
Delosperma bosseranum
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Delosperma bosseranum Marais
- Familya
- Aizoaceae
- Çiçek Renkleri
- Beyaz
- Kökeni
- Madagaskar
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Delosperma bosserianum, Aizoaceae familyasında yer alan, yumrulu kökü ve kısa etli sürgünleriyle tanınan çok yıllık bir sukulent türüdür. Doğal olarak Madagaskar’da yetişir ve kurak dönemlerin görüldüğü açık alanlara uyum sağlamıştır. Ticari kaynaklarda ve eski bitki kayıtlarında Delosperma bosseranum adıyla da karşılaşılabilir. Ancak güncel kabul edilen yazım Delosperma bosserianum şeklindedir. Bitkinin bakımında güçlü ışık, hızlı süzülen toprak ve gelişim hızına göre ayarlanan kontrollü sulama önem taşır.
Türün en belirgin özelliklerinden biri zamanla kalınlaşan yumrulu kök sistemidir. Genç bitkilerde kök tabanı başlangıçta ince olabilirken yaş ilerledikçe havuç veya şalgam biçimini andıran etli bir depo organına dönüşür. Bu yapı bitkinin suyu ve belirli miktarda besini depolamasına yardımcı olur. Kökün üst bölümü zamanla odunsu bir görünüm kazanabilir ve saksı değişimleri sırasında kısmen görünür hâle gelebilir.
Yumrulu kökün su depolaması bitkinin sürekli kuru tutulması gerektiği anlamına gelmez. Delosperma bosserianum sıcak ve aydınlık dönemde yeni sürgünler, yapraklar ve çiçekler geliştirirken düzenli su kullanır. Bununla birlikte kök çevresinde uzun süre kalan nem, kalın depo dokularının yumuşamasına neden olabilir. Sağlıklı yumrulu kök sert ve dolgun olmalıdır. Koyulaşan, kötü kokan veya hafif baskıyla çöken bölümler kök dokusunun zarar gördüğünü gösterebilir.
Bitkinin gövdeleri ince, etli ve çoğunlukla sürünücü ya da hafif yükselici yapıdadır. Yumrulu kök tabanından birden fazla sürgün çıkabilir. Yaşlanan dalların uç bölümleri zaman zaman kururken kök tabanından yeni sürgünler oluşabilir. Tamamen kuruyan gövdeler temiz bir kesiciyle alınabilir. Henüz yeşil ve sert olan sürgünler gereksiz yere budanmamalıdır.
Delosperma bosserianum yaprakları gövdeler üzerinde karşılıklı çiftler hâlinde dizilir. Yapraklar dar, uzun, etli ve uç kısmına doğru sivrilen yapıdadır. Enine kesitleri yuvarlak olmaktan çok üçgenimsi veya hafif köşeli olabilir. Yüzeyleri açık yeşil, griye çalan yeşil veya hafif mavimsi tonlarda görünebilir. Yoğun ışık, serinlik veya sınırlı su etkisiyle yaprak uçlarında kırmızı, bordo ya da kahverengimsi renklenmeler oluşabilir.
Yaprak yüzeyindeki küçük parlak hücreler ışığı yansıtarak ince kristaller varmış gibi bir görünüm meydana getirebilir. Aizoaceae familyasının birçok üyesinde görülen bu özellik doğal yaprak dokusunun bir parçasıdır. Yaprakların silinmesi veya yüzeylerinin sert biçimde ovalanması gerekmez. Biriken toz yumuşak ve kuru bir fırçayla dikkatlice alınabilir.
Sağlıklı yapraklar sert, dolgun ve canlı görünmelidir. Toprak tamamen kuruduğunda yaprakların hafifçe buruşması su ihtiyacını gösterebilir. Buna karşılık nemli topraktaki yaprakların sararması, saydamlaşması veya gövdeden kolayca ayrılması fazla sulamayla ilişkili olabilir. Yaprak görünümüne bakılarak hemen su verilmemeli, önce saksı karışımının alt bölümlerindeki nem kontrol edilmelidir.
Delosperma bosserianum bakımı için doğrudan güneş alan veya gün boyunca çok güçlü aydınlık sağlayan bir konum tercih edilmelidir. Yeterli ışık altında sürgünler daha kısa ve sık gelişir, yapraklar dolgunluğunu korur ve çiçek tomurcuğu oluşumu desteklenir. Düşük ışıkta gövdeler uzayabilir, yaprak çiftleri arasındaki mesafe artabilir ve bitkinin gelişimi zayıflayabilir.
İç mekânda yetiştirilen bitki güneş alan bir pencerenin hemen yakınına yerleştirilmelidir. Pencereden uzak alanlardaki genel oda aydınlığı uzun vadede yeterli olmayabilir. Bitki yalnızca bir yönden ışık alıyorsa saksı belirli aralıklarla çevrilebilir. Bununla birlikte yönün çok sık değiştirilmesi gerekli değildir.
Uzun süre gölgede kalan bir Delosperma bosserianum doğrudan yoğun yaz güneşine aniden çıkarılmamalıdır. İlk aşamada sabah güneşi veya filtrelenmiş güçlü ışık sağlanmalı, ardından doğrudan güneş süresi kademeli olarak artırılmalıdır. Ani geçişler yapraklarda soluk alanlar ve kuru yanık lekeleri oluşturabilir.
Toprak karışımı iri yapılı, hava geçirgen ve sulama suyunu kısa sürede uzaklaştırabilecek özellikte olmalıdır. Kaktüs ve sukulentlere uygun bir karışım ponza, lav kırığı, iri perlit veya yıkanmış iri kumla desteklenebilir. Toprağın içinde sınırlı miktarda organik madde bulunabilir; ancak ince torf oranı yüksek, sulandıktan sonra sıkışan ve günlerce ıslak kalan karışımlardan kaçınılmalıdır.
