
Coryphantha pycnacantha
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha pycnacantha (Mart.) Lem.
- Diğer İsimleri
- Mammillaria pycnacantha, Coryphantha connivens, Mammillaria andreae, Coryphantha andreae
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Bazı Yerel Bölgelerde Yaygın
oryphantha pycnacantha, Cactaceae familyasına bağlı, küresel gövdesi ve geniş sarı çiçekleriyle tanınan çok yıllık bir kaktüs türüdür. Doğal olarak Meksika’nın kurak ve yarı kurak bölgelerinde yetişir. Çöl ile kuru çalılık topluluklarının bulunduğu alanlarda gelişen tür, suyun toprakta uzun süre kalmadığı koşullara uyum sağlamıştır. Coryphantha pycnacantha bakımı sırasında güçlü ışık, geçirgen toprak ve kontrollü sulama düzeni sağlanmalıdır.
Bitki tek gövdeli gelişebildiği gibi zamanla tabandan sürgün çıkararak birkaç gövdeden oluşan gruplar da meydana getirebilir. Gövde başlangıçta küresel biçimdedir. Olgunlaşmayla birlikte kısa silindirik bir görünüm kazanabilir. Yaklaşık 7 santimetre yüksekliğe ve 5–10 santimetre genişliğe ulaşabilir. Gövde rengi mavimsi yeşilden parlak koyu yeşile kadar değişir. Tepe bölümü yassılaşmış veya hafif çökük olabilir.
Coryphantha pycnacantha gövdesinde kaburgalar bulunmaz. Gövde yüzeyi, sarmal düzende sıralanan geniş tüberküllerden oluşur. Tüberküller konik yapıdadır ve taban bölümleri baklava biçimine yaklaşır. Birbirlerinden hafif aralıklı yerleşmeleri nedeniyle gövde yüzeyi belirgin şekilde seçilebilir. Tüberküllerin üst kısmında areol ile koltuk bölgesi arasında uzanan oluk bulunur. Çiçekler, olgun tüberküllerin tepeye yakın koltuklarından gelişir.
Coryphantha pycnacantha gerçek yaprak oluşturmaz. Kurak iklimlere uyum sağlayan kaktüslerde geniş yaprakların bulunmaması, terleme yoluyla gerçekleşen su kaybını sınırlandırır. Fotosentez görevi klorofil taşıyan yeşil gövde tarafından yürütülür. Etli gövde aynı zamanda yağış sırasında alınan suyu depolar. Areollerden çıkan dikenler değişime uğramış yaprak yapılarıdır. Tüberküller ise bitkinin gövdesine ait özelleşmiş çıkıntılardır.
Her areolde genellikle 7–15 adet radyal diken gelişir. Radyal dikenler beyazımsı, krem veya sarı tonlarında olabilir. Üst bölümdeki 4–6 diken daha kısa, ince ve yukarı yönelmiş biçimde gelişir. Alt taraftaki dikenler ise çevreye doğru açılır ve hafif kıvrımlı bir görünüm gösterebilir. Uzunlukları çoğunlukla 1 santimetreye kadar ulaşır.
Radyal dikenlerin arasında genellikle 2–4 adet merkez dikeni bulunur. Merkez dikenleri areolün tam ortası yerine hafif dış kısmından çıkabilir. Radyal dikenlere göre daha güçlü, kalın ve belirgin biçimde kıvrımlıdır. Yaklaşık 13–19 milimetre uzunluğundaki merkez dikenleri farklı yönlere doğru uzanır. Yeni dikenler sarımsı kahverengi olabilir; yaşlandıkça gri veya soluk kahverengi tonlarına dönüşebilir.
Coryphantha pycnacantha yüksek aydınlıkta sıkı ve dengeli bir gövde oluşturur. Sabah veya geç öğleden sonra gelen doğrudan güneş bitkinin gelişimini destekler. Çok sıcak bölgelerde yaz öğle güneşinin uzun süre doğrudan gövdeye ulaşması yüzey hasarına neden olabileceğinden hafif koruma sağlanabilir. İç mekânda yetiştirilecek bitki, güneş alan en aydınlık pencere önünde tutulmalıdır.
Uzun süre düşük ışıkta kalan Coryphantha pycnacantha, doğal küresel yapısını kaybederek yukarı doğru uzayabilir. Yeni oluşan gövde bölümünün açık renkli ve dar olması, tüberküllerin seyrekleşmesi ve dikenlerin zayıflaması ışık eksikliğini gösterir. Gölgeli ortamdan doğrudan güneşe alınan bitkilerde ani ışık değişimi de zarar oluşturabilir. Bu nedenle güneş alma süresi kademeli olarak artırılmalıdır.
Coryphantha pycnacantha toprağı, sulama suyunun hızla uzaklaşmasına izin veren gevşek bir yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış karışımlar ponza, lav taşı veya iri taneli mineral malzemelerle desteklenebilir. Yüksek oranda ince torf içeren topraklar zamanla sıkışarak saksının iç kısmında uzun süre nem tutabilir. Köklerin sağlıklı kalabilmesi için karışımın sulamalar arasında tamamen kuruması gerekir.
Bitkinin kök hacminden çok daha büyük bir saksı seçilmemelidir. Gereğinden geniş saksılarda bulunan fazla toprak, köklerin kullanamadığı bölgelerde geç kurur. Bu durum özellikle serin dönemlerde kök sağlığını olumsuz etkileyebilir. Saksının tabanında açık drenaj delikleri bulunmalıdır. Toprak saksılar nemin daha hızlı uzaklaşmasına katkıda bulunurken plastik saksılarda kuruma süresi daha uzun olabilir.
Coryphantha pycnacantha sulaması, saksı toprağı tamamen kuruduktan sonra yapılmalıdır. Toprağın yalnızca üst kısmının kuru görünmesi yeterli değildir. Orta ve alt katmanlardaki nem de kontrol edilmelidir. İlkbahar ve yaz aylarında aktif gelişim sırasında, kuruyan karışıma bütün kök bölgesini ıslatacak miktarda su verilebilir. Fazla suyun drenaj deliklerinden dışarı çıkmasına izin verilmelidir.
Sık aralıklarla az miktarda su vermek yerine, kapsamlı sulama yapıldıktan sonra toprağın yeniden kuruması beklenmelidir. Saksı tabağında biriken su bırakılmamalıdır. Sulama sıklığı sabit bir takvime bağlanmamalı; sıcaklık, ışık düzeyi, saksı büyüklüğü ve toprağın kuruma hızı dikkate alınmalıdır.
Sonbaharda bitkinin gelişimi yavaşladığında sulama aralıkları uzatılmalıdır. Kış döneminde serin koşullarda tutulan Coryphantha pycnacantha büyük ölçüde kuru bırakılabilir. Düşük sıcaklık altında toprağın ıslak kalması köklerde ve gövde tabanında doku bozulmasına yol açabilir. Sağlıklı ve kuru durumdaki bitki kısa süreli olarak 0 °C civarındaki sıcaklıklara dayanabilse de saksıda yetiştirilen örneklerin dondan korunması daha güvenlidir.
Saksı değişimi, kökler mevcut alanı doldurduğunda veya kullanılan karışım geçirgenliğini kaybettiğinde yapılmalıdır. Bitki eski saksısından çıkarıldıktan sonra kökleri kontrol edilmelidir. Zarar görmüş bölümler temizlenmişse Coryphantha pycnacantha yeni toprağa dikildikten hemen sonra sulanmamalıdır. Kök yüzeylerinin kuruması için birkaç gün beklenmelidir.
Coryphantha pycnacantha çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar ilkbaharda, sıcaklığın düzenli seyrettiği dönemde ince ve geçirgen bir karışımın yüzeyine ekilebilir. Çimlenme tamamlanıncaya kadar yüzey hafif nemli tutulmalı, fakat suya doygun bırakılmamalıdır. Fideler ortaya çıktıktan sonra hava dolaşımı aşamalı biçimde artırılmalıdır.
Genç bitkiler ilk gelişim döneminde yoğun doğrudan güneşten korunmalıdır. Gövdeler güçlendikçe ışık miktarı artırılabilir. Ana bitkinin tabanında köklenmiş sürgünler oluşmuşsa bunlar dikkatlice ayrılarak farklı bir saksıya alınabilir. Kök taşımayan sürgünlerde dikimden önce ayrılma yüzeyinin kuruması beklenmelidir.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış, azot oranı düşük ürünler kullanılmalıdır. Fazla besin verilmesi gövdenin hızlı ve gevşek gelişmesine, tüberküllerin doğal düzeninin bozulmasına neden olabilir. Kış dinlenmesindeki veya kökleri zarar görmüş bitkilere gübre uygulanmamalıdır.
Coryphantha pycnacantha çiçekleri gövdenin tepe bölümünden çıkar. Parlak açık sarı renkteki çiçekler çan veya geniş huni biçiminde açılır. Tam gelişmiş çiçekler yaklaşık 4–6 santimetre uzunluğa ve benzer genişliğe ulaşabilir. İnce ve sivri uçlu taç yapraklar birkaç sıra halinde çevreye yayılır. Bitkinin gövdesine oranla geniş olan çiçekler çoğunlukla sıcak büyüme döneminde görülür. Çiçeklenmenin başlaması için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve sağlıklı bir kök sistemine sahip olması gerekir. Tozlaşma sonrasında yaklaşık 1 santimetre genişliğinde, küreye yakın meyveler oluşabilir. Meyvelerin alt bölümü sarımsı beyaz, üst kısmı ise yeşil renkte olabilir. İçlerinde turuncu-kırmızı tonlarında küçük tohumlar gelişir.









