
Coryphantha nickelsiae
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Coryphantha nickelsiae (K.Brandegee) Britton & Rose
- Diğer İsimleri
- Mammillaria nickelsiae
- Familya
- Cacteae
- Çiçek Renkleri
- Sarı
- Kökeni
- Meksika
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Coryphantha nickelsiae, Cactaceae familyasına bağlı, küçük gövdeli ve yavaş gelişen bir kaktüs türüdür. Doğal yayılışı Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Texas bölgesinden başlayarak Meksika’nın Coahuila, Tamaulipas ve Nuevo León eyaletlerine kadar uzanır. Chihuahuan Çölü’nün doğu sınırına yakın yarı kurak çalılıklarda yetişir. Kireç taşı çıkıntıları, tepelerin eteklerindeki taşlı alüvyonlar ve suyu hızla uzaklaştıran mineral zeminler türün başlıca yaşam alanlarıdır. Doğada çoğunlukla alçak çalıların sağladığı kısmi koruma altında bulunabilir.
Coryphantha nickelsiae tek gövdeli büyüyebildiği gibi zaman içerisinde tabandan dallanarak alçak kümeler de meydana getirebilir. Özellikle alt tüberküllerin koltuklarından çıkan sürgünler toprağa temas ettikleri noktalarda köklenebilir. Bu gelişim sonucunda birbirine yakın çok sayıda gövdeden oluşan gruplar ortaya çıkabilir. Türün gövdesi yarım küre, basık küre veya kısa küresel biçimdedir. Yaklaşık 4–11 santimetre yüksekliğe ve çoğunlukla 5–7 santimetre genişliğe ulaşır.
Gövde rengi soluk yeşilden koyu yeşile kadar değişebilir. Yüzeyde mavimsi veya grimsi bir tabaka görülebilir. Yaşlı bitkilerde epidermis zaman zaman mora çalan tonlar kazanabilir. Gövdenin büyük bölümü birbirine karışan dikenlerin altında kaldığından, özellikle olgun örneklerde yeşil doku sınırlı biçimde görülebilir. Bitkinin tepe bölümü genç areollerde oluşan dikenler ve ince yünsü dokularla çevrilidir.
Coryphantha nickelsiae gövdesinde kaburgalar yerine geniş tabanlı tüberküller bulunur. Küt uçlu ve konik biçimli bu yapılar genellikle 7–10 milimetre uzunluğundadır; bazı örneklerde daha büyük ölçülere ulaşabilir. Tüberküller sıkışık olmayan bir düzende gelişse de üzerlerindeki dikenler birbirine geçerek gövdeyi yoğun biçimde kapatır. Her tüberkülün üst kısmında areolden tüberkül koltuğuna doğru ilerleyen karakteristik bir oluk yer alır. Mevsime bağlı olarak areol çevresinde küçük salgı bezleri de gelişebilir.
Coryphantha nickelsiae yaprakları, geniş yüzeyli ve görünür organlar halinde bulunmaz. Türün kurak koşullara uyum sağlayan yapısında fotosentez görevi yeşil gövde tarafından yürütülür. Gövde dokusu aynı zamanda yağış dönemlerinde alınan suyun depolanmasına imkân verir. Areollerden gelişen dikenler, değişime uğramış yaprak yapılarıdır. Tüberküller ise yaprak değil, gövdenin özel biçimde gelişmiş çıkıntılarıdır.
Her areolde çoğunlukla 13–20 arasında radyal diken oluşur. İnce ve sık dizilen bu dikenler yaklaşık 8–23 milimetre uzunluğundadır. Yeni geliştiklerinde tabanları sarımsı, uçları ise kırmızımsı kahverengi olabilir. Zamanla renkleri açılarak beyaza veya griye döner. Dikenler ilk aşamada çevreye doğru yayılır; yaşlandıkça geriye kıvrılarak yan areollerden çıkan dikenlerle iç içe geçebilir. Bu örtü, gövde yüzeyinin büyük bölümünü dış ortamdan ayırır.
Üst taraftaki radyal dikenler yaşlı bitkilerde daha uzun ve kalın gelişebilir. Bu dikenlerin tüberkül oluklarına doğru yönelmesi, gövdenin tepe kısmında dik duran küçük demetlerin oluşmasına yol açar. Olgun Coryphantha nickelsiae örneklerinde görülebilen bu şerit benzeri üst dikenler, türün ayırt edilmesine yardımcı olan özelliklerden biridir.
Merkez dikeni genellikle bitki olgunlaştıktan sonra meydana gelir. Çoğu areolde yalnızca bir adet merkez dikeni bulunur; bazı bireylerde ise merkez dikeni hiç oluşmayabilir. Yaklaşık 11–16 milimetre uzunluğundaki bu diken düz, dik veya hafifçe aşağı kıvrılmış olabilir. Gelişmiş örneklerde uzunluk 20 milimetreye yaklaşabilir. Merkez dikeninin bulunup bulunmaması bitkinin yaşı, gelişim düzeyi ve genetik özellikleriyle bağlantılıdır.
Coryphantha nickelsiae bakımında yoğun fakat kontrollü ışık sağlanmalıdır. Bitki güçlü aydınlıkta daha sıkı bir gövde oluşturur ve dikenlerini doğal yoğunluğunda geliştirir. Sabah ve geç öğleden sonra güneşi doğrudan alınabilir. Gün boyunca kuvvetli güneş görecek bitkiler ise bu koşullara aşamalı olarak alıştırılmalıdır. Kapalı ortamdan çıkarılan veya uzun süre gölgede kalan bir örneğin aniden yoğun ışığa maruz bırakılması gövde yüzeyinde renk kayıplarına neden olabilir.
İç mekânda Coryphantha nickelsiae için güneş alan bir pencere önü tercih edilmelidir. Işığın yetersiz kalması halinde yeni büyüme daralabilir, gövdenin üst bölümü uzayabilir ve diken aralıkları düzensizleşebilir. Bitkinin sağlıklı görünmesi yalnızca gövde renginin korunmasına değil, yeni tüberküllerin sık ve dengeli oluşmasına da bağlıdır. Cam arkasında sıcaklığın yükseldiği dönemlerde düzenli hava hareketi sağlanmalıdır.
Coryphantha nickelsiae toprağı iri taneli ve geçirgen bir yapıda hazırlanmalıdır. Kaktüsler için üretilen karışımlara ponza, lav taşı, iri kuvars kumu veya benzeri mineral bileşenler eklenebilir. Kullanılan toprağın sulama sonrasında sıkışmaması ve kök çevresindeki havayı tamamen kesmemesi gerekir. İnce yapılı, organik madde oranı yüksek ve uzun süre ıslak kalan karışımlar türün kök gelişimine uygun değildir.
Doğal ortamında kireçli kayalıklar ve alüvyon zeminler üzerinde yetişmesi, mineral içeriği yüksek koşullara uyumlu olduğunu gösterir. Buna rağmen saksı toprağına ölçüsüz biçimde kireç eklenmemelidir. Coryphantha nickelsiae yetiştiriciliğinde toprağın kimyasal içeriğinden önce drenaj kapasitesi, tane yapısı ve kuruma süresi dikkate alınmalıdır.
Tür yaygın ince kökler veya kısa bir kazık kök oluşturabilir. Kümelenen dallar ayrıca toprağa değdikleri yerlerden yeni kökler geliştirebilir. Çok derin olmayan ancak kökleri sıkıştırmayacak ölçülerde bir saksı kullanılabilir. Kabın gövde kümesinden aşırı geniş seçilmesi, köklerin kullanmadığı toprak bölümlerinde nemin uzun süre kalmasına yol açar. Saksının altında açık drenaj delikleri bulunması zorunludur.
Coryphantha nickelsiae sulaması, toprağın tamamen kurumasına göre düzenlenmelidir. Karışımın yalnızca yüzeyi kuruduğunda su verilmemelidir. Saksının alt katmanlarında nem kalıp kalmadığı da kontrol edilmelidir. İlkbahar ve yaz boyunca aktif gelişim görüldüğünde, kuruyan toprağa köklerin tamamına ulaşacak miktarda su verilebilir. Fazla suyun saksı deliklerinden kesintisiz biçimde çıkması sağlanmalıdır.
