Coryphantha guerkeana

Coryphantha guerkeana

Aile Ağacı
Bilimsel İsmi
Coryphantha guerkeana (Boed.) Britton & Rose
Diğer İsimleri
Mammillaria guerkeana, Coryphantha ottonis
Familya
Cacteae
Çiçek Renkleri
Beyaz
Kökeni
Meksika
Karşılaşılabilirlik
Nadir
Hakkında

Coryphantha guerkeana, Cactaceae familyasına bağlı, küresel gövdesi, maviye çalan yeşil rengi ve belirgin diken düzeniyle tanınan bir kaktüstür. Güncel botanik sınıflandırmada Coryphantha ottonis ile aynı tür kapsamında değerlendirilir. Coryphantha guerkeana adı ise özellikle Durango kökenli örnekler için yetiştiricilikte kullanılmaya devam etmektedir. Kurak ve taşlı alanlara uyum sağlayan bu bitkinin saksı bakımında geçirgen bir kök ortamı hazırlanmalı, sulamalar arasında toprağın bütünüyle kurumasına izin verilmelidir.

Coryphantha guerkeana çoğunlukla tek gövdeli gelişir. Bazı yaşlı örneklerde tabana yakın bölümlerden yeni sürgünler meydana gelebilse de yoğun kümelenme türün temel büyüme biçimi değildir. Gövde genellikle küresel veya hafif basık küresel yapıdadır ve yaklaşık 6–8 santimetre çapa ulaşabilir. Bitkinin tepe kısmı genç dokular nedeniyle hafif çökük ve beyaz yünlü görünebilir. Gövde rengi mavi-yeşil, koyu yeşil veya griye çalan yeşil tonlarında değişebilir.

Gövde yüzeyi kaburgalara ayrılmaz. Bunun yerine sarmal sıralar hâlinde dizilen konik tüberküller bulunur. Yaklaşık 1,5 santimetre uzunluğa ulaşabilen bu çıkıntılar, bitkinin su depolayan gövde dokusunun parçalarıdır. Olgun tüberküllerin üst kısmında, dikenlerin çıktığı areolden tüberkül koltuğuna doğru uzanan bir oluk gelişir. Bu oluk, Coryphantha cinsini benzer görünümlü bazı kaktüslerden ayıran önemli yapılardan biridir.

Coryphantha guerkeana yaprak özellikleri bakımından klasik yapraklı bitkiler gibi değerlendirilmez. Türde geniş, yassı ve kalıcı yapraklar bulunmaz. Kurak koşullarda su kaybını azaltan bu yapı sayesinde fotosentez görevi doğrudan yeşil gövde tarafından gerçekleştirilir. Gövde aynı zamanda yağış veya sulama sırasında alınan suyu depolar. Bitkinin gelişimi incelenirken yaprak görünümü yerine gövdenin sertliği, tüberküllerin dolgunluğu ve tepe bölümündeki yeni büyüme takip edilmelidir.

Sağlıklı bir Coryphantha guerkeana gövdesi sert ve dengeli yapıdadır. Kış dinlenmesi sırasında tüberküllerde hafif hacim kaybı görülebilir. Bu durum, gövde dokusu sertliğini koruduğu sürece doğal kabul edilebilir. Buna karşılık tabandan başlayan yumuşama, koyulaşma veya saydamlaşma kök çevresinde fazla nem bulunduğunu gösterebilir. Toprak nemliyken büzüşmüş görünen bir bitkiye yeniden su verilmemeli, öncelikle köklerin durumu kontrol edilmelidir.

Tüberkül koltuklarında beyaz yünlü dokular bulunabilir. Bu bölgelerde iri ve kırmızımsı nektar bezleri de gelişebilir. Nektar bezlerinden çıkan salgılar küçük, parlak damlacıklar şeklinde görülebilir. Bu salgı çiçek özüyle karıştırılmamalıdır. Yapışkan kalıntılar uzun süre gövde üzerinde kaldığında karınca ve bazı emici zararlıları çekebileceği için bitkinin tüberkül araları düzenli olarak incelenmelidir.

Coryphantha guerkeana’nın dikenleri areollerden çıkar. Genellikle 7–12 adet radyal diken çevreye doğru yayılır. Radyal dikenler gri, beyazımsı gri veya açık kahverengi olabilir ve yaklaşık 1,5 santimetre uzunluğa erişebilir. Gövdenin merkezine yakın konumlanan 2–4 adet merkez diken ise daha kalın ve belirgindir. Bu dikenler dışa doğru uzanır ve uçlarına yaklaştıkça hafifçe kıvrılabilir.

Yeni oluşan dikenlerde kahverengi veya koyu bal tonları daha belirgin olabilir. Dikenler yaşlandıkça gri ve soluk renklere döner. Bitkinin aldığı ışık, diken gelişimini doğrudan etkiler. Güçlü ışık altında areoller birbirine daha yakın kalır ve dikenler sert bir yapı kazanır. Yetersiz aydınlıkta ise gövde uzamaya başlar, yeni dikenler incelir ve tüberküller arasındaki mesafe artar.

Coryphantha guerkeana yüksek aydınlıkta yetiştirilmelidir. İç mekânda bakım yapılacaksa uzun süre güneş alan bir pencere önü tercih edilmelidir. Güney, güneydoğu veya güneybatı yönündeki pencereler uygun olabilir. Bitkinin aydınlık bir odada bulunması tek başına yeterli değildir; pencereden uzaklaştıkça ulaşan ışığın şiddeti önemli ölçüde azalır.

Gövdenin tepe kısmında normalden ince, açık renkli veya uzamış bir bölüm oluşması ışık yetersizliğinin belirtisidir. Bu biçimde gelişen doku daha sonra güçlü ışığa alınsa bile eski kalınlığına dönmez. Bu nedenle Coryphantha guerkeana’nın kompakt gövde formunu koruması için ışık eksikliği oluşmadan uygun konum belirlenmelidir.

Uzun süre gölgede veya kapalı alanda kalan bitki doğrudan yaz güneşine çıkarılmamalıdır. Önce sabah saatlerindeki güneşe alıştırılmalı, doğrudan ışık süresi birkaç hafta içinde artırılmalıdır. Ani değişiklikler gövde üzerinde beyazlaşan, sararan veya açık kahverengiye dönen yanık alanları oluşturabilir. Güneşe alışmış yetişkin örnekler açık havada güçlü ışık altında gelişebilir. Çok sıcak bölgelerde saksının aşırı ısınması önlenmeli ve gerektiğinde öğle güneşine karşı sınırlı koruma sağlanmalıdır.

Coryphantha guerkeana toprağı suyu kısa sürede uzaklaştırabilecek yapıda olmalıdır. Kaktüs ve sukulentler için hazırlanmış karışımlar, pomza, lav kırığı, iri taneli kum veya benzeri mineral maddelerle desteklenebilir. Karışımın sulama sonrasında çamurlaşmaması ve kuruduğunda sert bir kütleye dönüşmemesi gerekir. Köklerin çevresinde hava boşluğu bırakan tane yapısı, yalnızca hızlı drenajdan daha önemlidir.

Yoğun torf içeren topraklar uzun süre nem tutabilir. Özellikle serin havalarda geç kuruyan bir karışım, Coryphantha guerkeana köklerinin oksijen almasını sınırlandırır. Mineral içeriğin yüksek tutulması kuruma süresini kısaltır ve kök çevresindeki hava dolaşımını artırır. Organik bölüm tamamen kaldırılmak zorunda değildir; ancak karışımın su tutan ana bileşeni hâline gelmemelidir.

Sulama zamanı belirli günlere bağlanmamalıdır. Coryphantha guerkeana yalnızca saksıdaki toprak tamamen kuruduğunda sulanmalıdır. Yüzeyin kuru görünmesi, kabın orta ve alt bölümlerindeki nemin sona erdiğini göstermez. Saksının ağırlığı, drenaj deliğine yakın toprağın durumu ve kullanılan karışımın normal kuruma süresi birlikte değerlendirilmelidir. Sulama sırasında toprağın yalnızca üst kısmını ıslatacak kadar az su verilmemelidir. Karışım bütünüyle ıslanmalı ve fazla su drenaj deliklerinden dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında biriken su bekletilmemelidir. Sürekli küçük miktarlarda su vermek, toprağın bazı bölümlerini kuru bırakırken başka bölümlerinde kalıcı nem oluşturabilir.

İlkbaharda yeni tüberkül gelişiminin başlamasıyla birlikte bitkinin su tüketimi artar. Yaz boyunca sıcaklık, güneş süresi, hava hareketi ve saksı malzemesine bağlı olarak toprak daha hızlı kuruyabilir. Buna rağmen her sulamadan önce tam kuruma gerçekleşmelidir. Hava sıcaklığının yükselmesi, nemli toprağın yeniden sulanması gerektiği anlamına gelmez. Sonbaharda gece sıcaklıklarının düşmesiyle sulama aralıkları uzatılmalıdır. Serin ve aydınlık bir yerde kışlatılan Coryphantha guerkeana büyük ölçüde kuru tutulabilir. Düşük sıcaklıkta köklerin su kullanma hızı belirgin biçimde azalır. Bu dönemde ıslak kalan toprak, gövde tabanının yumuşamasına ve köklerin zarar görmesine neden olabilir.

Bitki kışın ısıtılan bir iç mekânda tutuluyorsa gövdede ileri düzeyde büzüşme görülmedikçe su verilmemelidir. Sıcak ancak ışığı yetersiz ortamda yapılan düzenli sulama, tepe bölümünde ince ve zayıf büyümeyi teşvik eder. Kışın serin, kuru ve aydınlık bir dinlenme dönemi geçirilmesi sonraki büyüme sezonundaki çiçek oluşumunu da destekler. Coryphantha guerkeana için drenaj delikleri açık bir saksı kullanılmalıdır. Kök kütlesinden çok daha büyük kaplar, bitkinin kullanamadığı toprak bölümünde suyun uzun süre kalmasına yol açar. Saksı çapı gövdeyi ve kökleri sınırlamayacak, ancak gereksiz miktarda toprak da barındırmayacak şekilde seçilmelidir.

Toprak saksılar gözenekli yüzeyleri sayesinde karışımın daha hızlı kurumasına katkıda bulunur. Plastik saksılarda ise su kaybı daha yavaş gerçekleşir. Her iki malzeme kullanılabilir; ancak sulama sıklığı kabın kuruma üzerindeki etkisine göre ayarlanmalıdır. Koyu renkli plastik saksılar doğrudan güneş altında hızla ısınabileceğinden yaz döneminde kök sıcaklığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Gübreleme yalnızca büyüme döneminde ve düşük dozda yapılmalıdır. Sadece sukulentler için üretilmiş besin ve gübreler kullanılmalıdır. Azot oranı yüksek ürünler gövdenin hızlı fakat gevşek gelişmesine neden olabilir. Coryphantha guerkeana yavaş büyüyen bir kaktüs olduğundan sık besin uygulamasına ihtiyaç duymaz. Gübre tamamen kuru toprağa verilmemeli ve önerilen yoğunluk aşılmamalıdır.

Coryphantha guerkeana çiçekleri gövdenin üst bölümündeki genç tüberküllerin çevresinden gelişir. Çiçek rengi çoğunlukla sarıdır. Çok sayıdaki taç yaprak dışa doğru açılarak gövdenin tepesinde belirgin bir çiçek oluşturur. Tomurcuklar ilk aşamada tepedeki yünlü dokular arasında sınırlı bir çıkıntı şeklinde görülür. Gelişim tamamlandığında dikenlerin arasından yükselerek geniş biçimde açılır.

Coryphantha guerkeana çoğunlukla tohumla çoğaltılır. Ekim için ince taneli, temiz ve hava geçirgenliği yüksek bir karışım hazırlanmalıdır. Tohumlar yüzeye yerleştirilmeli ve kalın bir toprak tabakasıyla örtülmemelidir. Çimlenme döneminde karışım hafif nemli tutulmalı, ancak suya doygun bırakılmamalıdır. Genç fideler erişkin bitkilerden daha düzenli neme ihtiyaç duysa da hava almayan ortamlar fidelerin zarar görmesine neden olabilir. Tabandan sürgün geliştiren örneklerde yeterli büyüklüğe ulaşmış yavrular ayrılarak da üretim yapılabilir. Ayrılan sürgünün kesik yüzeyi dikimden önce kurutulmalıdır. Köksüz sürgünler mineral ağırlıklı karışıma yerleştirilmeli ve yeni kök oluşmadan yoğun sulama yapılmamalıdır.

Instagram'da Takip Et
@insukuland