Sedum gypsophilum

Sedum gypsophilum

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Sedum gypsophilum B. L. Turner
İsim Kökeni
S. gypsophilum tür adını, yetiştiği zemine atıfta bulunur. (Gypsum - Alçıtaşı)
Familya
Crassulaceae
Çiçek Renkleri
Beyaz
Kökeni
Meksika
Yapısı
Subshrub
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Sedum gypsophilum, 1973 yılında Meksika’da alçıtaşı (gypsum) zeminler üzerinde keşfedilmiş, habitatına son derece bağlı bir sedum türüdür. Doğada  mineralce zengin fakat organik madde açısından fakir alanlarda yetişmesi, bitkinin bakım beklentilerini doğrudan belirler. Gelişim şekli önce sürünücü, ardından hafif yükselen bir yapıdadır. Gövdeler zamanla yüzeye paralel ilerler, sonra uç kısımları yukarı doğru kalkarak yaklaşık 30 cm (12 inç) uzunluğa ulaşabilir. Bu büyüme biçimi bitkiye hem yatay hem de hacim kazandıran özgün bir siluet verir. Yapraklar pürüzsüz yüzeyli, etli ve uçlara doğru belirgin şekilde sivrilen bir forma sahiptir. Yaprak dokusu sert değildir ancak tok ve dayanıklıdır. En dikkat çekici özelliklerinden biri, kopan veya düşen yaprakların uygun koşullarda kolayca yeni bitkiler oluşturabilmesidir. Bu durum Sedum gypsophilum’u hem üretimi kolay hem de doğal olarak kendini yenileyebilen bir tür hâline getirir. Yaprak rengi genellikle gri-yeşil tonlarındadır ve güçlü ışık altında bu mat görünüm daha da belirginleşir.

Bu tür için mineral ağırlıklı, çok iyi drene olan bir sukulent toprağı şarttır. Torf oranı yüksek, su tutan karışımlar Sedum gypsophilum’un kök yapısına uygun değildir. Sulama mutlaka toprak tamamen kuruduğunda yapılmalıdır. Üst yüzey kuru görünse bile alt katmanlar kontrol edilmelidir; dip hâlâ nemliyse sulama ertelenmelidir. Kısa süreli kuraklığı rahatlıkla tolere eder, ancak sürekli nem kök çürümesine yol açabilir. Sulama sırasında yaprakların ıslanmaması, özellikle sıcak dönemlerde yaprak dokusunun korunması açısından önemlidir. Saksı olarak drenaj delikleri bulunan toprak saksı tercih edilmesi, fazla suyun hızlıca uzaklaşmasını sağlar. Sedum gypsophilum’un çiçekleri yıldız formunda, beyaz renktedir ve gövde uçlarında belirir. Işık ihtiyacı yüksektir. Gün boyu aydınlık bir konum idealdir; sabah ve akşam güneşi bitkiyi özellikle olumlu etkiler. Çok sıcak bölgelerde yazın yakıcı öğle güneşi hafif filtrelenmelidir. Yetersiz ışıkta gövdeler gereğinden fazla uzar ve bitki doğal formunu kaybeder.

Üretimi son derece pratiktir. Gövde çeliklerinin yanı sıra, düşen yapraklar da yeni bitkiler oluşturabilir. Yaprak veya çelikler birkaç gün dinlendirildikten sonra mineral ağırlıklı toprağa bırakıldığında hızla köklenir. En iyi sonuçlar ilkbahar aylarında alınır. Besin ihtiyacı düşüktür; yalnızca ilkbaharda, ayda iki kez olmak üzere sukulentler için hazırlanmış hafif bir besin yeterlidir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland