
Haworthia koelmaniorum var. mcmurtryi
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Haworthia koelmaniorum var. mcmurtryi (C.L.Scott) M.B.Bayer
- Diğer İsimleri
- Haworthiopsis koelmaniorum var. mcmurtryi, ulista koelmaniorum var. mcmurtryi
- Familya
- Asphodelaceae
- Çiçek Renkleri
- Yeşil, Beyaz
- Kökeni
- Güney Afrika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Haworthia koelmaniorum var. mcmurtryi, genel yapı olarak Haworthia koelmaniorum ile yakın benzerlik gösterse de, bu varyetede rozet formu daha kompakt algılanabilir ve yaprak yüzeyindeki pütürlü doku daha belirgin hissedilebilir. Bitki, üçgensi yaprakları, kalın dokusu ve koyuya dönebilen yüzey rengi sayesinde klasik saydam yapraklı Haworthia türlerinden kolayca ayrılır. Yaprakların yüzeyi düz değil, kabartılı ve sert görünümlüdür. Bu nedenle bitki, daha yumuşak görünümlü türlerden farklı olarak taşsı ve dayanıklı bir görünüm sergiler. Renk çoğu zaman koyu yeşil, zeytin yeşili, bronzumsu yeşil ya da kahverengiye yakın tonlarda görülür. Güçlü ışık altında bu tonlar daha da koyulaşabilir. Sağlıklı bireylerde rozet merkezinin sıkı kalması, yaprakların dolgun durması ve yüzey kabartılarının net görünmesi beklenir. Bu varyete de diğer birçok Haworthia gibi yavaş gelişir; hızlı büyüme göstermez, ancak uygun koşullarda yıllar içinde daha oturmuş ve güçlü bir form kazanır.
Haworthia koelmaniorum var. mcmurtryi ışık ihtiyacı bakımından aydınlık fakat kontrollü bir ortam ister. Bu bitki için en uygun ışık, güçlü ama filtrelenmiş ışıktır. İç mekânda doğu cephe veya aydınlık güney-doğu cephe pencere önü genellikle iyi sonuç verir. Sabah güneşi kısa süreli olarak tolere edilebilir ve çoğu zaman yaprak renginin güçlenmesine yardımcı olur. Yaz aylarının sert öğle güneşi ise yapraklarda yanık izlerine, yüzey dokusunda bozulmaya ve kuruyup sertleşen uçlara neden olabilir. Yetersiz ışıkta rozet sıkılığını kaybetmeye başlar, yapraklar daha gevşek aralanabilir ve bitkinin doğal koyu tonu daha açık yeşile dönebilir. Bu varyetede renk ve doku, ışık koşullarının doğru ayarlanmasıyla çok daha belirgin hale gelir. Bu nedenle tamamen gölge ortamlardan kaçınılmalı, ancak doğrudan yakıcı güneş altında da bırakılmamalıdır. Dengeli ışık, bitkinin hem kompakt kalmasını hem de estetik görünümünü korumasını sağlar.
Toprak tamamen kuruduktan sonra sulama yapılmalı, ardından tekrar tamamen kuruması beklenmelidir. Sürekli nemli kalan bir saksı karışımı, bu varyete için en büyük risklerden biridir. Bitki yapraklarında su depoladığı için sık sulamaya ihtiyaç duymaz. Sulama yapılırken toprağın tamamının ıslanması sağlanmalı, ardından saksı altından çıkan fazla su mutlaka uzaklaştırılmalıdır. Saksı tabağında su bırakılması kök çürümesini hızlandırabilir. İlkbahar ve sonbahar aktif gelişim dönemleridir; bu dönemlerde kontrollü ve düzenli sulama uygulanabilir. Yazın aşırı sıcak dönemlerinde ve kışın büyüme yavaşladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Özellikle serin havalarda ıslak kalan karışım, kök sisteminde bozulmaya yol açabilir. Sulama zamanını belirlerken takvimden çok toprağın gerçek kuruluk durumu dikkate alınmalıdır.
Toprak seçimi, bu varyetenin sağlıklı gelişimi açısından temel konulardan biridir. Hızlı drene olan, hava geçirgenliği yüksek ve mineral ağırlıklı karışımlar tercih edilmelidir. Pomza, iri dere kumu, lav taşı, zeolit, perlit ve benzeri inorganik materyallerin yoğun olduğu karışımlar uygundur. Organik içerik tamamen sıfırlanmasa da düşük oranda tutulmalıdır. Yoğun torf içeren ve uzun süre ıslak kalan topraklar bu bitki için uygun değildir. Kökler havasız kalan, sıkışık ve ağır ortamlarda zayıflamaya başlar. Bu nedenle gevşek yapılı, kolay kuruyan ve kök çevresinde hava sirkülasyonu sağlayan karışımlar kullanılmalıdır. Sağlıklı bir kök sistemi, rozetin formunu ve yaprakların dolgunluğunu doğrudan etkiler. Toprağın hızlı kuruması, bitkinin susuz bırakılması anlamına gelmez; aksine bu türün doğal uyumuna daha yakın bir yetiştirme ortamı sunar. Saksı seçimi ve saksı değişimi aşamasında drenaj delikli saksılar tercih edilmelidir. Gereğinden büyük saksılar, kullanılmayan toprak hacmi nedeniyle fazla nem tutar ve kök sağlığını olumsuz etkiler. Bu nedenle bitkinin kök yapısına uygun, kontrollü boyutta saksılar daha başarılı sonuç verir. Toprak saksı kullanımı fazla nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Plastik saksı da kullanılabilir, ancak bu durumda sulama konusunda daha dikkatli olunmalıdır. Saksı değişimi için en uygun dönem genellikle ilkbahardır. Bitki saksıdan çıkarıldığında kökler kontrol edilmeli, çürümüş veya kurumuş bölümler temizlenmelidir. Yeni karışıma alınan bitki hemen sulanmamalı, birkaç gün dinlendirilmelidir. Bu uygulama köklerde oluşabilecek küçük yaraların kapanmasına ve çürüme riskinin azalmasına yardımcı olur. Sık sık saksı değiştirmek gerekli değildir; bitki yavaş büyüdüğü için yalnızca ihtiyaç halinde işlem yapılmalıdır.
Uygun şartlarda yetiştirilen olgun bireyler ince ve uzun bir çiçek sapı çıkarabilir. Çiçek sapı rozetin merkezinden yükselir ve üzerinde küçük, açık tonlu, tüpsü Haworthia çiçekleri görülür. Çiçekler yapraklar kadar gösterişli olmasa da bitkinin sağlıklı geliştiğinin doğal bir işaretidir. Çiçeklenme dönemi sonrasında sap kuruduğunda dipten dikkatlice temizlenebilir. Çiçeklenme için bitkinin belirli bir olgunluğa ulaşmış olması, yeterli aydınlık alması ve kök sisteminin sağlıklı olması önemlidir. Çok zayıf ışıkta yetişen ya da sürekli streste kalan bireylerde çiçeklenme görülmeyebilir.
Üretimi çoğunlukla yavru ayırma yöntemiyle yapılır. Bitki zaman içinde dipten küçük yavrular oluşturabilir. Bu yavrular yeterli boyuta ulaştığında dikkatlice ayrılarak ayrı saksılara alınabilir. Ayırma işleminden sonra birkaç gün sulama yapılmaması daha güvenlidir. Tohumla üretim de mümkündür, ancak bu yöntem daha uzun zaman alır ve daha fazla dikkat ister. Yavaş gelişen bir varyete olduğu için çoğaltma sürecinde sabırlı olmak gerekir. Yavru üretimi hızlı değildir; bu nedenle bitkinin doğal gelişim temposuna uygun hareket edilmelidir. Gübreleme konusunda ölçülü davranılmalıdır. Bu varyete yoğun besin istemez. İlkbaharda düşük dozlu, dengeli bir sukulent besini verilmesi yeterlidir. Sık veya yüksek doz gübreleme bitkinin sıkı formunu bozabilir ve doğal gelişim dengesini olumsuz etkileyebilir. Amaç hızlı büyütmek değil, sağlıklı ve kontrollü gelişim sağlamaktır. Bu nedenle gübreleme yardımcı bir uygulama olarak düşünülmeli, temel bakımın yerine geçmemelidir.










