
Aloe occidentalis
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Aloe occidentalis (H.Perrier) L.E.Newton & G.D.Rowley
- Familya
- Asphodelaceae
- Çiçek Renkleri
- Turuncu, Sarı
- Kökeni
- Madagaskar
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Aloe occidentalis, ağaçsı gövde yapısı, uzun yaprakları ve dikkat çekici sarkık çiçek salkımlarıyla öne çıkan iri gelişimli Aloe türlerinden biridir. Olgunlaştıkça belirgin bir gövde oluşturur ve yaprak rozetini yükselterek oldukça heybetli bir görünüm kazanır. Aloe occidentalis yaprakları uzun, kalın ve hafif kavisli formdadır. Yaprak yüzeyi düz ve sağlam dokuludur. Renk çoğunlukla koyu yeşil ile orta yeşil arasında değişir. Güçlü ışık altında kenarlarda hafif kızarma ya da bronz tonlar oluşabilir. Yaprak kenarlarında küçük ama düzenli dişler bulunur. Bu dişler belirgin olsa da yaprağın genel görünümünü bozmaz. Rozet yapısı simetrik gelişir ve zamanla gövde üzerinde yükselerek palmiyeyi andıran güçlü bir siluet oluşturur. Alt yaprakların kuruyup gövdede iz bırakması doğal gelişim sürecinin parçasıdır.
Çiçeklenme döneminde Aloe occidentalis uzun saplar üzerinde sarkık kümeler hâlinde turuncu, sarımsı veya bakır tonlu tüpsü çiçekler açabilir. Çiçek saplarının zarif sarkışı, iri gövde ve yaprak formuyla güçlü bir kontrast oluşturur. Uygun iklimde meyve ve tohum da oluşturabilir.
Aloe occidentalis bakımı için en önemli unsur bol ışıktır. Bu tür tam güneşe uyum sağlayabilir ve açık alanda daha güçlü gelişim gösterir. Yeterli ışık alan bitkilerde yapraklar daha sağlam, rozet daha dengeli ve çiçeklenme olasılığı daha yüksek olur. Yarı gölgede yaşayabilse de fazla gölgede gevşek büyüme ve zayıf form görülebilir. İç mekânda yetiştirilecekse gün boyu aydınlık alanlar tercih edilmelidir. Ancak boyut potansiyeli nedeniyle iç mekân yetiştiriciliği uzun vadede sınırlayıcı olabilir. Toprak mutlaka hızlı drene olan yapıda hazırlanmalıdır. Sukulent karışım toprağı Aloe occidentalis için uygundur. Karışıma ponza, lav taşı, iri dere kumu veya benzeri mineral materyaller eklenmesi köklerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Yoğun, ağır ve suyu uzun süre tutan topraklar kök sorunlarına neden olabilir. Büyük türlerde kök sistemi güçlü geliştiğinden geçirgenlik daha da önemlidir.
Sulama, toprağın tamamen kurumasından sonra yapılmalıdır. Büyüme döneminde su tüketimi artsa da sürekli nemli toprak tercih edilmez. Derin sulama yapılıp ardından karışımın tamamen kuruması beklenmelidir. Serin dönemlerde sulama azaltılmalı, özellikle düşük sıcaklıkla birleşen aşırı nemden kaçınılmalıdır. Sağlıklı sulama düzeni, güçlü yaprak gelişimi ve kök sağlığı açısından belirleyicidir. Saksıda yetiştirilecek örneklerde geniş ve sağlam saksılar tercih edilmelidir. Drenaj deliği olması gerekir. Toprak saksı fazla nemin daha dengeli uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Bitki zamanla ağırlaşacağı için devrilmeye karşı dengeli kap kullanılması önemlidir. Bahçeye dikildiğinde ise ileride oluşturacağı boyut ve çevreye yayılım dikkate alınmalıdır.
Çoğaltma genellikle dip sürgünleri veya tohum ile yapılır. Yavru oluşturan bireylerde ayrılan sürgünler kurutulduktan sonra yeni karışıma dikilebilir. Tohumla üretim daha uzun süreç gerektirir ancak türün doğal özelliklerini korumak açısından tercih edilebilir. Gübreleme yalnızca ilkbaharda düşük dozda uygulanmalıdır. Sukulentler için dengeli bir besin yeterlidir. Aşırı gübreleme gereksiz ve zayıf büyümeye neden olabileceğini unutmamak gerekir.









