Delosperma napiforme

Delosperma napiforme

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma napiforme (N.E.Br.) Schwantes
Diğer İsimleri
Mesembryanthemum macrorhizum, Delosperma macrorhizum, Mestoklema macrorhizum, Mesembryanthemum napiforme
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Beyaz
Kökeni
Afrika
Karşılaşılabilirlik
Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Hakkında

Delosperma napiforme, Aizoaceae familyasında yer alan, yumrulu kökü ve beyaz çiçekleriyle tanınan çok yıllık bir sukulenttir. Doğal olarak Hint Okyanusu’ndaki Réunion Adası’nda yetişir. Bazalt kayalıklar, eski lav akıntıları ve kıyıya yakın taşlık alanlar türün doğal yaşam ortamları arasındadır. Kurak dönemlere dayanabilmesini sağlayan en önemli özelliği, su ve besin depolayan şişkin kök yapısıdır.

Bitkinin genç döneminde büyük ölçüde toprağın altında gelişen kök, zamanla yuvarlak veya şalgam biçimli bir yumruya dönüşür. Tohumdan yetişen örneklerde çoğunlukla tek ve belirgin bir ana kök oluşurken çelikten çoğaltılan bitkiler birden fazla kalın kök geliştirebilir. Olgun bitkilerde bu kök kısmen toprak üzerinde bırakılabilir; ancak genç bitkilerin yumrusu erken dönemde açığa çıkarılmamalıdır. Kökün toprak altında büyümesine izin verilmesi daha güçlü ve iri bir yapı oluşmasını destekler.

Delosperma napiforme yavaş büyüyen bir türdür. Yumrunun belirgin büyüklüğe ulaşması birkaç yıl sürebilir. Şişkin kök tamamen toprak üzerine çıkarıldığında kalınlaşma hızı önemli ölçüde azalabilir. Bu nedenle kökün görünür hâle getirilmesi isteniyorsa bitkinin olgunlaşması beklenmeli ve her saksı değişiminde yalnızca küçük bir bölüm yukarı alınmalıdır.

Yumrunun üst kısmından çok sayıda ince ve dallanmış sürgün çıkar. Genç sürgünler yeşil veya kırmızımsı olabilir. Yaşlanan dalların alt kısımları sertleşir, kahverengileşir ve zamanla kısmen kuruyabilir. Eski sürgünlerin uçlarının kurumasından sonra yumru üzerinden yeni dalların oluşması türün doğal gelişim biçiminin bir parçasıdır. Tamamen kuruyan dallar steril bir kesiciyle temizlenebilir.

Yapraklar karşılıklı çiftler hâlinde gelişir. Dar, uzun ve etli yapıdaki yapraklar çoğunlukla parlak yeşildir. Güçlü güneş, serin hava veya sınırlı su etkisiyle yaprak uçlarında kırmızımsı ve bronz tonlar oluşabilir. Yaprak yüzeyi bazı benzer Delosperma türlerine göre daha düzgün ve parlak görünür.

Sağlıklı yapraklar dolgun ve sert olmalıdır. Toprak uzun süredir kuruysa yapraklarda hafif incelme veya buruşma görülebilir. Buna karşılık nemli toprakla birlikte oluşan sararma, saydamlaşma ve yumuşama fazla sulamaya işaret edebilir. Yumru veya gövde tabanının yumuşaması daha ciddi bir kök sorununun belirtisidir.

Delosperma napiforme bakımı için doğrudan güneş alan, sıcak ve hava hareketi bulunan bir konum tercih edilmelidir. Güçlü ışık dalların daha sık gelişmesini, yaprakların doğal rengini korumasını ve çiçek tomurcuklarının oluşmasını sağlar. Işık yetersiz olduğunda sürgünler incelerek uzar ve bitkinin gövdesi zayıflar.

İç mekânda yetiştirilecek bitki güneş alan bir pencerenin hemen önüne yerleştirilmelidir. Pencereden uzaktaki genel oda aydınlığı yeterli değildir. Uzun süre gölgede kalan bir bitki yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalı; önce sabah güneşine alıştırılmalı ve doğrudan ışık süresi kademeli biçimde artırılmalıdır.

Toprak karışımı mineral oranı yüksek, gevşek ve hızlı süzülen yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulent toprağına ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kum eklenebilir. Yoğun torf içeren ve sulamadan sonra uzun süre ıslak kalan karışımlar yumrulu kökün çürümesine neden olabilir.

