Delosperma lydenburgense

Delosperma lydenburgense

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma lydenbergense Klipvygie
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Mor, Pembe
Kökeni
Güney Afrika
Karşılaşılabilirlik
Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Hakkında

Delosperma lydenburgense, Aizoaceae familyasına ait, yere yakın gelişen çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal olarak Güney Afrika’nın Mpumalanga bölgesindeki Lydenburg dağlık çayırlarında yetişir. Kuvarsit, şeyl, lav ve dolomit kökenli topraklarda görülebilen bitki; mevsimsel yağışa, yoğun güneşe, sise ve zaman zaman oluşan dona uyum sağlamıştır. Delosperma lydenburgense bakımında güçlü ışık, geçirgen toprak ve mevsime göre düzenlenen sulama temel gereksinimlerdir.

Bitki sürünücü bir yer örtücü veya küçük bir alt çalı biçiminde gelişebilir. Gövdeleri çoğunlukla toprağa yakın ilerlerken bazı sürgünlerin uçları yukarı doğru kıvrılabilir. Toprakla temas eden gövdeler zaman içinde köklenerek bitkinin sık ve geniş bir küme oluşturmasını sağlar. Yaşlanan alt dalların sertleşmesi ve kahverengileşmesi doğaldır. Ancak gövde tabanındaki koyulaşma, yumuşama veya kötü koku fazla neme bağlı doku kaybını gösterebilir.

Delosperma lydenburgense kök sisteminde küçük yumrular geliştirebilir. Bu yumrular bitkinin su ve besin depolamasına yardımcı olur. Köklerin etli yapıda olması, uzun süre ıslak kalan toprağa karşı hassasiyet oluşturur. Bu nedenle saksının kök kümesinden çok daha büyük seçilmemesi ve sulama suyunun kolayca uzaklaşması gerekir.

Yapraklar gövdeler üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde dizilir. Türün yaprak biçimi oldukça değişkendir; bazı örneklerde üç köşeli, bazılarında ise silindire yakın yapraklar görülebilir. Yapraklar genellikle yumuşak, etli ve uç kısmına doğru daralan yapıdadır. Yüzeylerindeki küçük saydam hücreler, yoğun güneş altında kristalimsi bir parlaklık oluşturur. Bu görünüm aynı zamanda yaprakların güçlü ışığın etkilerine karşı korunmasına yardımcı olur.

Yaprak rengi çoğunlukla açık veya orta yeşildir. Güçlü güneş, serin hava ve sınırlı su etkisiyle bronz ya da kırmızımsı tonlar ortaya çıkabilir. Sağlıklı yapraklar dolgun ve gövdeye sıkıca bağlıdır. Toprak kuruyken meydana gelen hafif buruşma su ihtiyacını gösterebilir. Nemli toprakla birlikte görülen sararma, saydamlaşma ve kolay kopma ise fazla sulamaya işaret eder.

Delosperma lydenburgense doğrudan güneş alan aydınlık bir yerde daha sık gelişir ve daha fazla çiçek oluşturur. Gün içinde birkaç saat doğrudan güneş alması gövdelerin kısa, dayanıklı ve birbirine yakın gelişmesini destekler. Tür hafif yarı gölge koşullarını tolere edebilir; ancak ışığın fazla azalması sürgünlerin incelerek uzamasına ve çiçeklenmenin zayıflamasına neden olur.

İç mekânda yetiştirilecek bitki güneş alan bir pencerenin hemen önüne yerleştirilmelidir. Pencereden uzak noktalardaki genel oda aydınlığı uzun vadeli bakım için yeterli değildir. Gölgede yetişmiş bir bitki doğrudan yoğun yaz güneşine çıkarılmamalı; önce sabah güneşine alıştırılmalı ve aldığı ışık birkaç hafta içinde artırılmalıdır.

Toprak karışımı gevşek, hava geçirgen ve hızlı süzülen yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış toprağa ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kum eklenebilir. Karışımda sınırlı miktarda organik madde bulunabilir. Yoğun torf içeren, çamurlaşan ve sulamadan sonra günlerce ıslak kalan topraklar kök yumrularında yumuşamaya neden olabilir.

Tabanında açık drenaj delikleri bulunan, nispeten yayvan bir saksı kullanılabilir. Gövdeler çevreye doğru yayıldığı için saksının genişliği, aşırı derin olmasından daha kullanışlıdır. Bununla birlikte gereğinden büyük bir saksı seçilmemelidir. Köklerin ulaşmadığı fazla toprak geç kurur ve özellikle serin aylarda kök çevresinde uzun süreli nem oluşturur.

