
Coryphantha salinensis
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha salinensis Haage
- Diğer İsimleri
- Echinocactus salinensis, Mammillaria borwigii, Coryphantha borwigii, Coryphantha roederiana
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Coryphantha salinensis, Cactaceae familyasına ait, küçük gövdeli ve yavaş gelişen bir kaktüs türüdür. Doğal yayılışı Meksika’nın kuzeydoğusunda bulunan Coahuila, Nuevo León ve Tamaulipas eyaletlerini kapsar. Sierra Madre Oriental’in doğu eteklerindeki çöl çalılıklarında, kireç taşı parçalarıyla kaplı düzlüklerde ve suyu hızlı süzen alüvyon zeminlerde yetişir. Doğal ortamında yağışlar düzensizdir ve kök bölgesindeki nem uzun süre korunmaz.
Bitki çoğunlukla tek gövde halinde gelişir. Gövde genç dönemde küresel veya yumurtamsı biçimdeyken ilerleyen yıllarda kısa silindirik bir yapı kazanabilir. Yaklaşık 5–10 santimetre yüksekliğe ve 5–8 santimetre genişliğe ulaşır. Epidermis koyu gri-yeşil, mat yeşil veya soluk mavi-yeşil tonlarında olabilir. Gövdenin tepe bölümü hafif çöküktür ve yeni gelişim sırasında beyaz yünsü dokuyla örtülebilir.
Coryphantha salinensis gövdesinde kaburga bulunmaz. Yüzey, sarmal sıralar halinde yerleşen büyük ve sert tüberküllerden meydana gelir. Genç tüberküller yuvarlak uçlu ve konik görünürken olgunlaştıkça piramitsi bir biçim kazanabilir. Yaklaşık 1,8–2,2 santimetre uzunluğundaki tüberküllerin tabanları geniş ve baklava biçimine yakındır. Birbirine yakın yerleşmeleri nedeniyle gövde yüzeyinde üst üste binmiş bir görünüm oluşabilir.
Her tüberkülün üst bölümünde dikenlerin çıktığı areol ile tüberkül koltuğu arasında uzanan belirgin bir oluk bulunur. Genç oluklar ve koltuk bölgeleri bol miktarda beyaz yün taşır. Bu yünsü tabaka zamanla azalır ve yaşlı tüberküller daha çıplak hale gelir. Oluklu tüberkül yapısı, Coryphantha cinsinin ayırt edilmesinde kullanılan temel botanik özelliklerden biridir.
Coryphantha salinensis belirgin ve geniş yapraklar oluşturmaz. Kurak koşullara uyum sağlayan bu türde fotosentez görevi klorofil içeren etli gövde tarafından yürütülür. Gövde dokusu aynı zamanda kısa yağış dönemlerinde alınan suyu depolar. Areollerden gelişen dikenler değişime uğramış yaprak yapılarıdır. Tüberküller ise yaprak değil, gövdeye ait özelleşmiş çıkıntılardır.
Türün diken yapısı bitki yaşlandıkça önemli ölçüde değişebilir. Genç Coryphantha salinensis örneklerinde yalnızca radyal dikenler görülebilir. Olgunlaşmayla birlikte merkez dikenleri oluşur ve radyal dikenler farklı kalınlık ile uzunluklara sahip iki gruba ayrılır. Bu değişim nedeniyle genç ve yetişkin bitkiler birbirinden oldukça farklı görünebilir.
Her areolde genellikle 11–20 adet radyal diken bulunur. Alt ve yan bölümlerde yer alan 5–7 radyal diken daha sert, kalın ve gövde yüzeyine yakın konumdadır. Bu dikenler yaklaşık 1–1,5 santimetre uzunluğundadır ve açık boynuz rengi, krem veya gri tonlarında gelişebilir. Üst bölümdeki 7–13 diken ise daha ince, esnek ve uzundur. Yaklaşık 1,6–2 santimetreye ulaşan bu dikenler beyazımsı renkte demetler oluşturabilir.
Yetişkin areollerde çoğunlukla dört merkez dikeni gelişir. Merkez dikenlerinin rengi kirli beyazdan kahverengi ve siyaha kadar değişebilir. Üst taraftaki dikenler yana doğru uzanırken alt merkez dikeni daha belirgin ve güçlüdür. Yaklaşık 1,5–2,1 santimetre uzunluğundaki alt diken boynuz biçiminde aşağıya doğru kıvrılabilir. Genç bitkilerde merkez dikenlerinin bulunmaması normal bir gelişim özelliğidir.
Coryphantha salinensis bakımında yüksek aydınlık sağlanmalıdır. Güçlü ışık, gövdenin kısa ve sıkı kalmasını desteklerken dikenlerin doğal yoğunluğunda gelişmesine yardımcı olur. İç mekânda yetiştirilecek bitki gün içinde doğrudan güneş alabilen aydınlık bir pencere önüne yerleştirilmelidir. Sürekli düşük ışıkta kalan örneklerde gövde uzayabilir, tüberküller arasındaki mesafe açılabilir ve yeni dikenler zayıf gelişebilir.
Uzun süre gölgede tutulan bir bitki doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. Işık miktarı önce sabah güneşiyle artırılmalı, ardından doğrudan güneş alma süresi birkaç hafta içinde uzatılmalıdır. Ani ışık değişimi gövde yüzeyinde açık sarı, kahverengi veya soluk renkli kalıcı hasarlar oluşturabilir.
Coryphantha salinensis toprağı gevşek, mineral oranı yüksek ve hızlı drenaj sağlayan yapıda olmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış toprak karışımları ponza, lav taşı, iri kuvars kumu veya benzeri mineral bileşenlerle desteklenebilir. Yüksek miktarda ince torf içeren karışımlar sulamadan sonra uzun süre nemli kalabileceği için uygun değildir.
Türün doğal olarak kireç taşı çakılları üzerinde yetişmesi mineral zeminlere uyumlu olduğunu gösterir. Bununla birlikte saksı toprağına aşırı miktarda kireç eklenmemelidir. Karışımın kimyasal yapısından önce suyu uzaklaştırma kapasitesi, tane büyüklüğü ve kök çevresindeki hava boşlukları dikkate alınmalıdır.
Saksı, bitkinin kök hacmini gereğinden fazla aşmamalıdır. Çok büyük saksılarda köklerin kullanmadığı toprak bölümleri geç kurur ve sulama kontrolü zorlaşır. Saksının altında yeterli büyüklükte drenaj delikleri bulunmalıdır. Toprak saksılar gözenekli yüzeyleri sayesinde karışımın daha hızlı kurumasına katkı sağlayabilir. Plastik saksı kullanıldığında nem durumu daha dikkatli izlenmelidir.
Coryphantha salinensis sulaması, saksı karışımı tamamen kuruduktan sonra yapılmalıdır. Toprağın yalnızca üst kısmının kuru görünmesi yeterli değildir. Orta ve alt katmanlardaki nemin de sona ermesi beklenmelidir. İlkbahar ve yaz döneminde aktif büyüme görüldüğünde, tamamen kuruyan toprağa kök bölgesinin tamamını ıslatacak miktarda su verilebilir.
Sulama sırasında fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkması sağlanmalı ve saksı tabağında bekletilmemelidir. Sık aralıklarla az miktarda su vermek yerine, toprağı bütünüyle ıslatan bir sulamanın ardından yeniden tam kuruma beklenmelidir. Sulama sıklığı sıcaklık, güneş alma süresi, hava dolaşımı ve kullanılan saksı malzemesine göre belirlenmelidir.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesiyle sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kış döneminde serin koşullarda tutulan Coryphantha salinensis büyük ölçüde kuru bırakılmalıdır. Düşük sıcaklık altında ıslak kalan toprak, köklerde ve gövde tabanında doku kaybına neden olabilir. Saksıda yetiştirilen bitki uzun süreli dondan ve yoğun kış yağışlarından korunmalıdır.
Saksı değişimi, kökler mevcut alanı doldurduğunda veya toprak geçirgenliğini kaybettiğinde yapılabilir. İşlem sırasında köklerde kesilme ya da kırılma meydana gelirse yeni dikimin ardından hemen sulama yapılmamalıdır. Zedelenmiş yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir.
Coryphantha salinensis çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar ilkbaharda, temiz ve geçirgen bir karışımın yüzeyine ekilebilir. Çimlenme süresince toprak hafif nemli tutulmalı, ancak suya doygun bırakılmamalıdır. Fideler ortaya çıktıktan sonra hava dolaşımı kademeli olarak artırılmalı ve yüksek nem aşamalı biçimde azaltılmalıdır.
Genç bitkiler yetişkin örnekler kadar yoğun güneşe dayanamaz. İlk gelişim döneminde parlak fakat filtrelenmiş ışık sağlanmalı, gövdeler güçlendikçe doğrudan güneşe alıştırılmalıdır. Sulamalar arasındaki kuruma süresi de fideler geliştikçe kademeli olarak uzatılmalıdır.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece kaktüs ve sukulentler için üretilmiş, azot oranı düşük ürünler kullanılmalıdır. Fazla besin verilmesi gövdenin hızlı ve gevşek gelişmesine, diken yapısının zayıflamasına neden olabilir. Kış dinlenmesindeki veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre uygulanmamalıdır.
Coryphantha salinensis çiçekleri gövdenin tepe bölümündeki olgun tüberküllerin arasından gelişir. Çiçekler geniş huni biçiminde, parlak ve canlı sarı renktedir. Tam açıldığında yaklaşık 5–6 santimetre çapa ulaşabilir. Çiçeğin tabanında kırmızımsı veya turuncu tonlar görülebilir. Erkek organların iplikçikleri de kırmızı renkte gelişerek sarı taç yapraklarla belirgin bir karşıtlık oluşturur.
Çiçeklenme çoğunlukla sıcak büyüme döneminde gerçekleşir. Tomurcuk oluşabilmesi için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve kış dönemini kuru koşullarda geçirmesi gerekir. Genç bitkiler merkez dikenlerini henüz oluşturmadan önce çiçek açmayabilir. Sağlıklı yetişkin örneklerde gövde tepesinde aynı dönemde birden fazla tomurcuk gelişebilir.