Kökün aşağı doğru gelişebilmesi için çok sığ olmayan bir saksı kullanılmalıdır. Tabanında yeterli sayıda drenaj deliği bulunması zorunludur. Saksı kök sisteminden gereğinden fazla büyük seçilmemelidir. Fazla toprak, özellikle serin aylarda uzun süre nemli kalarak kök çevresinde havasız bir ortam oluşturabilir.

Delosperma napiforme sulaması büyüme dönemine göre düzenlenmelidir. İlkbahar ve yaz aylarında yeni yapraklarla sürgünler gelişirken toprak büyük ölçüde kuruduğunda kapsamlı sulama yapılabilir. Su kök topunun tamamına ulaşmalı ve fazlası saksının altından akmalıdır. Saksı tabağında veya deliksiz dış saksıda su bekletilmemelidir.

Yumrulu kökü sayesinde kısa süreli kuraklığa oldukça dayanıklıdır. Bununla birlikte aktif gelişim sırasında aylar boyunca tamamen susuz bırakılması ince köklerin kaybedilmesine, yaprakların dökülmesine ve büyümenin durmasına neden olabilir. Sık ve az miktarda su vermek yerine toprağın kurumasını bekleyerek yeterli miktarda sulama yapılmalıdır.

Sonbaharda hava serinledikçe bitkinin su tüketimi azalır. Kışın serin ortamda bulunan Delosperma napiforme kuruya yakın tutulmalıdır. Yumru içinde depolanan su, bitkinin bu dönemi daha az sulamayla geçirmesine yardımcı olur. Düşük sıcaklıkla ıslak toprağın birlikte devam etmesi yumrunun hızla yumuşamasına yol açabilir.

Tür kısa süreli hafif soğuğu tolere edebilse de uzun süreli sert dona maruz bırakılmamalıdır. Özellikle saksıda yetişen bitkilerin kökleri düşük sıcaklıktan daha hızlı etkilenir. Kış döneminde aydınlık, havadar, yağış almayan ve don tehlikesi bulunmayan bir konum daha güvenlidir.

Yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz. Yapraklara düzenli olarak su püskürtülmemelidir. Sulama doğrudan toprağa yapılmalı ve yumrunun üzerindeki çukur bölgelerde su birikmesine izin verilmemelidir. Hava dolaşımı yetersizse ıslak kalan sürgünlerde ve kök boğazında mantari sorunlar gelişebilir.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentlere uygun, azot oranı sınırlı bir bitki besini tercih edilebilir. Fazla azot sürgünlerin uzun ve gevşek gelişmesine neden olurken yumrunun doğal biçimini ve çiçeklenmeyi olumsuz etkileyebilir.

Saksı değişimi kökler mevcut saksıyı doldurduğunda veya toprak geçirgenliğini kaybettiğinde yapılabilir. En uygun dönem ilkbaharda aktif büyümenin başladığı zamandır. Bitki saksıdan çıkarılırken yumru zarar görmeyecek biçimde desteklenmelidir. Yumuşamış veya koyulaşmış kökler varsa steril bir kesiciyle temizlenmeli ve kesilen yüzeylerin kuruması beklenmelidir.

Delosperma napiforme tohum ve gövde çelikleriyle çoğaltılabilir. Türün belirgin, tek parça yumrulu kök yapısının elde edilmesi için tohumdan üretim daha uygundur. Çelikten yetişen bitkiler genellikle dallanmış veya birden fazla şişkin kök oluşturur. Çelik alınırken sağlıklı bir sürgün kesilmeli, kesim yüzeyi kısa süre kurutulmalı ve geçirgen toprağa dikilmelidir.

Tohumlar küçük olduğu için toprağın yüzeyine serpilmelidir. Üzerleri kalın bir tabakayla kapatılmamalı, çimlenme döneminde yüzey hafif nemli tutulmalıdır. Fideler yetişkin bitkiler kadar kuraklığa dayanıklı değildir. Genç bitkilerin toprağı tamamen kuruduktan sonra uzun süre susuz bırakılmamalı, ancak sürekli ıslak da tutulmamalıdır.

Çiçekler sürgün uçlarına yakın yaprak koltuklarından çıkar. Çok sayıdaki ince beyaz taç yaprak, küçük bir papatyayı andıran çiçekler meydana getirir. Çiçeğin merkezinde açık sarı tonlar görülebilir. Çiçeklenme çoğunlukla sıcak ve aydınlık dönemde gerçekleşir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland