
Boucerosia
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Boucerosia
- Familya
- Apocynaceae
- Çiçek Renkleri
- Sarı, Kırmızı
- Kökeni
- Hindistan
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Boucerosia, Apocynaceae familyasına bağlı, etli gövdeleriyle su depolayan sukulent yapılı bitkileri kapsayan bir cinstir. Güncel botanik kaynaklarda kabul edilen bir cins olarak yer alır ve doğal yayılış alanı Hindistan alt kıtasından Myanmar’a kadar uzanır. Boucerosia türleri genel olarak kaktüse benzeyen etli gövdeler oluşturabilir; ancak botanik olarak kaktüs değildir. Gövdeler çoğu türde dört köşeli, sürünücü veya yarı dik gelişimli, segmentli ve çıkıntılı yapıdadır. Bazı türlerde gövde üzerinde küçük dişsi çıkıntılar bulunur. Bu çıkıntıların yakınında çok küçük ve geçici yapraklar görülebilir. Bununla birlikte cinsin tamamı tamamen yapraksız gibi değerlendirilmemelidir. Özellikle Boucerosia frerei gibi bazı türlerde mevsimsel olarak belirgin yapraklar gelişebilir. Bu türde yaprakların muson döneminde ortaya çıkıp kuru dönemde dökülebildiği belirtilir. Bu özellik, Boucerosia cinsinin bazı yakın etli gövdeli sukulentlerden ayrılmasına yardımcı olur.
Boucerosia bakımı için ışık seviyesi dikkatle ayarlanmalıdır. Türlerin büyük bölümü bol aydınlık alanlarda daha sağlıklı gelişir. İç mekânda yetiştirilecekse gün boyunca güçlü ışık alan bir pencere önü tercih edilmelidir. Doğu, batı veya güney cepheli alanlar uygun olabilir. Doğrudan güneş gövde yapısının daha sıkı kalmasına yardımcı olur; ancak düşük ışıkta yetişmiş bir bitki aniden sert güneşe çıkarılmamalıdır. Güneşe geçiş kademeli yapılmalıdır. Ani ışık artışı etli gövde yüzeyinde yanık lekelerine neden olabilir. Dış ortamda yetiştirilecekse yağmur suyunun saksıda birikmediği, hava dolaşımı iyi ve sabah güneşi alan bir konum daha güvenlidir.
Toprak seçimi Boucerosia türlerinde kök sağlığını doğrudan etkiler. Bu cinsin doğal yayılış alanındaki birçok tür, mevsimsel kuraklık görülen tropikal veya kuru habitatlarla ilişkilidir. Bu nedenle saksı içinde ağır, sıkışan ve uzun süre nem tutan topraklar uygun değildir. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış geçirgen karışımlar kullanılabilir. Karışımda ponza, lav taşı, iri perlit, dere kumu veya benzeri mineral bileşenlerin bulunması drenajı artırır. Organik madde oranı yüksek ve geç kuruyan karışımlar, kök çevresinde fazla nem tutarak çürüme riskini yükseltebilir. Saksı altında mutlaka drenaj deliği bulunmalıdır.
Sulama kontrollü yapılmalıdır. Boucerosia türlerinde genel kural, toprak tamamen kuruduktan sonra sulama yapmaktır. Sadece üst yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir; saksının alt katmanlarında da nem kalmadığı kontrol edilmelidir. Sulama yapıldığında su kök bölgesine ulaşmalı ve fazla su drenaj deliklerinden dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında su bekletilmemelidir. Sürekli nemli kalan toprak, kök çürümesi ve gövde yumuşamasının en yaygın nedenlerinden biridir. Aktif gelişim döneminde sulama daha düzenli olabilir; ancak hiçbir dönemde toprak sürekli ıslak bırakılmamalıdır. Serin veya dinlenme eğilimi gösteren dönemlerde sulama azaltılmalıdır.
Boucerosia türleri sıcak ve aydınlık koşullarda daha iyi gelişir. Don olaylarına karşı korunmalıdır. Özellikle saksıda yetiştirilen bitkilerde düşük sıcaklık ve ıslak toprak birleşimi kök dokusuna zarar verebilir. Kış döneminde bitki aydınlık, kuru ve hava dolaşımı iyi bir alanda tutulmalıdır. Kapalı ortamda düşük ışık, yüksek nem ve havasızlık bir araya geldiğinde mantar gibi problemler görülebilir. Gövdede kararma, yumuşama, içe çökme veya dipten bozulma fark edilirse sulama düzeni, toprak yapısı ve saksı drenajı kontrol edilmelidir.
Boucerosia çiçekleri genellikle yıldız biçimli, etli dokulu ve desenli yapıdadır. Türlere göre çiçek rengi sarı, kırmızı, bordo, kahverengi, yeşilimsi veya morumsu tonlara değişebilir. Boucerosia crenulata için çiçeklerin sarı zemin üzerinde kırmızımsı kahverengi çizgiler taşıyabildiği; Boucerosia frerei için ise kırmızı-kiraz tonlarında, sarı işaretli yıldız biçimli çiçekler oluşturduğu belirtilir. Çiçekler tür tanımlamasında önemli bir rol oynar; çünkü gövde yapıları bazı türlerde birbirine benzeyebilir. Çiçeklenme için güçlü ışık, sağlıklı kök sistemi ve dengeli sulama koşulları gereklidir.
Gübreleme sınırlı tutulmalıdır. Boucerosia hızlı büyümeye zorlanması gereken bir cins değildir. İlkbaharda, aktif gelişim başladığında sukulentler için hazırlanmış düşük dozlu bir gübre kullanılabilir. Yüksek azotlu gübrelerden kaçınılmalıdır. Fazla azot, gövde dokusunu yumuşatabilir ve çürüme hassasiyetini artırabilir. Yazın aşırı sıcak dönemlerinde veya bitkinin dinlenme eğiliminde olduğu serin aylarda gübreleme yapılmamalıdır. Yeni dikilmiş, kökleri zayıf veya stres altındaki bitkilerde gübre uygulaması ertelenmelidir.
Boucerosia çoğaltma işlemi türün yapısına göre gövde çeliği veya tohumla yapılabilir. Gövde çeliği alınacaksa sağlıklı bir sürgün kesilmeli ve kesik yüzeyin kuruması beklenmelidir. Bu bekleme süreci, çeliğin toprağa yerleştirildiğinde çürüme riskini azaltır. Kuruyan çelik, mineral oranı yüksek ve hızlı drene olan bir karışıma dikilebilir. Köklendirme döneminde toprak sürekli ıslak tutulmamalıdır. Hafif kontrollü nem yeterlidir. Tohumla üretim mümkündür; ancak türün doğru tanımlanması, tohumun tazeliği ve çimlenme koşulları başarıyı etkiler.













