
Delosperma saxicola
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Delosperma saxicola Lavis
- Familya
- Aizoaceae
- Çiçek Renkleri
- Beyaz
- Kökeni
- Güney Afrika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Delosperma saxicola, Aizoaceae familyasına ait, çok yıllık ve sukulent özellik gösteren bir bitki türüdür. Bilimsel adı Delosperma saxicola Lavis olarak kabul edilmektedir. Güney Afrika’ya endemik olan bu türün doğal yayılışı oldukça sınırlıdır. Tsitsikamma bölgesindeki denize bakan kıyı kayalıklarında, yaklaşık 50–100 metre yükseltilerde yetişir. Kayaların çatlaklarında biriken az miktardaki toprakta köklenmesi, bitkinin geçirgen zeminlere ve sınırlı besin koşullarına uyum sağladığını gösterir. Doğal yaşam alanının dar olması nedeniyle Güney Afrika Bitkileri Kırmızı Listesi’nde “Nadir” kategorisinde değerlendirilmiştir.
Delosperma saxicola, fazla yükselmeyen ancak çok sayıda sürgün oluşturarak yatay yönde gelişen bir yapı gösterir. Bitki yaklaşık 4–5 santimetre yüksekliğe ve 30 santimetre civarında genişliğe ulaşabilir. Genç dallar ince, esnek ve hafif tüylüdür. Sürgünler yaşlandıkça tüylerini kaybeder ve kısmen odunsu bir yapıya dönüşür. Kök sistemi kalın bir ana kök yerine çok sayıda ince ve lifli kökten meydana gelir. Bu nedenle kök çevresinin uzun süre havasız ve ıslak bırakılması, bitkinin sağlıklı gelişimini doğrudan etkileyebilir.
Delosperma saxicola yaprakları karşılıklı çiftler hâlinde ve kısa boğumlar üzerinde birbirine yakın şekilde sıralanır. Yaprakların sık dizilmesi, sürgünlerin yoğun ve dolgun görünmesini sağlar. Yaklaşık 14–19 milimetre uzunluğunda ve 6–8 milimetre genişliğinde olan yapraklar griye çalan yeşil renktedir. Enine kesitleri üçgene benzer ve belirgin bir omurga taşır. Yaprak uçları sivridir ve kısa, keskin bir çıkıntıyla sonlanabilir. Genç yaprakların yüzeyinde çok ince tüyler bulunurken olgunlaşan yapraklar zamanla daha pürüzsüz hâle gelir. Etli yaprak dokusu su depolanmasına yardımcı olarak bitkinin kuru dönemlere dayanmasını sağlar. Sağlıklı yapraklar sıkı ve dolgun olmalıdır. Yaprakların yumuşaması, sararması veya gövdeye bağlandığı noktadan koyulaşması çoğunlukla fazla sulama ve yetersiz drenajla bağlantılıdır.
Delosperma saxicola bakımı sırasında en önemli koşullardan biri güçlü ışıktır. Tür, doğal ortamında açık kıyı kayalıklarında ve doğrudan güneş altında gelişir. Saksıda yetiştirilen bitkiler de gün içerisinde birkaç saat doğrudan güneş alabilecekleri aydınlık bir konumda tutulmalıdır. Yetersiz ışık alan Delosperma saxicola sürgünlerinde uzama, yapraklar arasındaki mesafede artış ve çiçeklenmede azalma görülebilir. İç mekânda bakım yapılacaksa güney, güneydoğu veya güneybatı yönüne bakan aydınlık bir pencere önü tercih edilebilir. Uzun süre gölgede kalmış bir bitki doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. Yaprak dokusunun ani ışık değişiminden zarar görmemesi için güneşe alışma süreci aşamalı olarak yürütülmelidir.
Delosperma saxicola toprağı hızlı süzülen, hava geçirgenliği yüksek ve sulamadan sonra kısa sürede kuruyabilen yapıda olmalıdır. Türün doğal olarak kayalık çatlaklarda ve sığ toprak tabakalarında gelişmesi, köklerinin ağır ve sürekli nemli karışımlara uygun olmadığını gösterir. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış topraklar kullanılabilir. Hazır karışım fazla torfluysa ponza, perlit, iri taneli kum veya lav taşı gibi mineral bileşenlerle desteklenebilir. SANBI tarafından önerilen yetiştirme karışımı iki ölçü kum, bir ölçü bahçe toprağı ve bir ölçü tamamen ayrışmış komposttan oluşmaktadır. Karışımın oranı yetiştirme koşullarına göre değişebilse de temel amaç, fazla suyun kök çevresinden hızlı biçimde uzaklaşmasını sağlamaktır.
Delosperma saxicola için kullanılacak saksının altında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Kök sisteminden belirgin şekilde büyük bir saksı seçilmesi doğru değildir. Fazla miktarda toprak içeren büyük saksılar daha geç kuruduğu için kök çürümesi ihtimalini artırabilir. Bitkinin lifli ve nispeten yüzeysel kök yapısına uygun olarak çok derin olmayan bir saksı kullanılabilir. Toprak saksılar gözenekli yapıları sayesinde nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olur. Plastik saksı kullanıldığında ise sulama aralıklarının toprağın kuruma hızına göre daha dikkatli düzenlenmesi gerekir. Saksı tabağında kalan su sulamadan hemen sonra boşaltılmalıdır.
