Coryphantha reduncispina

Coryphantha reduncispina

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Coryphantha reduncuspina Boed.
Diğer İsimleri
Coryphantha pallida pallida
Familya
Cacteae
Çiçek Renkleri
Beyaz
Kökeni
Meksika
Karşılaşılabilirlik
Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
Hakkında

Coryphantha reduncispina, Cactaceae familyasına bağlı, küresel gövdesi, yoğun diken yapısı ve geniş sarı çiçekleriyle tanınan bir kaktüstür. Güncel botanik sınıflandırmada Coryphantha pallida subsp. pallida kapsamında değerlendirilir. Buna rağmen Coryphantha reduncispina adı eski botanik kaynaklarda, koleksiyon kayıtlarında ve bitki ticaretinde kullanılmaya devam etmektedir.

Türün doğal yayılışı Meksika’nın Puebla, Oaxaca ve Veracruz bölgelerini kapsar. Özellikle Tehuacán-Cuicatlán Vadisi çevresindeki kurak çalılıklarda ve mevsimsel olarak yaprak döken bitki topluluklarının bulunduğu yamaçlarda görülür. Yaklaşık 1.000–2.450 metre arasındaki yükseltilerde gelişebilir. Kireçli çakılların, taş parçalarının ve alüvyonlu mineral zeminlerin bulunduğu bölgelerde yetişmesi, köklerinin uzun süre ıslak kalmadığı koşullara uyum sağladığını gösterir.

Coryphantha reduncispina yavaş büyüyen çok yıllık bir kaktüstür. Genç bitkiler çoğunlukla tek gövdeli gelişir. Olgunlaşan örnekler tabandan yeni gövdeler çıkararak zaman içerisinde küçük kümeler oluşturabilir. Gelişmiş bitkilerde ana gövdenin çevresinde on veya daha fazla sürgün meydana gelebilir. Saksıda yetiştirilen örneklerde kümelenme hızı ışık, kök alanı ve bakım koşullarına bağlıdır.

Gövdeler küresel, ters yumurtamsı veya hafif basık biçimdedir. Yetişkin bir gövde çoğunlukla 8–12 santimetre genişliğe ulaşır. Gövde rengi griye çalan yeşil, mavimsi yeşil veya mat koyu yeşil olabilir. Yoğun diken örtüsünün altında kalan epidermis bazı bitkilerde yalnızca tüberküllerin arasında görülebilir. Tepe kısmında yeni gelişen dokuların çevresinde beyaz ve yünsü oluşumlar bulunabilir.

Coryphantha reduncispina gövdesinde kesintisiz kaburgalar yer almaz. Yüzey, sarmal sıralar halinde dizilmiş kısa ve kalın tüberküllerden oluşur. Tüberküller taban bölümünde genişleyerek baklava biçimine yaklaşır ve yaklaşık 10 milimetre uzunluğa ulaşabilir. Birbirine yakın yerleşen bu yapılar, gövdeye sık ve düzenli bir görünüm kazandırır.

Her tüberkülün uç kısmında dikenlerin geliştiği bir areol bulunur. Areol ile tüberkül koltuğu arasında Coryphantha cinsine özgü oluk uzanır. Genç tüberküllerin koltuklarında beyaz yün görülebilir. Bu doku gövde yaşlandıkça azalır ve eski tüberkül koltukları çıplak hale gelebilir. Çiçek tomurcukları gövdenin tepe bölümüne yakın olgun tüberküllerin arasından çıkar.

Coryphantha reduncispina gerçek ve gelişmiş yapraklar oluşturmaz. Kurak çevre koşullarına uyum sağlayan kaktüslerde geniş yaprak yüzeyinin kaybolması, su kaybının sınırlandırılmasına yardımcı olur. Fotosentez görevi klorofil içeren etli gövde tarafından gerçekleştirilir. Gövde aynı zamanda kısa yağış dönemlerinde alınan suyu depolar. Areollerden gelişen dikenler değişime uğramış yaprak yapılarıdır. Tüberküller ise yaprak değil, gövdenin özelleşmiş çıkıntılarıdır.

Her areolde genellikle 20 veya daha fazla radyal diken bulunur. Radyal dikenler ince, beyaz veya soluk gri renkte gelişir. Gövde yüzeyine yakın duran bu dikenler düz ya da hafifçe kıvrılmış olabilir. Komşu areollerden çıkan dikenlerle kesişerek gövde üzerinde sık bir örtü meydana getirirler. Dikenlerin yaşlandıkça daha mat ve gri bir renk alması normaldir.

Radyal dikenlerin merkezinde çoğunlukla üç adet merkez dikeni oluşur. Bazı örneklerde merkez dikeni sayısı daha fazla olabilir. Merkez dikenleri siyah, koyu kahverengi veya beyazımsı renkte gelişebilir. Açık renkli olanların uç bölümleri çoğunlukla koyudur. Yaklaşık 15 milimetre uzunluğa ulaşan iki üst merkez dikeni daha dik dururken alt diken dışa veya aşağı doğru kıvrılabilir.

Coryphantha reduncispina bakımında yüksek ışık düzeyi sağlanmalıdır. Güçlü ışık gövdenin basık ve dolgun biçimini korumasını, tüberküllerin sık gelişmesini ve dikenlerin doğal yoğunluğuna ulaşmasını destekler. İç mekânda yetiştirildiğinde gün boyunca doğrudan güneş alabilen aydınlık bir pencere önü tercih edilmelidir.

Yetersiz ışık altında gelişen gövdenin tepe kısmı daralabilir ve yukarı doğru uzayabilir. Yeni tüberküller arasındaki mesafe artarken dikenler daha ince ve açık renkli oluşabilir. Bu biçim değişikliği meydana geldikten sonra uzayan gövde bölümü yeniden kısalmaz. Bitkinin sonraki gelişimi için ışık koşullarının zamanında düzeltilmesi gerekir. Uzun süre gölgeli bir ortamda tutulan Coryphantha reduncispina doğrudan yoğun güneşe çıkarılmamalıdır. İlk aşamada sabah veya geç öğleden sonra güneşi sağlanmalıdır. Doğrudan ışık alma süresi birkaç hafta içerisinde kademeli olarak artırılabilir. Özellikle kış boyunca iç mekânda kalan bitkiler ilkbahar güneşine aşamalı biçimde alıştırılmalıdır.

Coryphantha reduncispina toprağı gevşek, iri taneli ve hızlı drenaj sağlayan bir yapıda olmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış toprak karışımları ponza, lav taşı, iri kum veya benzeri mineral bileşenlerle desteklenebilir. Karışım sulama suyunun köklere ulaşmasına izin vermeli, ardından fazla nemi kısa sürede dışarı atabilmelidir. Yoğun miktarda ince torf içeren topraklar zaman içerisinde sıkışabilir ve saksının iç bölümünde uzun süre nem tutabilir. Bu durum köklere ulaşan hava miktarını azaltır. Türün doğal olarak kireçli arazilerde yetişmesi, mineral zeminlere uyumlu olduğunu gösterir. Bununla birlikte saksı toprağına kontrolsüz miktarda kireç eklenmesi gerekli değildir. Öncelik, dengeli drenaj ve kök havalanmasıdır.

Bitkinin lifli kök yapısına uygun, çok derin olmayan bir saksı kullanılabilir. Saksı çapı kök kütlesini ve mevcut gövdeleri barındırmalı, ancak çevresinde gereğinden fazla toprak bırakmamalıdır. Aşırı büyük saksılarda kökler tarafından kullanılmayan karışım daha geç kurur. Saksının altında açık ve yeterli büyüklükte drenaj delikleri bulunmalıdır. Coryphantha reduncispina sulaması, saksı karışımının tamamı kuruduktan sonra yapılmalıdır. Yalnızca yüzeyin kuru görünmesi sulama zamanının geldiğini göstermez. Saksının orta ve alt bölümlerinde nem bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir. İlkbaharda aktif büyümenin başlamasıyla sulamalar kontrollü biçimde artırılabilir.

Sıcak büyüme döneminde toprak tamamen kuruduğunda kök bölgesinin tamamına ulaşacak miktarda su verilmelidir. Fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkmasına izin verilmelidir. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Az miktarda ve sık sulama yerine, karışımı bütünüyle ıslatan sulama uygulanmalı ve yeni sulama için tam kuruma beklenmelidir. Sulama sıklığı sabit bir takvime göre belirlenmemelidir. Sıcaklık, ışık miktarı, hava hareketi, saksı malzemesi ve kullanılan toprak karışımı kuruma süresini değiştirir. Büyük saksılarda ve plastik saksılarda nem daha uzun süre korunabileceği için sulama aralıklarının uzatılması gerekebilir.

Sonbaharda sıcaklıkların azalmasıyla Coryphantha reduncispina büyümesini yavaşlatır. Bu dönemden itibaren sulama sıklığı azaltılmalıdır. Gece sıcaklıkları düzenli olarak 10 °C’nin altında kaldığında bitki kuruya yakın koşullarda tutulmalıdır. Kış boyunca serin ortamda bulunan örneklerde sulama büyük ölçüde durdurulabilir. Kuru toprağa sahip sağlıklı bitkiler kısa süreli düşük sıcaklıklara dayanabilir. Ancak saksıda yetiştirilen Coryphantha reduncispina dondan ve kış yağışlarından korunmalıdır. Soğuk hava ile ıslak toprağın aynı anda bulunması kök kaybına ve gövde tabanında yumuşamaya neden olabilir. Kış dinlenmesi için aydınlık, serin ve hava dolaşımı bulunan bir ortam uygundur.

Saksı değişimi her yıl yapılmak zorunda değildir. Kökler mevcut alanı doldurduğunda, gövdeler saksı kenarına dayandığında veya toprak geçirgenliğini kaybettiğinde değişim yapılabilir. İşlem sırasında köklerde hasar oluşmuşsa bitki yeni karışıma alındıktan sonra hemen sulanmamalıdır. Zedelenen yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir. Coryphantha reduncispina çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar ilkbaharda, ince taneli ve geçirgen bir ekim karışımının yüzeyine yerleştirilebilir. Çimlenme sürecinde karışım kontrollü olarak nemli tutulmalı, ancak suya doygun bırakılmamalıdır. Fideler ortaya çıktıktan sonra hava dolaşımı artırılmalı ve yüksek nem aşamalı biçimde azaltılmalıdır.

Genç bitkiler yetişkin örnekler kadar güçlü güneşe dayanamaz. İlk gelişim döneminde parlak fakat filtrelenmiş ışık sağlanmalıdır. Gövdeler güçlendikçe doğrudan güneş alma süresi artırılabilir. Kümelenen yetişkin bitkilerde kendi köklerini oluşturmuş yan sürgünler ayrılarak farklı bir saksıya alınabilir. Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece kaktüs ve sukulentler için üretilmiş, azot oranı sınırlı ürünler tercih edilmelidir. Fazla besin verilmesi gövdenin hızlı, gevşek ve doğal biçiminden uzak gelişmesine neden olabilir. Kış dinlenmesindeki veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre uygulanmamalıdır.

Coryphantha reduncispina çiçekleri gövdenin tepe bölümüne yakın tüberkül koltuklarından gelişir. Çiçekler açık renktedir ve yaklaşık 6–7 santimetre genişliğe ulaşabilir. Dış çiçek yaprakları dar, yeşilimsi sarı ve arka yüzlerinde kırmızımsı çizgilidir. İç yapraklar daha geniş ve açık sarı renktedir. Çiçeklerin merkezinde çok sayıda koyu kırmızı erkek organ ve sarı renkli dişi organ bulunabilir. Çiçeklenme çoğunlukla sıcak büyüme döneminde gerçekleşir. Tomurcuk oluşabilmesi için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve kış dönemini kuru koşullarda geçirmesi gerekir. Tozlaşma sonrasında yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda, yeşilimsi kahverengi meyveler oluşabilir. Meyvelerin içerisinde parlak kahverengi tohumlar gelişir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland