
Delosperma ecklonis
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Delosperma ecklonis (Salm-Dyck) Schwantes
- Familya
- Aizoaceae
- Çiçek Renkleri
- Beyaz
- Kökeni
- Güney Afrika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Delosperma ecklonis, Aizoaceae familyasında yer alan, etli ve tüylü yapraklara sahip çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal olarak Güney Afrika’nın Doğu Kap bölgesinde yetişir. Benzer birçok Delosperma türünden farklı olarak yalnızca yere yapışık bir örtü meydana getirmez; kısa, yükselici ve yoğun biçimde dallanan bir alt çalı görünümü de oluşturabilir. Eski botanik kaynaklarında Mesembryanthemum ecklonis adıyla karşılaşılabilir.
Genç gövdeler çoğunlukla dik veya hafif yana açılan yapıdadır. Yüzeylerindeki yoğun ve kısa tüyler dallara beyazımsı, kadifemsi bir görünüm kazandırır. Yaş ilerledikçe alt gövdeler sertleşir, kahverengileşir ve dış yüzeylerinde ince pullanmalar oluşabilir. Eski gövdenin kahverengi ve kuru görünmesi, dokular sert olduğu sürece doğal yaşlanmanın bir parçasıdır. Yumuşayan, koyulaşan veya kötü koku oluşturan gövde tabanı ise fazla neme bağlı doku kaybını gösterebilir. Delosperma ecklonis yaprakları gövde üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde gelişir. Kısa, dolgun ve uç kısmına doğru sivrilen yapraklar üç köşeli bir kesite sahiptir. Üst yüzeyleri hafif içbükey, alt bölümleri ise daha dışbükey olabilir. Yaprakların geriye doğru hafif kıvrılması bitkiye belirgin bir görünüm kazandırır.
Yaprak ve genç sürgün yüzeyleri çok sayıda kısa tüy taşır. Bu tüyler nedeniyle bitki uzaktan gri-yeşil veya gümüşümsü görünebilir. Yaprakların üzerine düzenli biçimde su püskürtülmemeli ve yüzeyler sert bir bezle silinmemelidir. Biriken toz, gerekiyorsa kuru ve yumuşak bir fırçayla dikkatlice temizlenebilir. Sağlıklı yapraklar dolgun, sert ve gövdeye sıkıca bağlı olmalıdır. Toprak uzun süredir kuruysa yapraklarda sınırlı buruşma oluşabilir. Buna karşılık toprak nemliyken yaprakların sararması, saydamlaşması veya gövdeden kolayca ayrılması köklerin fazla sudan zarar gördüğünü gösterebilir. Böyle bir durumda yeniden sulama yapılmadan önce saksı karışımının kuruması beklenmelidir.
Delosperma ecklonis bakımı için doğrudan güneş alan veya gün boyunca çok güçlü aydınlık sağlayan bir konum seçilmelidir. Yeterli ışık, gövdelerin kısa ve dayanıklı gelişmesine, tüylerin belirgin kalmasına ve çiçek tomurcuklarının oluşmasına yardımcı olur. Düşük ışıkta gövdeler uzar, yaprak çiftlerinin arası açılır ve yeni gelişim zayıflar. İç mekânda yetiştirilen bitki güneş alan geniş bir pencerenin hemen yakınına yerleştirilmelidir. Pencereden uzaktaki genel oda ışığı sağlıklı gelişim ve çiçeklenme için çoğunlukla yetersizdir. Bitki yalnızca tek yönden ışık alıyorsa saksı birkaç haftada bir çevrilebilir.
Gölgede yetişmiş bir Delosperma ecklonis yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalıdır. İlk olarak sabah güneşi alan bir konuma alınmalı, ardından doğrudan ışık süresi kademeli biçimde artırılmalıdır. Ani geçişler yapraklarda soluklaşmaya ve kuru yanık lekelerine neden olabilir. Güneşe alışmış bitkiler açık ve havadar koşullarda daha sık gelişir. Toprak karışımı gevşek, geçirgen ve hava boşluğu yüksek olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış bir karışım ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kumla desteklenebilir. Yüksek miktarda ince torf içeren, sıkışan ve sulamadan sonra uzun süre ıslak kalan topraklar uygun değildir.
