
Aloe megalocarpa
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Aloe megalocarpa Lavranos
- Familya
- Asphodelaceae
- Çiçek Renkleri
- Kırmızı, Turuncu
- Kökeni
- Madagaskar
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Aloe megalocarpa, birçok iri gövdeli aloe türünün aksine daha alçak yapılı kalır ve yayvan rozetler oluşturarak gelişir. Tür, özellikle dar yaprak yapısı ve çiçek sapı üzerinde sıralanan turuncu-kırmızı tonlu çiçekleriyle tanınır. Uygun koşullarda dipten yeni sürgünler vererek zamanla küçük kümeler oluşturabilir. Bitki rozet formunda büyür. Yapraklar uzun, dar, hafif kavisli ve esnek yapıdadır. Diğer birçok aloe türüne göre daha ince yapraklı görünür. Yaprak rengi çoğunlukla yeşildir; güneş, kuraklık veya yaşlanmaya bağlı olarak sarımsı ya da bronzumsu tonlar oluşabilir. Bazı bireylerde alt yapraklar açık sarı-yeşil renge dönebilir. Yaprak kenarlarında küçük fakat düzenli dişler bulunur. Bu dişler keskin görünse de iri değildir. Yaprak uçları sivridir ve zaman zaman aşağı doğru kıvrılabilir. Alt yapraklar yaşlandıkça kurur, incelir ve tabandan ayrılabilir. Merkezden çıkan genç yapraklar daha canlı ve dik formda olur.
Aloe megalocarpa güçlü aydınlık isteyen türlerdendir. Sağlıklı büyüme için bol ışık alması gerekir. Sabah güneşi veya gün içinde uzun süre parlak ışık alan konumlar idealdir. Açık alanda yetiştiriliyorsa hava sirkülasyonu iyi, güneşli yerler tercih edilmelidir. İç mekânda bakılacaksa çok aydınlık pencere önü gerekir. Işık yetersiz olduğunda yapraklar uzar, gevşer ve doğal rozet formu bozulur. Çiçeklenme performansı da düşebilir. Yeni ortama taşınan bitkiler doğrudan sert güneşe çıkarılmadan önce kademeli şekilde alıştırılmalıdır.
Toprak mutlaka geçirgen yapıda olmalıdır. Köklerin uzun süre ıslak kalması bu tür için risk oluşturur. Bu nedenle sukulent karışım toprağı kullanılabilir. Karışıma ponza, iri kum, perlit veya lav taşı eklenerek hava geçirgenliği artırılabilir. Sulama yapılırken toprağın tamamen kuruması beklenmelidir. Kuruyan toprağa derin sulama yapılabilir, ardından tekrar sulamak için yeniden kuruma kontrol edilmelidir. Sıcak mevsimlerde büyüme hızlanabileceği için su ihtiyacı artabilir. Serin dönemlerde sulama aralığı uzatılmalıdır. Sürekli ıslak toprakta kök çürümesi, yaprak yumuşaması ve dip bozulmaları görülebilir. Uzun süre susuz kalan bitkilerde yapraklar incelir ve daha fazla kıvrılabilir. Sulama sonrası saksı altında su bırakılmamalıdır.
Saksı seçiminde drenaj deliği bulunan saksılar kullanılmalıdır. Toprak saksı, karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Bitki genişledikçe veya kökler saksıyı doldurdukça saksı değişimi yapılabilir. Çok büyük saksılar gereksiz nem tutabileceği için ölçülü seçim yapılmalıdır. Saksı değişiminde kurumuş yapraklar temizlenebilir ve kökler kontrol edilebilir. Gübreleme sadece ilkbaharda ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece sukulentler için üretilmiş besin ve gübreler kullanılmalıdır. Fazla gübre kullanımı doğal formu bozabilir ve zayıf dokulu büyümeye neden olabilir.
Çiçeklenme döneminde ince bir sap yükselir ve üzerinde sık dizilmiş tüpsü çiçekler açar. Çiçekler çoğunlukla turuncu, mercan kırmızısı veya kırmızımsı tonlardadır. Uç kısımlarda yeşilimsi geçişler görülebilir. Yoğun renkli çiçekler yeşil yapraklarla güçlü kontrast oluşturur. Uygun ışık alan, olgun bireyler düzenli olarak çiçek açabilir. Solmuş saplar daha sonra budanabilir. Çoğaltma genellikle dip sürgünlerinin ayrılmasıyla yapılır. Yeterli boyuta ulaşan yavrular dikkatlice ayrılarak ayrı saksılara alınabilir. Tohumla üretim de mümkündür ancak daha uzun zaman ister.









