
Hoya
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Hoya
- Familya
- Apocynaceae
- Çiçek Renkleri
- Pembe
- Kökeni
- Asya Kıtası
- Karşılaşılabilirlik
- Yaygın
Hoya, Apocynaceae familyasında yer alan ve çoğunlukla tropikal Asya, Avustralya ve Pasifik adalarına özgü olan sarılıcı veya sarkıcı formda gelişen bitkilerin oluşturduğu geniş bir cinstir. Doğal yaşam alanlarında Hoyalar genellikle ağaç gövdelerine tutunarak ya da kayalık yüzeylerde gelişir. Bu yaşam biçimi, köklerin hava almasına ve fazla suyun hızla uzaklaşmasına olanak tanır. Hoya cinsi, özellikle kalın ve etli yaprakları ile balmumu görünümlü çiçekleri sayesinde tanınır. Uzun ömürlü ve yavaş büyüyen bitkiler olmaları, onları koleksiyon bitkisi olarak da değerli kılar. Hoya yaprakları türlere göre büyük farklılıklar gösterebilir. Bazı türler de yapraklar geniş ve oval formda iken, bazı türlerde dar, uzun veya neredeyse iğne formuna yakın olabilir. Yaprak dokusu genellikle kalın ve etlidir. Bu yapı, bitkinin suyu depolamasına yardımcı olur. Yaprak yüzeyi çoğu türde parlak ve pürüzsüzdür. Bazı türlerde benekli, damarları belirgin ya da alacalı desenler görülebilir. Yaprak rengi açık yeşilden koyu yeşile kadar değişir. Yüksek ışık koşullarında bazı türlerin yapraklarında kızıl, morumsu veya bronz tonlar ortaya çıkabilir. Yaprakların etli yapısı, kök bölgesinde sürekli ıslaklık olduğunda çürüme riskini artırır.
Hoya bitkileri aydınlık ortamları tercih eder. Gün boyunca bol fakat filtrelenmiş ışık almaları ideal gelişim için önemlidir. Doğrudan ve sert öğle güneşi, özellikle ince yapraklı türlerde yaprak yanıklarına neden olabilir. Sabah veya akşam güneşi alan konumlar daha uygundur. İç mekânda yetiştirilecekse, doğrudan güneş almayan fakat gün boyu yüksek aydınlığa sahip pencere önleri tercih edilmelidir. Yetersiz ışık koşullarında sürgünler uzar, yaprak araları açılır ve çiçeklenme görülmez. Çiçeklenme için yeterli ışık, Hoya bakımında en belirleyici faktörlerden biridir.
Hoya bakımında bahçe toprakları bu cins için uygun değildir. Hızlı drene olan, hava geçirgenliği yüksek karışımlar tercih edilmelidir. Orkide kabuğu, perlit, ponza ve az miktarda torf içeren karışımlar ideal bir ortam sağlar. Bu tür karışımlar, köklerin hem nemi almasını hem de oksijenle temasını kolaylaştırır. Sürekli ıslak kalan ve hava almayan toprak, kök çürümesine yol açar. Sukulent karışım toprakları kullanılabilir. Sulama, dikkatli ve kontrollü yapılmalıdır. Sulama yalnızca toprak karışımı büyük ölçüde kuruduğunda gerçekleştirilmelidir. Saksı yüzeyinin kuru görünmesi tek başına yeterli değildir; alt katmanların da nemini kaybetmiş olması gerekir. Hoya kökleri kısa süreli kuraklığa tolerans gösterebilir. Buna karşılık, uzun süreli aşırı sulama ciddi kök sorunlarına neden olur. Kış döneminde bitkinin büyüme hızı azalır ve sulama aralıkları belirgin şekilde uzatılmalıdır. Saksı seçiminde drenaj deliği bulunması önemlidir. Hoya bitkileri köklerinin saksı içinde sıkı olmasını tolere edebilir. Bu nedenle gereğinden büyük saksılar tercih edilmemelidir. Büyük saksılar, toprağın uzun süre nemli kalmasına ve köklerin hava alamamasına neden olabilir. Askılı saksılar veya sarılıcı desteklerle kullanılan saksılar, bitkinin doğal büyüme formuna uygundur.
Üretim çoğunlukla gövde çeliği ile yapılır. Üzerinde en az bir boğum bulunan sağlıklı bir sürgün parçası, temiz bir bıçakla alınır. Çelikler, hafif nemli ve hava geçirgen bir ortamda köklendirilebilir. Köklenme sürecinde aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Yaprak çeliği ile üretim mümkündür ancak çoğu türde gövde çeliği daha güvenilir sonuç verir. Gübreleme ilkbahar ve yaz dönemlerinde düşük dozda yapılmalıdır. Dengeli ve azot oranı çok yüksek olmayan gübreler tercih edilmelidir. Aşırı gübreleme, yaprak gelişimini artırırken çiçeklenmeyi baskılayabilir. Bu nedenle ölçülü uygulama önemlidir.
Hoya çiçekleri, cinsin en dikkat çekici özelliklerinden biridir. Çiçekler genellikle salkım halinde açar ve balmumu görünümlü, yıldız formunda yapıdadır. Renkler beyaz, krem, pembe, mor ve kırmızı tonları arasında değişebilir. Birçok türde çiçekler yoğun ve tatlı bir kokuya sahiptir. Çiçek sapları, çiçeklenme sonrası kurusa bile kesilmemelidir. Aynı sap üzerinden tekrar çiçeklenme görülebilir. Çiçeklenme, bitkinin yeterli ışık alması, kök yapısının sağlıklı olması ve doğru sulama dengesi ile doğrudan ilişkilidir.