Delosperma ecklonis, bazı kurak bölge Delosperma türleri kadar uzun süreli susuzluğa ihtiyaç duymaz. Doğal yayılışındaki daha ılıman ve kıyısal koşullar nedeniyle aktif büyüme döneminde düzenli fakat kontrollü sudan yararlanır. Bu nedenle bitkiyi ilkbahar ve yaz boyunca aylarca tamamen kuru tutmak ince köklerin kaybedilmesine ve büyümenin durmasına neden olabilir. Toprağın üst ve orta bölümleri kuruduğunda sulama yapılabilir. Su kök topunun tamamını ıslatacak biçimde verilmeli ve fazlasının drenaj deliklerinden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında su bekletilmemelidir. Az miktarda fakat çok sık su vermek yerine, karışım yeterince kurudukça kapsamlı sulama yapılması daha uygundur.
Toprağın sürekli nemli tutulması da doğru değildir. Etli kökler ve gövde tabanı uzun süre havasız kaldığında yumuşayabilir. Sulamalar arasındaki süre sıcaklık, güneşlenme, hava hareketi ve saksının büyüklüğüne göre değişir. Sabit bir haftalık sulama programı yerine toprağın gerçek nem durumu esas alınmalıdır. Sonbaharda sıcaklıkların ve ışığın azalmasıyla büyüme yavaşlayabilir. Bu dönemde sulamalar arasındaki süre uzatılmalıdır. Kışın serin koşullarda yetiştirilen bitki yaz dönemine göre daha kuru tutulmalı, ancak gövdeler ve yapraklar tamamen kuruyacak kadar uzun süre susuz bırakılmamalıdır.
Delosperma ecklonis saksısı kök kümesinden çok daha büyük olmamalıdır. Gereğinden geniş bir kapta bulunan fazla toprak geç kurur ve gövde tabanında uzun süreli nem meydana getirir. Altında açık drenaj delikleri bulunan, nispeten yayvan bir saksı kullanılabilir. Saksı tabağı her sulamadan sonra boşaltılmalıdır. Saksı değişimi toprağın sıkışması, suyun geç süzülmesi veya köklerin kabı tamamen doldurması durumunda yapılabilir. En uygun dönem aktif büyümenin başladığı ılık aylardır. Bitki dallarından çekilmemeli, kök topu alttan desteklenerek çıkarılmalıdır. Köklerde kesim yapılmışsa bitkiye hemen bol miktarda su verilmemelidir.
Delosperma ecklonis yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz. Tüylü yaprakların arasında kalan su özellikle serin koşullarda geç kuruyabilir. Sulama doğrudan toprağa uygulanmalı ve bitkinin üst kısmının gece boyunca ıslak kalması önlenmelidir. Düzenli hava hareketi yaprakların ve toprak yüzeyinin kurumasına yardımcı olur. Tür kısa süreli serinliği tolere edebilse de dona dayanıklılığı yüksek rakımlı bazı Delosperma türleri kadar güçlü kabul edilmemelidir. Saksıdaki bitkiler uzun süreli dondan ve yoğun kış yağışından korunmalıdır. Soğuk hava ile ıslak toprağın bir arada bulunması kök kaybı riskini artırır.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentlere uygun, azot oranı sınırlı bir bitki besini kullanılabilir. Fazla azot gövdelerin uzun ve gevşek gelişmesine, yaprak dokularının yumuşamasına ve çiçeklenmenin azalmasına neden olabilir. Kökleri zarar görmüş veya yeni saksıya alınmış bitkilere gübre verilmemelidir. Delosperma ecklonis, gövde çelikleri ve tohumla çoğaltılabilir. Çelik alınırken sağlıklı ve çiçek taşımayan bir sürgün seçilmelidir. Kesim yüzeyinin kısa süre kuruması beklendikten sonra çelik mineral oranı yüksek, hafif nemli bir karışıma yerleştirilebilir. Köklenme başlamadan önce toprağın devamlı ıslak tutulması çelik tabanının yumuşamasına yol açabilir.
Tohumlar oldukça küçüktür ve geçirgen bir karışımın yüzeyine serpilmelidir. Üzerleri kalın bir toprak tabakasıyla kapatılmamalıdır. Çimlenme süresince yüzey hafif nemli tutulmalı, ancak havasız ve suya doygun bırakılmamalıdır. Fideler güçlendikçe doğrudan güneşe kademeli biçimde alıştırılabilir. Delosperma ecklonis çiçekleri sürgün uçlarında veya üst yaprakların yakınında meydana gelir. Çok sayıdaki dar taç yaprak papatyayı andıran bir görünüm oluşturur. Doğal örneklerde çiçekler çoğunlukla beyaz veya soluK tonlardadır. Merkez bölümü açık sarı renkte olabilir. Paylaşılan görselde de beyaz taç yapraklı, küçük ve açık merkezli çiçekler görülmektedir.