Delosperma lydenburgense, yaz yağışı alan doğal yayılış alanı nedeniyle sıcak dönemde düzenli sudan yararlanır. İlkbahar ve yaz aylarında yeni sürgünler gelişirken toprağın üst ve orta bölümleri kuruduğunda sulama yapılabilir. Su, kök topunun tamamına ulaşacak miktarda verilmeli ve fazlasının saksının altından çıkmasına izin verilmelidir.

Az miktarda fakat sık su vermek yerine, toprak yeterince kuruduğunda kapsamlı sulama yapılması daha uygundur. Bitki kuraklığa dayanabilse de aktif gelişim ve çiçeklenme sırasında uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Aşırı kuruluk yaprakların küçülmesine, yeni sürgünlerin durmasına ve tomurcukların gelişmeden kurumasına yol açabilir.

Toprağın sürekli nemli kalması ise daha ciddi bir risktir. Kökler havasız kaldığında yapraklar sararabilir ve gövde tabanları yumuşayabilir. Sulama sıklığı sabit bir takvime göre değil; sıcaklık, güneşlenme süresi, saksı büyüklüğü ve toprağın kuruma hızına göre belirlenmelidir. Saksı tabağında veya deliksiz dış saksıda biriken su bekletilmemelidir.

Sonbaharda sıcaklık ve ışık azaldıkça sulama aralıkları uzatılmalıdır. Delosperma lydenburgense doğal ortamında zaman zaman dona maruz kaldığı için serinliğe birçok tropikal sukulentten daha dayanıklıdır. Buna rağmen saksıda yetişen kökler düşük sıcaklıklardan daha hızlı etkilenir. Uzun süreli sert donlarda bitki aydınlık, havadar ve yağış almayan korunaklı bir yere alınmalıdır.

Soğuk dönemlerde en önemli risk, düşük sıcaklıkla ıslak toprağın aynı anda devam etmesidir. Kışın serin yerde bulunan bitki kuruya yakın tutulmalıdır. Sıcak ve güneşli iç mekânda büyüme devam ediyorsa toprak tamamen kuruduktan sonra ölçülü biçimde su verilebilir.

Delosperma lydenburgense yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz. Yapraklara düzenli olarak su püskürtülmesi gerekli değildir. Sık sürgünlerin arasında kalan su serin havalarda geç kuruyarak mantari sorunlara zemin hazırlayabilir. Sulama doğrudan toprağa yapılmalı ve bitkinin üst kısmı gece boyunca ıslak bırakılmamalıdır.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentlere uygun, azot oranı sınırlı bir bitki besini tercih edilebilir. Fazla azot sürgünlerin gevşek ve uzun gelişmesine, dokuların yumuşamasına ve çiçek sayısının azalmasına neden olabilir. Yeni saksıya alınmış veya kökleri zarar görmüş bitkilere hemen gübre verilmemelidir.

Saksı değişimi her yıl gerekli değildir. Toprak sıkıştığında, suyun süzülmesi yavaşladığında veya kökler saksıyı doldurduğunda ilkbaharda değişim yapılabilir. Bitki saksıdan çıkarılırken gövdelerden çekilmemeli, kök topu alttan desteklenmelidir. Yumrulu köklerde yumuşamış veya koyulaşmış bölümler bulunuyorsa steril bir kesiciyle temizlenmelidir.

Delosperma lydenburgense gövde çelikleriyle kolaylıkla çoğaltılabilir. Sağlıklı ve genç bir sürgün kesildikten sonra kesim yüzeyinin kısa süre kuruması beklenir. Çelik daha sonra kumlu ve geçirgen bir toprağa yerleştirilebilir. Toprak hafif nemli tutulmalı, ancak kökler oluşmadan önce sürekli ıslak bırakılmamalıdır. Uygun sıcaklıkta çelikler kısa sürede köklenebilir.

Toprakla temas ederek kendi köklerini oluşturmuş sürgünler de ana bitkiden ayrılarak başka bir saksıya dikilebilir. Tohumla çoğaltmada küçük tohumlar geçirgen toprağın yüzeyine serpilmelidir. Üzerleri kalın bir tabakayla kapatılmamalı ve çimlenme süresince yüzey yalnızca hafif nemli tutulmalıdır.

Delosperma lydenburgense çiçekleri ilkbahar ve yaz aylarında meydana gelir. Çok sayıdaki ince taç yaprak, papatyayı andıran parlak mor, leylak veya morumsu pembe çiçekler oluşturur. Merkez kısmında daha açık tonlar görülebilir. Çiçekler güneşli saatlerde tamamen açılır; bulutlu havalarda ve akşam saatlerinde kapanmaları doğaldır.

Instagram'da Takip Et
@insukuland