
Corryocactus tarijensis
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Corryocactus tarijensis
- Diğer İsimleri
- Corryocactus melanotrichus
- Familya
- Pachycereeae
- Çiçek Renkleri
- Turuncu
- Kökeni
- Bolivya
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Corryocactus tarijensis, dik gelişen sütun gövdeleri, belirgin kaburgaları ve uzun dikenleriyle tanınan bir kaktüs türüdür. Corryocactus cinsi içinde yer alan bu tür, doğal olarak kurak, taşlık ve güneşli alanlara uyum sağlamış dayanıklı bir yapıya sahiptir. Adını Bolivya’nın Tarija bölgesiyle ilişkilendirilen yayılış alanından alır. Doğal ortamında kayalık yamaçlar, kuru vadiler ve mineral bakımından fakir zeminlerde gelişebilir. Bu nedenle yetiştiricilikte de fazla organik madde içermeyen, hızlı kuruyan ve güneşli koşullar sağlanmalıdır.
Corryocactus tarijensis yapraklı bir bitki değildir. Fotosentez, su depolama ve büyüme faaliyetleri gövde üzerinden gerçekleşir. Gövdeleri genellikle dik, uzun, silindirik ve belirgin kaburgalıdır. Genç bireylerde gövde daha ince ve açık yeşil görünebilir; yaş ilerledikçe gövde kalınlaşır, kaburgalar daha belirgin hâle gelir ve bitki daha güçlü bir sütun formu kazanır. Doğal koşullarda tek gövdeli gelişebildiği gibi, zamanla dipten yeni sürgünler vererek birkaç gövdeli gruplar da oluşturabilir. Gövde rengi çoğunlukla açık yeşil, sarımsı yeşil veya orta yeşil tonlarındadır. Yoğun güneş, kuraklık ve yaşlanma gibi etkenlere bağlı olarak gövde yüzeyinde matlaşma veya hafif renk değişimleri görülebilir. Kaburgalar boyunca düzenli şekilde sıralanan areoller bulunur. Bu areollerden çıkan dikenler türün en belirgin özelliklerinden biridir. Dikenler uzun, sert, sivri ve çoğunlukla açık gri, beyazımsı, saman rengi ya da kahverengimsi tonlarda olabilir. Bazı bireylerde merkez dikenler daha uzun ve güçlü, çevresel dikenler ise daha ince ve yayılıcı yapıdadır.
Corryocactus tarijensis’in dikenleri yalnızca savunma amacı taşımaz. Doğal yaşam alanındaki güçlü güneş ışığına, kurutucu rüzgârlara ve otçul canlılara karşı koruyucu bir yapı oluşturur. Uzun dikenler gövde çevresinde kısmi gölge sağlar ve bitkinin su kaybını azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle yetiştiricilikte dikenlerin sağlıklı ve güçlü gelişmesi, bitkinin yeterli ışık aldığının önemli göstergelerinden biridir. Yetersiz ışıkta gövde zayıflar, dikenler daha kısa ve seyrek gelişebilir. Bu türün çiçekleri Corryocactus cinsinin genel yapısına uygun şekilde gövdelerin üst veya yan kısımlarındaki areollerden gelişir. Çiçekler genellikle dikkat çekici renklerde olabilir; cins içinde sarı, turuncu, kırmızı ve pembe tonları yaygındır. Corryocactus tarijensis’te çiçeklenme, bitkinin yaşına, ışık miktarına, kış dinlenmesine ve genel bakım koşullarına bağlıdır. Yeterli güneş alan, sağlıklı kök sistemine sahip ve kış döneminde kuru dinlenme süreci geçiren bitkilerde çiçeklenme ihtimali daha yüksektir. Çiçekler açıldığında dikenli sütun gövde üzerinde güçlü bir kontrast oluşturur.
Corryocactus tarijensis bol güneş isteyen bir kaktüstür. Sağlıklı gelişim için gün içinde uzun süre doğrudan güneş alabileceği bir konumda yetiştirilmelidir. Dış mekânda bakılacaksa açık, havadar ve güneşli alanlar tercih edilmelidir. İç mekânda yetiştirilecekse en aydınlık pencere önü seçilmelidir; ancak iç mekânda ışık yetersiz kalırsa gövde uzar, incelir ve doğal formunu kaybedebilir. Güneşe alışık olmayan bir bitki bir anda sert öğle güneşine çıkarılmamalı, yanık riskini azaltmak için kademeli alıştırma yapılmalıdır. Toprak seçimi bu tür için çok önemlidir. Corryocactus tarijensis, kök bölgesinde uzun süre nem kalmasından hoşlanmaz. Bu nedenle hızlı drene olan, mineral oranı yüksek ve havadar bir karışım kullanılmalıdır. Hazır kaktüs karışım toprağı kullanılabilir; fakat karışım fazla torflu ve su tutucu yapıdaysa pomza, lav taşı, iri dere kumu, perlit veya benzeri mineral malzemelerle desteklenmelidir. Ağır bahçe toprağı, sıkışan karışımlar ve drenajı zayıf saksılar kök çürümesine yol açabilir.
Sulama kontrollü yapılmalıdır. Aktif büyüme döneminde toprak tamamen kuruduktan sonra sulama verilmelidir. Sulama sırasında toprağın tamamı ıslanmalı, fazla su saksı altından serbestçe akmalıdır. Saksı tabağında su bırakılmamalıdır. Bu tür kuraklığa dayanıklı olsa da büyüme döneminde tamamen susuz bırakıldığında gelişimi yavaşlar. Buna karşılık sık sulama, özellikle hava serinse, kök çürümesi riskini artırır. Bu nedenle sulama aralığı takvime göre değil, toprağın kuruma durumuna göre belirlenmelidir. Kış döneminde Corryocactus tarijensis daha kuru tutulmalıdır. Serin ve aydınlık bir ortamda dinlenme süreci geçirmesi, sağlıklı büyüme ve çiçeklenme için faydalıdır. Soğuk havalarda ıslak toprak en büyük risklerden biridir. Don riski bulunan bölgelerde dış mekânda korumasız bırakılması uygun değildir. Kışın sulama çok azaltılmalı, ortam sıcaklığı düşükse neredeyse tamamen kesilmelidir. Kuru koşullarda serinliğe daha dayanıklı olabilir; ancak nemli toprakla birlikte düşük sıcaklık gövde ve kök hasarına neden olabilir.
Saksı seçiminde mutlaka drenaj delikleri bulunan saksılar kullanılmalıdır. Çok büyük saksılar toprağın geç kurumasına neden olabileceği için tercih edilmemelidir. Bitkinin kök hacmine uygun, dengeli boyutta bir saksı daha sağlıklıdır. Saksı değişimi her yıl zorunlu değildir. Kökler saksıyı doldurduğunda, toprak yapısı bozulduğunda veya drenaj yetersiz hâle geldiğinde saksı değişimi yapılabilir. Saksı değişiminden sonra birkaç gün sulama yapılmaması, köklerde oluşabilecek küçük yaraların kurumasına yardımcı olur.
Gübreleme sınırlı uygulanmalıdır. Büyüme döneminde düşük dozda kaktüs ve sukulent gübresi verilebilir. Yüksek azotlu gübrelerden kaçınılmalıdır; çünkü bu türde aşırı azot gövdelerin hızlı fakat zayıf gelişmesine, diken yapısının bozulmasına ve bitkinin doğal dayanıklılığının azalmasına neden olabilir. Sağlıklı gelişim için asıl belirleyici unsurlar güçlü ışık, geçirgen toprak, doğru sulama ve iyi hava akımıdır. Üretim tohumla veya uygun durumlarda gövde çeliğiyle yapılabilir. Tohumdan üretim yavaş ilerler ancak türün doğal formunu korumak açısından güvenilir bir yöntemdir. Gövde çeliğiyle üretimde kesilen parçanın doğrudan toprağa dikilmemesi gerekir. Kesim yüzeyi birkaç gün kuru ve gölge bir yerde bekletilmeli, kallus oluşturduktan sonra geçirgen bir karışıma dikilmelidir. Bu işlem çürüme riskini azaltır.









