
Cleistocactus brookeae
- Aile Ağacı
- Bilimsel İsmi
- Cleistocactus brookeae Cárdenas
- Diğer İsimleri
- Cleistocactus wendlandiorum
- Familya
- Trichocereeae
- Çiçek Renkleri
- Turuncu, Kırmızı
- Kökeni
- Bolivya
- Karşılaşılabilirlik
- Nadir
Cleistocactus brookeae, Cactaceae familyasına bağlı, sütun formunda gelişen, ince uzun gövdeleri ve dikenli yapısıyla tanınan bir kaktüs türüdür. Cleistocactus cinsindeki türler genel olarak dik, yarı dik veya zamanla hafif eğimli gelişen gövdeler oluşturur. Bu türde bakımın temel noktaları bol ışık, mineral ağırlıklı geçirgen toprak, drenajlı saksı, kontrollü sulama ve iyi hava dolaşımıdır. Kök çevresinde uzun süre nem kalması kök çürümesine ve gövde diplerinde yumuşamaya neden olabilir. Cleistocactus brookeae bakımı yapılırken bitki sürekli nemli toprakta tutulmamalı, özellikle serin dönemlerde sulama belirgin şekilde azaltılmalıdır.
Cleistocactus brookeae’nin gövdesi silindirik, kaburgalı ve sütun formundadır. Gövde üzerinde düzenli aralıklarla areoller bulunur. Areollerden çıkan dikenler bitkinin yüzeyini kaplar ve türün karakteristik görünümünü oluşturur. Dikenlerin rengi, yoğunluğu ve uzunluğu bitkinin yaşına, ışık seviyesine ve yetiştirme koşullarına göre değişebilir. Sağlıklı gövdeler sert, diri ve formunu koruyan yapıdadır. Gövdede dipten yumuşama, koyulaşma, sulu doku oluşumu veya çökme fazla sulama, drenaj yetersizliği veya kök çürümesiyle ilişkili olabilir. Gövde üzerinde hafif büzüşme uzun süreli susuzlukla bağlantılı olabilir; ancak sulama yapılmadan önce toprağın tamamen kuruduğu kontrol edilmelidir.
Cleistocactus brookeae yüksek ışık isteyen bir kaktüstür. Sağlıklı gövde gelişimi ve doğal sütun formunun korunması için gün içinde uzun süre parlak ışık almalıdır. İç mekânda yetiştirilecekse en aydınlık pencere önü tercih edilmelidir. Güney, güneydoğu veya güneybatı cepheli alanlar uygundur. Düşük ışıkta yetişmiş bir bitki aniden sert direkt güneşe çıkarılmamalıdır. Ani güneş değişimi gövde yüzeyinde yanık lekelerine neden olabilir. Dış mekânda bakılacaksa bol güneş alan, hava dolaşımı iyi ve yağmur suyunun saksıda birikmediği bir konum tercih edilmelidir. Yetersiz ışıkta gövdeler incelir, uzar, soluklaşır ve bitki doğal formunu kaybedebilir.
Toprak karışımı çok geçirgen olmalıdır. Cleistocactus brookeae ağır, sıkışan ve uzun süre nemli kalan topraklarda sağlıklı gelişmez. Kaktüs toprağı temel karışım olarak kullanılabilir. Karışıma ponza, lav taşı, iri perlit, dere kumu, küçük çakıl veya benzeri mineral içerikler eklenerek drenaj artırılabilir. Toprak sulama sonrasında suyu hızlı tahliye etmeli ve kök çevresinin kısa sürede havalanmasını sağlamalıdır. Organik madde oranı yüksek, torf ağırlıklı ve geç kuruyan karışımlar kök çürümesi riskini artırır. Saksı altında mutlaka drenaj deliği bulunmalıdır. Drenajsız kaplarda yetiştirme bu tür için uygun değildir.
Sulama kontrollü yapılmalıdır. Cleistocactus brookeae sulama düzeninde temel kural, toprağın tamamen veya büyük ölçüde kurumasını beklemektir. Sulama sırasında su kök bölgesine ulaşmalı ve fazla su saksı altından dışarı çıkmalıdır. Saksı tabağında su bekletilmemelidir. Aktif büyüme döneminde bitki daha düzenli su tüketebilir; ancak toprak sürekli nemli bırakılmamalıdır. Serin dönemlerde, ışığın azaldığı zamanlarda veya bitkinin gelişimi yavaşladığında sulama azaltılmalıdır. Düşük sıcaklıkta ıslak kalan toprak, kök çürümesine ve gövde diplerinde yumuşamaya neden olabilir.
