Austrocactus philippii

Austrocactus philippii

Aile Ağacı
Yaygın İsmi
Hiberno
Bilimsel İsmi
Austrocactus philippii (Regel & E.Schmidt) Buxb.
Diğer İsimleri
Cereus philippii, Erdisia philippii, Austrocactus hibernus
Familya
Notocacteae
Çiçek Renkleri
Sarı
Kökeni
Şili
Karşılaşılabilirlik
Çok Nadir
Hakkında

Austrocactus philippii, Cactaceae familyasında yer alan ve doğal olarak Arjantin ile Şili’nin güney bölgelerinde yayılım gösteren dayanıklı kaktüs türlerinden biridir. Tür, çoğunlukla kayalık alanlarda, geçirgen mineral topraklarda ve düşük organik madde içeren habitatlarda gelişim gösterir. Austrocactus cinsi içerisindeki türler, serin iklim koşullarına dayanıklılıkları ve kompakt gövde yapılarıyla dikkat çeker. Austrocactus philippii de yoğun diken gelişimi, güçlü gövde yapısı ve kurak çevre koşullarına uyum sağlayabilen yapısıyla öne çıkan türlerden biridir. Uygun koşullarda zamanla kümelenerek çok gövdeli yapı oluşturabilir.

Bu türün gövdesi kısa silindirik veya hafif uzamış yapı gösterebilir. Yaşlandıkça gövdeler daha belirgin silindirik form kazanabilir ancak genel yapı çoğunlukla kompakt kalır. Gövde yüzeyinde belirgin kaburgalar bulunur ve bu kaburgalar boyunca yoğun areol yapıları gelişir. Epidermis yüzeyi çoğunlukla koyu yeşil, gri-yeşil veya mavimsi yeşil tonlarında görülür. Güçlü güneş ışığı altında yüzey pigmentasyonu daha yoğun hale gelebilir. Austrocactus philippii türünde dikenler belirgin gelişim gösterir. Dikenler beyaz, sarımsı, kahverengi veya gri tonlarında olabilir. Bazı bireylerde merkez dikenler daha kalın ve uzun yapı gösterebilir. Yoğun diken yapısı gövdeyi düşük sıcaklıklara, rüzgâra ve yoğun güneş ışığına karşı korumaya yardımcı olur.

Austrocactus philippii yüksek aydınlık isteyen bir kaktüs türüdür. Güçlü ışık altında daha sağlıklı ve kompakt gelişim gösterir. Direkt güneş ışığı gövde yapısının güçlü kalmasını destekler. Özellikle sabah güneşi gelişim açısından faydalıdır. Tür, serin iklim koşullarına birçok tropikal kaktüse göre daha dayanıklıdır ancak uzun süreli aşırı nem koşullarına karşı hassastır. İç mekânda yetiştirilecek örneklerde en yoğun ışık alan pencere önü tercih edilmelidir. Yetersiz ışık koşullarında gövdelerde uzama, incelme ve doğal form kaybı görülebilir. Uzun süre düşük ışık altında kalan bireylerde diken gelişimi zayıflayabilir. Hava dolaşımı bu tür için önemlidir. Kapalı ve sürekli nemli kalan ortamlarda mantar kaynaklı hastalık riski artabilir.

Bu türün kök sistemi geçirgen ve hızlı kuruyan toprak yapısına uyumludur. Toprağın uzun süre nemli kalması kök problemlerine neden olabilir. Bu nedenle yüksek drenaj sağlayan karışımlar tercih edilmelidir. Mineral ağırlıklı kaktüs karışımları Austrocactus philippii için daha uygundur. Ponza taşı, lav taşı, iri dere kumu ve benzeri materyaller kök bölgesindeki hava dolaşımını artırabilir. Organik madde oranının yüksek tutulması önerilmez çünkü uzun süre nem tutulması kök çürümesi riskini artırabilir.

Sulama sırasında temel prensip, toprağın tamamen kurumasını beklemektir. Yalnızca yüzeyin değil, saksının alt katmanlarının da kuru olması gerekir. Özellikle serin dönemlerde sulama sıklığı azaltılmalıdır. Austrocactus philippii kısa süreli kuraklığa dayanıklı olsa da sürekli nemli ortam koşullarına karşı hassastır. Sulama sırasında gövde üzerinde uzun süre su bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Sürekli nemli kalan yüzeylerde fungal enfeksiyon gelişebilir. Sulama sonrasında ortamın hava alması önemlidir.

Saksı seçiminde drenaj deliği bulunan modeller tercih edilmelidir. Toprak saksılar, karışımın daha hızlı kurumasına yardımcı olabilir. Tür zamanla kümelenebildiği için yatay gelişime uygun ancak gereğinden büyük olmayan saksılar tercih edilmelidir. Fazla toprak hacmi uzun süre nem tutulmasına neden olabilir ve bu durum kök sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Austrocactus philippii çoğunlukla tohum yöntemiyle veya sürgün ayırma yöntemiyle çoğaltılabilir. Kümelenen bireylerde oluşan yan sürgünler dikkatli şekilde ayrılarak köklendirilebilir. Kesim sonrası yüzeyin tamamen kuruması beklenmelidir. Kuruma tamamlanmadan yapılan dikimler çürüme riskini artırabilir. Tohumdan gelişim daha uzun sürebilir ancak doğal formun korunması açısından tercih edilen yöntemlerden biridir. Çimlenme sürecinde steril ve geçirgen karışımlar kullanılmalıdır.Gübreleme yalnızca ilkbahar döneminde ve düşük dozlarda yapılmalıdır. Yüksek azot içeren gübreler gövde yapısının gereğinden fazla yumuşamasına neden olabilir. Bu durum çürüme riskini artırabileceği gibi doğal gelişim formunun bozulmasına da yol açabilir. Kullanılacak besinlerin yalnızca kaktüs ve sukulent türleri için hazırlanmış olması önerilir.

Austrocactus philippii çiçekleri çoğunlukla gövdenin üst bölümlerinden gelişir. Çiçekler sarı, turuncu, kırmızı veya kırmızımsı turuncu tonlarda açabilir ve huni formuna yakın yapı gösterebilir. Çiçeklenme genellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde görülür. Dikenli gövde yapısıyla çiçekler arasında belirgin kontrast oluşabilir. Sağlıklı gelişen ve yeterli ışık alan bireylerde çiçek oluşumu daha düzenli şekilde gerçekleşebilir.

Instagram'da Takip Et
@insukuland