Crassula pellucida subsp. brachypetala

Crassula pellucida subsp. brachypetala

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Crassula pellucida subsp. brachypetala
Diğer İsimleri
Crassula brachypetala, Crassula prostrata, Sedum brachypetalum
Familya
Crassulaceae
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Crassula pellucida subsp. brachypetala, Crassulaceae familyasının geniş yayılım gösterir ve  Crassula pellucida sukulentinin bir alt türüdür Doğal yaşam alanlarında genellikle kayalık bölgelerde ve nemli mikroklimaya sahip alanlarda yer örtücü veya sarkan formda gelişim gösterir. Diğer pek çok Crassula türüne kıyasla daha zarif ve ince gövde yapısıyla dikkat çeken bir bitkidir. Bu alt türün en belirgin özelliği, ince ve esnek gövdeleri üzerinde karşılıklı dizilen üçgen formdaki yapraklarıdır. Yapraklar genellikle taze yeşil tonlarındadır; ancak çevre koşullarına bağlı olarak yaprak kenarlarında mor, pembe, kızıl veya kahverengi şeritler belirebilir. Yaprak yüzeyleri pürüzsüzdür ve kenarlarında ince tüyler veya tırtıklı bir yapı görülebilir. Gövdeleri toprak üzerinde yayılarak temas ettiği noktalardan kök salma yeteneğine sahiptir. Bu özelliği sayesinde kısa sürede bulunduğu alanı kaplayan yoğun bir bitki örtüsü oluşturur. 

Crassula pellucida subsp. brachypetala çiçekleri genellikle dalların uç kısımlarında küçük kümeler halinde ortaya çıkar. Yıldız şeklindeki bu minik çiçekler beyaz veya çok soluk pembe tonlarındadır. Çiçeklenme genellikle ilkbahar ve yaz başlarında yoğunlaşsa da, uygun bakım altında yılın farklı dönemlerinde de görülebilir.

Bu bitki, doğrudan güneş ışığından ziyade parlak ve filtrelenmiş ışığı tercih eder. Çok sert öğle güneşi, yaprakların su kaybetmesine ve renklerinin solmasına neden olabilir. Bununla birlikte, ışığın yetersiz olduğu ortamlarda gövdeler zayıflar ve yaprak araları estetik olmayan bir şekilde uzar. Yarı gölge alanlar veya sabah güneşi alan yerler idealdir. Crassula pellucida subsp. brachypetala, çok etli yapraklı diğer Crassula türleriyle karşılaştırınca neme karşı biraz daha toleranslıdır ancak yine de bir sukulent olduğu unutulmamalıdır. Toprağın büyük bir kısmı kuruduğunda sulama yapılmalıdır. Tamamen kurumasını beklemek bitkiyi strese sokabilir; bu yüzden toprağın %70-80 oranında kuruması sulama için uygun bir işarettir. Bitkinin kök sistemi yüzeysel ve hassastır. Bu nedenle, drenajı iyi havadar sukulent toprakları kullanılmalıdır. Karışıma eklenecek olan pomza veya perlit, köklerin nefes almasını sağlar. Sarkan bir büyüme formuna sahip olduğu için derin saksılar yerine geniş ve sığ saksılar veya askılı sepetler bu türün görsel potansiyelini en iyi şekilde ortaya çıkarır. Saksı değişiminde köklerin zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Gelişim dönemlerinde (bahar) dengeli bir bitki besiniyle yapılacak hafif gübreleme, yaprak kalitesini artırır. Çoğaltılması ise son derece zahmetsizdir. Gövdeden alınan bir çeliğin direkt olarak toprağa batırılması veya toprağın üzerine yatırılması köklenmesi için yeterlidir. Ayrıca boğum yerlerinden kendiliğinden köklenen kısımlar ayrılarak yeni saksılara aktarılabilir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland