
Coryphantha tripugionacantha
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha tripugionacantha A.B.Lau
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Coryphantha tripugionacantha, Cactaceae familyasına bağlı, güçlü dikenleriyle tanınan yavaş gelişimli bir kaktüs türüdür. Doğal yayılışı Meksika’nın Zacatecas ve Jalisco eyaletleriyle sınırlıdır. Kurak çalılıkların bulunduğu bölgelerde, yaklaşık 1.000 metre rakımdaki killi ve mineral içerikli zeminlerde yetişir. Doğal yaşam alanında yağışlar düzensizdir ve toprak yüzeyi sulandıktan sonra uzun süre ıslak kalmaz. Bitki çoğunlukla tek gövdeli gelişir. Bununla birlikte toprak altından ilerleyen sürgünler aracılığıyla zaman içerisinde birkaç gövdeden oluşan küçük gruplar meydana getirebilir. Gövdesi küresel ve tepe kısmından hafif basık yapıdadır. Yetişkin bir gövde yaklaşık 7–9 santimetre yüksekliğe ve 8–9 santimetre genişliğe ulaşabilir. Genç bitkilerin epidermisi maviye çalan yeşil renktedir. Gövde olgunlaştıkça renk daha donuk ve koyu bir yeşile dönüşebilir. Tepe bölümü hafif çöküktür ve yeni gelişen tüberküllerin arasında beyaz yünsü dokular görülebilir. Bitkinin yavaş büyümesi nedeniyle yetişkin gövde biçiminin belirginleşmesi uzun zaman alabilir.
Coryphantha tripugionacantha bakımında yüksek aydınlık sağlanmalıdır. Güçlü ışık, gövdenin küresel ve sıkı biçimini korumasına yardımcı olur. Dikenlerin kalınlaşması ve doğal renginde gelişmesi de yeterli ışıkla ilişkilidir. İç mekânda yetiştirilecek bitki, gün içerisinde doğrudan güneş alabilen aydınlık bir pencere önüne yerleştirilmelidir.
Uzun süre gölgede kalan bir bitki aniden yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. İlk aşamada sabah güneşi sağlanmalı, doğrudan ışık alma süresi kademeli biçimde artırılmalıdır. Özellikle kış aylarını düşük ışıkta geçiren bitkilerin ilkbaharda güneşe alıştırılması gerekir. Ani ışık değişimi gövde yüzeyinde soluk, sarı veya kahverengi hasarlı alanların oluşmasına neden olabilir.
Yetersiz ışık altında gövdenin tepe bölümü daralarak uzayabilir. Yeni oluşan tüberküllerin arası açılabilir ve dikenler normalden ince gelişebilir. Bu şekilde uzayan gövde bölümleri daha sonra eski biçimine dönmez. Bu nedenle aktif büyüme başlamadan önce bitkinin ışık koşulları düzenlenmelidir.
Coryphantha tripugionacantha toprağı yüksek geçirgenliğe sahip, gevşek ve mineral ağırlıklı olmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış toprak karışımları ponza, lav taşı, iri kuvars kumu veya benzeri inorganik bileşenlerle desteklenebilir. İnce torf oranı yüksek ve kolayca sıkışan karışımlar sulama sonrasında uzun süre nemli kalabileceği için uygun değildir.
Tür doğal ortamında killi zeminlerde yetişebilse de bu topraklar yağış suyunun yüzeyde birikmediği kurak alanlarda bulunur. Saksı yetiştiriciliğinde ağır ve yoğun kil kullanılması kök çevresindeki hava miktarını azaltabilir. Hazırlanan karışım suyu köklere ulaştırmalı, ardından fazla nemin kısa sürede uzaklaşmasına izin vermelidir.
Coryphantha tripugionacantha büyük ve belirgin bir kazık kök geliştirir. Bu nedenle saksı seçiminde yalnızca gövde genişliği dikkate alınmamalıdır. Kökün aşağı doğru uzayabileceği kadar derin, ancak gereğinden fazla geniş olmayan bir saksı tercih edilmelidir. Çok sığ saksılar kazık kökün sıkışmasına veya bükülmesine neden olabilir.
Kök hacminden çok daha büyük bir saksı da kullanılmamalıdır. Köklerin ulaşmadığı fazla toprak daha geç kurur ve uzun süreli nem oluşmasına yol açabilir. Saksının altında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Toprak saksılar gözenekli yüzeyleri sayesinde karışımın daha hızlı kurumasına katkı sağlayabilir.
