
Crassula ruamahanga
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Crassula ruamahanga A.P.Druce
- Familya
- Crassulaceae
- Çiçek Renkleri
- Bilinmiyor
- Kökeni
- Yeni Zelanda
- Yapısı
- Otsu
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Crassula ruamahanga, Crassulaceae familyasına ait, düşük boylu ve yayılıcı gelişim gösteren bir sukulent türüdür. Tür, adını Yeni Zelanda’daki Ruamahanga bölgesinden alır ve doğal yayılış alanı ağırlıklı olarak Yeni Zelanda’nın serin, nemli fakat iyi drene olan açık alanlarıdır. Bu yönüyle Crassula cinsi içinde Afrika kökenli türlerden farklı ekolojik koşullara uyum sağlamış ender örneklerdendir. Bitki, genellikle toprak yüzeyine yakın büyür ve ince gövdeleriyle yosun benzeri, halı formunda bir yapı oluşturur. Bu büyüme şekli, nemli fakat kısa süreli su tutan zeminlere uyum sağlamak amacıyla gelişmiştir. Yapraklar çok küçük, ince ve etli yapıdadır. Gövde boyunca sık dizilmiş bu yapraklar, bitkiye yoğun ve kompakt bir doku kazandırır. Yapraklar çoğunlukla parlak ya da canlı yeşil renktedir. Doğal ortamında gölgeli veya yarı gölgeli alanlarda geliştiği için renklenme genellikle sade kalır. Güçlü ışık altında yaprak uçlarında çok hafif sararma ya da soluklaşma görülebilir. Yaprak dokusu su depolamaya uygundur ancak hacim olarak küçük olduğu için bitki, uzun süreli kuraklığa karşı sınırlı tolerans gösterir. Gövdeler ince, esnek ve sürünücü yapıdadır. Toprakla temas eden boğumlardan kolaylıkla köklenebilir.
Crassula ruamahanga, diğer birçok Crassula türünün aksine doğrudan yoğun güneşi tercih etmez. Aydınlık fakat filtrelenmiş ışık koşulları, bitkinin doğal formunu koruması açısından daha uygundur. Sabah güneşi veya gün boyu aydınlık gölge alanlar ideal kabul edilir. Yoğun ve uzun süreli doğrudan güneş ışığı, yaprak dokusunda kuruma ve gerilemeye neden olabilir. İç mekânda yetiştirilecekse, doğrudan güneş almayan fakat gün boyu aydınlık kalan pencere önleri tercih edilmelidir. Işık yetersizliğinde ise gövdeler uzayabilir ve bitkinin sık dokulu yapısı gevşeyebilir. Hızlı drene olan fakat tamamen kuruyup taşlaşmayan karışımlar tercih edilmelidir. Sukulent toprağına ince mineral malzeme eklenmiş, hafif nem tutabilen fakat asla su biriktirmeyen karışımlar uygundur. Sürekli ıslak kalan toprak kök çürümesine yol açabilir. Ancak diğer Crassula türlerine kıyasla, toprağın tamamen ve uzun süre kuru kalması da bitkiyi olumsuz etkileyebilir.
Sulama dengeli şekilde yapılmalıdır. Sulama, toprak üst yüzeyi kuruduğunda gerçekleştirilmelidir. Saksı içindeki karışımın tamamen kemik gibi kuruması beklenmemelidir. Sulama sırasında fazla suyun saksıdan hızla uzaklaşması sağlanmalıdır. Kış döneminde büyüme hızı yavaşlar ve sulama sıklığı azaltılmalıdır. Ancak tamamen susuz bırakmak önerilmez. İnce gövdeli yapısı nedeniyle aşırı kurulukta hızla gerileme görülebilir. Drenaj deliği olan saksılar tercih edilmelidir. Toprak saksı, nem dengesini daha kontrollü sağladığı için tercih edilebilir. Saksı derinliği çok fazla olmamalıdır. Sığ ve geniş saksılar, bitkinin yayılıcı gelişim formuna daha uygundur. Geniş yüzey, sürgünlerin yatay olarak ilerlemesine imkân tanır.
Üretim son derece kolaydır. Gövde çeliği ile üretim en yaygın yöntemdir. Toprakla temas eden sürgünler, herhangi bir kesim işlemi yapılmadan dahi köklenebilir. Kontrollü üretimde ise sağlıklı bir sürgün alınır, kısa süre bekletildikten sonra nemli fakat ıslak olmayan bir karışım üzerine yerleştirilir. Köklenme sürecinde aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Gübreleme yalnızca ilkbahar döneminde ve çok düşük dozda yapılmalıdır. Aşırı besin uygulamaları, bitkinin doğal sık ve düşük formlu yapısını bozabilir. Bu nedenle seyrek ve kontrollü gübreleme tercih edilmelidir.










