ve gövde tabanında nem kaynaklı bozulmalara neden olabilir. Soğuk hava ile ıslak toprağın uzun süre birlikte devam etmesi önlenmelidir.
Bitki kışın sıcak ve güçlü ışık alan bir iç mekânda tutuluyorsa gelişim tamamen durmayabilir. Böyle bir ortamda tamamen susuz bırakılmamalı, ancak sulama yaz dönemine göre daha seyrek uygulanmalıdır. Her sulamadan önce karışımın alt katmanları kontrol edilmelidir. Mevsim adı tek başına sulama zamanını belirlemek için yeterli değildir.
Dasylirion leiophyllum için tabanında geniş ve açık drenaj delikleri bulunan bir saksı kullanılmalıdır. Kök sisteminden çok daha büyük bir kap, fazla toprak hacminin uzun süre nemli kalmasına neden olur. Saksı köklerin gelişmesine yetecek kadar geniş olmalı, fakat gereksiz miktarda toprak içermemelidir. Rozet genişledikçe bitkinin ağırlık merkezi değişebileceği için kolay devrilmeyen, dengeli bir kap tercih edilmelidir.
Sırsız kil saksılar toprağın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte sıcak ve güneşli bir ortamda küçük kil kaplar kök bölgesini çok hızlı kurutabilir. Plastik veya sırlı saksı kullanıldığında ise karışım daha geç kuruyabilir. Saksı malzemesi seçilirken toprağın mineral oranı, ortam sıcaklığı ve sulama alışkanlığı birlikte değerlendirilmelidir.
Saksı değişiminin her yıl yapılması gerekmez. Köklerin mevcut kabı doldurması, toprağın sıkışması veya sulama sonrasında normalden uzun süre ıslak kalması saksı değişimini gerekli kılabilir. İşlem sırasında bitki yapraklarından çekilmemelidir. Kök topu ile gövde tabanı desteklenmeli ve keskin yaprak kenarlarından korunmak için kalın eldiven kullanılmalıdır.
Eski toprağın tamamını köklerden zorla ayırmak uygun değildir. Kolayca dökülen ve yapısı bozulmuş bölümler temizlenebilir. Koyu renkli, yumuşamış veya içi boşalmış kökler steril bir kesiciyle alınmalıdır. Köklerde kesim yapılmışsa bitki yeni saksıya yerleştirildikten hemen sonra bol miktarda sulanmamalı, hasarlı yüzeylerin kuruması için kısa süre beklenmelidir.
Dasylirion leiophyllum doğal olarak sıcak ve kurak bölgelerde yetişmesine rağmen yüksek rakımlı alanlarda serin koşullarla da karşılaşabilir. Yerleşmiş ve kuru toprakta bulunan sağlıklı örnekler belirli ölçüde düşük sıcaklığa dayanabilir. Ancak saksıda yetişen bitkilerin kökleri soğuktan daha hızlı etkilenir. Uzun süreli don, soğuk rüzgâr ve kış boyunca devam eden ıslak toprak koşulları önlenmelidir.
Kapalı ortamda bitki doğrudan kalorifer veya klima çıkışının karşısına yerleştirilmemelidir. Sürekli sıcak ve kuru hava yaprak uçlarındaki kurumayı hızlandırabilir. Havasız ve nemli koşullar ise toprağın kuruma süresini uzatır. Bitkinin bulunduğu ortam düzenli olarak havalandırılmalı, ancak rozet sert ve ani hava akımlarına maruz bırakılmamalıdır.
Dasylirion leiophyllum düşük hava nemine uyumludur. Yapraklara düzenli olarak su püskürtülmesine ihtiyaç duymaz. Rozete yapılan püskürtme, merkez bölümde gereksiz nem birikmesine neden olabilir. Yaprak yüzeyinde oluşan toz kuru ve yumuşak bir fırçayla temizlenebilir. Keskin kenar dişleri nedeniyle temizlik sırasında yapraklar avuç içine alınmamalıdır.
Gübreleme ilkbahar ve yaz aylarındaki büyüme dönemiyle sınırlandırılmalıdır. Kaktüs ve sukulentlere uygun, düşük azotlu bir bitki besini seyreltilerek uygulanabilir. Yavaş büyüyen Dasylirion leiophyllum yoğun gübreyle hızlı gelişmeye zorlanmamalıdır. Fazla azot yaprakların normalden uzun, yumuşak ve gevşek oluşmasına neden olabilir.
Yeni saksıya alınmış, kökleri zarar görmüş veya gelişimi durmuş bir bitkiye gübre verilmemelidir. Besin tamamen kuru toprağa uygulanmamalı ve kışın serin koşullarda gübreleme durdurulmalıdır. Toprak yüzeyinde beyaz tuz birikintileri görülürse gübre kullanımına ara verilmeli ve sulama sırasında fazla suyun tamamen dışarı çıkması sağlanmalıdır.
Dasylirion leiophyllum düzenli budama istemez. Yalnızca tamamen kurumuş, kırılmış veya hastalık belirtisi gösteren dış yapraklar alınmalıdır. Yeşil yaprakların gereksiz yere kesilmesi fotosentez alanını azaltır. Eski yapraklar gövdeye yakın bir noktadan temizlenecekse canlı gövde dokusuna zarar verilmemelidir.
Rozetin merkezindeki genç yapraklar bitkinin aktif büyüme noktasından çıkar. Bu yaprakların kesilmesi, ezilmesi veya zorla ayrılması ciddi gelişim sorunlarına yol açabilir. Sağlıklı merkez yaprakları sıkı biçimde bağlıdır. Merkezdeki yaprakların kolayca çekilerek çıkması, büyüme noktasında nem kaynaklı çürüme bulunduğunu gösterebilir. Böyle bir durumda sulama durdurulmalı ve rozet merkezi kuru tutulmalıdır.
Dasylirion leiophyllum çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Türde erkek ve dişi çiçekler farklı bitkiler üzerinde geliştiği için canlı tohum oluşması, aynı dönemde çiçek açan iki farklı cinsiyette bitkinin bulunmasına bağlıdır. Tohumlar temiz, geçirgen ve fazla suyu tutmayan bir karışıma ekilebilir. Çimlenme döneminde ortam hafif nemli tutulmalı, ancak suya doygun bırakılmamalıdır.
Genç fideler yetişkin bitkilere göre uzun süreli kuraklığa daha hassastır. Küçük kök sistemleri henüz yeterli su depolayamadığı için karışım tamamen kuruduktan sonra uzun süre beklenmemelidir. Buna rağmen fide saksılarının sürekli ıslak tutulması mantari sorunlara ve kök kayıplarına neden olabilir. Fideler doğrudan yoğun güneşe kademeli olarak alıştırılmalı ve kök hacimlerinden çok daha büyük kaplara dikilmemelidir.
Bitkinin tabanında köklü yan sürgünler oluşursa bunlar saksı değişimi sırasında ayrılarak çoğaltılabilir. Ayrılacak sürgünün kendi köklerinin bulunması başarı ihtimalini artırır. Kesim yapılan yüzeyler dikimden önce kısa süre kurutulmalıdır. Yeni ayrılan bitkiler kök sistemi toparlanıncaya kadar aşırı sulanmamalı ve doğrudan yoğun öğle güneşinden korunmalıdır.
Dasylirion leiophyllum çiçekleri, yeterli olgunluğa ulaşmış bitkilerde rozetin merkezinden yükselen uzun ve dik bir çiçek sapı üzerinde oluşur. Çiçek sapı yapraklı bölümün birkaç katı yüksekliğe ulaşabilir. Üst bölümde dar ve başağı andıran dallanmış bir çiçek kurulu gelişir. Çok sayıdaki küçük çiçek yeşilimsi beyaz, krem veya soluk sarı tonlarında olabilir.
Tozlaşmadan sonra küçük, kuru ve kanatlı kapsüller meydana gelir. Meyve açılmadan kalabilir ve içinde genellikle sınırlı sayıda tohum bulunur. Tohumların olgunlaşabilmesi için çiçeklenme döneminde bitkinin yeterli ışık alması ve kök sisteminin sağlıklı kalması gerekir. Çiçeklenmeyi artırmak amacıyla sulama veya gübre miktarının aniden yükseltilmesi uygun değildir.
Dasylirion leiophyllum çiçek açtıktan sonra yaşamını tamamlayan bir tür değildir. Sağlıklı büyüme noktası çiçeklenmeden sonra gelişimini sürdürebilir. Çiçek sapı tamamen kuruduğunda temiz bir kesiciyle rozet merkezine zarar vermeden alınabilir. Sap henüz yeşilken kesilmesi zorunlu değildir; ancak saksının dengesini bozuyorsa uygun bir destek kullanılabilir.