Yumrulu kökün gelişebilmesi için saksının yeterli derinliğe sahip olması yararlıdır. Buna rağmen kök hacminden çok daha büyük bir kap kullanılmamalıdır. Fazla toprak hacmi geç kurur ve kalın kökün çevresinde uzun süre nem kalmasına neden olabilir. Saksının tabanında geniş ve açık drenaj delikleri bulunmalı, tabakta biriken su bekletilmemelidir.
Genç bitkilerde yumrulu kök tamamen toprak altında tutulabilir. Kökü görünür hâle getirmek amacıyla bitkinin her saksı değişiminde yukarı kaldırılması gelişimi yavaşlatabilir. Daha önce toprak altında bulunan ince köklerin aniden açığa çıkarılması kurumalarına neden olabilir. Yumrulu bölüm zamanla ve kademeli biçimde yükseltilmelidir.
Delosperma bosserianum sulaması sabit gün aralıklarına göre yapılmamalıdır. Sıcak ve aydınlık dönemde yeni sürgünler gelişirken toprak karışımının büyük bölümü kuruduğunda su verilebilir. Sulama sırasında kök topunun tamamı ıslatılmalı ve fazla suyun drenaj deliklerinden çıkmasına izin verilmelidir. Sık aralıklarla yalnızca az miktarda su vermek saksı içinde düzensiz nem oluşturabilir.
Bitki aktif gelişim gösterirken haftalar boyunca tamamen susuz bırakılmamalıdır. Uzun süreli kuruluk yaprakların dökülmesine, ince köklerin kurumasına ve sürgün gelişiminin durmasına neden olabilir. Buna karşılık büyümeyi hızlandırmak için toprağı devamlı nemli tutmak uygun değildir. En sağlıklı düzen, kapsamlı sulamaların arasına toprağın belirgin biçimde kuruduğu bir dönem yerleştirmektir.
Sıcaklıkların düşmesi ve büyümenin yavaşlamasıyla sulama aralıkları uzatılmalıdır. Bitki yapraklarını veya sürgünlerinin bir bölümünü kaybederse su tüketimi de azalır. Serin dönemde yumrulu kök kuruya yakın tutulmalıdır. Toprak tam olarak kurumadan yapılan tekrarlı sulamalar kök dokusunda yumuşamaya yol açabilir.
Delosperma bosserianum don olaylarından korunmalıdır. Madagaskar kökenli olması nedeniyle soğuğa dayanıklı dağlık Delosperma türleriyle aynı koşullarda değerlendirilmemelidir. Serin dönemde bitki aydınlık, yağıştan korunan ve hava hareketi bulunan bir alanda tutulmalıdır. Düşük sıcaklıkla ıslak toprağın birlikte devam etmesi önemli kök kayıplarına neden olabilir.
Yüksek hava nemine ihtiyaç duymaz ve yapraklara düzenli biçimde su püskürtülmesi gerekmez. Sulama doğrudan toprağa yapılmalıdır. Yaprakların ve gövde birleşimlerinin uzun süre ıslak kalması önlenmelidir. Havasız ve devamlı nemli ortamlarda sürgün tabanlarında mantari sorunlar gelişebilir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulentlere uygun, azot oranı sınırlı bir bitki besini kullanılabilir. Fazla azot sürgünlerin uzamasına, yaprak dokularının yumuşamasına ve yumrulu kök gelişiminin zayıflamasına neden olabilir. Yeni saksıya alınan, kökleri zarar gören veya aktif büyüme göstermeyen bitkilere gübre verilmemelidir.
Saksı değişimi toprak geçirgenliğini kaybettiğinde, kökler kabı doldurduğunda veya yumrulu kök saksıya baskı uygulamaya başladığında yapılabilir. İşlem için yeni gelişimin başladığı sıcak dönem tercih edilmelidir. Kök çevresindeki eski toprağın tamamı zorla temizlenmemeli, sağlam ince köklerin koparılmamasına dikkat edilmelidir. Kesilen veya zarar gören köklere sahip bitki hemen yoğun biçimde sulanmamalıdır.
Delosperma bosserianum tohum ve gövde çelikleriyle çoğaltılabilir. Tohumdan yetiştirilen örnekler çoğunlukla daha belirgin ve tek parça bir yumrulu kök geliştirir. Tohumlar küçük olduğu için geçirgen karışımın yüzeyine ekilmeli ve kalın bir toprak tabakasıyla örtülmemelidir. Çimlenme süresince yüzey hafif nemli tutulmalı, ancak devamlı suya doygun bırakılmamalıdır.
Çelikle çoğaltmada sağlıklı bir sürgün kesildikten sonra kesim yüzeyinin kısa süre kuruması beklenmelidir. Çelik mineral oranı yüksek, hafif nemli bir karışıma yerleştirilebilir. Kök oluşmadan yapılan yoğun sulamalar gövdenin tabanında yumuşamaya neden olabilir. Çelikten yetiştirilen örnekler birden fazla dallanmış depo kökü oluşturabilir ve kök biçimleri tohumdan yetiştirilen bitkilerden farklı olabilir.
Delosperma bosserianum çiçekleri sürgün uçlarına veya yaprak koltuklarına yakın noktalarda gelişir. Çiçekler küçük, beyaz ve papatyayı andıran çok sayıda ince taç yapraktan oluşur. Merkez bölümde açık sarı tonlar görülebilir. Çiçekler güçlü ışık altında açılır; bulutlu havalarda, akşam saatlerinde veya yetersiz aydınlıkta kapanabilir.










