
Coryphantha robustispina
- Aile Ağacı
- Yaygın İsmi
- Pima Pineapple Cactus
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha robustispina (Schott ex Engelm.) Britton & Rose ssp. robustispina
- Diğer İsimleri
- Mammillaria robustispina, Coryphantha scheeri, Coryphantha robustispina, Echinocactus muehlenpfordtii, Coryphantha muehlenpfordtii, Mammillaria scheeri, Coryphantha neoscheeri
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Coryphantha robustispina, Cactaceae familyasına bağlı, kalın dikenleri ve belirgin tüberkülleriyle tanınan yavaş gelişimli bir kaktüs türüdür. Doğal yayılışı Amerika Birleşik Devletleri’nin güneybatısı ile Kuzey Meksika’yı kapsar. Güney Arizona, güneybatı New Mexico, batı Texas, Sonora ve çevresindeki kurak alanlarda görülebilir. Çöl çalılıkları, yarı kurak otlaklar, çakıllı alüvyon düzlükleri ve suyun yüzeyde birikmediği açık araziler türün temel yaşam alanlarıdır.
Coryphantha robustispina çoğunlukla tek gövdeli büyür. Bazı olgun örneklerde tabandan sürgün gelişerek birkaç gövdeden meydana gelen küçük gruplar oluşabilir. Gövde küresel, yarım küre veya yumurtamsı biçimdedir. Yaş ilerledikçe gövde yüksekliği artabilir ancak belirgin biçimde sütunlaşmaz. Gövde ölçüleri alt türe, yaşa ve yetişme koşullarına göre değişmekle birlikte çoğu örnek yaklaşık 5–15 santimetre yüksekliğe ulaşır.
Gövde rengi mat gri-yeşil, zeytin yeşili veya hafif maviye çalan yeşil tonlarındadır. Bitkinin dış görünümünde yeşil gövdeden çok iri tüberküller ve güçlü dikenler öne çıkar. Dikenlerin gövde çevresinde farklı yönlere uzanması, yetişkin bitkiye sık ve sert bir görünüm kazandırır.
Gövde üzerinde kaburga bulunmaz. Yüzey, sarmal sıra halinde dizilen iri ve uzun tüberküllerden oluşur. Tüberküller yuvarlak, konik veya kısa silindirik yapıdadır ve yaklaşık 2–3 santimetre uzunluğa ulaşabilir. Her tüberkülün üst yüzeyinde areol ile koltuk bölgesi arasında ilerleyen derin bir oluk yer alır. Oluk boyunca bir veya birkaç nektar bezi gelişebilir. Bu bezlerden salgılanan şekerli sıvı, özellikle aktif büyüme döneminde gövde üzerinde görülebilir.
Coryphantha robustispina belirgin ve geniş yapraklar oluşturmaz. Fotosentez, klorofil içeren etli gövde dokusu tarafından gerçekleştirilir. Gövde aynı zamanda düzensiz yağışlar sırasında alınan suyun depolanmasını sağlar. Areollerden gelişen dikenler değişime uğramış yaprak yapılarıdır. Tüberküller ise yaprak değil, gövdenin özelleşmiş çıkıntılarıdır.
Her areolde genellikle 6–16 adet radyal diken bulunur. Bazı örneklerde toplam diken sayısı 20’ye yaklaşabilir. Radyal dikenler saman rengi, açık gri, krem veya boynuz renginde gelişir. Yeni dikenlerin uçlarında kırmızımsı kahverengi, kestane rengi ya da siyaha yakın koyu bölümler görülebilir. Dikenler yaşlandıkça daha mat ve gri bir görünüm kazanır.
Radyal dikenlerin merkezinde çoğunlukla 1–4 adet merkez dikeni gelişir. Merkez dikenleri kalın, sert ve radyal dikenlerden daha belirgindir. Düz, hafif kıvrılmış veya kanca biçiminde olabilir. Yaklaşık 2–5 santimetreye ulaşabilen bu dikenler farklı yönlere uzanarak gövdenin korunmasını sağlar. Tür adındaki “robustispina” ifadesi, bitkinin güçlü ve kalın diken yapısına işaret eder.
Coryphantha robustispina bakımında yüksek ışık düzeyi sağlanmalıdır. Doğal ortamındaki bitkiler çoğunlukla açık alanlarda ve doğrudan güneş altında gelişir. Güçlü ışık, gövdenin sıkı yapısını korumasını ve dikenlerin normal kalınlıkta oluşmasını destekler. İç mekânda yetiştirilecek bitki, gün boyunca güneş alabilen aydınlık bir pencere önünde tutulmalıdır.
Düşük ışıkta gövdenin tepe bölümü daralarak uzayabilir. Yeni tüberküller daha seyrek yerleşebilir ve dikenler zayıf gelişebilir. Uzun süre gölgede kalmış bir bitki doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. İlk olarak sabah güneşi verilmeli, ardından doğrudan ışık alma süresi kademeli biçimde artırılmalıdır. Ani geçişler gövde yüzeyinde açık renkli hasarlı bölgelerin oluşmasına neden olabilir.
