
Cleistocactus vulpis-cauda
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Cleistocactus vulpis-cauda F.Ritter & Cullman
- Diğer İsimleri
- Cleistocactus brookeae vulpis-cauda
- Familya
- Trichocereeae
- Çiçek Renkleri
- Kırmızı, Pembe, Turuncu
- Kökeni
- Bolivya
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Cleistocactus vulpis-cauda, Cactaceae familyasına bağlı, uzun ve ince gövdeleriyle sarkıcı ya da yarı sarkıcı form kazanabilen, yoğun ince diken örtüsü ve parlak pembe-kırmızı tüpsü çiçekleriyle dikkat çeken bir kaktüs türüdür. Gövdeleri genç dönemde dik veya yarı dik gelişebilir; uzadıkça ağırlık kazanır ve aşağı doğru eğilerek “tilki kuyruğu” benzeri bir görünüm oluşturur. Bu nedenle klasik dik sütun kaktüslerden farklı olarak askılı saksılarda, yüksek konumlu kaplarda veya gövdelerin serbestçe uzayabileceği alanlarda daha doğal bir görünüm sergiler. Cleistocactus vulpis-cauda bakımı için bol ışık, mineral ağırlıklı geçirgen toprak, drenajlı saksı, kontrollü sulama, sıcak ortam ve iyi hava dolaşımı gerekir.
Cleistocactus vulpis-cauda’nın gövdeleri uzun, silindirik, ince ve kaburgalı yapıdadır. Gövde yüzeyi genellikle yeşil tonlarında olsa da yoğun ince dikenler ve tüy benzeri örtü nedeniyle dışarıdan gri-yeşil, açık yeşil veya beyazımsı görünebilir. Gövdeler yaşlandıkça daha uzun, kıvrımlı ve sarkıcı hale gelir. Areoller gövde boyunca düzenli şekilde sıralanır ve bu noktalardan çok sayıda ince diken çıkar. Dikenler genellikle beyazımsı, açık sarı, krem veya kahverengimsi tonlarda olabilir. Sağlıklı gövdeler diri, esnek ama formunu koruyan yapıdadır. Gövde diplerinde yumuşama, koyulaşma, çökme veya sulu doku oluşması fazla sulama, ağır toprak ya da drenaj eksikliğiyle ilişkilidir.
Cleistocactus vulpis-cauda yüksek ışık isteyen bir kaktüstür. Sağlıklı gövde gelişimi, güçlü diken oluşumu, kompakt büyüme ve çiçeklenme için gün içinde uzun süre parlak ışık almalıdır. İç mekânda yetiştirilecekse en aydınlık pencere önü tercih edilmelidir. Güney, güneydoğu veya güneybatı cepheli alanlar uygundur. Düşük ışıkta gövdeler zayıf, ince ve gevşek uzayabilir. Ancak düşük ışıkta yetişmiş bir bitki aniden yoğun direkt güneşe çıkarılmamalıdır. Ani güneş geçişleri gövde yüzeyinde yanık lekelerine neden olabilir. Dış mekânda yetiştirilecekse bol ışık alan, hava dolaşımı güçlü ve yağmur suyunun saksıda birikmediği konumlar tercih edilmelidir.
Toprak karışımı çok geçirgen ve mineral ağırlıklı olmalıdır. Cleistocactus vulpis-cauda ağır, sıkışan ve uzun süre nem tutan topraklarda sağlıklı gelişmez. Kaktüs toprağı temel karışım olarak kullanılabilir; ancak bu karışım ponza, lav taşı, iri perlit, dere kumu, küçük çakıl veya benzeri mineral malzemelerle desteklenmelidir. Toprak sulama sonrasında suyu hızlı şekilde tahliye etmeli ve kök çevresinin kısa sürede havalanmasına izin vermelidir. Torf oranı yüksek, geç kuruyan ve fazla organik içerikli karışımlar kök çürümesi riskini artırır. Saksı altında mutlaka drenaj deliği bulunmalıdır. Drenajsız kaplarda yetiştirme bu tür için uygun değildir.
Sulama kontrollü yapılmalıdır. Cleistocactus vulpis-cauda sulama düzeninde temel kural, toprağın tamamen veya büyük ölçüde kurumasını beklemektir. Sulama yapıldığında su kök bölgesine ulaşmalı ve fazla su saksı altından dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında su bekletilmemelidir. Aktif büyüme döneminde bitki daha düzenli su tüketebilir; ancak toprak sürekli nemli bırakılmamalıdır. Gövdeler uzun ve tüylenmeye yakın dikenli olduğu için gövde üzerinde uzun süre su kalması istenmez. Sulama mümkün olduğunca doğrudan toprağa yapılmalıdır. Serin dönemlerde, ışık azaldığında veya gelişim yavaşladığında sulama azaltılmalıdır.