Az miktarda ve sık yapılan sulamalar kök çevresinde devamlı nemli alanlar oluşturabilir. Daha uygun yöntem, toprağın bütünüyle ıslanmasını sağlamak ve sonraki sulamayı tam kuruma gerçekleşinceye kadar ertelemektir. Tabakta veya dış saksıda biriken su bekletilmemelidir. Büyük kaplarda yetiştirilen bitkilerin toprağı daha yavaş kuruyacağı için sulama aralıkları buna göre uzatılmalıdır.
Sonbaharda büyüme yavaşladığında verilen su azaltılmalıdır. Gece sıcaklıkları 10 °C’nin altında kalmaya başladığında bitkinin kuruya yakın koşullarda tutulması gerekir. Coryphantha nickelsiae kış boyunca serin ve kuru bir dinlenme dönemi geçirebilir. Soğuk ortamda toprağın ıslak kalması, kök dokusunun zarar görme riskini belirgin biçimde artırır. Saksıda yetiştirilen bitkiler don olaylarından korunmalıdır.
Saksı değişimi, kökler kabı doldurduğunda veya toprağın geçirgenliği azaldığında yapılabilir. İşlem sırasında gövdeyi çevreleyen ince dikenlerin kırılmamasına ve köklerin gereksiz yere parçalanmamasına dikkat edilmelidir. Hasarlı kök bölümleri temizlendiyse yeni dikimden sonra hemen sulama yapılmamalıdır. Kök yüzeylerinin kuruması için bitki birkaç gün susuz bırakılmalıdır.
Coryphantha nickelsiae çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Tohumlar ilkbaharda, düzenli sıcaklık sağlanabilen geçirgen bir ekim karışımına yerleştirilebilir. Tohumların üzeri kalın toprakla kapatılmamalıdır. Çimlenme süresince yüzeyin tamamen kuruması önlenmeli, ancak karışım suya doymuş halde tutulmamalıdır. Fideler belirdikten sonra kap içerisindeki nem kademeli olarak düşürülmeli ve havalandırma artırılmalıdır.
Yetişkin bitkinin oluşturduğu köklenmiş yan gövdeler de çoğaltmada kullanılabilir. Ana bitkiden ayrılan sürgünde yeterli kök bulunması, yeni saksıya uyum süresini kısaltır. Kök taşımayan sürgünler kullanılacaksa ayrılma yüzeyinin dikimden önce kuruması beklenmelidir. Yeni kökler gelişene kadar toprak uzun süre ıslak bırakılmamalıdır.
Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Kaktüsler için formüle edilmiş ve azot oranı sınırlı ürünler kullanılmalıdır. Fazla besin uygulanması gövdenin gereğinden hızlı gelişmesine, tüberküllerin gevşemesine ve bitkinin doğal formunun değişmesine neden olabilir. Kış dinlenmesindeki veya yakın zamanda saksısı değiştirilmiş bitkilere gübre verilmemelidir.
Coryphantha nickelsiae çiçekleri gövdenin tepe bölümüne yakın genç tüberküllerin arasından çıkar. Huni biçiminde açılan çiçekler açık sarı veya krem sarısı tonlarındadır. Tam açılmış bir çiçeğin çapı çoğunlukla 4,5–5 santimetredir; uygun gelişim gösteren örneklerde 7 santimetreye yaklaşabilir. İnce ve sivri uçlu taç yapraklar dışa doğru yayılarak düzenli bir çiçek formu oluşturur.
Çiçeklenme genellikle yaz sonuna doğru gerçekleşir. Bitkinin çiçek oluşturabilmesi için yeterli olgunluğa erişmesi, güçlü ışık alması ve kış döneminde kontrollü biçimde dinlenmesi gerekir. Coryphantha nickelsiae yavaş büyüdüğünden genç bitkilerde çiçeklenmenin başlaması birkaç yıl sürebilir. Tozlaşma gerçekleştiğinde gri-yeşil veya parlak yeşil renkli, küresel ya da uzunca meyveler oluşur. Yaklaşık 18–23 milimetre uzunluğa ulaşabilen bu meyvelerin üzerinde kurumuş çiçek kalıntıları bir süre daha bulunabilir.









