Delosperma harazianum

Delosperma harazianum

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Delosperma harazianum (Deflers) Poppend. & Ihlenf.
Familya
Aizoaceae
Çiçek Renkleri
Pembe
Kökeni
Yemen
Karşılaşılabilirlik
Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Hakkında

Delosperma harazianum, Aizoaceae familyasında yer alan, alçak ve sık gelişen çok yıllık bir sukulent türüdür. Delosperma cinsinin büyük bölümü Afrika’da yayılış gösterirken bu türün doğal yaşam alanı Yemen’in yüksek dağlık bölgeleridir. Haraz Dağları’nın güneşli, kayalık ve rüzgâra açık yamaçlarında yetişir. Gündüz ve gece sıcaklıklarının belirgin biçimde değişebildiği bu ortam, bitkinin hem yoğun güneşe hem de serin koşullara uyum sağlamasına yardımcı olmuştur.

Bitki kısa gövdeli ve yere yakın bir yapı oluşturur. Sürgünler tabandan dallanarak zamanla yoğun bir küme hâline gelebilir. Gelişim biçimi yaygın Delosperma türleri kadar hızlı ve genişleyici değildir. Kısa boğum araları nedeniyle yapraklar birbirine yakın görünür. Yaşlanan gövdelerin alt bölümleri zamanla sertleşebilir ve kahverengileşebilir. Gövde dokusu sert kaldığı sürece bu değişim doğal yaşlanmanın bir parçasıdır.

Delosperma harazianum yaprakları gövdeler üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde gelişir. Yapraklar yaklaşık 1–2,5 santimetre uzunluğunda, kısa, kalın ve sivri uçludur. Enine kesitleri yuvarlatılmış üçgen biçimine yaklaşır. Renkleri çoğunlukla gri-yeşil veya açık yeşildir. Yüzeyde bulunan küçük beyazımsı hücreler yapraklara mat ve hafif kristalimsi bir görünüm kazandırabilir.

Sağlıklı yapraklar sıkı ve dolgun olmalıdır. Toprak tamamen kuruduğunda yapraklarda sınırlı buruşma görülmesi su ihtiyacını gösterebilir. Buna karşılık toprak nemliyken yaprakların sararması, saydamlaşması veya gövdeden kolayca ayrılması fazla sulamaya işaret edebilir. Böyle bir durumda yeniden su verilmeden önce saksının alt bölümlerindeki nem ve köklerin durumu kontrol edilmelidir.

Delosperma harazianum bakımı için doğrudan güneş alan, çok aydınlık bir konum seçilmelidir. Yeterli güneş sürgünlerin kısa ve sık gelişmesini, yaprakların doğal gri-yeşil rengini korumasını ve çiçek tomurcuklarının oluşmasını sağlar. Düşük ışıkta gövdeler uzayabilir, yaprak çiftleri arasındaki mesafe artabilir ve çiçeklenme belirgin biçimde azalabilir.

Türün çiçekleri yalnızca güçlü güneş altında tam olarak açılabilir. Bulutlu havalarda, akşam saatlerinde veya düşük ışıklı iç mekânlarda çiçeklerin kapalı kalması normaldir. İç mekânda yetiştirilecekse güneş alan geniş bir pencerenin hemen önü tercih edilmelidir. Pencereden uzaktaki genel oda aydınlığı uzun vadeli bakım için yeterli değildir.

Uzun süre gölgede tutulan bir bitki yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalıdır. Önce sabah güneşi alan bir noktaya yerleştirilmeli, ardından doğrudan ışık süresi kademeli biçimde artırılmalıdır. Ani geçişler yaprak yüzeylerinde soluk veya kuru yanık alanlarının oluşmasına neden olabilir.

Toprak karışımı mineral oranı yüksek, gevşek ve suyu hızla uzaklaştırabilecek yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış bir toprağa ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kum eklenebilir. İnce torf oranı yüksek, sulamadan sonra sıkışan ve uzun süre ıslak kalan karışımlar uygun değildir.

Kök sistemi büyük ve derin bir saksı gerektirmez. Tabanında açık drenaj delikleri bulunan, kök kümesiyle uyumlu ve nispeten yayvan bir saksı kullanılabilir. Gereğinden büyük saksılarda köklerin kullanmadığı fazla toprak geç kurur. Bu durum özellikle serin koşullarda kök çevresindeki nem süresini uzatır.

İlkbahar ve yaz aylarında bitki aktif olarak gelişirken toprağın büyük bölümü kuruduğunda sulama yapılabilir. Su, kök topunun tamamına ulaşacak miktarda verilmeli ve fazlasının drenaj deliklerinden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Az miktarda ve sık su vermek yerine, toprak yeterince kuruduğunda kapsamlı sulama yapılması daha uygundur.

Delosperma harazianum kuraklığa dayanıklı olsa da aktif gelişim ve çiçeklenme sırasında uzun süre tamamen susuz bırakılmamalıdır. Aşırı kuruluk yaprakların küçülmesine, sürgün gelişiminin durmasına ve tomurcukların açılmadan kurumasına neden olabilir. Buna karşılık toprağın sürekli nemli tutulması köklerin havasız kalmasına ve gövde tabanlarının yumuşamasına yol açabilir.

Sonbaharda sıcaklıklar düştükçe sulama aralıkları uzatılmalıdır. Tür yüksek dağlık alanlarda yetiştiği için serin gecelere uyum sağlayabilir. Ancak soğuk hava ile ıslak toprağın birlikte devam etmesi kök sağlığı açısından risklidir. Kışın serin koşullarda bulunan bitki kuruya yakın tutulmalı ve yoğun yağıştan korunmalıdır.

Saksıdaki kökler açık topraktaki köklere göre düşük sıcaklıklardan daha hızlı etkilenir. Uzun süreli don bekleniyorsa saksı aydınlık, havadar ve yağış almayan korunaklı bir yere alınmalıdır. Bitki yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz ve yapraklarına düzenli olarak su püskürtülmemelidir.

Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentlere uygun, azot oranı sınırlı bir bitki besini kullanılabilir. Fazla azot sürgünlerin gevşek biçimde uzamasına, dokuların yumuşamasına ve çiçeklenmenin azalmasına neden olabilir. Yeni saksıya alınmış veya kökleri zarar görmüş bitkilere gübre verilmemelidir.

Delosperma harazianum gövde çelikleri ve tohumla çoğaltılabilir. Çelik için sağlıklı bir sürgün kesilmeli ve kesim yüzeyinin kısa süre kuruması beklenmelidir. Ardından sürgün mineral oranı yüksek, hafif nemli bir karışıma yerleştirilebilir. Köklenme başlamadan önce toprağın sürekli ıslak tutulması çelik tabanının yumuşamasına neden olabilir.

Tohumlar küçük olduğu için geçirgen karışımın yüzeyine serpilmelidir. Üzerleri kalın bir toprak tabakasıyla örtülmemelidir. Çimlenme süresince yüzey hafif nemli tutulmalı, ancak havasız ve suya doygun bırakılmamalıdır. Genç bitkiler güçlendikçe doğrudan güneşe kademeli biçimde alıştırılmalıdır.

Delosperma harazianum çiçekleri sürgünlerin uç bölümünde oluşur. Çok sayıdaki ince taç yaprak, papatyayı andıran bir görünüm meydana getirir. Çiçek rengi çoğunlukla pembe, açık mor veya leylak tonlarındadır. Daha seyrek olarak beyaz çiçekli örnekler de görülebilir. Merkez bölüm sarıdır ve taç yapraklarla belirgin bir renk karşıtlığı oluşturur.

Tozlaşmanın ardından küçük tohum kapsülleri meydana gelir. Kapsüller kuru havada kapalı kalır ve suyla temas ettiklerinde açılarak tohumları çevreye bırakır. Tohum alınmak isteniyorsa kapsüllerin tamamen olgunlaşıp kuruması beklenmelidir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland