
Coryphantha ottonis
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha ottonis (Pfeiff.) Lem
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Pembe, Beyaz, Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Koleksiyonlarda Yaygın Değil
Coryphantha ottonis, Cactaceae familyasına bağlı, küresel gövdesi ve geniş renk aralığına sahip çiçekleriyle tanımlanan çok yıllık bir kaktüs türüdür. Doğal olarak Meksika’nın geniş bir bölümünde yetişir. Zacatecas, San Luis Potosí, Aguascalientes, Hidalgo, Querétaro, Guanajuato, Jalisco, Puebla, Tlaxcala, Durango ve çevresindeki kurak alanlarda görülebilir. Volkanik taşların bulunduğu açık düzlükler, kayalık zeminler ve seyrek çalıların arası başlıca yaşam alanlarını oluşturur.
Geniş bir coğrafi yayılışa sahip olması, Coryphantha ottonis örnekleri arasında bazı görünüm farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Gövde rengi, diken sayısı ve çiçek tonu yetiştiği bölgeye göre değişebilir. Bu değişkenlik nedeniyle geçmişte farklı adlarla tanımlanmış bazı bitkiler günümüzde Coryphantha ottonis kapsamında değerlendirilmektedir. Türün temel özellikleri ise oluklu tüberküller, gövdenin tepe kısmından gelişen geniş çiçekler ve gövde yüzeyine yayılan iğne biçimli dikenlerdir.
Coryphantha ottonis çoğunlukla tek gövdeli gelişir. Genç bitkiler yuvarlak veya hafif basık küresel bir görünüme sahiptir. Yaş ilerledikçe gövde kısa silindirik biçime dönüşebilir. Gövde yüksekliği genellikle 12 santimetreyi geçmez. Genişliği ise yaklaşık 4–8 santimetre arasında değişir. Gövde yüzeyi parlak koyu yeşil, griye çalan yeşil veya hafif mavimsi tonlarda olabilir. Tepe bölümü hafif çöküktür ve genç gelişim noktalarında beyaz yünsü dokular bulunabilir.
Gövde üzerinde kesintisiz kaburgalar yer almaz. Bunun yerine sarmal sıralar halinde gelişen geniş tüberküller görülür. Tüberküller küt uçlu, konik ve nispeten yumuşak yapıdadır. Yaklaşık 10–15 milimetre uzunluğa ve 18 milimetre genişliğe ulaşabilir. Her tüberkülün üst kısmında areolden koltuk bölgesine kadar uzanan belirgin bir oluk bulunur. Çiçek oluşturabilecek olgun tüberküllerin koltukları yoğun beyaz yünle kaplanabilir.
Tüberkül oluklarında veya koltuklarında kırmızı renkli salgı bezleri gelişebilir. Bu bezlerden özellikle aktif büyüme döneminde tatlı ve yapışkan bir sıvı çıkabilir. Salgı oluşması tek başına bitkide bir bozulma bulunduğunu göstermez. Ancak yoğun salgının gövde üzerinde birikmesi durumunda bitkinin hava dolaşımı kontrol edilmeli ve zararlıların bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Coryphantha ottonis yaprakları, geniş ve yassı organlar şeklinde gelişmez. Kurak çevre koşullarına uyum sağlayan kaktüslerde yapraklar büyük ölçüde diken yapısına dönüşmüştür. Fotosentez görevi klorofil içeren yeşil gövde tarafından gerçekleştirilir. Etli gövde aynı zamanda yağış dönemlerinde alınan suyu depolar. Gövde yüzeyindeki tüberküller yaprak değildir; dikenleri ve çiçek gelişimiyle ilişkili yapıları taşıyan özelleşmiş gövde çıkıntılarıdır.
Tüberküllerin uç kısmında bulunan areoller gençken beyaz yünlüdür. Zamanla yünsü tabaka azalır ve areol yüzeyi daha belirgin hale gelir. Her areolde çoğunlukla 8–12 adet radyal diken gelişir. Radyal dikenler gövde yüzeyine yakın biçimde çevreye yayılır. Düz, ince ve iğne biçimindeki dikenlerin uzunluğu yaklaşık 8–12 milimetredir.
Yeni gelişen radyal dikenler sarı, kırmızımsı sarı veya kahverengiye çalan tonlarda olabilir. Diken uçları çoğunlukla daha koyudur. Yaşlandıkça renkleri griye veya soluk beyaza dönebilir. Üst bölümdeki radyal dikenler bazı örneklerde diğerlerinden daha ince gelişir. Dikenler gövdeyi bütünüyle kapatmadığından tüberküller ve yeşil epidermis belirgin biçimde görülebilir.
Radyal dikenlerin ortasında 1–4 adet merkez dikeni bulunur. Merkez dikenleri radyal dikenlerden daha uzun ve kalındır. Uzunlukları çoğunlukla 15–20 milimetre arasındadır. Gri, sarımsı veya kırmızımsı renkte gelişebilir. Genç bitkilerde bazı merkez dikenlerinin ucu kancalı olabilir. Olgunlaşan gövdelerde oluşan dikenler ise çoğunlukla düz, sert ve dışa doğru yönelmiş yapıdadır.
Coryphantha ottonis ışık ihtiyacı yüksek bir türdür. Bol güneş alan koşullar, gövdenin yuvarlak ve sıkı formunu korumasına yardımcı olur. Güçlü ışık altında tüberküller daha düzenli, dikenler ise daha sağlam gelişir. İç mekânda yetiştirilecek bitki, mümkün olduğunca uzun süre doğrudan güneş alabilen aydınlık bir pencere önüne yerleştirilmelidir.
Yetersiz ışıkta gövde tepeden uzamaya başlayabilir. Yeni oluşan bölümün daha dar ve açık renkli gelişmesi, tüberküller arasındaki mesafenin artması ve dikenlerin incelmesi ışık eksikliğinin başlıca belirtileridir. Bu tür biçim bozuklukları oluştuktan sonra eski gövde bölümü doğal haline dönmez. Bu nedenle ışık koşulları yeni büyüme başlamadan önce düzenlenmelidir.
Gölgede veya kapalı ortamda uzun süre beklemiş Coryphantha ottonis doğrudan yoğun öğle güneşine çıkarılmamalıdır. Güneşe alışma süreci sabah ışığıyla başlatılabilir. Doğrudan ışık alma süresi birkaç hafta içinde kademeli olarak artırılmalıdır. Ani geçişler epidermis üzerinde sarı, krem veya açık kahverengi kalıcı lekeler oluşturabilir.
Coryphantha ottonis toprağı gevşek, iri taneli ve suyu hızlı tahliye eden yapıda olmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış topraklar ponza, lav taşı, iri kuvars kumu veya benzeri mineral bileşenlerle desteklenebilir. Karışım sulama sırasında suyu köklere ulaştırmalı, ardından fazla nemin kısa sürede uzaklaşmasına izin vermelidir.
Yüksek miktarda ince torf içeren topraklar zaman içerisinde sıkışabilir. Sıkışan karışım köklere ulaşan hava miktarını azaltır ve saksının iç kısmının geç kurumasına neden olur. Coryphantha ottonis fazla suya hassas olduğundan, toprağın fiziksel yapısı sulama sıklığı kadar önem taşır. Saksının dibine yalnızca taş eklemek, su tutan bir karışımın geçirgenlik sorununu tek başına ortadan kaldırmaz.
Tür çoğunlukla lifli ve gövde ölçüsüne göre çok derine ilerlemeyen bir kök sistemi oluşturur. Bu nedenle aşırı derin bir saksıya ihtiyaç duymaz. Köklerin rahatça yayılabileceği, gövde çapıyla orantılı ve nispeten sığ bir saksı kullanılabilir. Bitkinin kök hacminden çok daha büyük bir saksıya dikilmesi, kullanılmayan toprak bölümlerinin uzun süre nemli kalmasına yol açabilir.
Saksının altında yeterli büyüklükte drenaj delikleri bulunmalıdır. Toprak saksılar, gözenekli yüzeyleri sayesinde suyun daha hızlı uzaklaşmasına katkıda bulunabilir. Plastik saksılarda ise karışım daha yavaş kuruyabileceğinden sulama zamanı dikkatle belirlenmelidir. Saksı tabağında veya dış saksı içerisinde biriken su bekletilmemelidir.
Coryphantha ottonis sulamasında toprağın tamamen kuruması temel ölçüt olarak alınmalıdır. Yalnızca üst yüzeyin kuru görünmesi yeterli değildir. Saksının orta ve alt bölümlerinde nem bulunup bulunmadığı da kontrol edilmelidir. İlkbaharda yeni büyüme belirtileri görüldüğünde sulamalar kontrollü biçimde başlatılabilir.
Sıcak büyüme döneminde toprak bütünüyle kuruduğunda, kök kütlesinin tamamını ıslatacak miktarda su verilmelidir. Fazla suyun drenaj deliklerinden çıkmasına izin verilmelidir. Her gün veya kısa aralıklarla çok az su vermek, toprağın belirli alanlarının sürekli nemli kalmasına neden olabilir. Daha doğru uygulama, kapsamlı sulamanın ardından karışımın yeniden tamamen kurumasını beklemektir.
Sulama sıklığı için değişmez bir gün aralığı belirlenmemelidir. Ortam sıcaklığı, güneş alma süresi, hava dolaşımı, saksı malzemesi ve toprağın mineral oranı kuruma süresini doğrudan etkiler. Büyük saksılar ve organik madde oranı yüksek karışımlar daha geç kuruduğundan sulama aralığı uzatılmalıdır.
Sonbaharda sıcaklıkların düşmesiyle birlikte Coryphantha ottonis büyümesini yavaşlatır. Bu aşamada sulama miktarı azaltılmalı ve aralıklar açılmalıdır. Gece sıcaklıkları düzenli olarak 10 °C’nin altında kaldığında bitkinin kuru tutulması daha güvenlidir. Kış dinlenmesi sırasında serin ve aydınlık bir ortam sağlanmalı, toprak büyük ölçüde kuru bırakılmalıdır.
Kış için yaklaşık 5 °C veya üzerindeki sıcaklıklar güvenli kabul edilir. Kuru toprağa sahip sağlıklı bitkiler kısa süreli daha düşük sıcaklıklara dayanabilse de saksıda yetiştirilen örnekler dondan korunmalıdır. Soğuk ve ıslak toprağın bir arada bulunması köklerde ve gövde tabanında geri dönüşü zor hasarlar oluşturabilir.
Coryphantha ottonis hava hareketinin bulunduğu ortamlarda daha sağlıklı gelişir. Özellikle serin, kapalı ve yüksek nemli koşullarda yetersiz havalandırma toprağın kurumasını geciktirir. Bitkinin çevresinde sürekli güçlü rüzgâr oluşturulmasına gerek yoktur; ancak uzun süre hareketsiz ve nemli hava oluşması engellenmelidir.
Saksı değişimi her yıl yapılmak zorunda değildir. Kökler saksıyı doldurduğunda, toprak sıkıştığında veya geçirgenliğini kaybettiğinde değişim yapılabilir. İşlem tercihen aktif büyümenin başlamasından önce gerçekleştirilmelidir. Bitki eski saksısından çıkarıldıktan sonra kökler dikkatlice incelenmeli, yumuşamış veya zarar görmüş bölümler varsa temizlenmelidir.
Köklerde kesim yapılmışsa bitki yeni toprağa yerleştirildikten sonra hemen sulanmamalıdır. Kesilen yüzeylerin kuruması için birkaç gün beklenmelidir. Saksı değişiminin ardından ilk sulama ortam sıcaklığına ve köklerin durumuna göre kontrollü biçimde uygulanmalıdır.
Coryphantha ottonis çoğunlukla tohumdan çoğaltılır. Tohum ekimi, sıcaklıkların düzenli hale geldiği ilkbahar döneminde yapılabilir. Ekim için ince taneli, temiz ve geçirgen bir karışım kullanılmalıdır. Tohumların üzeri kalın bir toprak tabakasıyla örtülmemelidir. Çimlenme sürecinde yüzey hafif nemli tutulmalı, ancak sürekli suya doygun hale getirilmemelidir.
Fideler ortaya çıktıktan sonra ortamın havalandırması aşamalı olarak artırılmalıdır. Genç gövdeler ilk dönemde yetişkin bitkiler kadar yoğun güneşe dayanamaz. Başlangıçta parlak fakat filtrelenmiş ışık sağlanmalı, gelişim ilerledikçe doğrudan güneşe alışmaları sağlanmalıdır. Fideler büyüdükçe sulamalar arasındaki kuruma süresi de kademeli olarak artırılmalıdır.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış, azot oranı sınırlı ürünler tercih edilmelidir. Fazla azot gövde dokusunun hızlı, gevşek ve doğal formdan uzak biçimde gelişmesine neden olabilir. Yeni saksıya alınmış, kökleri zarar görmüş veya kış dinlenmesinde bulunan bitkilere gübre verilmemelidir.
Coryphantha ottonis çiçekleri gövdenin tepe bölümündeki olgun tüberküllerin koltuklarından çıkar. Çiçekler yaklaşık 4–5 santimetre uzunluğa ve 4–6,5 santimetre çapa ulaşabilir. Türün geniş yayılışı nedeniyle çiçek renginde belirgin farklılıklar görülebilir. Beyaz, sarı, soluk pembe ve parlak gül pembesi tonlarında çiçek açan örnekler bulunur.
Taç yapraklar birkaç sıra halinde açılarak geniş, huniye yakın bir görünüm oluşturur. Dış yapraklar daha kısa ve küt uçlu, içtekiler ise daha uzun ve sivri uçlu olabilir. Çiçeklenme ilkbahardan sonbahara kadar uygun sıcaklık ve ışık koşullarında gerçekleşebilir. Olgun ve sağlıklı bitkiler aynı büyüme döneminde birden fazla çiçek oluşturabilir.
Çiçek gelişimi için bitkinin yeterli ışık alması, köklerinin sağlıklı olması ve kış dönemini kontrollü sulamayla geçirmesi gerekir. Sürekli düşük ışıkta tutulan veya kış boyunca fazla sulanan Coryphantha ottonis örneklerinde tomurcuk oluşumu sınırlanabilir. Tozlaşma gerçekleştiğinde küçük, yuvarlağa yakın ve sulu yeşil meyveler gelişir. Meyveler yaklaşık 15 milimetre uzunluğa ulaşabilir ve içlerinde kahverengi, böbrek biçimli tohumlar bulunur.









