Delosperma stenandrum

Delosperma stenandrum

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma stenandrum L.Bolus
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Pembe, Mor
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Delosperma stenandrum, Aizoaceae familyasına bağlı, çok yıllık ve sukulent özellik taşıyan bir alt çalı türüdür. Güney Afrika’ya özgü olan türün doğal yayılışı Doğu Cape bölgesinden KwaZulu-Natal’ın güney kesimlerine kadar uzanır. Çoğunlukla kıyı etkisinin hissedildiği subtropikal alanlarda yetişir. Doğal yaşam alanındaki sıcaklık, yaz yağışları ve geçirgen zemin koşulları, Delosperma stenandrum bakımında uygulanması gereken temel yöntemleri belirler.

Delosperma stenandrum, gelişimi sırasında yanlara doğru uzayan sürgünler meydana getiren, fazla yükselmeyen bir yapı oluşturur. Dallar zamanla birbirinin arasını doldurarak sık bir bitki dokusu meydana getirebilir. Yaprakları etli ve su depolayabilen yapıdadır. Bu türü birçok Delosperma çeşidinden ayıran başlıca özelliklerden biri yaprak yüzeyindeki belirgin ince tüylerdir. Delosperma cinsinde görülen bu tüyler, yaprak yüzeyindeki özelleşmiş hücrelerden oluşabilir. Tüy tabakası yapraklara mat ve hafif kadifemsi bir görünüm kazandırır. Sağlıklı yapraklar diri ve dolgun olmalıdır. Yapraklarda yaygın sararma, dipten yumuşama veya yarı saydamlaşma görülmesi çoğunlukla kök çevresindeki fazla nemle ilişkilidir. Uzun süre susuz kalan bitkilerde ise yaprakların hacmi azalabilir ve yüzeyde buruşma başlayabilir.

Delosperma stenandrum çiçekleri parlak pembe renkte ve diğer birçok Delosperma türüne göre oldukça küçüktür. Kaynaklarda çiçek çapının yaklaşık 7 milimetre olduğu belirtilmektedir. Çiçekler, çok sayıda ince taç benzeri yapının merkez çevresinde sıralanmasıyla yıldız veya küçük papatya görünümü oluşturur. Orta bölümde sarı tonlu erkek organlar bulunabilir. Çiçekler yeterli ışık ve uygun sıcaklık koşullarında açılır; Delosperma cinsinde çiçeklerin çoğunlukla gün ortasında açılıp öğleden sonra kapanması, bulutlu günlerde ise kapalı kalması yaygındır. Çiçeklenme genellikle ilkbahar ve yaz döneminde yoğunlaşır. Ancak kesin dönem, yetiştirilen bölgenin sıcaklığına, ışık süresine ve sulama düzenine göre değişebilir.

Delosperma stenandrum bakımı için güçlü ve uzun süreli aydınlık sağlanmalıdır. Bitki, doğrudan güneş alan veya günün belirli bölümünde güneş gören bir yerde yetiştirilebilir. Sabah ve öğleden önce alınan güneş, sürgünlerin sık kalmasını ve çiçek tomurcuklarının gelişmesini destekler. Çok düşük ışıkta yetiştirilen bitkilerde sürgünler incelerek uzayabilir, yaprakların arasındaki mesafe artabilir ve çiçeklenme belirgin biçimde azalabilir. İç mekânda bakım yapılacaksa güneye, güneydoğuya veya güneybatıya bakan aydınlık bir pencere önü tercih edilmelidir. Uzun süre gölgede kalmış bir bitki birdenbire kuvvetli yaz güneşine çıkarılmamalıdır. Işık miktarı kademeli olarak artırılarak yaprakların yeni koşullara uyum sağlamasına izin verilmelidir. Tür kıyı kökenli olsa da doğal yayılış alanının dışındaki koşullara uyum sağlayabilir.

Delosperma stenandrum toprağı, sulama suyunu hızlı biçimde süzebilen ve köklere yeterli hava ulaşmasını sağlayan bir yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış toprak karışımları kullanılabilir. Ancak hazır karışımın yoğun miktarda ince torf içerdiği durumlarda ponza, perlit, lav taşı veya iri taneli mineral malzemeler eklenmelidir. Delosperma türleri doğal ortamlarında çoğunlukla kayalık alanlarda, kaya çatlaklarında ve sığ topraklarda yetişir. Bu nedenle sıkışan, çamurlaşan ve uzun süre ıslak kalan topraklar uygun değildir. Toprağın geçirgen olması, bitkinin az su alması gerektiği anlamına gelmez; asıl amaç sulama sonrasında fazla suyun kök bölgesinden uzaklaşmasını sağlamaktır.

