Delosperma purpureum

Delosperma purpureum

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma purpureum H.E.K.Hartmann
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Pembe
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Delosperma purpureum, Aizoaceae familyasına ait, kısa boylu ve çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal olarak Güney Afrika’nın Gauteng bölgesindeki Witwatersrand çevresinde, güneye bakan taşlık yamaçlarda yetişir. Kuvarsit kayaların arasındaki sığ fakat humus içerebilen toprak ceplerine yerleşir. Bitkinin gövde tabanından çıkan sürgünleri çoğunlukla dik veya hafif yükselici gelişir ve yaklaşık 9 santimetreye ulaşabilir. Toprağın altında yaklaşık 12 santimetre uzunluğa erişebilen, kısmen odunsu bir kazık kök bulunur. Bu kök ile ona eşlik eden etli yan kökler, kurak dönemlerde su depolanmasına ve bitkinin yangın ya da yüzeysel zarar sonrasında yeniden sürgün oluşturmasına yardımcı olur. Saksı değişimi sırasında kalın köklere zarar verilmemeli ve bitki sürgünlerinden çekilerek çıkarılmamalıdır.

Delosperma purpureum yaprakları gövdeler üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde sıralanır. Dar ve çizgisel yapıdaki yapraklar yaklaşık 1–4 santimetre uzunluğunda gelişebilir. Üst yüzeylerinde hafif bir oluk bulunur ve uçları belirgin biçimde sivridir. Etli yaprakların üzerindeki küçük kabarcıksı hücreler, güçlü ışık altında kristalimsi bir parlaklık meydana getirir. Yaprak rengi genellikle orta veya koyu yeşildir; yoğun güneş, düşük sıcaklık ve sınırlı su koşullarında bronz ya da kırmızımsı tonlar görülebilir. Sağlıklı yapraklar sert, dolgun ve gövdeye sıkıca bağlı olmalıdır. Toprak tamamen kuruduğunda ortaya çıkan hafif incelme su ihtiyacını gösterebilir. Buna karşılık nemli topraktaki sararma, saydamlaşma ve kolay kopma fazla sulamayla ilişkilidir. Gövde tabanındaki koyulaşma veya yumuşama fark edildiğinde sulama durdurulmalı ve köklerin durumu incelenmelidir.

Delosperma purpureum bakımı için bol güneş alan, aydınlık ve hava hareketi bulunan bir konum tercih edilmelidir. Doğal yaşam alanında tam güneşte veya hafif yarı gölgede yetişebilse de saksı bakımında güçlü ışık daha sık sürgün gelişimi ve düzenli çiçeklenme sağlar. Yetersiz aydınlıkta dallar uzar, yaprak aralıkları açılır ve çiçek sayısı azalır. İç mekânda yetiştirilecekse saksı doğrudan güneş alan bir pencerenin hemen önünde tutulmalıdır. Uzun süre gölgede kalmış bitkiler yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalı, önce sabah güneşine alıştırılmalıdır. Toprak gevşek ve hızlı süzülen yapıda hazırlanmalıdır. Sukulent toprağı ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kumla desteklenebilir. Doğal ortamında kayaların arasındaki humuslu ceplerde yetişmesi nedeniyle karışımda sınırlı miktarda organik madde bulunabilir; ancak yoğun torf içeren, sıkışan ve uzun süre ıslak kalan topraklar kullanılmamalıdır. Kazık kökün gelişebilmesi için tamamen sığ olmayan, tabanında açık drenaj delikleri bulunan bir saksı seçilmelidir. Saksının kök sisteminden gereğinden fazla büyük olması, kullanılmayan toprağın geç kurumasına yol açar.

İlkbahar ve yaz aylarında yeni sürgünler gelişirken toprağın üst ve orta bölümleri kuruduğunda sulama yapılabilir. Su, kök topunun tamamını ıslatacak miktarda verilmeli ve fazlasının saksının altından çıkmasına izin verilmelidir. Sık aralıklarla az miktarda su vermek yerine, belirgin bir kuruma döneminin ardından kapsamlı sulama yapılması daha sağlıklıdır. Delosperma purpureum kuraklığa dayanıklı olsa da aktif büyüme ve tomurcuklanma sırasında haftalar boyunca tamamen susuz bırakılmamalıdır. Uzun süren kuruluk yeni gelişimi durdurabilir ve çiçek tomurcuklarının açılmadan kurumasına neden olabilir. Toprağın sürekli nemli tutulması ise kalın köklerin havasız kalmasına ve çürümesine yol açar. Sonbaharda sıcaklıklar düştükçe sulama aralıkları uzatılmalı, kışın serin ortamda bulunan bitki kuruya yakın tutulmalıdır. Tür doğal ortamında hafif donlara maruz kalabilse de saksıdaki kökler soğuktan daha hızlı etkilenir. Uzun süreli sert donlarda bitki aydınlık, havadar ve yağış almayan korunaklı bir yere alınmalıdır. Yapraklara su püskürtülmesi gerekmez; sık sürgünlerin arasında kalan su serin havalarda mantari sorunların gelişmesini kolaylaştırabilir.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentler için hazırlanmış, azot oranı sınırlı bir bitki besini tercih edilebilir. Fazla azot gövdelerin gevşek ve dayanıksız büyümesine, yaprakların yumuşamasına ve çiçeklenmenin azalmasına neden olabilir. Saksı değişimi her yıl gerekli değildir; kökler mevcut alanı doldurduğunda, toprak sıkıştığında veya sulama sonrasında normalden uzun süre ıslak kaldığında ilkbaharda yapılabilir. Delosperma purpureum tohum, gövde çeliği veya köklü parçaların ayrılmasıyla çoğaltılabilir. İlkbahar ya da yaz döneminde alınan sağlıklı bir çelik bir veya iki gün kurutulduktan sonra mineral oranı yüksek, hafif nemli toprağa dikilebilir. Kökler oluşuncaya kadar toprak devamlı ıslak tutulmamalıdır. Tohumlar geçirgen toprağın yüzeyine serpilip çok ince bir tabakayla örtülebilir. Uygun sıcaklık ve nem sağlandığında çimlenme birkaç hafta içinde gerçekleşebilir. Fideler yetişkin bitkiler kadar kuraklığa dayanıklı olmadığından gelişimlerinin ilk döneminde kontrollü fakat daha düzenli sulanmalıdır.

Delosperma purpureum çiçekleri yaprakların üzerinde yükselen dallanmış çiçek kümeleri hâlinde oluşur. Yaklaşık 1–2,3 santimetre çapındaki çiçeklerde bir veya iki sıra hâlinde dizilmiş, dar ve koyu mor taç yapraklar bulunur. Çiçek merkezinde çok sayıda erkek organ ve ipliksi yapılar yer alır. Çiçeklenme çoğunlukla ilkbahar ile yaz aylarında gerçekleşir. Tomurcukların açılması için güçlü güneş gerekir; bulutlu havalarda ve akşam saatlerinde çiçeklerin kapanması doğaldır. Solan çiçek sapları sonraki döneme kadar kuru bir iskelet biçiminde bitki üzerinde kalabilir. Tozlaşmadan sonra küçük kapsüller oluşur ve bu kapsüller suyla temas ettiklerinde açılarak tohumların çevreye yayılmasını sağlar. Unlu bitler gövde tabanında ve kök çevresinde, yaprak bitleri ise genç sürgünlerle tomurcuklarda görülebilir. Delosperma purpureum bakımında en önemli nokta, güçlü güneş ile dengeli sulamanın hızlı süzülen toprakla birlikte sağlanmasıdır. Uygun koşullarda bitki odunsu kök yapısını korur, dar etli yapraklarını sık sürgünler üzerinde geliştirir ve koyu mor çiçeklerini düzenli biçimde oluşturur.

Instagram'da Takip Et
@insukuland