Coryphantha robustispina toprağı gevşek, hava geçirgenliği yüksek ve suyu kısa sürede uzaklaştırabilen yapıda hazırlanmalıdır. Kaktüsler için üretilmiş toprak karışımları ponza, lav taşı, iri kuvars kumu veya benzeri mineral bileşenlerle desteklenebilir. Karışımda bir miktar ince toprak bulunabilir ancak yoğun torf içeren ve sulama sonrasında uzun süre ıslak kalan yapılar kullanılmamalıdır.
Doğal yaşam alanında tür çakıllı ve kumlu alüvyon topraklarda gelişebilir. Bu nedenle saksı karışımının tamamen iri taşlardan oluşması gerekmez. Toprağın suyu köklere ulaştırması, ardından fazla nemi uzaklaştırması ve kuruma sırasında köklere hava sağlaması önemlidir. Zamanla sıkışan ve sertleşen karışımlar yenilenmelidir.
Saksı seçiminde bitkinin kök hacmi dikkate alınmalıdır. Kök kütlesinden çok daha büyük bir saksı, kullanılmayan toprağın geç kurumasına yol açabilir. Saksının altında yeterli sayıda drenaj deliği bulunmalıdır. Toprak saksı, gözenekli yapısı sayesinde karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Plastik saksı kullanıldığında nem durumu daha dikkatli takip edilmelidir.
Coryphantha robustispina sulaması, saksı toprağı tamamen kuruduktan sonra yapılmalıdır. Yalnızca yüzeydeki kuruluk yeterli değildir; karışımın orta ve alt bölümleri de kontrol edilmelidir. İlkbahar ve yaz aylarında aktif büyüme sırasında, tamamen kuruyan toprağa köklerin tamamını ıslatacak miktarda su verilebilir.
Sulamanın ardından fazla suyun drenaj deliklerinden çıkması sağlanmalıdır. Saksı tabağında veya dış saksı içerisinde su bekletilmemelidir. Az miktarda ve sık aralıklarla sulama yapmak yerine, kapsamlı sulamanın ardından toprağın yeniden tamamen kuruması beklenmelidir. Sıcaklık, hava dolaşımı ve saksı büyüklüğü kuruma süresini değiştireceği için sabit bir sulama takvimi uygulanmamalıdır.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesiyle birlikte sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kış döneminde serin koşullarda tutulan bitki büyük ölçüde kuru bırakılmalıdır. Coryphantha robustispina kuru toprakta kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanabilse de ıslak toprakla birleşen soğuk koşullar kök ve gövde tabanında ciddi hasar oluşturabilir. Saksıda yetiştirilen örnekler uzun süreli dondan ve kış yağışlarından korunmalıdır.
Saksı değişimi, köklerin mevcut alanı doldurması veya toprağın geçirgenliğini kaybetmesi durumunda yapılabilir. Güçlü merkez dikenleri nedeniyle bitki gövdesi doğrudan sıkıştırılmamalıdır. Köklerde kırılma ya da kesilme meydana gelmişse yeni dikimden hemen sonra sulama yapılmamalı, zedelenmiş yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir.
Coryphantha robustispina çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar sıcaklığın dengeli olduğu ilkbahar döneminde, temiz ve geçirgen bir ekim karışımının yüzeyine yerleştirilebilir. Çimlenme sırasında karışım hafif nemli tutulmalı fakat suya doygun bırakılmamalıdır. Fideler çıktıktan sonra havalandırma aşamalı olarak artırılmalıdır.
Genç bitkiler yetişkin örneklere göre yoğun güneşe ve uzun süreli kuraklığa karşı daha hassastır. İlk gelişim döneminde parlak fakat filtrelenmiş ışık sağlanmalı, gövdeler güçlendikçe doğrudan güneşe alıştırılmalıdır. Türün büyüme hızı düşüktür ve tohumdan yetişen bitkilerin çiçeklenme olgunluğuna ulaşması uzun yıllar sürebilir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece kaktüs ve sukulentler için üretilmiş, azot oranı sınırlı besinler kullanılmalıdır. Fazla azot gövdenin hızlı fakat gevşek gelişmesine ve diken yapısının zayıflamasına neden olabilir. Kış dinlenmesindeki veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre verilmemelidir.
Coryphantha robustispina çiçekleri gövdenin tepe bölümüne yakın olgun tüberküllerin arasından çıkar. Geniş huni biçimindeki çiçekler koyu altın sarısı, soluk yeşilimsi sarı veya safran sarısı tonlarında olabilir. Taç yaprakların tabanında kırmızımsı, turuncu ya da bronz renk geçişleri görülebilir. Tam açılan çiçekler yaklaşık 5–7 santimetre genişliğe ulaşabilir.
Çiçeklenme çoğunlukla yaz yağışlarının ardından gerçekleşir. Olgun bitkilerde tomurcuk oluşumu ilkbaharın sonlarında başlayabilir. Çiçeklerin düzenli gelişebilmesi için yüksek ışık, sağlıklı kök yapısı ve kış döneminde kontrollü sulama gerekir. Tozlaşmanın ardından uzun, yeşil ve etli meyveler oluşur. Meyvelerin içerisinde kahverengi, hafif yassı ve böbreğe benzeyen tohumlar gelişir.