Cleistocactus vulpis-cauda sıcak, aydınlık ve kuruya yakın koşullarda daha sağlıklı gelişir. Don olaylarına karşı korunmalıdır. İç mekânda normal oda sıcaklıklarında yetiştirilebilir. Kış döneminde aydınlık, serin ve kuru bir ortamda tutulması uygundur. Bu dönemde sulama çok sınırlı yapılmalıdır. Dış mekânda yetiştirilen bitkiler soğuk, yağışlı ve uzun süre nemli dönemlerde korunaklı alana alınmalıdır. Hava dolaşımı bu tür için önemlidir. Sarkıcı ve yoğun gövdeli yapısı nedeniyle gövdeler arasında nem hapsolursa mantari lekeler, gövde yumuşaması ve çürüme riski artabilir.
Cleistocactus vulpis-cauda çiçekleri türün en dikkat çekici özelliklerinden biridir. Çiçekler gövdelerin yan kısımlarından çıkar ve uzun, tüpsü yapıdadır. Renkleri genellikle canlı pembe, fuşya, kırmızımsı pembe veya parlak mercan tonlarında olabilir. Çiçekler gövde boyunca birden fazla noktadan gelişebilir ve olgun bitkilerde oldukça gösterişli bir çiçeklenme görünümü oluşabilir. Cleistocactus türlerinde çiçekler çoğu zaman tamamen geniş açılmadan tüp formunu korur; ancak bu türde çiçeklerin uç kısmı daha belirgin açılarak dekoratif bir görünüm verebilir. Çiçeklenme için güçlü ışık, sağlıklı kök sistemi ve dengeli büyüme dönemi bakımı gerekir.
Çiçeklenme döneminde sulama artırılmamalıdır. Tomurcuk oluşumu, bitkinin sürekli nemli toprakta tutulması gerektiği anlamına gelmez. Fazla su kök bozulmasına, tomurcuk kaybına, gövde diplerinde yumuşamaya ve çürüme riskine neden olabilir. Çiçeklerin sağlıklı gelişmesi için güçlü ışık, sıcak ortam, iyi hava dolaşımı ve kontrollü sulama yeterlidir. Bitki çiçeklenme döneminde uzun süreli gölgede bırakılmamalı, ani yer değişikliklerinden ve aşırı nemli ortamlardan korunmalıdır. Tomurcuklanma başladıktan sonra bakım koşullarının mümkün olduğunca sabit tutulması çiçek gelişimini destekler.
Gübreleme sınırlı yapılmalıdır. Cleistocactus vulpis-cauda gübreleme işlemi yalnızca aktif büyüme döneminde uygulanmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış, düşük azotlu ve dengeli içerikli bir bitki besini kullanılabilir. Gübre önerilen dozun yarısı kadar seyreltilerek verilmelidir. Aşırı gübreleme gövdelerin hızlı fakat zayıf uzamasına neden olabilir. Bu durum bitkinin doğal sarkıcı formunu bozabilir, dokuları hassaslaştırabilir ve çürüme riskini artırabilir. Kış döneminde, yeni saksı değişimi sonrasında, kökleri zarar görmüş veya stres altındaki bitkilerde gübreleme yapılmamalıdır.
Saksı seçimi bitkinin sarkıcı gelişim formuna uygun olmalıdır. Cleistocactus vulpis-cauda uzun gövdeler oluşturduğu için askılı saksılar, yüksek raflar veya gövdelerin aşağı doğru serbestçe uzayabileceği kaplar uygundur. Saksı mutlaka drenaj delikli olmalıdır. Gereğinden büyük saksılar toprağın uzun süre nemli kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kök hacmine uygun, fazla büyük olmayan bir saksı tercih edilmelidir. Gövdeler uzadıkça bitki tek tarafa ağırlık verebilir; bu yüzden saksının dengeli durması önemlidir. Toprak saksı fazla nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Saksı değişimi aktif büyüme döneminin başlangıcında yapılmalıdır.
Cleistocactus vulpis-cauda üretimi tohumla veya gövde çeliğiyle yapılabilir. Tohumla üretimde hafif, steril ve geçirgen bir karışım kullanılmalıdır. Tohumlar yüzeye yakın ekilmeli, ortam hafif nemli tutulmalı ve iyi hava dolaşımı sağlanmalıdır. Aşırı nem çimlenme döneminde çürüme riskini artırabilir. Gövde çeliğiyle üretimde sağlıklı ve olgun bir gövde parçası seçilir. Kesim sonrası yara yüzeyinin tamamen kuruması beklenmelidir. Kuruma tamamlanmadan dikim yapılırsa çürüme görülebilir. Daha sonra mineral oranı yüksek, kuruya yakın geçirgen bir karışıma dikilir. İlk dönemde fazla sulama yapılmaz; köklenme başladıktan sonra sulama kademeli olarak artırılabilir.