Cleistocactus brookeae sıcak, aydınlık ve kuruya yakın koşullarda daha sağlıklı gelişir. Don olaylarına karşı korunmalıdır. İç mekânda normal oda sıcaklıklarında yetiştirilebilir. Kış döneminde aydınlık, serin ve kuru bir konumda tutulabilir. Bu dönemde sulama çok sınırlı yapılmalıdır. Dış mekânda yetiştirilen bitkiler soğuk ve yağışlı dönemlerde korunaklı alana alınmalıdır. Hava dolaşımı iyi olan ortamlar gövde sağlığı açısından önemlidir. Kapalı, havasız ve sürekli nemli ortamlar kaktüslerde kök ve gövde problemlerini artırabilir.
Cleistocactus brookeae çiçekleri Cleistocactus cinsinin genel çiçek yapısına uygun olarak tüpsü formdadır. Çiçekler genellikle uzun, dar ve silindirik yapı gösterir. Renkleri türe, forma ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak kırmızı, turuncu-kırmızı, pembe-kırmızı veya sıcak tonlarda olabilir. Çiçekler çoğunlukla gövde yanlarından gelişir. Çiçeklenme için bitkinin yeterli olgunluğa ulaşması, güçlü ışık alması ve sağlıklı kök sistemine sahip olması gerekir. Yetersiz ışıkta bitki canlı kalabilir; ancak çiçeklenme zayıflayabilir veya hiç görülmeyebilir. Çiçeklenme döneminde sulama gereksiz şekilde artırılmamalıdır. Fazla su kök bozulmasına ve gövde diplerinde yumuşamaya neden olabilir.
Gübreleme sınırlı yapılmalıdır. Cleistocactus brookeae gübreleme işlemi yalnızca aktif büyüme döneminde uygulanmalıdır. Kaktüsler için hazırlanmış, düşük azotlu ve dengeli içerikli bir bitki besini tercih edilebilir. Gübre önerilen dozun yarısı kadar seyreltilerek verilebilir. Aşırı gübreleme gövdelerin hızlı fakat zayıf gelişmesine neden olabilir. Bu durum gövde dokusunu hassaslaştırabilir ve bitkinin doğal sütun formunu bozabilir. Kış döneminde, yeni saksı değişimi sonrasında, kökleri zarar görmüş veya stres altındaki bitkilerde gübreleme yapılmamalıdır.
Saksı seçimi kök hacmine uygun olmalıdır. Gereğinden büyük saksılar toprağın uzun süre nemli kalmasına neden olabilir. Bu nedenle fazla büyük olmayan, drenaj delikli bir saksı tercih edilmelidir. Toprak saksı, fazla nemin daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Saksı değişimi gerekiyorsa aktif büyüme döneminin başlangıcı daha uygundur. Saksı değişimi sırasında kökler fazla zedelenmemelidir. Yeni saksıya alınan bitki hemen yoğun sulanmamalı, birkaç gün kuru ve aydınlık ortamda bekletilmelidir.
Cleistocactus brookeae üretimi tohumla veya uygun gövde parçalarıyla yapılabilir. Tohumla üretimde hafif, steril ve geçirgen bir karışım kullanılmalıdır. Tohumlar yüzeye yakın ekilmeli, ortam hafif nemli tutulmalı ve iyi hava dolaşımı sağlanmalıdır. Çimlenme döneminde aşırı nem çürüme riskini artırabilir. Gövde çeliğiyle üretimde sağlıklı ve olgun bir parça seçilir. Kesim sonrası yara yüzeyinin tamamen kuruması beklenmelidir. Daha sonra mineral oranı yüksek, kuruya yakın geçirgen bir karışıma dikilir. İlk dönemde fazla sulama yapılmamalıdır. Köklenme başladıktan sonra sulama kademeli olarak artırılabilir.









