Delosperma zoutpansbergense

Delosperma zoutpansbergense

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma zoutpansbergense L.Bolus
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Pembe
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Delosperma zoutpansbergense, Aizoaceae familyasına bağlı, çok yıllık ve sukulent özellik taşıyan bir bitki türüdür. Güney Afrika’ya endemik olan türün doğal yayılışı Limpopo eyaletindeki Soutpansberg Dağları’nın üst kesimleriyle sınırlıdır. Louis Trichardt yakınlarındaki korunaklı, güneye bakan sarp kayalıklarda ve yaklaşık 1.500–1.730 metre yükseltide yetişir. Kayaların çatlaklarına ve dar çıkıntılarına köklenen bitki, doğal ortamında yaz yağmurlarından ve sık oluşan sisten yararlanır. Bölgedeki yıllık yağış miktarı yaklaşık 1.250–1.500 milimetredir. Bu nedenle Delosperma zoutpansbergense bakımı, uzun süreli kuraklığa uyum sağlamış çöl sukulentlerinden farklı şekilde düzenlenmelidir.

Delosperma zoutpansbergense, merkezdeki daha sık ve kalıcı bölümden çevreye doğru uzanan yumuşak gövdeler meydana getirir. Yaklaşık 10 santimetre yüksekliğe ve 30 santimetre genişliğe ulaşabilen bitki, gelişim ilerledikçe gevşek bir yayılma biçimi gösterir. İnce ve kırılgan sürgünler zaman zaman kahverengimsi yeşil renkte olabilir. Gövdeler üzerindeki boğumlar arasında yaklaşık 2–4,5 santimetre mesafe bulunur. Kök sistemi kalın bir ana kökten ziyade çok sayıda ince ve lifli kökten oluşur. Çiçek taşıyan uzun dalların bir bölümü kuru kış döneminde gerileyebilir; merkezde canlı kalan bölüm ise ilkbaharda yeniden sürgün verir.

Delosperma zoutpansbergense yaprakları etli, dar ve çoğunlukla doğrusal biçimdedir. Yaprak uzunluğu gelişim koşullarına göre yaklaşık 1–5 santimetre, genişliği ise 2–4 milimetre arasında değişebilir. Yarı silindirik yapıdaki yapraklar gövdeden dışarı doğru uzandıktan sonra hafifçe yukarı kıvrılır. Üst yüzeyde uzunlamasına sığ bir oluk, alt yüzeyde ise belirgin bir omurga bulunur. Sivri uçlu yaprakların ve genç gövdelerin yüzeyi parlak, kabarcık benzeri papillalarla kaplıdır. Bu yapılar yaprak ve gövde üzerinde nem tutulmasına, çiy ve sis damlalarının toplanmasına yardımcı olur. Merkezde oluşan genç yapraklar olgun yapraklara göre daha kısa ve yumurtamsı-mızraksı biçimde gelişebilir. Kuraklık veya serinlik etkisiyle genç yapraklarda morumsu tonlar görülebilir.

Delosperma zoutpansbergense için güçlü fakat aşırı sıcak olmayan bir aydınlık sağlanmalıdır. Tür doğal ortamında güneye bakan, korunaklı ve yaz aylarında nemli kalan kayalıklarda gelişir. Bu nedenle sabah güneşi, parlak filtrelenmiş ışık veya günün belirli bölümünde hafif gölge alan konumlar uygundur. Ilıman bölgelerde doğrudan güneşi daha uzun süre tolere edebilir; ancak çok sıcak iklimlerde yakıcı öğle güneşi yapraklarda renk açılması, kuruma ve gelişim yavaşlaması oluşturabilir. İç mekânda yetiştirilecekse doğu, güneydoğu veya yoğun aydınlık sağlayan bir pencere önü tercih edilmelidir. Yetersiz ışıkta boğum araları uzar, gövdeler daha ince gelişir ve çiçek oluşumu azalır. Uzun süre gölgede kalan bitkiler yoğun güneşe birden çıkarılmamalı, doğrudan ışık süresi kademeli olarak artırılmalıdır.

Delosperma zoutpansbergense toprağı mineral ağırlıklı, kumlu ve hızlı drenaj sağlayan bir yapıda olmalıdır. Doğal yaşam alanındaki bitkiler, besin bakımından fakir kuvarsitik kum taşı çatlaklarında yetişir. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış toprak karışımları kullanılabilir; ancak yoğun torf içeren ürünlerin ponza, perlit, lav taşı veya iri taneli kumla desteklenmesi gerekir. Yetiştirme için iki ölçü kum, bir ölçü tınlı toprak ve bir ölçü tamamen ayrışmış kompost içeren bir karışım da kullanılabilir. Toprak sulandığında suyu kolayca geçirmeli, kurudukça sıkışmamalı ve kök çevresinde uzun süre çamurlu bir yapı oluşturmamalıdır. Tür hafif asidik toprak koşullarına uyum gösterebilir; bununla birlikte kök sağlığı açısından pH değerinden önce drenaj ve hava geçirgenliği dikkate alınmalıdır.