Coryphantha tripugionacantha sulaması, saksı toprağı tamamen kuruduktan sonra yapılmalıdır. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir. Karışımın orta ve alt bölümlerinde nem kalıp kalmadığı da kontrol edilmelidir. Kazık kökün çevresinde devamlı nem bulunması kök dokusunun zarar görme riskini artırır.
İlkbahar ve yaz döneminde aktif büyüme başladığında, tamamen kuruyan toprağa kök bölgesinin tamamını ıslatacak miktarda su verilebilir. Fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında veya dış saksı içerisinde biriken su bekletilmemelidir.
Az miktarda ve sık aralıklarla su vermek uygun değildir. Bu yöntem toprağın bazı bölümlerinin sürekli nemli kalmasına neden olabilir. Bunun yerine karışım bütünüyle sulanmalı ve sonraki sulamadan önce yeniden tamamen kuruması beklenmelidir. Sulama sıklığı sıcaklığa, hava dolaşımına, saksı malzemesine ve toprağın kuruma hızına göre belirlenmelidir.
Sonbaharda sıcaklıkların azalmasıyla birlikte bitkinin su kullanımı yavaşlar. Bu dönemden itibaren sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kış aylarında serin koşullarda tutulan Coryphantha tripugionacantha büyük ölçüde kuru bırakılmalıdır. Düşük sıcaklık ile ıslak toprağın bir araya gelmesi, özellikle kalın kazık kökte ciddi doku kaybına neden olabilir.
Kış dinlenmesi için aydınlık, serin ve hava dolaşımı bulunan bir alan uygundur. Bitki kuru toprakta kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanabilse de saksıda yetiştirilen örneklerin dondan korunması gerekir. Sıcak fakat düşük ışıklı bir ortamda sulamanın artırılması, gövdenin zayıf ve düzensiz büyümesine yol açabilir.
Saksı değişimi, kökler mevcut alanı doldurduğunda veya toprak geçirgenliğini kaybettiğinde yapılmalıdır. Bitki eski saksısından çıkarılırken iri kazık kökün kırılmamasına dikkat edilmelidir. Köklerde kesilme veya zedelenme meydana gelirse bitki yeni toprağa yerleştirildikten hemen sonra sulanmamalıdır. Hasarlı yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir.
Coryphantha tripugionacantha çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar ilkbaharda, temiz ve geçirgen bir ekim karışımının yüzeyine yerleştirilebilir. Çimlenme süresince karışım hafif nemli tutulmalı, ancak suya doygun hale getirilmemelidir. Fideler belirdikten sonra ortamın havalandırması aşamalı olarak artırılmalıdır.
Genç fideler yetişkin bitkiler kadar yoğun güneşe ve uzun kuraklık dönemlerine dayanamaz. İlk gelişim sırasında parlak fakat filtrelenmiş ışık sağlanmalıdır. Gövdeler güçlendikçe doğrudan güneş süresi artırılabilir. Bitki oldukça yavaş geliştiği için genç fidelerin yetişkin gövde ve diken yapısına ulaşması uzun yıllar sürebilir.
Toprak altı sürgünlerle oluşmuş ve kendi köklerini geliştirmiş yan gövdeler de ayrılarak çoğaltılabilir. Ayrılma sırasında kök veya gövde dokusu zarar görmüşse kesilen yüzeylerin kuruması beklenmelidir. Yeni dikilen sürgünler kök faaliyeti başlamadan önce yoğun biçimde sulanmamalıdır.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece kaktüs ve sukulentler için üretilmiş, azot oranı sınırlı ürünler kullanılmalıdır. Yüksek azot içeren gübreler gövdenin hızlı fakat gevşek gelişmesine ve dikenlerin zayıflamasına neden olabilir. Kış dinlenmesindeki, kökleri zarar görmüş veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre verilmemelidir.
Coryphantha tripugionacantha çiçekleri gövdenin tepe bölümündeki olgun tüberküllerin arasından gelişir. Çiçekler krem sarısı veya soluk sarı renktedir. Tam açılan bir çiçek yaklaşık 6–7 santimetre çapa ulaşabilir. Gövdenin küçük ölçüsüne kıyasla oldukça geniş olan çiçekler, ince ve hafif parlak taç yapraklardan oluşur.
Çiçeklenme çoğunlukla sıcak büyüme döneminde gerçekleşir. Türün yavaş gelişmesi nedeniyle genç bitkilerin çiçeklenme olgunluğuna ulaşması uzun sürebilir. Tomurcuk oluşumu için güçlü ışık, sağlıklı bir kazık kök, kontrollü sulama ve kuru geçirilen bir kış dinlenmesi gerekir.









