Aloe melanacantha

Aloe melanacantha

Aile Ağacı
Yaygın İsmi
Black Thorn Aloe
Bilimsel İsmi
Aloe melanacantha A.Berger
Diğer İsimleri
Aloe muricata
İsim Kökeni
Tür adındaki melanacantha ifadesi, “siyah dikenli” anlamına gelir ve bitkinin en ayırt edici özelliğine işaret eder.
Familya
Asphodelaceae
Çiçek Renkleri
Kırmızı, Turuncu
Kökeni
Namibya
Karşılaşılabilirlik
Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Hakkında

Aloe melanacantha, koyu renkli dikenleri ve yoğun yaprak dizilimi ile tanınan dikkat çekici Aloe türlerinden biridir. Tür adındaki melanacantha ifadesi, “siyah dikenli” anlamına gelir ve bitkinin en ayırt edici özelliğine işaret eder. Kompakt yapılı rozetler oluşturan bu tür, zamanla dipten verdiği sürgünlerle kümeler halinde gelişebilir. Doğal yaşam alanlarında kurak ve güneşli bölgelerde görülür. Sert çevre koşullarına uyum sağlayabilen yapısı sayesinde koleksiyon yetiştiriciliğinde ilgi gören türlerden biridir. Özellikle koyu dikenlerle çevrili yaprak kenarları ve çiçek dönemindeki canlı renkleri ile öne çıkar. Bitki kısa gövdeli ya da gövdesiz gelişir. Yapraklar dar üçgensi formda, etli ve sert yapıdadır. Rozet merkezinden sık şekilde çıkarak simetrik bir görünüm oluşturur. Yaprak rengi yeşilden zeytin tonlarına kadar değişebilir. Güçlü güneş, kuraklık veya serin hava koşullarında bronz, kızıl ya da kahverengimsi tonlar görülebilir. Yaprak yüzeyi genellikle düz görünse de bazı bireylerde hafif lekelenme veya doku farklılıkları bulunabilir. Kenarlarda yer alan dişler belirgin, keskin ve çoğu zaman koyu kahverengi ile siyaha yakın renktedir. Uç dikenleri de aynı şekilde koyulaşabilir. Bu özellik türün tanınmasını kolaylaştırır.

Aloe melanacantha, Aloe erinacea'ya çok benzer bir görünüme sahiptir. Aloe melanacantha genellikle tek başına büyür ve yapraklarından çıkan özsuyu zengin altın sarısı bir renkte kurur. Aloe erinacea ise genellikle bir küme oluşturur ve yapraklarından çıkan özsuyu limon sarısı bir renkte kurur.

Aloe melanacantha sağlıklı gelişim için yüksek ışık ister. Açık alanda güneş alan konumlarda güçlü formunu korur. Uzun süre gölgede kalan bitkilerde yapraklar uzayabilir, rozet sıkılığı azalabilir ve diken renkleri soluk kalabilir. İç mekânda yetiştirilecekse gün boyu aydınlık alan, tercihen güneş gören pencere önü seçilmelidir. Yeni alınan bitkiler doğrudan sert öğle güneşine çıkarılmadan önce yavaş yavaş alıştırılmalıdır. Ani ışık değişimi yaprak yanıklarına neden olabilir.

Toprak seçimi bu tür için oldukça önemlidir. Su tutan ağır karışımlar kök sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle geçirgen yapılı sukulent karışım toprağı kullanılabilir. Karışıma ponza, iri dere kumu, perlit veya lav taşı eklenerek drenaj artırılabilir. Sulama, toprağın tamamen kuruması beklenerek yapılmalıdır. Kuruyan toprağa bolca su verilip fazla suyun saksıdan çıkması sağlanmalıdır. Sonraki sulama için yeniden tam kuruma beklenmelidir. Yazın sıcak ve aktif büyüme dönemlerinde daha sık, serin mevsimlerde ise daha seyrek sulama gerekir. Sürekli ıslak kalan toprak kök çürümesi, yaprak yumuşaması ve dip bozulmaları oluşturabilir. Uzun süre susuz kalan bitkilerde yapraklar incelir, alt yapraklar kuruyabilir. Dengeli sulama bitkinin formunu korur.

Saksı seçiminde drenaj delikli saksılar tercih edilmelidir. Toprak saksı, karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Çok büyük saksılar gereğinden fazla nem tutabileceği için bitki boyutuna uygun seçim yapılmalıdır. Saksı değişimi, kökler alanı doldurduğunda veya toprak yapısı bozulduğunda yapılabilir. Değişim sırasında kuru alt yapraklar temizlenebilir ve yavru sürgünler ayrılabilir. Gübreleme sadece ilkbaharda düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış dengeli gübrelerin seyreltilmiş şekilde kullanılması yeterlidir. Fazla gübre hızlı fakat zayıf büyümeye yol açabilir.

Çiçeklenme döneminde uzun saplar üzerinde yoğun başak benzeri çiçek dizileri oluşur. Çiçekler çoğunlukla kırmızı, turuncu-kırmızı veya mercan tonlarındadır. Bu parlak çiçekler koyu dikenli yapraklarla güçlü bir kontrast oluşturur. Uygun bakım gören olgun bitkiler düzenli çiçeklenebilir. Solmuş çiçek sapları daha sonra budanabilir. Çoğaltma en kolay şekilde dipten oluşan yavruların ayrılmasıyla yapılır. Ayrılan sürgünler birkaç gün dinlendirilip kuru karışıma dikilebilir. Tohumla üretim de mümkündür ancak daha uzun süreç ister.

Instagram'da Takip Et
@insukuland