
Opuntia howeyi
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Opuntia howeyi J.A.Purpus.
- Familya
- Cactaceae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Karayipler
- Karşılaşılabilirlik
- Çok Nadir
Opuntia howeyi, Cactaceae familyasına ait olan ve Opuntia cinsinin nadir görülen türlerinden biridir. Bu tür özellikle Karayipler bölgesinde, başta Bahamalar olmak üzere kıyıya yakın kurak ve yarı kurak alanlarda doğal olarak yetişen bir kaktüs olarak bilinir. Doğal habitatında genellikle kumlu veya taşlık topraklarda, yoğun güneş ışığı alan açık arazilerde gelişim gösterir. Opuntia howeyi çoğunlukla kompakt yapılı ve segmentli gövdeye sahip bir kaktüstür. Bitki büyüdükçe yeni segmentler geliştirerek genişleyebilir ve zamanla küçük bir çalı formu oluşturabilir. Alt gövde yaşlandıkça kalınlaşması bitkinin daha dayanıklı bir yapı oluşturmasına yardımcı olur. Gövdesi su depolama özelliğine sahiptir ve bu sayede bitki uzun süreli kurak dönemlere dayanabilir. Opuntia howeyi’de yaprak olarak görülen yapılar aslında etli gövde segmentleridir. Bu segmentler genellikle oval veya yuvarlağa yakın formda olabilir ve kalın, etli bir dokuya sahiptir. Segmentlerin rengi çoğunlukla griye çalan yeşil veya mavimsi yeşil tonlarında olabilir. Segment yüzeyinde areol adı verilen küçük noktalar bulunur ve bu yapılardan dikenler gelişir. Dikenler çoğunlukla uzun ve sert yapıdadır. Sarımsı, açık kahverengi veya gri tonlarında görülebilirler.
Opuntia howeyi yüksek ışık ihtiyacına sahip bir kaktüs türüdür. Doğal ortamında gün boyunca güçlü güneş ışığına maruz kalır. Bu nedenle yetiştirilen bitkiler için de güneş alan ortamlar tercih edilmelidir. Açık alanlarda doğrudan güneş ışığı bitkinin sağlıklı gelişimini destekler. Yeterli ışık alan bitkiler daha güçlü segmentler oluşturur ve kompakt bir büyüme formu geliştirir. Yetersiz ışık koşullarında segmentler uzayabilir ve bitkinin doğal formu bozulabilir Toprak seçimi Opuntia howeyi bakımında oldukça önemlidir. Kök sistemi suyun uzun süre tutulduğu ortamlara uyumlu değildir. Bu nedenle hızlı drenaj sağlayan toprak karışımları kullanılmalıdır. Mineral ağırlıklı kaktüs ve sukulent toprakları kök bölgesinde suyun birikmesini engeller. Sulama yapılırken toprağın tamamen kuruması beklenmelidir. Saksı içindeki toprağın sadece yüzeyi değil alt katmanlarının da kuru olması gerekir. Nemli toprağa yapılan sulama kök çürümesine neden olabilir. Sulama sırasında suyun segmentlerin üzerinde uzun süre kalmaması önerilir. Sürekli nemli kalan yüzeyler mantar hastalıklarının oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Drenaj deliği bulunan saksıların tercih edilmesi gerekir. Bu sayede fazla su saksıdan uzaklaştırılabilir. Toprak saksı kullanımı toprağın daha hızlı kurumasına yardımcı olur ve kaktüs yetiştiriciliğinde sıklıkla tercih edilir. Saksının kök sisteminden çok daha büyük olmaması önerilir. Büyük saksılar toprağın uzun süre nemli kalmasına neden olabilir ve bu durum kök sağlığı açısından risk oluşturur. Opuntia howeyi çoğaltılması genellikle çelik ile yapılır. Sağlıklı bir segment bitkiden ayrıldıktan sonra kesilen yüzey birkaç gün kurutulur. Kuruyan segment geçirgen bir toprak karışımına yerleştirildiğinde kısa süre içinde kök gelişimi başlayabilir. Köklendirme döneminde sulama çok sınırlı tutulmalıdır. Uygun sıcaklık ve ışık koşullarında segmentler yeni bitkiler oluşturabilir.
Gübreleme Opuntia howeyi için sınırlı şekilde yapılmalıdır. Bitki doğal olarak besin açısından fakir topraklara uyum sağlamıştır. Bu nedenle yoğun gübre uygulamaları bitkinin doğal gelişimini olumsuz etkileyebilir. Gübreleme yalnızca ilkbaharda ve düşük dozda yapılmalıdır. Sukulent ve kaktüsler için hazırlanmış özel besinler tercih edilmelidir. Yüksek azot içeren gübreler segment dokusunun zayıflamasına neden olabilir. Opuntia howeyi çiçeklenme döneminde genellikle sarı veya sarımsı turuncu tonlarında çiçekler oluşturur. Çiçekler segmentlerin üst kısmında gelişir ve geniş taç yapraklı bir yapıya sahiptir. Çiçeklenme çoğunlukla ilkbahar sonu ile yaz başı arasında gerçekleşir. Çiçeklenmenin ardından küçük meyveler oluşabilir. Bu meyveler başlangıçta yeşil renkte olup olgunlaşma sürecinde kırmızı veya mor tonlarına dönüşebilir.









