
Aloe mcloughlinii
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Aloe mcloughlinii Christian
- Familya
- Asphodelaceae
- Çiçek Renkleri
- Pembe
- Kökeni
- Etiyopya
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Aloe mcloughlinii, desenli yaprakları ve zarif çiçek yapısıyla dikkat çeken, orta boy gelişim gösteren Aloe türlerinden biridir. Tür, rozet formunda büyür ve zamanla dipten sürgün vererek küçük kümeler oluşturabilir. Yaprak yüzeyindeki açık renkli bantlar veya benekli desenler, bu bitkinin en ayırt edici özellikleri arasında yer alır. Çiçeklenme döneminde yükselen ince saplar üzerinde oluşan pembe tonlu çiçekler bitkiye farklı bir görünüm kazandırır. Bitki kompakt ile yarı yayvan arasında değişebilen bir rozet oluşturur. Yapraklar üçgensi mızrak formunda, etli ve sivri uçludur. Renk temel olarak yeşildir; ancak yaprak yüzeyinde düzensiz açık yeşil ya da krem tonlu desenler bulunur. Bu desenler çizgisel, benekli veya bant şeklinde görülebilir. Işık seviyesi arttıkça yaprak kenarlarında kızılımsı veya bronz tonlar oluşabilir. Yaprak kenarlarında düzenli sıralanmış küçük dişler bulunur. Dişler belirgindir fakat iri değildir. Alt yapraklar yaşlandıkça kurur ve tabandan ayrılabilir. Merkezden çıkan yeni yapraklar daha canlı renkli ve düzgün formda olur.
Aloe mcloughlinii güçlü ışığı seven bir türdür. Sağlıklı gelişim ve belirgin desen oluşumu için bol aydınlık gerekir. Sabah güneşi veya gün içinde uzun süre parlak ışık alan konumlar uygundur. Açık alanda yetiştiriliyorsa hava sirkülasyonu iyi olan güneşli yerler tercih edilmelidir. İç mekânda ise yalnızca çok aydınlık pencere önü koşullarında formunu korur. Yetersiz ışıkta yapraklar uzayabilir, desenler silikleşebilir ve rozet gevşeyebilir. Ani şekilde sert güneşe çıkarılan bitkilerde stres lekeleri görülebileceğinden, ışık geçişi kademeli yapılmalıdır.
Toprak seçimi hızlı drenaj sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Aloe kökleri uzun süre ıslak kalan ortamlarda sağlıklı gelişmez. Bu nedenle ponza, lav taşı, iri dere kumu, perlit gibi mineral içerikler toprağa eklenmelidir. Sukulent karışım toprakları tercih edilebilir. Sulama, toprağın tamamen kuruması beklendikten sonra yapılmalıdır. Yapraklarda su depolayan bir tür olduğu için sık sulamaya ihtiyaç duymaz. Sıcak dönemlerde büyüme daha aktif olabilir ve su ihtiyacı artabilir. Serin aylarda sulama aralığı uzatılmalıdır. Sürekli nemli toprakta kök çürümesi, yaprak yumuşaması veya dipte bozulma görülebilir. Uzun süre susuz bırakıldığında yapraklarda incelme ve içe kıvrılma oluşabilir. Sulama sonrası saksı tabağında su bekletilmemelidir.
Saksı seçiminde drenaj delikli saksılar kullanılmalıdır. Toprak saksı, karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Bitki boyutuna göre dengeli saksı tercih edilmelidir. Çok büyük saksılar toprağın gereksiz süre ıslak kalmasına neden olabilir. Saksı değişimi kökler kabı doldurduğunda veya yavrular çoğaldığında yapılabilir. Değişim sırasında çürük kökler ve kurumuş yapraklar temizlenebilir. Gübreleme sadece ilkbaharda ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece sukulentler için üretilmiş besin ve gübreler kullanılmalıdır. Aşırı gübreleme doğal formu bozabilir ve yumuşak doku gelişimine yol açabilir. Dengeli ışık ve doğru sulama çoğu zaman gübreden daha önemlidir.
Çiçeklenme döneminde ince ve dik çiçek sapları gelişir. Sap üzerinde aralıklı dizilen tüpsü çiçekler çoğunlukla pembe, açık mercan veya somon tonlarında görülür. Çiçeklerin uç kısmında daha açık renk geçişleri oluşabilir. Uygun ışık ve olgunluk düzeyine ulaşan bitkiler düzenli olarak çiçek açabilir. Solan saplar temizlenerek bitkinin enerjisi yeni gelişime yönlendirilebilir. Çoğaltma genellikle dip sürgünlerinin ayrılmasıyla yapılır. Yavrular yeterli boyuta ulaştığında dikkatlice ayrılıp geçirgen karışıma dikilebilir. Kesim yapılan yüzeylerin kısa süre kuruması faydalıdır. Tohumla üretim de mümkündür ancak daha uzun zaman alır.