Delosperma saxicola sulaması, belirli günlere bağlanmamalı ve toprağın mevcut nem durumu kontrol edilerek yapılmalıdır. Saksı içerisindeki karışım yalnızca yüzeyde değil, alt katmanlarda da tamamen kuruduğunda sulamaya geçilmelidir. Sulama sırasında toprağın tamamı ıslatılmalı ve fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkması beklenmelidir. Az miktarda fakat sık aralıklarla verilen su, toprağın sürekli nemli kalmasına yol açabileceği için uygun değildir. İlkbahar ve yaz döneminde sıcaklık ve ışık arttıkça toprak daha hızlı kuruyabilir. Sonbaharda büyüme yavaşladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kış aylarında serin koşullarda tutulan bitkiye yalnızca toprak tamamen kuruduğunda ve yapraklarda belirgin su kaybı başladığında kontrollü miktarda su verilmelidir. Delosperma türleri kurak koşullara uyumlu olmakla birlikte aşırı sulandıklarında kök çürümesine karşı hassastır.
Delosperma saxicola doğal ortamında ılıman kıyı koşullarında yetişir. Yaşam alanında ortalama günlük en yüksek sıcaklık yaklaşık 25 °C, en düşük sıcaklık ise 12–14 °C civarındadır. Bitki hava hareketinin bulunduğu ortamlarda daha sağlıklı gelişir. Kapalı, havasız ve nemli koşullar gövde ile kök çevresinde mantar kaynaklı sorunların oluşmasını kolaylaştırabilir. Türün uzun süreli ve şiddetli dona karşı dayanıklılığı sınırlı olduğundan saksıda yetiştirilen örnekler dondan korunmalıdır. Özellikle düşük sıcaklık ile ıslak toprağın aynı anda oluşması ciddi doku ve kök kayıplarına neden olabilir.
Gübreleme yalnızca bitkinin aktif gelişim gösterdiği ilkbahar döneminde yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış düşük azot içerikli sıvı bir besin, önerilen miktardan daha düşük dozda uygulanabilir. Besin bakımından zengin ve yüksek azotlu gübrelerin sık kullanılması, sürgünlerin gereğinden hızlı uzamasına ve dokuların zayıflamasına neden olabilir. Yeni toprağa alınmış bitkilerde karışım yeterli miktarda besin içeriyorsa aynı sezon içinde ek gübreleme yapılması gerekli değildir. Kökleri zarar görmüş, hastalık belirtisi gösteren veya dinlenme döneminde bulunan bitkilere gübre verilmemelidir.
Delosperma saxicola çoğaltma işlemi gövde çeliği veya tohum yoluyla gerçekleştirilebilir. Çelikle çoğaltmada 5–8 santimetre uzunluğunda, sağlıklı ve hastalık belirtisi taşımayan bir sürgün seçilir. Alt bölümdeki yapraklar çıkarıldıktan sonra kesik yüzeyin kısa süre kuruması beklenir. Çelik, yaklaşık 1–2 santimetre derinliğe gelecek şekilde geçirgen bir sukulent karışımına yerleştirilir. Köklenme süresince toprak suya doygun bırakılmamalı, yalnızca tamamen kurumasını önleyecek ölçüde kontrollü nem sağlanmalıdır. Kök gelişimi başladıktan sonra yetişkin bitkiler için uygulanan kurutarak sulama düzenine geçilebilir. Tohumla üretimde ise ince yapılı ve geçirgen bir karışım kullanılmalı, tohumların yerinden oynamaması için sulama dikkatli yapılmalıdır.
Delosperma saxicola çiçekleri çoğunlukla sürgünlerin uç bölümlerinde tek başına oluşur ve yaklaşık 20–24 milimetre çapa ulaşır. Çok sayıda ince taç yapraktan meydana gelen çiçekler beyaz, açık pembe veya uç kısımları pembe renkli olabilir. Çiçeklenme ağırlıklı olarak ilkbahar ve yaz döneminde görülmekle birlikte uygun iklim koşullarında yılın farklı zamanlarında da sınırlı çiçek oluşumu gerçekleşebilir. Güçlü ışık, geçirgen toprak, dengeli sulama ve sağlıklı kök gelişimi çiçeklenmeyi destekleyen temel faktörlerdir. Bitkinin sürekli gölgede tutulması veya yüksek azotlu gübrelerle aşırı beslenmesi çiçek üretimini azaltabilir. Delosperma saxicola bakımında düzenli olarak kontrol edilmesi gereken zararlıların başında kabuklu bitler gelir. Zararlı belirtileri özellikle genç sürgünlerde ve yaprakların gövdeyle birleştiği noktalarda görülebilir. Erken dönemde tespit edilen zararlıların temizlenmesi, yoğunluğun bitkinin tamamına yayılmasını önlemeye yardımcı olur.