Bitkinin yetiştirileceği saksının altında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Lifli kök sisteminden belirgin biçimde büyük bir saksı kullanılması, köklerin henüz ulaşmadığı toprak bölümünün uzun süre nemli kalmasına neden olabilir. Saksı değişiminde yalnızca bir boy büyük saksıya geçilmesi yeterlidir. Bitkinin kökleri yüzeye yakın geliştiği için gereğinden fazla derin saksılara ihtiyaç duyulmaz. Toprak saksılar gözenekli yapıları sayesinde karışımın daha hızlı havalanmasına yardımcı olur. Plastik veya sırlı saksılarda nem daha uzun süre korunabileceğinden sulama aralıkları toprağın kuruma hızına göre ayarlanmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir.

Delosperma zoutpansbergense sulaması sırasında türün yazın büyüdüğü ve doğal ortamında bu dönemde düzenli nem aldığı göz önünde bulundurulmalıdır. İlkbaharda yeni sürgünlerin gelişmeye başlamasıyla su ihtiyacı artar. Toprağın üst kısmı kuruduğunda ve alt katmanlardaki fazla nem azaldığında karışımın tamamını ıslatacak şekilde sulama yapılabilir. Fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkmasına izin verilmelidir. SANBI yetiştirme kayıtlarında sıcak yaz koşullarında düzenli sulama gerektiği belirtilmektedir; ancak belirli bir haftalık sulama sayısı her saksı ve iklim için uygun değildir. Sıcaklık, hava hareketi, ışık düzeyi, saksının malzemesi ve toprak karışımı kuruma süresini değiştirdiğinden sulama öncesinde toprak kontrol edilmelidir. Aktif dönemde bitkinin haftalarca tamamen kuru bırakılması yaprakların küçülmesine, sürgün uçlarının kurumasına ve çiçeklenmenin zayıflamasına yol açabilir. Buna karşılık drenajı yetersiz toprakta sürekli nem, lifli köklerin havasız kalmasına ve çürümesine neden olabilir.

Sonbaharda sıcaklıklar düştükçe ve sürgün gelişimi yavaşladıkça sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kışın çiçek taşıyan dalların bir bölümü doğal olarak kuruyabilir. Bu dönemde merkezdeki kalıcı sürgünlerin tamamen susuz kalmasına izin verilmemeli, ancak toprak uzun süre ıslak da tutulmamalıdır. Kuruyan dallar sağlıklı dokuya zarar vermeden temizlenebilir. Bitkinin doğal yaşam alanında kışlar serindir; don görülmez veya hafif düzeyde gerçekleşir. Saksıda yetiştirilen Delosperma zoutpansbergense uzun süreli ve şiddetli dondan korunmalıdır. Kış boyunca aydınlık, serin, yağış almayan ve hava dolaşımı bulunan bir konum tercih edilmelidir. Düşük sıcaklıkla birlikte kök çevresinin ıslak kalması doku kaybı riskini artırır.

Gübreleme yalnızca ilkbaharda, aktif büyümenin başladığı sırada yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış düşük azotlu bir besin, önerilen doz azaltılarak uygulanabilir. Delosperma zoutpansbergense ayrışmış kompost ve düşük yoğunluktaki organik besinlerden yararlanabilse de aşırı gübreleme yapılmamalıdır. Fazla azot gövdelerin hızla uzamasına, boğum aralarının açılmasına ve zaten yumuşak olan sürgünlerin daha kırılgan hâle gelmesine neden olabilir. Yeni toprağa alınmış, kökleri zarar görmüş veya aşırı sulama belirtisi gösteren bitkilere gübre verilmemelidir.

Delosperma zoutpansbergense gövde çeliğiyle kolaylıkla çoğaltılabilir. Yaz veya sonbahar döneminde sağlıklı bir sürgünden yaklaşık 7–12 santimetrelik bir parça kesilebilir. Alt bölümdeki yapraklar çıkarıldıktan sonra çelik, kumlu ve geçirgen bir karışıma 1–4 santimetre derinliğinde yerleştirilir. Sürgünler yumuşak ve ince olduğu için bazı kalın gövdeli sukulentlerde uygulanan uzun kurutma süresi bu tür için uygun değildir. Kesim yüzeyindeki fazla nemin uzaklaşması için kısa süre bekletilmesi yeterlidir. Köklenme döneminde karışım kontrollü biçimde nemli tutulmalı, tamamen kurumasına veya suya doygun kalmasına izin verilmemelidir. Kök gelişimi başladıktan sonra sulamalar arasındaki kuruma süresi kademeli olarak artırılabilir.

Delosperma zoutpansbergense çiçekleri sürgünlerin uç bölümlerinde tek başına gelişir ve yaklaşık 27–30 milimetre çapa ulaşır. Çok sayıdaki dar ve uzun taç yaprak pembe ile koyu morumsu pembe arasında değişen renkler gösterir. Çiçeğin iç kısmındaki ince staminodlar pembe renkte, uçları ise daha açık tonludur. Çiçekler gündüz saatlerinde açılır ve geceleri kapanır. Çiçeklenme esas olarak ilkbahar ile yaz aylarında gerçekleşir. Tür hızlı geliştiğinde uygun koşullar altında ilk yetiştirme döneminde çiçek oluşturabilir. Güçlü aydınlık, yaz büyümesi sırasında yeterli sulama, geçirgen toprak ve sağlıklı kök sistemi çiçeklenmeyi destekler. Yetersiz ışık, uzun süreli susuzluk, aşırı azotlu gübreleme veya sürekli ıslak toprak çiçek sayısının azalmasına neden olabilir

Instagram'da Takip Et
@insukuland