Saksının altında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Kök kütlesinden çok daha büyük bir saksı kullanılması, fazla miktardaki toprağın geç kurumasına ve köklerin uzun süre nemli kalmasına neden olabilir. Saksı değişiminde yalnızca bir boy büyük saksıya geçilmesi yeterlidir. Bitkinin yanlara uzayan gelişim biçimi nedeniyle çok derin olmayan, genişliği uygun bir saksı tercih edilebilir. Toprak saksı, gözenekli yapısı sayesinde karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olur. Plastik saksı kullanıldığında toprağın kuruma süresi uzayabileceği için sulama aralıkları buna göre düzenlenmelidir. Sulamadan sonra saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir.

Delosperma stenandrum sulamasında toprağın nem durumu esas alınmalıdır. İlkbahar ve yaz aylarında bitki aktif gelişim gösterirken toprağın üst ve orta katmanları kuruduğunda kapsamlı bir sulama yapılabilir. Su, toprağın her bölümüne ulaşmalı ve fazlası drenaj deliklerinden dışarı akmalıdır. Çok az miktarda fakat sık aralıklarla su vermek, toprağın sürekli nemli kalmasına neden olabileceği için uygun değildir. Bununla birlikte Delosperma stenandrum, yaz yağışlarının görüldüğü subtropikal bir bölgeden geldiğinden aktif büyüme döneminde haftalarca tamamen susuz bırakılmamalıdır. Delosperma türlerinin diğer kurak bölge sukulentleriyle aynı şekilde sürekli kuru tutulması gelişimin zayıflamasına ve bitkinin kaybedilmesine yol açabilir. Sonbaharda sıcaklık düştükçe sulama aralıkları uzatılmalı, kışın büyüme yavaşladığında ise toprak büyük ölçüde kuruyana kadar yeniden su verilmemelidir.

Türün doğal yayılışı kıyı etkisindeki subtropikal alanları kapsadığı için ılıman ve hava dolaşımı bulunan koşullar uygundur. Yüksek sıcaklık dönemlerinde toprağın sürekli ıslak kalması kök ve gövde çürümesine neden olabilir. Soğuk aylarda ise düşük sıcaklık ile ıslak toprağın aynı anda oluşması daha ciddi bir risk meydana getirir. Delosperma stenandrum için kesin bir don dayanım sınırı güvenilir kaynaklarda açık biçimde belirtilmediğinden saksıda yetiştirilen bitkiler uzun süreli ve şiddetli dondan korunmalıdır. Kışın aydınlık, yağış almayan ve hava dolaşımı bulunan bir yerde tutulması kök sağlığının korunmasına yardımcı olur. Türün doğal olarak subtropikal biyomda yetişmesi, yüksek rakımlı ve sert kışlara uyumlu Delosperma türleriyle aynı soğuk dayanımına sahip olduğunun varsayılmaması gerektiğini gösterir.

Delosperma stenandrum gübrelemesi yalnızca ilkbaharda, yeni sürgünlerin belirginleştiği dönemde yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış düşük azotlu sıvı bir besin, üreticinin önerdiği miktardan daha düşük dozda uygulanabilir. Yüksek azot içeren gübreler sürgünlerin hızlı fakat zayıf gelişmesine, yaprak aralarının açılmasına ve dokuların fazla yumuşamasına neden olabilir. Yeni toprağa alınmış bitkilere, kök gelişimi başlamadan gübre verilmemelidir. Kök çürümesi, yaprak yumuşaması veya genel gelişim bozukluğu bulunan bitkilerde gübre kullanmak sorunu düzeltmez; önce sulama ve toprak koşulları kontrol edilmelidir.

Delosperma stenandrum çoğaltma işlemi gövde çeliği veya tohumla yapılabilir. Çelikle çoğaltmada sağlıklı, hastalık belirtisi taşımayan bir sürgün kesilir ve alt bölümdeki birkaç yaprak çıkarılır. Kesim yüzeyi kısa süre havalandırıldıktan sonra kumlu ve geçirgen bir karışıma yerleştirilir. İnce sürgünlerin günlerce açıkta bırakılması aşırı su kaybına neden olabileceğinden uzun bir kurutma süresi uygulanmamalıdır. Köklenme döneminde karışım suya doygun bırakılmamalı, ancak çeliğin tamamen susuz kalmasına da izin verilmemelidir. Delosperma türlerinde gövde çelikleri genel olarak kolay köklenir. Tohumla üretimde ise ince yapılı, geçirgen bir karışım kullanılmalı; küçük tohumlar derine gömülmeden yüzeye yakın ekilmelidir. Çimlenme süresince yüzey kontrollü biçimde nemli tutulmalı ve yeterli hava dolaşımı sağlanmalıdır.

Instagram'da Takip Et
@insukuland